Hayırhah Evren Metafiziği

Konu 'Felsefe' bölümünde EsrarLı_GözLer tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. EsrarLı_GözLer

    EsrarLı_GözLer Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.954
    Beğenileri:
    397
    Ödül Puanları:
    36

    Bazı insanların hiç edinemediği, bazı insanların sadece gençliklerinde sahip olduğu, ancak küçük bir gurup insanın hayatının sonuna kadar sahip olduğu temel bir doğru vardır: fikirler hayatidir. İnsanın gençliğinde bu kanaat, doğruluğu aşikar bir mutlak olarak kabul edilir; tersine inanan insanların varolduğuna inanılmaz. Fikirler hayatidir demek: bilgi hayatidir, hakikat hayatidir, zihin hayatidir, demektir. Büyüme sürecinde bu kanaate sahip olmanın verdiği şevk, gençliğin en güzel yönüdür.

    Rasyonel bir insan, bütün ömrü boyunca bu kanaati terk etmez. Böyle bir kanaate sahip olan bir insan, kötünün gücüne, onun galip geleceğine inanmaz. Bu insan, kendi yakın arka planında ne kadar büyük bir yozlaşma görürse görsün, bu olguyu normal, sürekli, metafiziken kaçınılmaz olarak görmez. Hisseder ki: "Bu adaletsizlik (veya terör veya sahtelik veya belirsizlik veya acı veya ıstırap) hayatın kuralı değil, istisnasıdır. Kendi çevremde veya erişimimde bir yerde olmasa da, yeryüzünün bir yerinde, doğru, insani, adil bir hayat mümkündür."

    Bu insan için, evren hayırhah bir yerdir: kazalar ve başarısızlıklar mümkündür; fakat, bunlar hayatın esası değildir; tersine, başarı ve mutluluk (değerlere varılması) hayatın esasıdır.

    Ama, "hayırhah evren," evrenin insana nazik olduğu, onun amaçlarını elde etmeye yardımcı olmak üzere beklediği anl***** gelmez. Evren, nötrdür; ne iyi, ne kötüdür; neyse, odur; insana karşı kayıtsızdır. Oysa, insan, evrene kayıtsız kalamaz; kendini, evrende varkalmaya adapte etmelidir. Fakat, insan kendini evrene adapte ettiği süre (yani, düşündüğü, değerlendirdiği ve akli davrandığı süre) değerler elde edebilecektir (ve kazalar dışında elde edecektir); evren, bu anlamda hayırhahtır.

    Acı, ıstırap, cefa, metafizik öneme sahip değildir; bunlar, realitenin tabiatını izah etmez ve ciddiye alınmamalıdır. Trajedi, insanların tabii durumu değildir. Sürekli bir felaket korkusu altında yaşamaya gerek yoktur; felaket, ancak onun geleceğini gösteren spesifik sebepler varsa beklenmeli ve karşılaşıldığında onunla savaşılmalıdır. Gayri-tabii olan; mutluluk değil, cefadır. İnsan hayatında anormal istisna, başarı değil, başarısızlıktır. Felaketle karşılaşıldığında, bir tek mukabele vardır: eylem: ne yapılabilir? En küçük bir şansın varlığı dahi, yenilgiyi reddetmek için yeterlidir. Tehlike karşısında yapılabilecek herşey yapılmalıdır; çünkü, başarısızlık değil, başarı kuraldır.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş