İbretlik Hikayeler..

Konu 'Dini Hikayeler' bölümünde ayceNuR tarafından paylaşıldı.

  1. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0

    Rabiatü’l-Adeviyye’ye ait şöyle hikmetli bir kıssa anlatılır:
    Biri ona geliyor ve şöyle diyor: “–Ben seni çok seviyorum!”
    “–İnanmam.”
    “–İnan, sözümde çok samimiyim.”
    “–İnanmam.”
    “–İnan, herkesten çok seviyorum, kimseyi senin kadar sevmiyorum.”
    “–Yani yoldan geçmekte olan şu güzel ve genç kadından daha çok mu seviyorsun…?”
    Sevdiğini iddia eden kişi, bu sual üzerine işaret edilen tarafa dönüp bakıyor. Fakat bu esnada Rabiatü’l-Adeviyye de adama tokatı patlatıyor ve diyor ki:
    “–Beni çok sevseydin dönüp o tarafa bakmazdın.”
    abdulmelik bunu beğendi.
  2. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0
    Yalnız Allah Bilsin

    Büyüklerden bir zat, ahaliden para toplamak istedi, düşmana karşı tedbir almak, bazı mevkileri tamir ve tahkim için... Hak bu parayı vermedi. o büyük zat, bundan mahzun oldu ve ağladı. Geceleyin, yatsı namazından sonra birdenbire bir adam peydahlandı ve o büyük zatın önüne bir kese içinde iki bin akçe bıraktı ve dedi.

    - Bu parayı dilediğiniz işe sarfediniz!...

    Bu meçhul insan, Ebu Amr... O büyük zat parayı kabul ve ona iyi dualar etti.

    Sabahleyin o büyük zat, dostlarından ve yakınlarından ibaret bir kalabalık topladı, keseyi meydana çıkardı ve sevinç içinde:

    - Biz, dedi; Ebu Amr hakkında çok ümide düştük. dün gece bana, müslümanların kendilerini düşmana karşı müdafaa etmeleri için iki bin akçe getirdi. Allah iyiliğin karşılığını versin.

    Birdenbire Ebu Amr'ın kalabalık içinde doğrulduğu görüldü. Ebu Amr haykırdı:

    - Dün gece size verdiğim para anneme aitti. Annem paranın bu işe sarf olunmasına razı değildir. Lütfen bana iade ediniz ki, ben de kendisne vereyim!...

    Büyük zat hemen elini keseye atıp Ebu Amr'a uzattı. Ebu amr keseyi aldı, uzaklaştı.

    Yine akşam, gece, yatsı namazından sonra... O büyük zat odasında bire köşeye çekilmiş düşüncede... Yine Ebu amr birdenbire peydahlanıyor... Yine elinde aynı kese ve kesenin içinde iki bin akçe... Ebu amr parayı o büyük zatın önüne koyuyor ve fısıldıyor:

    - Parayı getiriyorum ve sizden tek bir şey rica ediyorum: Bu parayı o türlü sarfediniz ki, ikimizden başka kimse birşey bilmesin... Onun nereden geldiğini yalnız Allah bilsin....
    abdulmelik bunu beğendi.
  3. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0
    Cennet Komşusu
    Vaktiyle padişahlardan biri şehri dolaşmaya çıkmıştı. Tanınmamak için kıyafetini değiştirmiş, yanına da bir kölesini almıştı. Halkın kendi yönetimi hakkında neler düşündüğünü öğrenmek istemisti.

    Mevsim kıştı. Soğuk her yeri kasıp kovuruyordu.


    Yolu bir mescide düştü.


    İki yoksul bir köşede titreyerek oturuyordu. Gidecek başka yerleri yoktu.


    Onların ne konuştuklarını merak eden padişah yanlarına sokuldu.


    Fakirlerden şakacı olanı soğuktan şikayet ediyordu:


    - Yarın cennete gittiğimizde bizim padişahı oraya sokmayacağım! Cennetin duvarına yaklaştığını görürsem, pabucumu çıkarıp kafasına vuracağım.
    Öteki merakla sordu:


    - Onu niçin cennete sokmayacakmışsın?


    - Tabii sokmam. Biz burada soğuktan donarken o sarayında keyif sürsün. Bizim halimizden haberdar olmasın. Sonra da kalkıp cennette bana komşu olsun. Ben öyle komşuyu istemem arkadaş, dedi.


    Gülüstüler.


    Padisah kölesine:


    - Bu mescidi ve adamları unutma! dedi.


    Saraya dönünce mescide adamlarını yolladı. İki fakiri alıp saraya getirdiler.


    Zavallılar başımıza neler gelecek diye korkuyla bekleşirken onları dayalı, döşeli bir odaya yerleştirdiler.


    - Burada yeyip, içip yatacak, padişahımıza dua edeceksiniz. Cennette size komşu olmasına karşı çıkmıyacaksınız, dediler.


    Padişah ne iyi kalpli imiş, değil mi? Peygamberimiz yoksula yardım edenleri şöyle övmüştür:


    "Bir mü'mini dünya dertlerinden kurtaranı, Allah, ahiret dertlerinden kurtarır."
    abdulmelik bunu beğendi.
  4. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0
    Namazda Vurulmak

    Rasul-i Ekrem s.a.v.'in de hazır bulunduğu 'Zâtü'r-Rika' gazvesindeki bir çarpışmada, müslümanlardan biri müşrik bir adamın muharebe yerinde bulunan karısını öldürmüştü. Kadının kocası da misilleme olarak mutlaka bir müslüman öldürmeye yemin etmişti. Rasulullah s.a.v. ve arkadaşlarının peşinden onları izlemeye başladı. Allah Rasulü akşam üstü bir yerde konaklama hazırlığı yaptı ve yanındakilere sordu:

    - Bu gece istirahatimizde bize kim bekçilik yapacak?

    Muhacir ve Ensar'dan iki adam cevap verdiler:

    - Ya Rasulallah, biz sizler için nöbet tutarız.

    - Öyleyse şu vadinin giriş kısmında bekleyin.

    Bu iki gönüllü, Ammar b. Yâsir ile Abbâd b. Bişr idiler. Gece nöbetine duracakları sırada Ensar'dan olan Abbâd, Muhâcirler'den olan Ammar'a:

    - Gecenin hangi bölümünde nöbette olmamı istersin? diye sordu. O da:

    - Gecenini ilk bölümünde benim yerime sen bakıver, dedi.

    Bu karardan sonra Muhacir, kendi nöbeti gelinceye kadar arkadaşının yanına uzanıverdi. Nöbetteki Ensar da, vaktin değerlendirmek için gece namazına durdu.

    Meğer karısı öldürülen müşrik herif de, o sırada yakınlardaydı. Namazda duran adamı farketti ve onun nöbette olduğunu anladı. Bir ok atıp sapladı ve atmaya devam etti. Nöbetçi sahabi üçüncü okla ağır yaralanmıştı. Derhal rükû ve secdeleri yapıp namazının tamamladı ve arkadaşını uyardı:

    - Kalk artık kalk! Ben yaralandım arkadaş, hareketten kesildim!..

    Arkadaşı yerinden fırlayınca, okçu müşrik de korkup uzaklaştı. Yaralı arkadaşının durumunu gören Muhacir hayretle sordu:

    - Fesubhanallah! Sana ilk ok atılanca beni uyandırsaydın ya!

    - Okumakta olduğum bir surenin ortalarında idim. Onu kesmek istemedim. Eğer Rasulullah'ın bize verdiği nöbetçiliğe zarar gelmeyecek olsaydı, canım çıkasıya okuduğum sureyi kesmezdim.
    abdulmelik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş