Her Şey Seninle Başlar-Mümin SEKMAN

Konu 'Kitap Özetleri' bölümünde 2αн!_∂3 tarafından paylaşıldı.

  1. 2αн!_∂3

    2αн!_∂3 Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    454
    Ödül Puanları:
    36

    Kitabın Adı: Her Şey Seninle Başlar

    Yazarı: Mümin SEKMAN

    Yayınevi: Alfa

    Basım yılı ve sayısı: Kasım 2006, 6. basım

    Fiyatı: 3,50 YTL

    Sayfa adedi: 150


    HER ŞEY SENİNLE BAŞLAR



    İnsanoğlu çocukluktan sıkılır ,büyümek için acele eder, sonra da çocukluğunu özler!
    Önce para kazanmak için sağlığını harcar ,sonra da yitirdiği sağlığını geri kazanmak için parasını!
    Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar sonra da hiç yaşamamış gibi ölür!


    Kontrol inancı kaybolunca kadercilik anlayışı başlar.



    Ödül yoksa emek yoktur.İnsanlar ihtiyaç duyduklarını almaksızın uzun süre gayretli bir şekilde çalışmazlar.



    Defalarca denediğiniz halde her defasında başarısız olduğunuz bir konuda her sabah kendinize üç soru sarabilirsiniz.



    1- Bende değişen bir şey var mı ?

    2- Çevremdeki şartlarda değişen bir şey var mı?

    3- Hedeflediğim şeyde bir değişiklik var mı?

    Sizin içinizde çevrenizde veya hedeflediğiniz kişi veya işte bir değişiklik varsa, hemen bir daha şansınızı deneyebilirsiniz.



    Öğrenilmiş Başarısızlık :Kaybetmeyi Nasıl Öğreniriz?



    Bir köpekbalığı aç halde bir akvaryuma konulur. Balık akvaryumun her yerinde yüzebilmektedir. Avlayacağı bir şeyler aramaktadır.

    Sonra akvaryuma küçük bir balık konur. Köpekbalığı küçük balığı yemek için hemen harekete geçer. Çünkü açtır. Küçük balığı yiyebileceğine inanmaktadır. Küçük balığı yemek için ilk saldırısında kafasını ne olduğunu bilmediği algılayamadığı sert bir cisme çarparak şok geçirir. Çünkü bilim adamları küçük balık ile köpekbalığının arasına cam bir bölme yerleştirerek onları ayırmışlardır. Köpek balığı balık aklı ile düşündüğünden camı görmemekte ama kafasını çarptığında camı algılamaktadır. Defalarca dener tekrar aynı şeyi yaşar. Yaklaşık 48 saat sonra köpekbalığı küçük balığı yemek için uğraşmayı bırakır. Büyük balık depresyona girmiş gibidir. Çaba harcamayı bırakmıştır. Çünkü ne yaparsa yapsın o balığı yiyemeyeceğini anlamıştır. Deneyin ikinci aşamasında cam bölme kaldırılır. Köpekbalığı küçük balığı yemek için hiçbir şey yapmaz!

    Sonuç çok dramatiktir,büyük balık açlıktan ölmesine rağmen küçük balığı yememiştir. Ruh durumu Öğrenilmiş çaresizliktir.



    Seligman teorisini şöyle özetler:’’Ne zaman ki bir kişi yaptığı bir şeyin bir farkı yaratamayacağına inanırsa, Çaresizliği ve hiçbir şey yapmamayı öğrenecektir.’’



    Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin herhangi bir durumda çok sayıda başarısızlığa uğrayarak o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını inandığı zihin durumudur.

    Çaresizlik duygusu yaşayanlar düşünmeli: Gerçekten çaresiz durumda mıyım yoksa çaresiz olduğumu mu düşünüyorum.



    Öğrenilmiş çaresizlik aklı zayıflatır:



    -Öğrenilmiş çaresizlik yaşayanlar önce tutkularını kaybederler. İstediğini elde etmenin kendi ellerinde olmadığını gören insanlar kendi isteklerine karşı ilgisizleşirler. İsteyerek yaptığı davranışlar azalır, mecburi oldukları için yaptıkları davranışlar artar.



    Bir amaca ulaşması sürekli engellenen insanlarda ne gibi değişiklikler olur?



    1-) Olağan Öfkeliler: Bu gruptakiler engellerle karşılaştığında agrasifleşir ve çevresine şiddet uygular.

    2-)Kısmetçiler: İstediğine ulaşamamışsa kısmetinde olmadığı içindir. Yürekten inandıkları kısmet teorisini doğrulayacak bir olay yaşadıkları için çok da mutludurlar.

    3-)Kendine acındıranlar: Bir engelle karşılaşınca hemen bir kahraman veya bir kurtarıcı ararlar.İnsanların merhametini harekete geçirerek onlardan istediklerini alırlar.



    Öğrenilmiş çaresizlik kültüründe başarının kişinin kendi ellerinde olduğuna inanılmaz. Bunun iki sonucu vardır.Birincisi,kişiler yetenek yerine ilişkilerine dayanarak yükselmeye çalışır. Bu da bağımlı başarılara neden olur.İkincisi, başarılı kişiler takdir edilmek yerine kıskançlıkla karşılanır.”



    Hayatımız Öğrenilmiş Çaresizlikler Antolojisi



    İşsiz kalınca iş aramaya karar veririz. Yedinci görüşmeden de istediğimiz sonuç çıkmayınca, hemen olayı değiştirilmesi kendi elimizde olmayan makro ekonomik nedenlere bağlarız. “Ülkede % 13 İşsizlik var! Ekonomi durgun,” deriz. Ülkede 2 milyon işsiz olduğu doğrudur ama o gün iki bin kişinin yeni bir iş bulduğu da doğrudur.



    Öğrenilmiş çaresizliği unutmak zor olduğundan, çaresizliği hiç öğrenmemek en iyisidir



    Önce kendi içinizdeki öğrenilmiş çaresizlik virüsünü temizleyin. Sonra da çevrenizdekilerin size hayat dersleri diye kendi öğrenilmiş çaresizliklerini yüklemelerine izin vermeyin. Tanıdıklarınızı ikiye ayırın: Çaresizlik savarlar ve çaresizlik yayarlar. Zamanınızı neyin, niçin yapılamayacağını değil, neyin nasıl yapılabileceğini anlatan insanlarla geçirin.



    Başarısızlığı nasıl yorumlarsak öğrenilmiş çaresizlik yaşamaktan kendimizi koruyabiliriz?

    Ders alınmış başarısızlık başarıdan daha fazla işe yarayabilir. Peki başarısızlığı nasıl yorumlarsak, ondan bize başarıya götüren dersler çıkartabiliriz.



    Başarısızlıkları 4 soru ile yorumlayabiliriz.



    1-)Süreklilik: Geçici mi, kalıcı mı?

    2-)Kişisellik: Bireysel mi,Evrensel mi?

    3-)Kapsam: Lokal mi,Global mi?

    4-)Kaynak: İçsel mi ,Dışsal mı?



    Kendinizi ve başkalarını suçlamadan sorumluluk almayı öğrenmelisiniz. Öteki türlü önünüzde iki yol var.:



    1-)Başarısız olur, bundan çevrenizi suçlar, ruhunuzu rahatlatır, ama başarısız kalmaya devam edersiniz.

    2-)Başarısız olur, bundan kendinizi suçlar, bunalıma girer, başarısız kalamaya devam edersiniz.



    Geçmişteki başarısızlıklarınıza odaklanarak değil, gelecekteki muhtemel başarılarınıza odaklanarak yaşayın. Dikiz aynasına bakarak ilerlemeye çalışmayın. Gözlerimiz geçmişe takılıp kalmayalım diye ensemizde değil yüzümüzdedir.Geçmişten ders al!..Bugün için çalış, Gelecek için hayal kur…!



    Ne kadar başarılı olursanız, o kadar özgür olursunuz…!



    Başarının getirdiği en büyük armağanlardan birisi de kişisel özgürlüktür.Ne kadar başarılı olursanız o kadar seçenek sahibi olursunuz. Başarılıysanız seçen siz olursunuz, başarısızsanız seçilen siz olursunuz.



    Başarılı olmanın en büyük armağanlarından biri de bir zamanlar sizi aşağılamış insanların başarılı olduktan sonra da övgüler yağdırmaya başlamasıdır.



    Nasıl başarılı olabileceğinizi nasıl öğrenebilirsiniz?



    Araştırmacı olmak, eğitime yönelik kitaplar okumak.

    Kendinize kişisel gelişim uzmanı ya da fikrine güvendiğiniz birinden kariyer danışmanlığı da seçebilirsiniz.

    -İnsan gelişimine önem veren şirketlerde çalışmak da doğru bir başarı kültürü edinmek için iyi bir yoldur.Çalışanlarına kişisel gelişim programı uygulayan, pozitif kurum kültürüne sahip, insanların içindeki en iyiyi bulup çıkarmayı görev sayan şirketler az da olsa vardır.



    Başarılı olmayı öğrenmenin en iyi yolu nedir derseniz, başarılı insanlarla çalışmaktır derim.



    Önemsiz ama acil işlerin boğulma tuzağına düşmeyin. Önemli işlere öncelik verin.’’En büyük bilgelik, neyi ihmal etmemek gerektiğini bilmektir’’.



    Cehalet gafleti, gaflet ataleti, atalet sefaleti, sefalet felaketi getirir. Atatürk bir konuşmasında bunu vurgular. “Çalışmadan rahat çalışmanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, en sonunda da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.’’



    Aşılamayan engeller karşısındaki seçenekler nelerdir?



    - Sabır yolu: Tembelliğe düşmeden beklemeyi deneyebilirsiniz. Şartlar olgunlaşıncaya kadar beklemek sonuç almayı kolaylaştırır. Doğru zaman, doğru zemin bekle ve tekrar dene !

    - Kararlılık yolu: Kendini ve şartları zorla. Tüm konsantrasyonunu ver ve tüm gücünle yüklen.

    - Esneklik yolu:Hiçbir hedefe tek yoldan gidilmez. Başka yollar dene. Esnek ol. Öteki seçenekleri yokla!

    - Yeni akıl yolu:İnsanın yolu değil aklı tıkalıdır. Kör noktalarını görmek için ya akılını geliştir ya da insanların fikrini sor. Yeni bir çözüm için gereken yeni akıldır. Unutma ‘’ Zihin paraşüt gibidir, açıldığında iş görür.”



    Engeller karşısındaki tavırlarına baktığımda insanları ikiye ayırıyorum:



    1-)Saydıcılar: Engellerle mücadele etmek yerine söylenmeyi; o engeli ya da engeli önüne koyduğunu düşündüğü kişileri suçlamayı seçiyor. O engel olmasaydı,nasıl da harika işler başarabileceğini anlatıyor.

    2-)Rağmenciler: Bir hedefe doğru yürürken bir takım engellerle karşılaştığında, bazı insanlar engelleri nasıl aşacağını bulmayı ve bulduğu çözümleri uygulamayı deniyor. Engellere rağmen ilerlemeye çalışıyor.



    Kendi kapasitenizi kullanma kılavuzu

    Üç limitiniz var; gerçekte yapabileceğimiz,yaptığımız ve yapabileceğimize inandığımız.

    -Yapabileceklerimizin limitini eğitim ( bilgi) ve yetenek seviyemiz belirliyor.

    -Yapabileceğimize inandıklarımızın limitini özgüvenimiz ve hayal gücümüz belirliyor.

    -Yaptıklarımızın ( mevcut sonuçlarımızın) düzeyini ise motivasyon seviyemiz belirliyor.



    Başarmak ya da başarmamak, İşte bütün mesele bu!..



    Bir hedef belirlemenin pratikteki en büyük faydası gereksiz ile gerekliyi birkaç saniyede ayırabilmeyi sağlamasıdır. Kafası karışıklar, kim olduğunu ve ne yapmak istediğini bilmeyenlerdir. Bir insan ne istediğini ne kadar net bilirse o kadar hızlı kararlar alabilir.



    Kendini geliştirerek başarılı olmanın maddeler halinde özetlemek gerekirse.

    1-Yaşamak istediğiniz hayatı netleştirin

    2-Yaşadığınız hayatı düşünün

    3-Aradaki farkları bulun: Yaşadığınız hayat ile yaşamak istediğiniz hayat arasındaki farklar neler?

    4-Yapmanız gerekenleri belirleyin

    5-Yapılması gerekenleri yapın: İlk adımı atın.

    SONUÇ OLARAK:Çaresizlik öğrenilmiştir. Başarılı olmak da öğrenilebilir. Sende sandığından fazlası var! Geleceğin en iyi yerde değilsin. Yeni bir hayat için gereken, yeni bir akıldır. Doğru şeyi yapmak için yanlış zaman yoktur. Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren! Seyirci koltuğundan sıkıldıysan, sahneye çık. Zirvede her zaman bir kişiye daha yer var. Başkaları yapabildiyse, sen de yaparsın.

Sayfayı Paylaş