İbadet ve Temizlik Konu Anlatımı

Konu 'Din Kültürü 9. Sınıf' bölümünde dj_pelin tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113

    ANLATIM
    Sözlükte; boyun eğmek, itaat ve kulluk etmek anla-mına gelir. Terim olarak ise: Allah’a saygı, sevgi, şükür ve minnet duygularını ifade etmektir.
    Kişinin inancını davranışlarına yansıtması, Allah (c.c.)’ın razı olduğu işleri yapması, razı olmadığı işlerden de uzak durmasıdır.
    İnsanlar nasıl ibadet edeceklerini kendi akıl ve iradeleri ile bilemezler. Bunun için Allah (c.c.), peygamberler vasıtasıyla razı olduğu ve rıza göstermediği davranışları bildirmiştir. Peygamberler de ibadetlerin uygulanması hususunda örnek olmuşlardır. Dinimizde namaz kılmak, oruç tutmak gibi belirli zaman dilimlerinde yapılan ibadetlerin yanında, diğer varlıklara yararlı olmak, faydalı ve güzel işler yapmak gibi insanın kendi iradesine bağlı davranışları da ibadet sayılmıştır. Aç bir hayvanı doyurmak, okumak, evin geçimi için helal yoldan para kazanmak gibi.

    Dinimiz davranışların yanında niyete de önem verir. Niyet bir işi yaparken güdülen amaç anl***** gelir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde “Ameller niyetlere göredir”... (Sahih-i Buharî, iman 41) buyurarak niyetin önemine işaret etmiştir. Bundan ötürüdür ki: İnsanın yaptığı amel, ibadet kişinin niyetine göre Allah (c.c.) katından reddedilir veya kabul görür.



    Niçin İbader edelir..?

    İbadet, öncelikle Allah emrettiği için edilir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin." (Bakara Suresi, 21. ayet)

    Allah'ın her emrinde olduğu gibi, yalnızca kendisine kulluk etmeyi emretmesinde de çok önemli amaçlar vardır. Bu amaçlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

    1. İbadet etmekle Allah'a yakınlaşmış, kötülüklere uzaklaşmış oluruz.
    İbadet eden insan Allah'ı unutmaz. Allah'ın sevgisi kalbine kök salar. Kötülükler, onu esir alamaz. Allah'a olan inancı, güveni ve bağlılığı, onu yanlış yollara sapmaktan korur. Doğru yolda, sağa sola yalpalamaksızın dimdik yürür.

    2. Yalnızca Allah'a ibadet etmek, bizi diğer varlıkların kölesi olmaktan kurtarır.
    Dünyada, insanı kendine çeken sayısız güzellikler vardır. Allah bunları insanların yararlanmaları için yaratmıştır. İnsanlar Allah'ı unutur, hırslarına ve tutkularına yenik düşerlerse bu güzellikleri sadece kendilerine alıkoymak ister, bu uğurda bütün hayatını harcarlar. Onları elde etme hırsı o kadar büyür ki, bu uğurda her türlü kötülüğü yapmaktan geri durmazlar. Daha çok paraya ve güce sahip olma hırsı, tarihte ve günümüzde pek çok savaşlara, ölümlere, çevre kirliliğine neden olmuştur. İnsanların bu zayıflıktan kurtulmaları, en büyük güç olarak Allah'ı bilmeleri ve yalnızca ona kulluk etmeleri ile mümkün olur.

    3. Yalnız Allah'a kulluk etmekle, arzularımızın sonsuz isteklerini kontrol altına almış oluruz.
    İnsanlar, çoğu zaman kötü ve yanlış davranışları, kendilerine sahip olamadıklarından, kötülüğünü bildikleri halde yaparlar. İnsan iradesi, eğer iyi eğitilmemişse, birazcık zorlukla karşılaştığında bile hemen çözülüverir. İşte ibadetlerin her biri insan iradesini güçlendiren bir programdır. Örneğin orucu düşünelim. Oruç insanı sabırlı olmaya ne kadar güzel alıştırır değil mi?

    4. Yalnız Allah'a kulluk etmek, bizde hak ve adalet ölçüsü oluşturur.
    Her şeyin tek yaratıcısı Allah, doğrularla yanlışları birbirinden ayırmamızda bizim için önemli bir ölçüdür. Bu durum, Allah'a ibadet eden insanlarda ortak bir hak ve adalet ölçüsü oluşturur.

    5. İbadet etmekle Allah'a şükür görevimizi yerine getirmiş oluruz.
    Allah'ın üzerimizde sayısız nimetleri vardır. Bu nimetlerin karşılığında teşekkür etmek, Allah'ın yüceliğini ve cömertliğini anmak en önemli görevimizdir. Allah'a ibadet etmekle bu görevimizi yerine getirmiş oluruz.

    İbadet etmekle ne elde ederiz?
    1. Allah' ibadet etmekle onun sevgisini ve rızasını elde ederiz.

    2. İyi huy ve davranışlar kazanır, kötü huy ve davranışlardan uzaklaşırız.

    3. İnsanların da sevgisini ve takdirini kazanırız.

    4. Allah, kalbimize ferahlık verir; zor işlerimizi kolaylaştırır; nimetlerini arttırır. Bizden yardımını hiçbir zaman eksiltmez. Bize dost olur. Allah'ın dostluğunu kazanmak, ne büyük bir mutluluktur!
    Berkay VARANGEL bunu beğendi.
  2. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    İbadet Kapsamıİslam dininde insan davranışlarının ibadet olarak adlandırılmasının iki yolu vardır. Birincisi insanın Allah (c.c.) için yapmış olduğu davranışlarından oluşan ibadetleri, ikincisi ise; diğer insanlar, canlılar ve çevresi için yapmış olduğu davranışlardan oluşan ibadetleridir.

    Birinci yoldaki davranışların yapılmasını Allah (c.c.) emretmiştir. Bunlar; Kelime-i Şahâdet, namaz, oruç, zekat hac vb. Bunlar aynı zamanda İslam dininin temel ibadetleridir. Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) : “İslam beş şey üzerine kurulmuştur….” (Sahih’i Buharî, iman 1) Diye başlayan hadisinde bu ibadetlere işaret etmiştir. Bu ibadetleri yerine getiren Allah (c.c.)’a karşı sorumlu olduğu kulluk görevini yerine getirmiş olur. Aynı zamanda bu temel ibadetler, insanı ikinci yoldaki istenilen güzel davranışlara yöneltir.

    İkinci yoldaki davranışların ibadet değeri kazanması, yine dinin koyduğu ölçülere uyulduğu oranda olur. Örneğin; din insanın her işinde dosdoğru olmasını emreder. "...Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.." (Hûd suresi, 12. ayet). Diğer insanlarla olan ilişkilerimizde de bu emre uyarsak davranışlarımız ibadet değeri kazanır. Yine komşuya, eşe, dosta güler yüzlü olmamız tavsiye edilir. Bu bilinçle yapılan ve bize sıradan gelebilecek davranışlar bile ibadet hükmüne geçer. Susamış bir canlının susuzluğunu gidermek, bizden zayıf canlılara şefkat ve merhamet göstermek hep ibadet hükmündedir.

    İnsanın yapmış olduğu bu ibadetler yapılma durumuna göre üç sınıfa ayrılır. 1. Bedenle yapılan ibadetler: Bunların başında namaz ve oruç gibi ibadetler gelir. Çalışmak, okumak, çevreyi temiz tutmak vb. davranışlarda bu gruptandır.

    2. Mal ile yapılan ibadetler: İnsanın sahip olduğu zenginlik ve maddi gücü ile yaptığı ibadetlerdir. Bunların başında da zekât ve fitre gelir. Bunlara sadaka vermek ve infak etmek de dahildir.

    3. Hem mal hem bedenle yapılan ibadetler: Hac bedenle yapılan bir ibadettir. Ancak bunu gerçekleştirebilmek için belli bir zenginliğin olması gerekir.

    İslam insanı eşref-ül mahlukat (yaratılmışların en üstünü, en şereflisi) olarak kabul eder. Onu bu unvanına uygun davranmaya teşvik eder. Kur’an-ı Kerim’de “...onlar ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar….” (Âl’i İmrân suresi, 191. ayet) ayeti ile insanın en tabi davranışlarının bile Allah’ı anmakla ibadete dönüştüğü vurgulanır.

    Netice olarak insan kendisine bahşedilen bu unvana uygun davranışlar gösterirse Allah onun hiçbir davranışını zayi etmez. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle belirtilir. “ Kim zerre miktarı hayır işlerse karşılığını görür.” (Zilzâl suresi, 7. ayet). İnsan bu bilinçle hareket etmeli, davranışlarını buna göre yapmalıdır.

    İbadet Temizlik İlişkisi
    İslam dininde temizlik, ibadetin ön şartıdır. Her Müslüman’ca bilinen temel ibadetlerimiz ( namaz, oruç, hac ve zekat) ile temizlik arasındaki ilişkiyi inceleyelim. Namaz ibadetini yerine getirmek için insanın gerekiyorsa bütün vücudunu yıkaması, değilse namaz abdesti alarak temizlenmesi gerekir. Bunun yanında temiz bir elbiseyle ve temiz bir mekanda namaz kılınabilir. Bu şekilde maddi temizliğe uyarak ve kalbini kötü düşüncelerden koruyarak kılınan namaz insanı günahlarından da temizler. Bu hususta Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde müminlere “ Sizin evinizin önünden bir nehir geçse ve o nehirde günde beş kez yıkansanız üzerinizde hiç kir kalır mı ? İşte suyun kiri temizlemesi gibi günde beş kez kılınan namazda sizin günahlarınızı temizler” (Sahîh-i Buhârî, Mevakıt 6) buyurarak ibadet, temizlik ilişkisini vurgulamıştır. Yine Kur'an-ı Kerim’de de “... sizi her türlü kötülükten alıkor...” (Ankebut suresi, 45. ayet) buyurularak, namazın insanı manevî olarak
    temizlediği vurgulanmaktadır. Oruç ibadetini yerine getirirken insan, bedeninin yanında nefsiyle de oruç tutmalı her türlü kötü duygu ve düşünceden uzak durmaya çalışmalıdır.

    Hac ibadeti Müslümanların kutsal mekânları olan Kâbe ve Arafat’ da gerçekleştirilen bir ibadettir. Burada dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar aynı şekilde dua ederek bağışlanmayı dilerler. Bu mekanlarda yapılan dua ve tövbelerin kabul derecesi daha yüksektir. Onun için hacılar burada içtenlikle tövbe etmeye çalışırlar. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.)’in “Günahlarından tövbe eden hiç günah işlememiş gibi olur” ( İbn-i Mace, s250) özünün gereği bu ibadetten bütün günahlarından temizlenmiş olmayı Allah (c.c.)’tan umarlar.

    Zekât ibadeti de bir nevi temizliktir. Ancak bu, bedeni yada manevî temizlikten ziyade sahip olunan zenginliğin ve malın temizliğidir. İnsanın bir yıl boyunca kazanmış olduğu mallarına bilmeden karışmış haramların temizlenmesi demektir.

    Görüldüğü gibi İslam’da ibadetlerle temizlik arasında ayrılmaz bir ilişki söz konusudur. Temizlik ibadetin öncesinde olabildiği gibi ibadetin bizzat kendisi de insanı temizlemeye yöneliktir. (İlhami Sazak –dinibil.com)


    İbadetle temizlik arasında ne gibi bir ilişki vardır?
    İbadetle temizlik arasında çok yakın bir ilişki vardır. Çünkü temizlik ibadetin temeli, aynı zamanda ön şartıdır. Bir Müslüman’ın Allah’ın emrettiği ibadetlerden bazılarını yerine getirebilmesi için ruh ve beden yönünden her türlü pislik ve kirlilikten arınmış olması gerekir. Bu nedenle İslam dininde birçok ibadet, temizlik şartına bağlanmıştır. Kur’anıkerim’deki “Sonra kirlerini gidersinler, saç ve tırnaklarını kessinler, adaklarını yerine getirsinler ve o Kabe’yi tavaf etsinler” (Hac suresi, ayet 29) ayeti Kabe’yi tavaf ibadeti için temizliğin ön şart olduğunu açıklamaktadır. O’na (Kur’an’a) tertemiz olanlardan başkası el sürmesin” (Vakıa suresi, ayet 79) ayeti de Kur’an’a el sürmek için temizlik gerektiğini belirtmektedir.

    Ayrıca namaza hazırlık şartlarından birisi de, her çeşit manevi pisliklerden, kirlilikten, yani gözle görülemeyen, fakat pis sayılan hallerden temizlenmektir. Bu da, gusül, namaz abdesti, ya da teyemmümle gerçekleşir. Namaza hazırlığın diğer bir şartı da; vücudun, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temiz olmasıdır. Bütün bunlar temizliğin ibadetin temeli ve ön şartı olduğunu, dolayısıyla temizlikle ibadet arasında sıkı bir ilişkinin varlığını açık bir şekilde göstermektedir
    Berkay VARANGEL bunu beğendi.
  3. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    Temizlik
    Temizlik ne demektir?

    Temizlik “Allah’ın emrettiği ibadetlerden herhangi birini yapabilmek için insanın ruh ve beden yönünden her türlü pislik ve kirlilikten arınmış olması” demektir. Diğer bir ifadeyle temizlik, “insanın bedenini, ruhunu ve çevresini kirleten, ibadetlerin yapılmasına engel oluşturan maddi ve manevi kirlerden arındırmaya yönelik olan uygulamaları davranış haline getirmek” demektir.
    İbadetle temizlik arasında ne gibi bir ilişki vardır?

    İbadetle temizlik arasında çok yakın bir ilişki vardır. Çünkü temizlik ibadetin temeli, aynı zamanda ön şartıdır. Bir Müslüman’ın Allah’ın emrettiği ibadetlerden bazılarını yerine getirebilmesi için ruh ve beden yönünden her türlü pislik ve kirlilikten arınmış olması gerekir. Bu nedenle İslam dininde birçok ibadet, temizlik şartına bağlanmıştır. Kur’anıkerim’deki “Sonra kirlerini gidersinler, saç ve tırnaklarını kessinler, adaklarını yerine getirsinler ve o Kabe’yi tavaf etsinler” (Hac suresi, ayet 29) ayeti Kabe’yi tavaf ibadeti için temizliğin ön şart olduğunu açıklamaktadır. O’na (Kur’an’a) tertemiz olanlardan başkası el sürmesin” (Vakıa suresi, ayet 79) ayeti de Kur’an’a el sürmek için temizlik gerektiğini belirtmektedir.
    Ayrıca namaza hazırlık şartlarından birisi de, her çeşit manevi pisliklerden, kirlilikten, yani gözle görülemeyen, fakat pis sayılan hallerden temizlenmektir. Bu da, gusül, namaz abdesti, ya da teyemmümle gerçekleşir. Namaza hazırlığın diğer bir şartı da; vücudun, elbisenin ve namaz kılınacak yerin temiz olmasıdır. Bütün bunlar temizliğin ibadetin temeli ve ön şartı olduğunu, dolayısıyla temizlikle ibadet arasında sıkı bir ilişkinin varlığını açık bir şekilde göstermektedir.
    Temizliğin insan açısından önemi nedir?

    Temizlik sağlığın temelidir ve uygarlığın en önemli göstergesidir. Temizlik, insanın ruh ve beden sağlığı üzerinde de olumlu etkiler yapar. Temiz insan kendini daha rahat ve mutlu hisseder. Çalışma isteği artar. İşinde daha verimli, katılımcı ve girişken olur. Başkaları üzerinde olumlu etki bırakır. Temizlik kurallarına uyan insanlar toplumda sevilir, çevresinde olumlu etkiler bırakır, daha kolay kalıcı ilişkiler kurar. Kendisine ve çevresine saygı duyan insanlar temizliğe önem vermek zorundadır.
    İslam dininin temizliğe verdiği önem

    İslam dininde temizlik denilince; “insanın vücudunun, yediği, içtiği, giydiği, barındığı yerin, çevresinin her türlü görünür pisliklerden arındırılması, haram gibi manevi bakımdan pis kabul edilen şeylerden uzak durulması” anlaşılır.
    İslam’ın en önemli hedeflerinden biri temiz birey ve temiz bir toplum oluşturmaktır. Bunun için sağlıklı olmanın temel şartı olan temizliğe büyük önem vermiştir. Kur’an’ın birçok ayetinde, Hz..Peygamberin hadislerinde ve örnek hayatında temizlik üzerinde ısrarla durulmuştur. Temizlikle ilgili birtakım ilke ve ölçüler getirilmiş, temizlik bazı ibadetler için ön şart sayılmıştır. Bu nedenle İslam dininde birçok ibadet, temizlik şartına bağlanmış ve bazı dini emirlerin yerine getirilebilmesi için de temiz olunmasının gerektiği belirtilmiştir.
    Allah Kur’an’da
    “... Orada temizlenmeyi seven insanlar vardır. Allah da temizlenenleri sever”(Tevbe 108)
    buyurarak temizliğe dikkat edenleri övmüş, temizlenenleri sevdiğini bildirmiştir. Sevgili Peygamberimize Allah’ın ilk emri “Oku”, ikinci emri de
    “Elbiseni temiz tut. Kötü şeyleri terk et” (Müddesir 4-5)
    olmuştur. Bu ayetlerde hem maddi hem de manevi temizliğin emredilmesi dinimizin temizliğe ne kadar önem verdiğini gösterir. Peygamberimiz de
    “Temizlik imanın yarısıdır” (Müslim)
    buyurarak temizliğin önemini dile getirmiş, bu konuda davranışlarıyla Müslümanlara örnek olmuştur. Bütün bunlar İslam’ın temizlik dini olduğunun en açık göstergesidir.
    Temizlik çeşitleri nelerdir?

    Temizliği manevi temizlik(iç temizliği), beden ve elbise temizliği, çevre temizliği olmak üzere üç bölümde ele alabiliriz.
    Manevi temizlik

    Manevi Temizlik; “insanın her türlü kötülük, günah ve çirkinlikten kendisini arındırması”dır. Buna “iç temizlik”de denir. Bedenimizin, elbiselerimizin, evimizin, okulumuzun temiz olmasının yanında, ruhumuzun (iç dünyamızın) da temiz olması gerekir. Çünkü insan ruh ve bedenden meydana gelmiş bir varlıktır. İçi temiz olan insanın bu temizliği dışına da yansır. Bu nedenle manevi temizlik kendimize karşı görevlerimizden biridir ve en önemlisidir.
    İnsanı manevi yönden temiz olmak için; doğru bir inanca sahip olmalı; yanlış inanç ve düşüncelerden, günahlardan, ahlaka uymayan tutum ve davranışlardan kaçınmalıdır.Ayrıca kalbin duygu ve düşüncelerin temiz olması gerekir.Kalp temizliği insanın işlerinde, davranışlarında ve ibadetlerinde samimi ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaya yönelik olmasına bağlıdır. Çünkü İslam’da ibadet ve davranışlar niyetlere göre değerlendirilir. Peygamberimiz “Ameller niyetlere göre değerlendirilir”(Buhari) buyurmuştur.İnsan bütün davranışlarını Allah’ın sevgisini kazanmak için yaparsa gerçek bir temizliğe kavuşur. Bu nedenle insan, başkalarına karşı daima iyi duygu ve düşüncelere ve doğruluk, yardımseverlik, çalışkanlık, sabır, hoşgörü ve insan haklarına saygı gibi erdemlere sahip olmalıdır. Dinimizin yasakladığı yalancılık, tembellik, anne babaya saygısızlık, kıskançlık, kibir, hırs, gösteriş, kin, düşmanlık gibi kötü duygu, düşünce ve davranışlardan kaçınmalıdır. Çünkü bunlar insanın manevi yönden kirlenmesine neden olan tutum ve davranışlardır.
    Manevi temizlik, sürekli bir çabayı gerektirir.Günahlardan temizlenmek için davranışlarımızı, sürekli gözden geçirmeliyiz. Allah’a karşı olan hatalarımızdan, onun hoşlanmadığı davranışları yapmaktan pişmanlık duymalı, Allah’a bağışlanmamız için yalvarmalıyız. Buna dinimizde tövbe denir. Günahlarımız terk ederek, aynı hatayı bir daha yapmamak suretiyle manevi yönden kendimizi temizlemiş oluruz. Yüce Allah Kur’an’da: “...Allah çokça tövbe edenleri ve çok temizlenenleri sever”(Bakara 222) buyurmaktadır.
    Kısaca insanın iyiye yönelmesi, güzeli, gerçeği ve doğruyu araması, kötülüklerden uzaklaşması onun manevi temizliğini sağlar. İçi temiz olan insanın davranışları da temiz olur. Bu kimseleri hem Allah sever, hem de insanlar sevgi ve saygı duyar.


    Beden Temizliği:Gusül (Boy abdesti)

    Beden temizliği; vücudumuzdaki bütün organların, yediğimiz içtiğimiz maddelerin, giysilerimizin temiz olmasıdır. Beden temizliği, kendimize, topluma ve Allah’a karşı görevlerimizdendir.
    Beden temizliği sağlığımız açısından son derece önemlidir. Sağlığın başı temizliktir. Beden temizliğine dikkat etmek, temiz ve düzgün giyinmek, her insanın hem kendisine, hem de ailesine ve topluma karşı saygının bir gereğidir. “Dost başa, düşman ayağa bakar” atasözümüz giyimimizde baştan ayağa kadar temiz ve düzenli olmamız gerektiğini hatırlatır.
    Dinimiz beden temizliğini ibadet haline getirerek, ona ayrı bir önem kazandırmıştır. Her gün beş vakit namaz kılarken, Kur’an okumak gibi dini ödevleri yaparken abdest almak, gerektiğinde boy abdesti alarak bütün bedeni yıkamak bunun delilidir. Böylece her gün kirlenen organlarımızın temizliğini sağlamış olur, dini bir görevi yerine getirmenin mutluluğunu yaşarız.
    Temiz ve düzgün giyinmek, dişleri fırçalamak, saçların bakımını yapmak, tırnakları kesmek, ellerimizi, ayaklarımızı, belli aralıklarla vücudumuzu yıkamak, bedenimizin temiz olmasını sağlayan etkenlerdir. Aynı zamanda kendimize ve topluma karşı saygının bir gereğidir. Peygamber Efendimiz de özellikle ağız, baş, ayak ve vücut temizliğine önem vermiş, hastalıktan önce sağlığımızın kıymetini bilmemizi öğütlemiştir.
    Bir kimsenin başkalarını rahatsız edecek şekilde giyinmemesi, kılık kıyafetine özen göstermesi gerekir. Özellikle Allah’a ibadet ederken, okula, camiye veya bir topluluğa giderken en temiz elbiselerini giymelidir. Böylece hem kendisine, hem de çevresine karşı ahlaki bir görevi yerine getirmiş olur, toplumda sevgi ve saygı görür.
    Ayrıca beden temizliğini tam olarak sağlayabilmek için yiyeceklerimizin ve içeceklerimizin de temiz olması gerekir. Yüce Rabb’imiz Kur’an’da:
    “Ey insanlar yeryüzündeki temiz ve helal olan şeylerden yiyin”(Bakara 172)
    buyurmuştur.
    Vücudu temiz, bakımlı, giysileri temiz, düzgün kimseler; sağlıklı, güçlü, zinde olurlar. Böylece hem Allah’ın sevgisini kazanırlar hem de toplumda sevgi ve saygı görürler. Sağlıklı bir vücuda sahip oldukları için mutlu olurlar.
    Dinimize göre insanın maddi ve manevi kirlerden temizlenmesinin üç yolu vardır. Bunlar; boy abdesti, namaz abdesti ve teyemmümdür...

    Boy abdesti

    Boy abdesti şöyle alınır:
    1. Niyet edilir: "Niyet attim Allah rızası için boy abdesti almaya" denir.
    2. Ağıza ve buruna su çekilip güzelce temizlenir.
    3. Bütün vücud, güzelce yıkanır.
    Boy abdesti alırken, önceden vücuda yapışmış kirleri temizlemek, elleri yıkamak, namaz abdesti almak sünnettir.
    Boy abdesti almayı gerektiren durumlar:

    Çocuklar ortalama 11 yaşından sonra, erginlik çağına adım atar ve birkaç yıl içinde ergen olurlar. Bunun anlamı şudur: Erkek ve kız çocukları kendi cinsiyetlerine ait özelliklerine sahip olmaya başlar.
    Erkek çocuklarda erlik hormonları gelişir. Süresi düzenli olmayan aralıklarda erlik suyunu dışarı atarlar. Erlik suyu, koyu kıvamda sümüksü beyaz/sarı renkte bir sıvıdır. Bu sıvıya "meni" veya "döl" denir. Bu, bazen uykuda, görülen rüyalar neticesinde ortaya çıkar. İstem sonucu veya uykudayken dışarıya meni atan erkeğe, boy abdesti almak farz olur. Cinsel ilişki sonrasında da hem erkek hem de kadına, boy abdesti almak farzdır.
    Kız çocukları ise, ergenlik çağlarında ayda bir kez, üç-beş gün boyunca süren adet kanı görmeye başlar. Bu sürenin bitiminde boy abdesti almak farz olur.
    Boy abdesti alması gereken kişiye cünüp (halk arasında cenabet) denir. dinimize göre cünüp dolaşmak günah sayılmıştır. Kızlar, adet dönemlerinde temizliklerine normal zamandan daha çok dikkat etmelidirler. Kullandıkları malzemeleri, ağzı kapalı çöp kutularına atmaları gerekir. Temizlik dinimizin en önemli ibadetlerinden biri olduğundan bu konuda titizlik göstermek her Müslüman üzerine farzdır.
    Boy abdesti Kur'an'da sabit olan bir emir olup, Müslüman olan herkesin yerine getirmesi gereken bir ibadettir....

    Namaza Hazırlık (abdest)
    Boy abdesti

    Boy abdesti şöyle alınır:
    1. Niyet edilir: "Niyet attim Allah rızası için boy abdesti almaya" denir.
    2. Ağıza ve buruna su çekilip güzelce temizlenir.
    3. Bütün vücud, güzelce yıkanır.
    Boy abdesti alırken, önceden vücuda yapışmış kirleri temizlemek, elleri yıkamak, namaz abdesti almak sünnettir.
    Boy abdesti almayı gerektiren durumlar:

    Namaz, İslam dininin temel ibadetlerinden biridir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) namaz hususunda “Namaz dinin direğidir.”buyurarak namazın önemine dikkat çekmiştir. Namaza duran kişi Allah’ın huzurunda onunla konuşmaktadır.
    Elbette insan Rabbinin huzuruna çıkarken bir takım hazırlıklar yapar ve Allah’ın huzuruna öyle varır. Gusülün şartları var mıdır ? Namaza hazırlık nasıl olmalıdır ? Namazın öncesinde yapılması gereken altı şart belirlenmiştir. Bunlar;
    1. Gusül(yıkanma) boy abdesti almak. Eğer gusül gerekmiyorsa, normal abdestimizi almak,
    2. Bedenimizin, elbiselerimizin ve namaz kılınacak yerin temiz olması,
    3. Dinin emrettiği şekilde örtünmek,
    4. Kâbe’ye doğru dönmek,
    5. Kılınacak namazın vaktinin girmiş olması,
    6. Kılınacak namaza niyet etmektir.
    Namaz ancak abdest alındıktan sonra kılınabilir. Abdest almadan diğer beş şart yerine getirilse bile namaz kılınamaz. Kılınsa bile böyle bir davranış namaz olmaz. Abdest namazın dışındaki farzlarından biridir. Abdestin Kur’an da belirtilen farzı dört tanedir. Bunlar;
    1. Elleri dirseklere kadar yıkamak
    2. Yüzümüzü yıkamak
    3. Başı meshetmek
    4. Ayakları topuklarla beraber yıkamak. (Mâide suresi, 6.ayet)
    Bu farzların yanında Hz Muhammed (s.a.v.)’in sünneti ve abdestin adabı da gözetilerek Abdest şöyle alınır.
    1. Eûzü besmele çekilerek, abdest almaya niyet edilir.
    2. Eller yıkanır.
    3. Ağız suyla üç defa çalkalanır
    4. Burun suyla üç defa temizlenir.
    5. Yüz üç defa yıkanır.
    6. Önce sağ, sonra sol kol dirseklere kadar yıkanır.
    7. Başın üçte bir bölümü ıslak elle sıvazlanır (mesh edilir).
    8. Kulakların içi ve arkası, sonra ense mesh edilir.
    9. Önce sağ, sonra sol ayaklar yıkanır..
    Teyemmüm
    Teyemmüm nedir ?

    Teyemmüm Abdest ya da gusül (boy abdesti) almak için temiz su bulunamadığı veya suyun kullanılmasına engel oluşturan sebepler olduğunda temiz bir toprakla yüz ve kolların mesh edilmesine teyemmüm denir. Teyemmüm İslam dininde ibadetlerin ifası için getirmiş olduğu kolaylıklardan biridir. İslam dini insanı zaruret oluşturan durumların hiç birinde çaresiz bırakmaz."...Allah sizin için kolaylık ister.Güçlük istemez..." (Bakara suresi, 185. ayet). Bilakis getirdiği kolaylıklarla insanların ibadetlerini yapmalarını mümkün kılar.
    Teyemmüm nasıl alınır ?

    Teyemmüm yapan kişi ilk olarak teyemmüm abdesti almaya niyet eder. İkincisinde ise ellerin içi toprağa vurulup yüz, sonra eller yine toprağa vurulup kollar mesh edilir. Teyemmüm sembolik bir ibadettir. Abdestin farzlarını yapacak kadar temiz su bulunduğu zaman teyemmüm bozulur. İbadet etmek için yeniden suyla abdest almak gerekir.

    Mekan Ve Çevre Temizliği

    İnsanın yaşadığı ortama çevre, barındığı, işini yaptığı yere de mekan denir. Bu iki kavram yaşadığımız evden başlayıp en geniş anlamıyla evreni kapsar. Beden ve ruh temizliği kadar çevre temizliği de önemlidir. Çevre temizliğine dikkat etmeyen biri hem kendisine hem de başkasına zarar vermiş olur. Çünkü çevreyi başka insanlar ve diğer canlılarla beraber kullanır. Bunun için ortak kullanılan alanlarda özellikle buna dikkat edilmelidir. Günümüzün tabiriyle nasıl bulmak isteniyorsa öyle bırakılmalıdır..


    Örneğin; parklar sokaklar, camiler, okullar, tatil beldeleri ortak kullanım alanlarımızdır. Buraları kirletilmiş pislik içerisinde bulmak hiç kimsenin hoşuna gitmez. O halde biz de buraları kirletmemeliyiz. Çünkü buralar başka insanlarca da kullanılmaktadır. Onun için yapılan bir işten sonra oluşan kirliliği temizlemeli, yerlere tükürmemeli, çöpleri sağa sola atmamalıyız. Bunları yapanları İslam’ın “iyiliği emredip, kötülükten sakındırma” (Âl’i İmran suresi, 110. ayet) prensibi doğrultusunda uyarıp sakıncalarını anlatmalıyız. Kirletilmiş pis bir çevrede mikropların üremesi ve bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Hz Peygamber (s.a.v.) bu duruma karşı insanları uyararak “Lanete uğramışlardan olmaktan sakının”demesi üzerine, yanındakiler; “onlar kimdir ?” diye sorunca da “Halkın gelip geçtiği yola ve gölgelendikleri yerlere pisleyenlerdir” (Riyazu’s Sâlihîn, C3. s32) demiştir Çevre temizliği hem sağlık açısından hem de ekolojik denge açısından önemlidir. Kirletilmiş bir çevre insan dışındaki canlıları da olumsuz yönde etkilemekte bunun neticesinde de yine insan zarar görmektedir.
    Bu durumda ne şekilde olursa olsun çevremizi kirletmemeli, kirletenleri de uyarmalıyız
    Berkay VARANGEL bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş