hüzünlü bir aşk hikayesi

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde fizikçalar tarafından paylaşıldı.

  1. fizikçalar

    fizikçalar Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2009
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    MİNİK PERİ VE SERÇESİ

    Dağlar, bulutlara aşkından ağlar olmuş,
    Bir gün ona dokunmak
    Saniyelik bile olsa onun sıcaklığını
    Hissetmekmiş tek hedefi...
    Her gece, güneşin doğusuyla feryat yakmaya baslar,
    Ona seslenişi her yeri sallar,
    İçindeki sevda ateşi gün geçtikçe büyür
    Bazense patlarmış…
    Biz insanlar bunlara doğa desek de ;
    Milyonlarca yıldır bir aşk hikâyesi
    Sürüp gidermiş…

    Bulutlar, her gün tüm zarafetiyle salarmış eteklerini,
    Bilmezmiş dağların ona sevdalı olduğunu
    Onun için her gün ağlayıp, özlemler çektiğini…
    Onu unut demiş bir gün bir karaağaç
    Kavuşamazsın hiçbir zaman, birleşemezsin
    O kadar yükseğe ulaşamazsın...
    Ve bir gün eğmiş boynunu âşık dağ
    Yaşlanmışta iyice…
    Son kez bağırmış umutsuzca bulutlara
    Seni Seviyorum… Seni seviyorum...
    Susmuş…

    Yıllar geçmiş artık, çökmüş yaşlı dağ
    ölümü ister olmuş çoğu zaman
    Onsuz yaşamaktansa, yok olmakmış
    Her gece dilediği tek dua...
    Soğuk bir şubat sabahı
    Bulutların arasından bir peri düşmüş
    Dağın eteklerine...
    O kadar güzelmiş ki
    Yaşlı dağ etkilenmiş ve sormuş:
    “Sen kimsin” diye,
    Konuşmamış rüzgâr saçlı peri,
    Gülümsemiş ve ellerini dağın kalbine yaslayıp
    “Bende Seni Seviyorum” demiş.

    Yaşlı dağ, gözyaşlarını tutamamış bir an
    Sarılmakmış tek istediği sevdalısına
    Onu öpmek, saçlarını koklamak…
    Tüm sevinci ve heyecanı bir anda yok olmuş,
    Onun bir eli yoktu perisini sarsın
    Bir başı yoktu ki dizine yatsın
    Sadece bir kalbi vardı kimsenin bilmediği
    Derinliğinde gizli…

    Rüzgâr Saçlı Peri, inmiş dağın eteklerinden kalbine
    Yaşlı dağın, ağlamaları yeri göğü sarsıp
    İçindeki ateş her yeri yakmaktaymış.
    Rüzgâr Saçlı Peri, buldu dağın kalbini.
    Ve bir bıçakla yardı kendi yüreğini,
    Kalbini çıkartıp ikiye boldu,
    Yarısını dağın sonu belirsiz karanlık uçurumuna bıraktı,
    Sonra yere yığıldı güzel peri, ölüyordu…
    Ama mutluydu...
    Belki de o da sevmekteydi milyonlarca yıldır onu…
    Koca dağın karanlığından bir serçe uçarak kondu perinin dudaklarına
    Onun hareketsiz vücudunu yerde gördü
    Ve ağlamaya başladı, hıçkırarak…
    Milyonlarca yılın özlem şarkısını söyleyip
    Arada bir durup ona bakmaktaydı…
    Serçenin gözyaşları, tekrar hayata getirdi periyi
    Bir ödüldü bu yılların hasretine karşılık…
    Peri, önce şaşırdı sonra ise serçeyi eline alıp
    Bir öpücük kondurdu
    Ağlamaktan kurumuş gagasına…
    Dağ bir anda yerle bir oldu,
    Bulutlar kayboldu…
    Gecenin karanlığı, şimşeklerle gündüze dönüştü.
    En parlak yıldızlar adlarını yazdı o gün gökyüzüne

    Minik Peri
    ve Serçesi…

    Tutku Bakay
    Esarre_Timm bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş