İçime Sığmadığın Da

Konu 'Sizin Yazınız' bölümünde 'Payanda' tarafından paylaşıldı.

  1. 'Payanda'

    'Payanda' Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    13 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    27
    Ödül Puanları:
    0

    İçime sığmadın da;
    Altından olsa ne fark eder bulutlar, yağan aynı hüzün tenimde çırpınan aynı martı. Parıltılı güneşlerin saçlarından vururken gölgelerin intiharı dudaklarımda.
    İsmime çizilen en güzel resim gözlerin. İlk meleklerden çaldığım öyküleri yırttım şeytanlarla, aldattım vücudunu aynalarda hayâletinle.
    Kırılgan cesetlerin üstüne basmadan aradım mezarımı, çelenk bırakan anneme asit gibi düşerken bıraktığım son not.
    Babam kızgın cehennem ateşinden atlıyor, plastik çiçeklere iyi bak sevgilim!
    Onlar bizi anlatan acımsı son şarkı, son tren.
    Elini kestim biraz yüreğimden, dokularını alıp giderken damarlarımı savurdum gülüşüne, tutukluluk yaparken dilim dinine
    Ettiğim son duanın rahmetinde büyüttüğüm çocukları öldürdüm içimde!


    İçime sığmadığın da;
    Balyoz darbelerinde kırılan umutlarıma yasladım tentirdiyot geçmişi, cennetin ağaçlarında bacaklarımı doğrarken peygamberlerin gerçekleri.
    Hücreye kapıtılacak hücresin benliğimde, kilidi yutup gökyüzünden aşağı atarken yıldız sanıp dilek tutuyor kahramanlar.
    Yorgun bileklerimde eriyen jiletleri ısıtıp yedirtirken çelimsiz bedenime, süslü makyajlı balodan kadınlar, etimi uçurumdan attım gecenin penceresinden. İterken ellerin şimşek çarpıp boşlukda yakılan iletişimde zehirli sular dağıtıyor gözlerimin nehirleri.



    İçime sığmadığın da;
    Kürekle kazdım organlarımı, ıslak dileklerin âyinlerle kabul edildiği sabahlara çarpıp akşam olmuş ölüme aldığım son biletim. Karanlıklarda besletilen şiirler akıttım damarlarıma, çekerken içimden onca sahte insanı, sıkıştım yokluğunda. Yer açarken avuçlarının büyüsüne, cadılarla savaştım. Tenime savaş açan teninle mutluluk imzalamak istedim! Güçlü ittifak olmak isterken, üçlü itiraf yaptı yalanların. İçime sığmadığında duygularımı bastırıp köprüye attım bütün palyaçoları, törpülenirken piyanolarda hazırlanan soğuk notalar, üşüdükçe birbirine sarılır dedi periler!
    Maskesini yırtan palyaçoların benliğinde 'hiçlik' savaşı verirken, dudaklarında yırtık düş izleriyle boyalı kan merasiminde, elimde patlayan balonlar, iğne sergisinde geçmişimi kanatırken, sen sevdiğim kadar korktuğum tek maskottun yaşamımın...
    Çekip gidiyorum şimdi hiçbir yönüm rüzgârına değemeden, ruhumun derinliğinden...




    //Payanda

Sayfayı Paylaş