İletişim

Konu 'Sosyal Bilgiler 7. Sınıf' bölümünde CemRe_fb tarafından paylaşıldı.

  1. CemRe_fb

    CemRe_fb Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2009
    Mesajlar:
    53
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0

    İletişimi olumlu yönde etkileyen davranışlar(madde halinde en az 20 örnek)

    iletişimi olumsuz yönde etkileyen davranışlar(madde halinde en az 20 örnek)
  2. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36
    olumsuz

    1. ÖĞÜT VERMEK, ÇÖZÜM GETİRMEK, YÖNLENDİRMEK:

    Gerek çocuğumuzla, gerekse arkadaşlarımızla konuşurken iletişimi kesen bazı mesajlar vardır;

    *"Şöyle yap, böyle yapma..."
    *"Bu şekilde hareket etmemelisin..."
    *"Buna üzüleceğine, oturup dersini çalışsan daha iyi olur..."
    *"Yoruluyorum diye yakınacağına geceleri erken yat..."
    *"Kavga edeceğinize güzel güzel oynayın, arkadaşlar kavga etmez..."
    *"Paylaşmayı bilmezsen, yalnız kalırsın tabi..."
    *"Bu kadar düzensiz çalışırsan, işlerini tabi yetiştiremezsin..."

    gibi cümleler, konuşan kişide direnç, isyan yaratabilir, konuşan kişiyi savunmaya itebilir. Genellikle öğüt, ahlak dersi vermek, direk önerilerde bulunmak, size sorununu açan kişide baskı veya suçluluk duyguları uyandırarak, iletişimin kesilmesine veya yön değiştirmesine neden olabilir.

    2. YARGILAMAK, ELEŞTİRMEK, AD TAKMAK:

    *"Sen zaten hep kolaya kaçarsın..."
    *"Bebek gibi davranıyorsun..."
    *"Şikayetten başka bir şey bilmezsin zaten..."
    *"Sulugöz...bir arkadaşınla oynamasını bile bilmiyorsun..."
    *"Hiçbir fedakarlığa katlanmak istemiyorsun..."

    Genellikle yargılama ve eleştirme tepkileri ile karşılaşan kişiler, kendilerini anlaşılmamış, itilmiş, haksızlığa uğramış, daha çaresiz hissederler. Bunun sonucunda iletişimi keser ya da öfkeyle karşılık verebilirler. Özellikle çocuğunuzla iletişiminizde bu yöntemi sık kullanıyorsanız, "o" sizin yargı ve eleştirilerinizi ve sık kullandığınız isimlendirmeleri (yaşına göre) gerçek olarak algılayabilir. Bu, kendilik algısı üzerinde olumsuz etkiler bırakır, kendine güveni sarsıldığı gibi, başarısı üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir.

    3. SORU SORMAK, ARAŞTIRMAK, İNCELEMEK:

    *"Neden?...Sen ona ne yaptın?...O sana ne dedi?..."
    *"Çocuk neden hastalandı?...İyi giydirmedin mi?..."
    *"Neden uyuyamadın?...Ağır mı yedin?...Kahve de içtin mi?..."
    *"Neden doğru düzgün oynamayı beceremiyorsun?..."

    Genellikle soru, inceleme, nedenini arama gibi yaklaşımların içinde önyargı, eleştiri veya zorunlu çözüm bulunur, ayrıca konuşma sorulara cevap vermeye takılarak, yön değiştirip asıl konudan uzaklaşabilir. Sorularla yürüyen iletişimde, genellikle soru soranın nereye varmak istediği konuşan kişi tarafından anlaşılamadığından, konuşan endişeye kapılabilir veya savunmaya geçebilir.

    4. TEŞHİS, TANI KOYMAK, TAHLİL ETMEK:

    *"Aslında sen öyle demek istemiyorsun..."
    *"Ben senin aslında neden öyle yaptığını biliyorum..."
    *"Aslında senin derdin başka..."
    *"Anlaşılan bir süre sana yardımcı olmamı isteyeceksin..."
    *"Bunları beni üzmek için anlatıyorsun anlaşılan..."

    Bu tür yaklaşımlarda, dinleyen kişi sanki konuşanın niyetini, söylemek istediklerini çok iyi biliyormuş, onun kafasının içindekileri okuyormuş gibi bir tavır içine girdiğinden, konuşanı savunmaya ittiği gibi, sinirlenmesine, sabırsızlanmasına veya öfkeli cevaplar vermesine neden olabilir. Konuşan kişi kendini kıstırılmış, yanlış anlaşılmış, yanlış yorumlanmış gibi hissedebileceği için büyük olasılıkla iletişimi keser. Psikoloji hobiniz olabilir ama terapatik yöntemler arasında kullanılabilen bu tür iletişimin kurallarını tam bilmeden, günlük ilişkilerinize aktarmaya kalkmanız, sizinle konuşmayı güçleştirebilir. Aklınızda bulunsun...:)

    5. TESELLİ ETMEK, KONUYU DEĞİŞTİRMEK

    *"Aldırma, boşver..."
    *"Düzelir canım, bunu dert etme..."
    *"Üzülme..."
    *"Başka şeyden konuşalım..."
    *"Olur böyle şeyler, geçer..."
    *"Bir kahve iç düzelirsin..."
    *"Boşver canım arkadaşlar arasında olur böyle şeyler..."
    CemRe_fb bunu beğendi.
  3. CemRe_fb

    CemRe_fb Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2009
    Mesajlar:
    53
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0
    olumlu biliyorsan yardımcı olurmusun
  4. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36
    tamam canım onada bakıyorum ;)
  5. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36
    bu şekilde buldum sen bunu maddeler halinde düzenlersin ;)





    4. İletişimi Olumlu Etkileyen Faktörler

    İletişimde verilen mesajın zihinlerde olumlu etki yapması beklenir. Bu bakımdan müsbete yönlendirmek esastır. Bununla birlikte olumlu ve olumsuzu bir arada düşünmek gerekir. Olumludan vazgeçirici şeyleri de olumsuz olarak nitelendirmek mümkündür. İletişimin stratejisi zihni ikna etmek olmalıdır. Olumsuzdan vazgeçirici, olumluya yöneltici olacak şekilde zihni ikna etmek iletişimin temel yaklaşımı olabilir.

    Bediüzzaman "batıl şeylerin iyice tasvirinin safi zihinleri dalalete" götürebileceğini ifade etmektedir. Bu bakımdan iletişimde tarafları olumsuzluğa düşmekten alıkoyacak şekilde ve olumluya yönlendirecek tarzda hareket edilmelidir. Hareket edilirken zihinlerde batılın ve yanlışın etkisini göstermesine yol açılmamalıdır. Zaman zaman bu tür davranışlar karşısında sessiz kalmak ve görmezden gelmek daha olumlu sonuçlar doğurabilmektedir. Bediüzzaman "Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslamiye ile müteeddib olmalı" ifadesiyle aynı hususa dikkat çekmektedir.

    İletişimde tarafların kendilerini doğru ifade etmesi ve ifadesini doğrulayan şekilde davranması iletişimi olumlu yönde etkiler. Söz ile davranış uyumlu ve samimi olursa bu iletişimi olumlu etkileyecektir.

    Bu süreçte kullanılan söz ve beden dili mesajın bütünlüğü içerisinde önemlidir. İletişimde karşı tarafa verilen mesajın hazmedilmiş olması bu sürece olumlu katkı sağlar. Bediüzzaman, "Alim-i mürşid koyun olmalı, kuş olamamalı. Koyun yavrusuna süt, kuş yavrusuna kay verir" sözleriyle ifade etmektedir.

    İletişim sürecinde taraflar arasında yaşanan müzakere sürecinin öneri ve karşı öneri şeklinde bir müzakere kültürüne dönüşmesi, birinin ortaya koyduğu öneriye diğer tarafın bir karşı öneri getirmesi şeklinde katkıda bulunması, olumlu gelişime açık bir yöntem oluşturur. Bu da iletişimden beklenen çözüme ulaşılmasına yardımcı olacaktır.

    Mesajın akıl, kalp ve ruh bütünlüğü içinde muhatabın ihtiyacına yönelik olması önemlidir. Çünkü emir ve nehiyler birer mesajdır ve bu mesajların yerine ulaşarak davranışa dönüşmesi esastır.

    İletişimle taraflar benliklerini, yani kendilerini açmakta ve kişiliklerini geliştirmektedir. Bu bakımdan cehalete dayalı iletişim olmaz. İletişimsizliğin en büyük sebebi cehalettir.

    İletişimin, söylenen sözlerde kim söylemiş, kime söylemiş, ne söylemiş, nerede, ne zaman, nasıl söylemiş soruları sorularak yapılması gerekir. Bu, iletişimin taraflar arasında, güven içinde gerçekleşmesinde en temel çerçeveyi oluşturur ve iletişimin açıklık içerisinde yürümesine katkı sağlar.

    İletişimde genellikle kendimizi içimizdeki niyetle, muhatabı ise söylediği söz ile değerlendiririz. Bu tarz bir değerlendirme biçimi iletişimimizin uzun ömürlü olmasını engeller. Burada dikkat edilmesi gereken husus, muhatabın kullandığı ifadeyi hangi amaç ve bağlamda kullandığını iyi bilmektir. Bunu bilmek iletişimin etkisini arttıran mukteza-yı hale mutabık hareket etmemize de neden olur. Bununla birlikte iletişim esnasında kullanılan mesajların net ve kapsamını ifade eder olması önemlidir. Yani "efradını cami, ağyarını mani" olmalıdır.

    İletişimde tarafların birbirlerini tanımaları bu sürecin bilinçli olarak devam etmesinde etkili olur. Buna rağmen tarafların fedakârlıkta bulunmaları ve iletişimin sürdürülebilmesi bakımından sabırla hareket etmeleri beklenebilir. Ancak her halükarda pozitif düşünmek ve davranmak iletişimin kopmadan sürdürülmesinde en temel unsurdur. "Fena adama iyisin iyisin desen iyileşmesi; iyi adama fenasın fenasın denilse fenalaşması nadir değildir." ifadesi pozitif düşüncenin etkisini yansıtmaktadır. Yine "bir derdin dermanı başka bir derde zehir olabilir. Bir derman haddinden geçse dert getirir." sözlerindeki gerçeklerin iletişimde dikkate alınması yararlıdır. Bu bakımdan muhatabın dikkate alınması ve gelişigüzel hareket yerine bilinçli hareket edilmesi iletişimden beklenen olumlu katkının alınmasına hizmet eder. Yine Bediüzzaman'ın "Muhakkak maslahat mevhum mazarrata feda edilmez" sözünde ifadesini bulan gerçekçi yaklaşımın, iletişimin devamı açısından önemi vardır. "Her batıl mesleğin bir dane-i hakikati"nin bulunabileceği, "fena ve fani bir adamın, doğru bir sözü"nün olabileceği dikkate alınarak hakperest davranmak yine pozitif düşüncenin tezahürüdür. Bu anlamda yanlışların iyi niyetli gerekçelerine ulaşmak yanlışın ortadan kaldırılmasında bize yardımcı olacaktır. Dikkat edilecek nokta bakış açımızdır. Çünkü bu unsur iletişimimizin yönlenmesinde öncü etkenlerdendir. Geçmişte kalan olumsuzlukların gelecekteki iletişimin dev***** engel olmaması gerekir.
  6. CemRe_fb

    CemRe_fb Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2009
    Mesajlar:
    53
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0
    çok sağol yarın 2 yazılım vede 1 performans ödevim vardı sağol
  7. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36
    rica ederim canım yardımcı olabildiğime sevindim ;):)

Sayfayı Paylaş