İlhan BERK

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Persephone tarafından paylaşıldı.

  1. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83

    ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM


    Üç kez seni seviyorum diye uyandım
    Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
    Bir bulut almış başını gidiyordu görüyordum

    Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün

    Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
    Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
    Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum

    Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün

    Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
    Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
    Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum

    Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
  2. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR

    Ne zaman seni düşünsem
    Bir ceylan su içmeye iner
    Çayırları büyürken görürüm

    Her akşam seninle
    Yeşil bir zeytin tanesi
    Bir parça mavi deniz
    Alır beni

    Seni düşündükçe
    Gül dikiyorum elimin değdiği yere
    Atlara su veriyorum
    Daha bir seviyorum dağları
  3. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    SİZ NE GÜZELDİNİZ BENİMLE BİLEMEZSİNİZ


    Siz ne güzeldiniz benimle bilemezsiniz
    A harfinden bir çarşı güneşi yüzünüzde
    Hèlene uyruklu bir rüzgârdınız her şiirde
    Benimdi Ronsard'ın bir ülkesiydi yeriniz.

    Şimdi kim bilir İstanbul'sunuz değilsiniz
    Bir f'diniz Önasya'larda o şey evlerde
    Şimdi nasıl bir yalnızlık eser yüzünüzde
    Uzun sular olur duymak gibi bir şeydiniz.

    Şimdi h şimdi M sesi ilk nasıl karanlık
    İpek gibiydiniz iyisi mi anlatmamalı
    Ben yokum ya yoksunuz bakın nasıl artık.

    Şimdi bakın nasıl bir yalnızlık vuran benden
    Şimdi şiirlerde benim yazdığım sıkıntı
    Bayılırsınız bir rüzgâr oynatsam ülkemden
    şanışer bunu beğendi.
  4. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    Ayrılığın Yüreği
    Sessiz sedasız yaşayan bir ayrık otuydu Orta Anadolu’da
    Kıtlıktan önce.
    En küçük bir şeyden coşardı
    Mesela bir kuş uçmasın Kızılırmak ‘a doğru
    Köklerine su yürümüş gibi sevinirdi.
    Bir bulut geçsin üstünden
    Ayrılıktan çıkardı.
    Dünyayı, derdi, dünyayı
    Hiçbir şeylere değişmem.

    Şimdi yaşamak istemiyor.​
  5. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    Haziran


    Kırmızı kırmızı bir güldür aşkım
    İnce yüzünüzde. Kırmızı. Korkunç.

    Kor sevişmemizden deli bir yalım
    Koyuna sevdanın. Kırmızı. Korkunç.

    Karanlık, büyür büyür benim aşkım
    Gecenizde sizin. Kırmızı. Korkunç.

    Vücudunuza, ağzınıza iner
    Gezer etinizi. Kırmızı. Korkunç.

    Kalır bir gün bir krallık olduğu
    Güzelliğinizin. Kırmızı. Korkunç
  6. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    AŞK

    Sen varken kötü diye bir şey bilmiyorduk
    Mutsuzluklar, bu karalar yaşamada yoktu
    Sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
    Sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
    Nicedir bir pencereden deniz güzel değil
    Nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.

    Sen gel bizi yeni vakitlere çıkar.
  7. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    SON YERİNE

    Zulmün her türlüsü
    Kötü kardeşler
    Hiçbiri
    İnsana göre değil
    Ağaç dikmek sabahları uyanmak iyi
    İyi hayvanlara bakmak çiçekleri sulamak
    Rahatsalar uyuyan insanların soluğunu dinlemek iyi
    İyi hürlüğü düşünmek
    Yaşamak onun için
    Bütün gün çalışmak onun için iyi
    Bütün çocukların uyuyuşu uyanışı iyi
    Zulmün her türlüsü kötü.
  8. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    Ozan ve Sesler

    Her gün böyle gelip dünyadaki yerini alıyor.
    'Zor olan, diyor, şiirin hayatını yaşamaktır.
    Yazmak sonra gelir hep.' Bir bardak su ister
    Gibi kolay çıkıyor bu sözler ağzından.
    Kendiyle daha bir içli olmak için sonra
    Her zamanki eski koltuğuna gidip oturuyor.
    Göz göze geliyor ağaçlarla denizle gökle. Bir top
    Karanfilde gezdiriyor ellerini. Burnuna götürüyor.
    Sesleri dinliyor sonra. İyi akşamlar diyen
    Yoldan geçen bir sesi. Gürültülerle inen sabahı.
    Sessiz otları. Düşen günü.
    Sesleri.Sesleri.Sesleri.​
    Böyle bütün gün sesleri dinleyip
    Çekiliyor sonra,
    dünyadaki yerine.​
  9. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    Bir Kıyı Kahvesinde


    . Adaçaylarımızı söylemiş miydik?
    Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.
    Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara
    yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu
    öyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.
    Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu.
    Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,
    -Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutup
    denizde gezdirdiği gözlerini. Büyük
    bir boşluk bırakıp sonra da arkasında
    Kalktı.
    Biz işte o zaman gördük onu
    ve çekilen denizi.
    O zaman çıktık kendimizden.

    Dışarda bir dilim ekmek gibiydi gök
  10. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    Güzel Irmak


    Küçüğüm, bu senin sesin, güzel ırmak
    Önce rüzgârın öptüğü, sonra benim öptüğüm
    Bu bitmemiş şiirler senin ayakbileklerin
    Soluğun, kokun, karnın, gölgeli gözlerin
    Bu böyle çözülü göğsün, enine boyuna dudakların
    Sabahlara kadar ki büyük gözlerin böyle
    Bu dal gibiliğin, saçların, kırmızı ağzın
    Bu üstünde onca seviştiğimiz yatak sonra
    Sonra bu benim anı artığı eski yüzüm
    Tüylerin, tay boynun, küçücük çocuk ellerin
    Böyle yukarıdan aşağı gidiyorum seni
    Karışıyor, korkunç, ellerimiz ayaklarımız

Sayfayı Paylaş