Hz. Muhammed dönemini kısaca yazarmısınız ..

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde DuyGu SeLi tarafından paylaşıldı.

  1. DuyGu SeLi

    DuyGu SeLi Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2010
    Mesajlar:
    56
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    yardım lütfen ..

  2. iyilik perisi

    iyilik perisi Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    1 Aralık 2010
    Mesajlar:
    219
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    0
    HZ. MUHAMMED DÖNEMİ:

    Bu dönemden zamanımıza hiçbir mimarlık eseri intikal etmemiştir. Yapı ustalarının, konut yapılarını geleneksel metotlarla, geometri bilgisinden uzak, açı ve ölçü birliğine uymaksızın ve mahalli malzeme olan taş ve çamurla gerçekleştirdikleri sanılmaktadır. Hz. Peygamber’in tefekkür bâbında yalnız kalmak isteyişinde Hira Dağı’ndaki mağaraya çekilmesi, Mekke kentinde başını dinlemeye müsait hiçbir tesisin bulunmadığını akla getirmektedir.

    Peygamber’in Mekke’de yeni dini, çevresine iletmekte zorlandığı, bu nedenle daha müsait bir ortam olan Medine’ye hicret ettiğini biliyoruz. (622) Bu dönemde Medine’nin adı Yesrib’di. Kasabanın yarısı Arap, diğer yarısı Musevi dinine mensup Yahudilerden oluşuyordu. Yahudilerin Hz. Peygamber’e yardımcı oldukları söylenir. Hz. Muhammed, kendinden önce gelmiş iki semavi dine, Museviliğe de İseviliğe de saygılı idi. Bu dinler de Ortadoğu’dan çıkmıştı. Ortadoğu, bu dinlerden evvel de bir kültür ve ahlak meşheri idi. Tevrat’ta zikredilen ‘10 emir’in Tevrat’tan çok çok eski ‘Hamurabi Yasaları’ tabletlerinde de bulunması bize bu kültür birikimini gösteriyor. Museviliğin bağnaz gelenekleri, İseviliğin, Hz. İsa’dan sonra abartılan Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlemesi (teslis) gibi aykırılıklar, putperestlerin cahilce ve bâtıl Tanrı inançları, kölelik sistemi, aklı başında insanları bu yeni dinin (İslâmiyet’in) aydınlığına çekiyordu. Tek Tanrıcılık, veciz ifadesini ‘Le ilâhe, il El-İlah’ (Tanrılar yoktur, tek Tanrı (Allah) vardır) da buluyordu.

    Yesrib, dağınık ve gelişigüzel bir kasaba iken Hz. Muhammed’in gelişi ile kendisine destek verenler (ensar), ardından göç edenlerle (muhacirin) çehresi değişmeye, kuyumcu, terzi, marangoz gibi esnaf ve sanatkârın, kervan sahibi tüccarın yerleşmesi ile kentleşmeye başladı. Adı Medine = Kent oldu. Zamanla önemli ailelerin ve sözü geçen aile reislerinin (nakib) ve de aydın dindaşların çoğalması ile Medine-i Münevvere (Aydın Kent) diye anılmaya başladı.
  3. tekses

    tekses Üye

    Katılım:
    13 Mart 2011
    Mesajlar:
    46
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    HZ. MUHAMMED DÖNEMİ (570-632)

    Hz. Muhammed'in Doğuşundan İlk Vahye


    Hz. Muhammed 570 yılında Mekke'de dünyaya geldi.

    25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi.

    610 yılında Hz. Cebrail, kendisine Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetlerini getirdi.

    Ona ilk inananlar, eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Ali, Mekke'li tüccarlardan Ebubekir ve azat ettiği kölesi Zeyd'di.

    621'de Medine'li 12 Müslüman Hz. Muhammed'e biat etti.





    Hicret



    622 yılında Mekke'li Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet'i yaymak amacıyla Mekke'den Medine'ye göç ettiler.

    Medine'liler de Akabe Biat'ından sonra Müslümanlar'ı kendi şehirlerine çağırmışlardı.

    Hicret sonunda İslamiyet daha güvenli bir ortamda yayılma olanağı buldu.

    Hicret sonunda Medine halkı üç gruba ayrıldı: Muhacirler, Ensar ve Yahudiler.

    Siyasi ve askeri bakımdan Hz. Muhammed'in liderliği kabul edildi.





    Hz. Muhammed'in Savaşları



    Bedir



    Bedir savaşı Medineli Müslümanlarla Mekkeliler arasında yapılan ilk savaştır.

    624 yılında Bedir Kuyusu çevresinde yapılmıştır.

    Savaş Müslümanlar'ın zaferi ile sonuçlandı.

    Savaş sonunda, diğer İslam Devletleri içinde örnek oluşturacak ganimet paylaşma geleneği başladı.

    Savaşta ele geçirilen Mekkeli esirler, Müslümanlar'a okuma yazma öğretme koşuluyla serbest bırakıldı.

    Bedir Zaferi ile birlikte bedir Kuyuları ve Şam ticaret yolu Müslümanlar'ın eline geçti.





    Uhud



    Bedir Savaşı'nın Müslümanlar'ın zaferi ile bitmesi üzerine Ebu Süfyan komutasındaki Mekkeliler, Bedir Savaşı'nın intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine üzerine yürüdü.

    700 kişiden olaşan İslam ordusu da Uhud Dağı'nın olduğu yere geldi ve bu dağın eteklerine okçular yerleştirip savaşa başlandı.

    Savaşı tam Müslümanlar kazanmak üzereyken, okçuların yerlerini terketmeleri ile savaşın kaderi Müslümanlar'ın aleyhine değişti ve islam ordusu ilk yenilgisini almış oldu.



    UYARI : Bu savaşın sonucu İslamiyet'in yayılmasına engel olmadı. Müslümanlar Uhud Savaşı'nda yenilmesine rağmen İslamiyet yayılmasını devam ettirmişti. Hz. Muhammed, Mekke ve Medine arasında yaşayan kabilelerle iyi geçinerek Mekke'yi siyasi açıdan yalnız bırakma politikası izlemiştir.





    Hendek



    Mekkeliler Uhud galibiyeti ile istedikleri sonuca ulaşamamış, İslamiyet'in hızla yayılmasını önleyememişlerdi.

    İslamiyet'i tamamen yok etmek isteyen Mekkeliler, Ebu Süfyan komutasında yeni bir orduyla, 627 yılında Medine üzerine yürüdüler.

    İran'lı Salman-ı Farisi'nin önerisi üzerine şehrin etrafına hendek kazıldı.

    Mekkeliler alışık olmadıkları bu savunma tekniği karşısında geri dönmek zorunda kaldılar.

    Hendek Savaşı Mekkeliler'in, Müslümanlar üzerine son saldırısı oldu. Bu savaştan sonra Müslümanlar saldırı gücü elde ederken Mekkeli müşrikler savunmaya çekildiler.





    Hudeybiye Barışı



    Müslümanlar hac vazifesini yerie getirmek amacıyla 1500 kişiyle Mekke'ye doğru yola çıktı.

    Hudeybiye Kuyusu'na gelindiğinde Mekkelilerle bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre;

    1. Taraflar birbirleri ile 10 yıl süreyle savaşmayacaklar,

    2. Arap kabileleri istedikleri tarafa geçebilecekler ancak iki taraf da kendisine bağlı olan kabileye askeri yardımda bulunmayacak,

    3. Velisinin izni olmayan Mekkeli bir genç, İslamiyet'i kabul etmesi halinde Medine'ye alınmayacak fakat Müslümanlar'dan Mekke tarafına geçen olursa kabul edilecek,

    4. Müslümanlar hac ziyaretini ertesi yıl da yerine getirebileceklerdi.





    Hayber'in Fethi



    Hz. Muhammed, 629 yılında Şam kervan yolu üzerinde bulunan Yahudi yerleşim yeri olan Hayber Kalesi'ne sefer düzenledi.

    Hayber'de bulunan Yahudilerin Şam ticaret yolunda Müslüman ticaret kervanlarına zrar vermesi ve Yahudilerin Mekkelileri kışkırtarak Hendek Savaşı'na sebep olmaları nedeniyle kale kuşatıldı.

    Kale kısa sürede Müslümanlar'ın eline geçti ve Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu.

    Bu fetih sonunda Yahudilerden ilk defa haraç vergisi alındı.



    UYARI : Bu fetihten sonra Arabistan Yarımadası'nda Müslümanlar'a olumsuz etkide bulunabilecek önemli Yahudi yerleşim bölgesi kalmadı.

    Hayber, Müslümanlar'ın fethettiği ilk yerdir. Böylece İslam Devleti'nde fetih politikası başlamıştır.





    Mu'te Seferi



    İslamiyet'in ilk yıllarında İslamiyet'e davet edilen Gassaniler, bu davet için gönderilen elçiyi öldürmüşlerdi.

    629 yılında bir Müslüman keşif kolu Gassanilerce pusuya düşürülüp öldürülmüştü.

    Hz. Muhammed, Gassaniler üzerine kalabalık bir ordu gönderdi.

    İslam ordusu Lut Gölü'nün güneyinde Gassaniler'i himaye eden Bizans ordusu ile çarpıştı, savaş Müslümanlar'ın aleyhine sonuçlandı.



    UYARI : Gassaniler Bizans'la sınır komşusuydu. Gassaniler bu yüzden Bizans'ın etkisinde kaldıkları için Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Mu'te Savaşı Müslümanlarla Bizans ordusu arasında yapılan ilk savaş olarak kabul edilmektedir.





    Mekke'nin Fethi



    Hz. Muhammed, 630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü.

    Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler'in Hudeybiye Barış Antlaşması'nın maddelerini ihlal etmesiydi.

    Mekkeliler Hz. Muhammed'e karşı koyamayacaklarını anlayınca, Müslümanlar önemli bir direnişle karşılaşmadan şehre girdi.

    Hz. Muhammed Kabe'ye gelerek bütün putları kırdırdı.

    Fetih'ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet'i kabul etti.





    Huneyn Savaşı



    Mekke'nin fethinden sonra civardaki bazı putperest kabileler, başta Havazin Kabilesi olmak üzere Mekke'yi geri almak için 630 yılında Huneyn denilen yerde toplanmaya başlamışlardı.

    Hz. Muhammed büyük bir ordu ile Huneyn Vadisi'ne yürüdü.

    Yapılan savaşta İslam ordusu zafer kazandı.

    Bu savaşta putperestlere Taif kenti yardım etmişti.



    UYARI : Huneyn Savaşı ile Arap Yarımadası'ndaki son putperest tehlike önlendi.





    Taif Seferi



    Huneyn Savaşı'nda Taifliler'in putperestlere yardım etmesi üzerine, Hz. Muhammed 630 yılında Taif üzerine bir sefer düzenledi.

    Müslümanlar Taif Kenti'ni kuşattılar, fakat surlarla çevrili kenti alamadılar.

    Ertesi yıl Taifliler elçi göndererek İslamiyet'i kabul ettiler.



    UYARI : Böylece, Hz. Muhammed döneminde Hicaz tamamen Müslümanlaştı.





    Tebük Seferi



    Bizans İmparatoru Heraklius'un Arabistan üzerine büyük bir sefer yapacağı haberinin alınması üzerine,

    Hz. Muhammed 631 yılında 30.000 kişilik bir ordu ile Bizanslıları durdurmak için yola çıktı.

    Tebük denilen yere gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı.

    Tebük seferi sırasında, bölgedeki bir çok Arap kabilesi İslamiyet'i kabul ettiği için, sefer Müslümanlar açısından faydalı oldu.



    UYARI : Tebük Seferi ile Gassaniler'in Müslüman olması ve Suriye fetihleri için ortam hazırlamıştır.





    Veda Haccı ve Hz. Muhammed'in Son Yılları



    Hz. Muhammed 632 tarihinde hac görevini yerine getirmek için 125 bin kişilik bir toplulukla Mekke'ye geldi.

    peygamber Müslümanlar'a Kur'an'ın tamamlandığını bildirdi.

    Hz. Muhammed'in bu haccına "Veda Haccı", okuduğu hutbeye de "Veda Hutbesi" denir. Hutbede, Peygamber insanlara Allah'tan başka ilah olmadığını, kadınlara ve kölelere iyi muamele edilmesini, Cahiliye Devri'nden kalma kan davalarından vazgeçilmesini söyledi.

    Hz Muhammed Medine'ye döndükten sonra hastalanarak 8 Haziran 632'de 63 yaşında vefat etti.

    Arap Yarımadası'nda putperestliksona ermiş İslamiyet yayılmış, siyasal birlik sağlanmış, İslam Devleti'nin temelleri de atılmı

Sayfayı Paylaş