Hekim Çalıştayı'nda "Şiddet" Konuşuldu

Konu 'YÖK' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Samsun Tabip Odası tarafından "3. Genişletilmiş Hekim Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda konuşmacılar hekim ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti konu aldı.

    24 Tabip odasının katıldığı 3. Genişletilmiş Hekim Çalıştayı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Pembe Salon'da yapıldı. Çalıştayın amacının hekimlerin sorunlarını dilemek, çözüm önerileri aramak ve ilgili makamlara iletmek olduğunu belirten Samsun Tabip Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mithat Günaydın, "Bu çalıştaylarımızın amacı hekimin sorunlarını dile getirmek, bunlara çözüm önerileri aramak ve bu çözüm önerileri ile sorunları ilgili makamlara ileterek hekimlik sanatının sorunlarını ortaya koymak ve çözüm bulmaktır. Gerçekten tabip odalarının yapması gerekenlerin bunlar olduğuna inanıyoruz. Çünkü önemli olan derdini anlatabilmektir. Samsun Tabip Odası olarak bu çalıştayları daha da geliştirerek ve büyüterek uygulayacağız. Temennimiz ilgili makamlarında bu çalıştaylara kulak vermesidir. Buradan çıkan sonuçları değerlendirmesidir. Çünkü amacımız bizim üzüm yemek, bağıcığı dövmek değil. Üzüm yerken de yediğimiz üzümün yenildiğinin farkına varılmasını ilgili makamlardan arz ve talep ediyoruz" dedi.

    AK Parti Samsun Milletvekili Prof.Dr. Tülay Bakır'ın 2023 hedefleriyle ilgili partisine 400 sayfalık bir çalıştay raporu sunduğunu ifade eden Günaydın, "Bana gönderdiği mesajda daha öncesi çalıştaydaki sonuç bildirgelerini burada tamamen kullandığını belirtti. MHP Milletvekili Cemalettin Şimşek de sonuç bildirgelerini yoğun bir şekilde sunumdan kullandığını bize bildirdi. Bunlar çalıştayların boşa gitmediğinin bir göstergesidir" diye konuştu.

    AMBULANS ŞOFÖRÜ VE DOKTORU DÖVENE 10 YIL HAPİS VERİLDİ

    Hekimlere yönelik şiddetin güncelliğini hiç yitirmediğinin altını çizen Günaydın, "Bugün biz burada YÖK Yasası'nı, üniversitelerdeki sağlıkta dönüşümü, iş güvenliği ve meslek etiğini konuşacağız. Gerçekten de hekime şiddet güncelliğini yitirmiyor. Aslında şiddet derken sadece hekime değil, toplumda bir şiddet var. Bunun sosyolojik boyutlarının da incelenmesi gerekir. Ama hekimlerinin bu şiddet konusunda Sağlık Bakanlığı'nın son dönemde bir takım atılımları oldu. En son burada darp olan ambulans şoförü ve doktor arkadaşımızı darp eden her kişiye 3.5 yıldan toplam 10 yıl hapis cezası verildi. Bunlar toplumda caydırıcı unsunlar. Biz Tabip Odası olarak hekimlerin her zaman yanındayız. Şiddete de şiddetle karşıyız" şeklinde konuştu.

    Çalıştayda Türkiye'nin gündeminde olan konuların görüşüleceğini belirten OMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Haydar Şahinoğlu, "Samsun Tabip Odası'nın 24 tabip odası ile birlikte OMÜ Tıp Fakültesi çatısı altında düzenlediği 3. çalıştaydır. Bu çalıştayda da Türkiye'nin gündeminde olan birkaç konu çalışılacak. Bu konuda da raporlar hazırlıyorlar ve ilgili yerlere iletiyorlar" ifadelerini kullandı.

    Çalıştayın amacına ulaşmasını isteğini söyleyen OMÜ Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Akan, "Bu çalıştaylar yanlış giden işlerin düzeltilmesi hem sağlık hizmeti alanlar hem de verenler açısından çok daha ideal şartlarda hizmetlerin yürütülmesini amaçlayan eğitimiyle birlikte bunu araştıran, konuşan ve tartışan toplantılardır. Umarız ki bu amaca kısmen de olsa ulaşılır. Buradan çıkan sesleri dinlerler. Dolayısıyla burada yılların birikimiyle yapılacak olan konuşmalar ve toplantılar bir sonuca varır. Burada temel olarak tıp eğitimin yani yarın bize ve çocuğumuza bakacak doktorların iyi yetişmesi, doğru hizmet vermeleri, sağlıklı şartlarda hizmet vermeleri, hastaların da aldıkları hizmetin kıymetini takdir etmeleri diye değerlendirebiliriz" dedi.

    DOKTORLARI DÖVEREK KENDİLERİNİ PSİKOTERAPİ YAPIYORLAR

    İnsanların doktorları döverek kendilerini psikoterapi yaptıklarını belirten Akan şöyle devam etti: "Artık insanlarımız 'benim dedem, kardeşim veya ninem aslında ölmeyecekti ama doktor öldürdü' diye düşünüyor. Yani ölüm artık dünyadan kalktı ama hastaneye götürülüyor. Hastaneye götürülünce de bunu doktor öldürmüş oluyor. Böyle bir yanlış kanaat var. Eskiden sağlık gibi en önemli varlığımız olan değerimiz olan olanda hizmet veren hekime insanlar hiç olmazsa bir teşekkür ederdi. Şu anda o teşekkürü de çok görüyorlar. Ben bunu şuna bağlıyorum. Türkiye'de 2004'ten bu yana yapılan ameliyat sayısı, yapılan sağlık harcaması, kişilerin hastaneye veya sağlık kurumlarına gitme sayıları en az 5 kat arttı. Yani 2004'te bir hasta bir yılda 2.7 kere hastaneye giderken, şu anda 8.2 kere gidiyor. Yılda 2 milyon ameliyat yapılırken, şu anda 11 milyon ameliyat yapılıyor. Bu kadar artmasının bir açıklaması şudur: Yapılan işlerin yüzde 50 - 60'ı gereksizdir diyebiliriz. Dünyanın hiçbir vatandaşı bu kadar ucuz, çeşitli, yakın, bedava sağlık hizmeti almıyor. Herhalde bütün hizmetler birden verilince şimdi insanımız onunla da tatmin olmuyor. İnsanoğlu zora da çok kolay alışır, kolaya da çok kolay alışır. Dolayısıyla bu rahata ve imkanlara alıştık. Şimdi o da tatmin etmiyor. 'Birazda 1 - 2 doktora dokunsak da psikolojik olarak rahatlasak' diyorlar. Herhalde psikolojilerini rahatlatıyorlar. Ben öyle düşünüyorum. Yani doktor döverek kendilerince psikoterapi yapıyorlar."

    Çalıştayın önemine değinen Türkiye Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özdemir Aktan, "Çünkü hekimlerin sorunları günden güne artıyor. Hekimlerin çalışma ortamları gittikçe bozuluyor. Hekimlerin de huzursuz olduklarının farkındayız. En son dün İstanbul'da bir hekim meslektaşımız bir hasta şikayeti üzerine intihar etmek zorunda kaldı. Maalesef bu tür örnekleri bir kez yaşamıyoruz. Türkiye'nin her tarafındaki örneklerle yaşıyoruz. Bu tabi sağlık ortamının boğucu şekli hekim arkadaşları ve sağlık çalışanlarını huzursuz ediyor. Bunun da hiç kimsenin yararına olmadığını da hepimiz biliyoruz. Bu çalıştaylarda bu sorunları halletmek üzere bir araya geliyoruz. Bir şekilde sağlığın ayrı bir iş kolu olduğunu, hekim hasta ilişkisinin karşılıklı olarak sevgi, saygı ve güvene dayalı olması gerektiğini bilen bir ortamda çalışmamız lazım ve bunun içinde adımlarının atılması lazım. Ama maalesef bu içinde bulunduğumuz sağlık ortamı bunu sağlamıyor" diye konuştu.

    "Hekime yönelik şiddet gündemimizin önemli konularından birisidir" diyen Aktan sözlerini şöyle tamamladı: "Burada zaman zaman yöneticilerimiz ile yaptığımız görüşmelerde bir takım anlaşmazlıklara düşüyoruz. Bunlardan birincisi şiddetin arttığını net olarak görüyoruz. Bakanlık buna böyle bakmama tarafında. Şiddetin arttığını değil de, şiddetin daha görünür hale geldiğini düşünüyor. Ama TBB'nin yaptığı çalışmalar bunun böyle olmadığını ne olarak gösteriyor. Sağlık çalışanlarına ve hekimlere yapılan şiddet gittikçe artıyor. Tabi bunun içinde nedenlerine de bakmak lazım. Nedenleri içinde dün hekim arkadaşımızın intiharına götüren SABİM'de dahil olmak üzere, bu hastaların şikayet hatlarının da dahil olduğu çalışma şartlarının zorluğu, uzunluğu, uykusuzluk ve yorgunluk gibi baskılar maalesef bu şiddeti arttıran faktörlerden birisi. Yöneticilerimize tekrar bir mesajım olacak. Yöneticilerin söylemleri de sağlık çalışanına şiddeti arttırma maalesef katkıda bulunuyor. Çünkü sağlık sisteminin tamamen mükemmel olduğunu sürekli tekrarlayıp da eğer hastalar hastanelerde umdukları ortamı bulamadıkları zaman bunun sorumlusu hekim ve sağlık çalışanıymış gibi oluyor. Maalesef şiddette kendini burada gösteriyor. Dolayısıyla burada hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti azaltmak için içinde bulunduğumuz sağlık ortamını gözden geçirmemiz lazım ama yöneticilerimizde söylemlerine çok dikkat etmesi gerekir."

    Alıntı

Sayfayı Paylaş