Hz. Muhammed'in (S.A.V.) Örnek Davranışları

Konu 'Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)' bölümünde Fnd.Mmsgl tarafından paylaşıldı.

  1. Fnd.Mmsgl

    Fnd.Mmsgl Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0

    Her işe besmeleyle başlardı. "BESMELE ile başlamayan işin hayrı ve bereketi buyurmuştur.

    Herkese selam verirdi "Allah katında insanların en değerlisi karşılaştıklarında önce selam vermek için harekete geçendir." buyurmuştur.

    Boş sözlerden kaçınırdı. "Malayani şeyleri terk etmesi bir kişinin müslümanlığının güzel olmasındandır. " buyurmuştur.

    Evine selam vererek girerdi.

    Çocuklarla şakalaşırdı.

    Bir evin kapısını en fazla 3 kez çalardı.

    İsteyeni reddetmezdi. "Bana infak etmem ve yoksulluktan korkmamam emredildi. " buyurmuştur.

    Karnı acıkmadan yemezdi. "Karnınız iyice acıkmadan yemeğe oturmayın; tam doymadan da kalkın. " buyurmuştur.

    Elbisesini sağdan giyerdi.

    Alışverişte sağ elini kullanırdı.

    Ölmüş kişileri hayırla yad ederdi.

    Yemeğin sonunda şükrederdi.

    İnsanlara hediye verir ve hediyelerini kabul ederdi.

    İnsanların en güler yüzlüsü idi.

    İnsanlara latife (espri) yapardı.

    Ondan asla kaba bir söz duyulmamıştı.

    Temizliğe çok önem verirdi.

    İşçinin emeğinin karşılığını hemen verirdi. " İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz." buyurmuştur.

    Esnaflara dürüst olmayı tavsiye ederdi.

    Komşu ilişkilerinde çok hassastı.

    Evleneceklere yardım ederdi. Evlenenleride tebrik ederdi.

    Hz. Ömer (RA) adaleti ONDAN öğrenmişti.

    Karşısında titreyen bir adama, " Korkma ! Ben kral değilim Kureyş’ten kuru ekmek yiyen kadının oğluyum." demişti.

    Hayvanlara iyi bakılmasını ister aşırı yük yüklemeyi yasaklardı.

    İyilikleri asla unutmazdı, ayıpları da yüze vurmazdı.

    Aksi bilinmedikçe hüsnüzan yapardı. " Başkası hakkında bana kötü bilgi getirmeyin; ben yanınıza hakkınızda iyi düşünerek serin bir kalple gelmek isterim." buyurarak hüsnüzannın esas olduğunu belirtmişti.

    Allah RASÜLÜ’NÜN hayatında istikrar önemli bir yer tutar. " İbadetlerin en hayırlısı azda olsa devamlı olanıdır." buyurmuştu.

    Hasta ziyaretini ihmal etmezdi.

    Cenaze namazlarına katılırdı.

    Irkçılık yapanları sevmezdi.

    Hep hayrı tavsiye ederdi.

    Yemekten önce ve sonra ellerini yıkardı.

    Her konuda güvenilir bir insandı. " Dürüst ve güvenilir tüccar kıyamette peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraber olarak diriltilecektir."

    Ashabının hal ve hatrını sorardı, çok nazikti kimseyi rahatsız etmezdi.

    Herkese iltifat ederdi.

    Dişlerin bakımına önem verirdi.

    " İşkenceye hiçbir mazeret olamaz." derdi. Allah Rasülü savaş halinde dahi kadın ve çocukların öldürülmesine hatta ölünün cesedine dahi eziyeti yasaklamıştı.

    Allah Rasülü, yatmadan önce avuçlarını biribirine birleştirir, İHLAS, FELAK, NAS surelerini okur, sonra da başından mübarek vücudunu mesh ederdi.

    Ashabıyla tokalaştığında karşısındaki elini çekmedikçe, kendisi çekmezdi.

    Hapşırdığında eliyle ağzını kapatırdı.

    Sohbetleri insanları usandıracak kadar uzun değildi.
  2. Fnd.Mmsgl

    Fnd.Mmsgl Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Farklı bir kaynaktan :)



    *Daima düşünceliydi.


    *Susması konuşmasından uzun sürerdi.

    *Lüzumsuz yere konuşmazdı.

    *Konuştuğunda ne fazla ne eksik söz kullanırdı.

    *Dünya işleri için kızmazdı.

    *Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.

    *Kötü söz söylemezdi.

    *Affediciliği tabii idi,intikam almazdı.

    *Düşmanlarını affetmekle kalmaz,onlara şeref ve değer verirdi.

    *Kimseyle çekişmezdi.

    *Boş şeylerle uğraşmazdı.

    *Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.

    *Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.

    *Hiç kimseyi ne yüzüne karşı ne de arkasından kınamaz,ayıplamazdı.

    *Kimsenin kusurunu araştırmazdı.

    *Kimseye hakkında hayırlı olmayan söz söylemezdi.

    *Yanında en son konuşan kişiyi ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.

    *Her zaman ağırbaşlıydı.

    *Konuşurken çevresindekileri kuşatırdı.

    *Kelimeleri, parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.

    *Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır,iki yana sallanmazdı.

    *Adımlarını geniş atar,yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.

    *Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.

    *Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.

    *Dostlarına şöyle derdi dünyada garip bir kimse ya da yolcu gibi ol.

    *Her zaman hüzünlü,fakat mütebessim bir haletle dururdu.

    *Adet üzere sarf edilen hiç bir kötü sözü ağzına almamıştı.

    *Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz,bağırmazdı.

    *Fakirlerle birlikte yerdi,öyle ki onlardan ayırtedilmezdi.

    *Sade kıyafetler giyer,gösterişten hoşlanmazdı.

    *Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.

    *Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.

    *Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi:İlahi,doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan,kanmaktan ve kandırılmaktan,haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan,saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.

    *Sıradan değildi.Ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
  3. Fnd.Mmsgl

    Fnd.Mmsgl Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Peygamberimizin aile içindeki örnek davranışları

    İslâm peygamberi Hz. Muhammed, Müslümanlar için bir örnektir. Bununla ilgili Kur’anıkerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır.”[1]

    Hz. Muhammed, ailesi içerisindeki davranışlarıyla, tüm aile bireylerine örnek olmuştur. Onun ailesine karşı davranışları, bize de aile hayatımızda nasıl davranacağımız konusunda örnek oluşturmaktadır.

    Peygamberimiz, aile bireylerini çok severdi. Örneğin, o kendisi küçükken ölmüş olan annesini hiçbir zaman unutmamış ve sürekli mezarını ziyaret etmiştir. Peygamberimiz, amcalarını, özellikle de Ebu Talip'i çok severdi. Onu kıracak bir davranış yapmaz, ona devamlı yardımcı olmaya çalışırdı.

    Peygamberimiz, ilk eşi Hz. Hatice'yi çok severdi. Kendisine ilk vahiy geldiğinde heyecan içinde eşi Hz. Hatice'nin yanına koşmuştu. Hz. Hatice, ona moral ve destek vermiş ve ilk Müslüman olmuştu. Onlar, 25 yıl evli kaldılar ve çocukları oldu. Mutlu bir aile hayatı sürdürdüler. Hz. Hatice'nin ölümünden sonra da peygamberimiz, onu daima iyilikle anmıştır.

    Aile, sevgi üzerine kurulur. Sevgi olmadan, mutluluk olmaz. Peygamberimiz, aile bireyleriyle kavga etmemiş veya onlarla tartışmamıştır. Çünkü o, aile bireylerini sever ve onlara değer verirdi. O, çok iyi bir aile reisi, şefkatli ve hoşgörülü bir babaydı.

    Hz. Peygamber, aile bireyleri ile her zaman uyumlu olmuş, onların düşüncelerine önem vermiştir. Sık sık, hanımlara ve çocuklara nazik davranmak gerektiğini söylemiştir.

    Peygamberimiz, çocuklarıyla da yakından ilgilenir, onlara olan sevgisini her fırsatta gösterirdi. Oğlu İbrahim, Medine’nin kenar semtinde oturan bir süt annenin yanında kalırdı. Peygamberimiz onun yanına gider, onu kucaklar, öper, koklar ve geri dönerdi. En küçük çocuğu Fatma’ydı. Fatma’yı gördüğü zaman onu sevgiyle karşılar ve alnından öperdi. Sonra da ellerinden tutup yanına oturturdu.

    Torunları Hasan ve Hüseyin’i de çok severdi. Torunları, onun sırtına çıkarak binek oyunu oynarlardı. Peygamberimiz, onları omuzlarına alarak gezdirirdi. Bir gün Sevgili Peygamberimiz, namaz kılarken secdeye yatmış ve torunlarından biri gelip sırtına binmişti. Torunu sırtından kalkana kadar peygamberimiz secdeden kalkmamıştı.[2] Bu örnekler, bize peygamberimizin, aile bireylerine sonsuz sevgi, ilgi ve şefkat gösterdiğini açıklamaktadır.

    Bir aile içerisinde, bireyler birbirlerine yardımcı olurlar. Örnek bir insan olarak Hz. Peygamber de ev işlerine yardımcı olmaktan hoşlanırdı. Ev halkı ve arkadaşları onun bütün işlerini yapmaya hazır olduğu hâlde, peygamberimiz bunu istemezdi.

    Bir gün birisi, Hz. Ayşe’ye, peygamberimizin işlerinde neler yaptığını sordu. Hz. Ayşe, onun bizzat ev işleriyle meşgul olduğunu söyledi. Peygamberimiz, elbiselerini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, çarşıdan alışveriş yapar, ayakkabılarını ve delik su kaplarını tamir ederdi. Develeri bağlar, onların yemlerini verirdi. Ev işlerine yardım ederdi. Arkadaşlarının da bu konuda kendisini örnek almalarını isterdi.[3]

    Peygamberimiz, tüm insanlar gibi ara sıra şaka yapardı. Ancak o, şakalarında aşırıya kaçmazdı. Çevresindeki insanların gönlünü hoş edici şakalar yapardı. Sık sık etrafındaki insanlarla şakalaşır ve gülerdi. Arkadaşlarından Abdullah bin Haris, Peygamberimizden daha hoş ve güler yüzlü bir kimseyi görmediğini söylemiştir.[4]

    Peygamberimiz, şaka yapmayı seven ve neşeli bir kişi olmakla birlikte, şakalarında yalan ve yanlış söz bulunmamasına özen gösterirdi. Şakalarında başkalarını kırmamaya, doğru sözler kullanmaya dikkat ederdi.

    Peygamberimizin kibar şakalarıyla ilgili bir çok örnek vardır. Bir defasında yaşlı bir hanım, Peygamberimizden cennete girmesi için dua etmesini istemişti. Peygamberimizin, "Hiçbir yaşlı kadın cennete gidemeyecektir." demesi üzerine kadın üzülerek ağlamaya başlamıştır. Peygamberimiz gülümseyerek "Cennete girecek herkesin otuz yaşında " olacağını söylemişlerdir.[5]

    Anne babanın çocukları arasında ayrım yapması, aile mutluluğunu azaltır. Peygamberimiz de bir baba olarak, aile bireylerine eşit davranmış, aralarında ayrım yapmamıştır. O, herkese hak ettiği değeri verirdi. Aile içinde kimseyi ayıplamaz, küçük düşürmezdi. Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi.

    O dönemde, kız çocukları, erkek çocuklarından ayrı tutulurdu. O, erkek çocukların üstün görülme anlayışını yıkmıştır. Peygamberimizin kız ve erkek ayrımı konusunda getirdiği en büyük yenilik, kadınların da mirasçı olmalarıdır. Çünkü, o dönemde ölen kişilerin varlıklar sadece erkeklere kalıyordu.

    Peygamberimiz, aile bireylerinin eğitimine önem vermiştir. Kız erkek demeden tüm çocuklara iyi eğitim vermenin önemi üzerinde durmuştur.

    Peygamberimiz, sonradan evlatlık edindiği, Zeyd'i kendi çocuklarından hiç ayrı tutmamıştır. Zeyd'e kendi yediklerinden yedirmiş, giydiğinden giydirmiştir.
    Hz. Peygamber, ailede çocuklar arasında ayrım yapmayı kesinlikle uygun görmemiştir. O, şöyle buyurur: “Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli davranın.” Bu konu üzerinde o kadar durmuştur ki, bir defasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever.”[6]

    Peygamberimizin aile bireyleri arasındaki davranışlarına şu olay çok güzel bir örnektir. Hz. Ali şöyle anlatır: “Hz. Peygamber, bizi ziyaret etmişti. Yanımızda geceledi. Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı. Bir ara Hasan, su istedi. Derhâl kalkan Hz. Peygamber, su kabından su aldı. Çocuğa vermek için getirmişti ki, o sırada uyanmış olan Hüseyin, hemen bardağı alıp su içmek istedi. Hz. Peygamber, ona vermeyip önce Hasan’a verdi. Bunun üzerine, Fatma dayanamayarak, Hasan’ı Hüseyin’den çok seviyorsun, deyince, hayır ilk defa o istedi, cevabını verdi.”[7]

    Peygamberimizin çocuklarına, torunlarına, hanımlarına karşı güzel davranışları bizlere de örnek olmalıdır.
  4. Fnd.Mmsgl

    Fnd.Mmsgl Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Peygamber Efendimizden Örnek Davranışlar.

    Hz. Peygamber (sav) Efendimiz şu 3 şeyi kendinden tamamen uzaklaştırmıştı:

    Tartışmayı, gereğinden fazla konuşmayı ve kendisini ilgilendirmeyen konulara girmeyi.

    Başkalarıyla ilgili şu 3 şeyden de uzak dururdu:

    Hiç kimseye kötü demezdi.

    Hiç kimsenin kusurunu aramazdı.

    Hiç kimsenin sırrını öğrenmeye çalışmazdı....
  5. Fnd.Mmsgl

    Fnd.Mmsgl Üye

    Katılım:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    338
    Beğenileri:
    122
    Ödül Puanları:
    0
    Peygamber Efendimiz'in Ailesinin Örnek Davranışları

    Peygamberimiz ailede sevgi ve saygıyı, merhameti, adaleti ve hoşgörüyü daima ön planda tutmuştur. Peygamberimizin ailesi de ona büyük bir sevgiyle bağlıydı. Peygamberimize yıllarca hizmet eden Enes bin Malik şöyle demiştir:

    "Ben Peygamberimiz kadar ailesine ve çocuklarına merhametli olan başka hiç kimse görmedim."


    Peygamberimiz aile halkından hiç kimseyi dözmez, azarlamaz, kötü söz söylemezdi. Onlarla sohbet eder, zaman zaman şakalaşırdı. Peygamberimizin aile halkı da onu küçük düşürecek davranışlarda bulunmaz, iyilikseverlik, hoşgörü, yardımlaşma konularında çevresindekilere örnek olurlardı.

    Onlar, Peygamberimizin en yakınlarıydı. Peygamberimize ilk vahiy geldiğinde, onu eşi Hz. Hatice anlayışla karşılamış, ona:

    "Endişe etmene gerek yok... Üzülme, Allah senin gibi bir kulunu utandırmaz. Çünkü sen, doğruyu söyler, emanetleri korursun; yoksula yardım eder, misafire ikramda bulunursun; başı darda kalana yardıma koşarsın.." diyerek sakinleştirmiştir.


    Hz. Hatice aynı zamanda çocuklarna karşı da çok şefkatliydi. Zengin bir kadın olmasına rağmen, son derece alçakgönüllü biriydi. Peygamberimizle birlikte İslam'ı yaymak uğruna pekçok sıkıntıya katlanmıştır.

    Hz. Aişe, bilgi öğrenme sevgisiyle bütün Müslüman kadınlara örnek olmuştur. Peygamberimizin damadı Hz. Ali, kızı Hz. Fatıma, bu ikisinden dünyaya gelen Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, iyilikleri ve güzel davranışlarıyla insanların takdirlerini kazanmışlardır.

    Peygamberimiz ve onun ailesi hiçbir zaman, insanların onlara olan sevgi ve ilgilerini kötüye kullanmamış, onları kendilerine hizmet ettirmemiş, peygamberliği bir üstünlük aracı olarak kullanarak insanlara üstünlük taslamamışlardır. Ne Peygamberimiz ne de onun aile halkından biri, çok büyük toprakların hakimi oldukları dönemlerde bile, saraylar içinde yaşamamış, insanları kendilerine kul etmemişlerdir.

Sayfayı Paylaş