Her Ay 10 Sünnet

Konu 'İslam' bölümünde Moderatör Latif tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.367
    Beğenileri:
    626
    Ödül Puanları:
    113



    1
    Abdullah b. Busr r.a. şöyle dedi: Rasulullah s.a.v. hutbedeyken adamın birisi geldi. İnsanları ite kaka ilerliyordu. Allah Rasulü s.a.v. adama:
    “Otur yerine, eziyet ettin/sıkıntı verdin!” dedi.
    [Nesâî, (3/103); İbn Mace (1115); Beyhakî (3/231); Hasen (1118)]

    2
    Hz. Enes r.a. anlatıyor: Hz. Peygamber s.a.v. buyurdu ki: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de Yâsin’dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hak bu okuması sebebiyle kendisine Kur’an-ı Kerim’i -Yâsin hariç- on kere okumuş sevabı verir.”
    [Tirmizî, Sevâbu’l-Kur’an 7, (2889)]

    3
    Ebu Hüreyre r.a.’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Namazı kılınıncaya kadar cenazeye katılan bir kimseye bir kırat ecir vardır. Defnedilinceye kadar cenazede bulunan kimseye iki kırat ecir vardır.” “İki kırat ne demektir?” diye sorulunca, “İki büyük dağ gibidir.” buyurdu. Hadisi Buharî ve Müslim rivayet etmiştir. Müslim’in rivayetlerinden birisinde: “Bu iki kıratın en küçükleri Uhud Dağı gibidir.” denilmektedir. Buharî’deki bir rivayette de şöyle denilmektedir: “Kim (ecrine) inanarak, (mükâfatını Allah’tan umarak) müslüman bir kimsenin cenazesine katılır, namazı kılıncaya ve defnedilme işi bitinceye kadar onunla birlikte bulunursa, her biri Uhud Dağı kadar olan iki kırat ecir almış olarak geri döner. Namazını kıldıktan sonra fakat defnedilmeden önce geri dönen kimse ise bir kırat ecir almış olarak geri döner.”
    [Buharî, III, 196; Müslim, II, (652)]

    4
    Ebu Ümame r.a. dedi ki: Rasulullah s.a.v.’i şöyle buyururken dinledim: “Kur’an okuyunuz. Çünkü o kıyamet gününde Kur’an okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir. İki çiçeği (Bakara ve Âl-i İmran surelerini) de okuyunuz. Çünkü onlar kıyamet gününde sahiplerini (kendilerini okumaya devam edenleri) savunmak ve onlar adına delil getirmek üzere iki bulut (ya da iki gölgelendirici) gibi yahut saf saf dizilmiş iki bölük kuş gibi geleceklerdir. Bakara suresini okuyunuz, onu almak bir bereket, onu terk etmek bir pişmanlıktır. Bâtılcılar onun üstesinden gelemezler.” Muaviye b. Sellâm dedi ki: “Bana ulaştığına göre bâtılcılardan kasıt, büyücülerdir.”
    [Müslim, I, (553)]

    5
    Abdullah b. Mesud r.a.’tan rivayet edildiğine göre Rasulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: “Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanları, bana çokça salât ve selâm getirenleridir.”
    [Tirmizî, Vitr 21 (484)]

    6
    Cabir b. Abdullah r.a.’tan rivayet edildiğine göre Rasulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: “Kim ‘Sübhânallahi’l-azîm ve bihamdih’ (Yüce olan Allah’ı hamdiyle tesbih ederim) derse o kimse için cennette bir hurma ağacı dikilir.”
    [Tirmizî, Deavat 60 (3465). Ayrıca bkz. Nesâî, Amelu’l-Yevm ve’l-Leyl, (827); Hâkim, el- Müstedrek, I, 501, 512]

    7
    Ali b. Ebi Tâlib r.a.’tan rivayet edildiğine göre Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Cimri, yanında adım anıldığı halde bana salât ve selam getirmeyen kimsedir.”
    [Tirmizî, Deavât 101 (3546)]

    8
    Ebu Muhammed Ka’b b. Ucre r.a.’tan rivayet edilmiştir: Rasulullah s.a.v., yanımıza çıkagelmişti. Ona “Ey Allah’ın Rasulü! Sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik, fakat sana nasıl salavât getireceğiz?” diye sorduk. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v.: “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. (Allahım! İbrahim’in ev halkına rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yücesin. Allahım! İbrahim’in ev halkına hayır ve bereket lütfettiğin gibi Muhammed’e ve Muhammed’in ev halkına da hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık ve yücesin.) diye dua ediniz” buyurdu. [Buharî, Deavât 32; Müslim, Salat 66 (406)] Not: Rasulullah s.a.v.’e selam verme, Tahiyyat duâsında da “Esselâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtühü. (Ey Peygamber! Selam sana, Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun.)” şeklinde geçmektedir.
    İmam Nevevî, Riyâzu’s-Sâlihîn, Tercüme: Hanifi Akın, Ensar Neşriyat, 2. bs., İstanbul 2012, s. 847.

    9
    Fadâle b. Ubeyd r.a.’tan rivayet edilmiştir: Rasululah s.a.v., bir adamın namazdan sonra Allah’a hamd etmeden ve Peygamber’e salât ve selam getirmeden dua ettiğini işitti. Bunun üzerine “Bu adam acele etti.” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı. Ona veya bir başkasına: “Sizden birisi dua edeceği zaman ilk önce Allah’a hamd ü sena etsin, sonra Peygamber’e salât ve selam getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde dua etsin.” buyurdu.
    [Ebu Dâvud, Vitr 23 (1481); Tirmizî, Deavât 65 (3476)]

    10
    Abdullah b. Amr r.a.’tan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyurdu: “Oruç ve Kur’an kula şefaat edecektir. Oruç: ‘Rabbim, ben gündüzün onun yemek yemesine, su içmesine engel oldum. Bu sebeple beni şefaatçi yap’ der. Kur’an da: ‘Rabbim ben geceleyin onu uykusuz bıraktım. Bu sebeple beni ona şefaatçi kıl’ der. Her ikisi de ona şefaatçi kılınır.”
    [Ahmed, Müsned, II, 174]


    PEYGAMBER S.A.V.’E İTAATİN ÖNEMİ
    “… Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr, 7)


    SÜNNET’E UYMANIN ÖNEMİ
    Abdullah ibn Amr r.a.’tan rivayet edilmiştir. Rasulullah s.a.v.: “…İsrâil oğulları 72 gruba bölündü. Benim ümmetim de 73 gruba bölünecektir. Bunlardan bir tanesi hariç hepsi cehennemliktir.” buyurdu. Sahabiler:
    “Ey Allah’ın Rasulü, onlar kimlerdir?” diye sordular. Rasulullah s.a.v.: “Bu (grup), benim ve sahabilerimin üzerinde bulunduğu yol üzere bulunan kimselerdir.” buyurdu.
    [Tirmizî, İman 18 (2641’de Abdullah İbn Amr r.a.’tan); Ebu Davud, Sünnet 1; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/102’de Muaviye r.a.’tan rivayet etmiştir.]

    (Alıntıdır)​
    lophillliell bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş