iman-ibadet ilişkisi

Konu 'Din Kültürü 10. Sınıf' bölümünde ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє

    ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    1 Mart 2010
    Mesajlar:
    768
    Beğenileri:
    331
    Ödül Puanları:
    0

    iman-ibadet ilişkisini açıklayınız?:)
  2. Özel Üye Esra

    Özel Üye Esra Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.272
    Beğenileri:
    465
    Ödül Puanları:
    83
    İman-İbadet İlişkisi

    İslamiyet’te amel imandan bir parça sayılmaz. Bu sebeple iman esaslarını tasdik eden biri, ameli ne olursa olsun Müslüman sayılır. Büyük günahları işlemiş olsa bile imanla kabre giren her kişi en nihayet Cennet’e kavuşacaktır. Ebu Zerr’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (a.s.m.) şöyle demiştir: “Lailahe illallah” diyen, sonra da bu inanç üzere ölen hiçbir insan yoktur ki Cennet’e girmesin. Bunu Cebrail (a.s.) müjdeledi. “Ey Allah’ın Resulü! Zina etse de, hırsızlık yapsa da mı?” dediğimde, Hz. Peygamber, “Evet! Zina da etse, hırsızlık da yapsa” dedi. Ben tekrar aynı soruyu sordum, aynı cevabı verdi. Üçüncü defa aynı soruyu sorunca: “Evet! Zina etse de, hırsızlık yapsa da Cennet’e gidecektir. Hem de Ebu Zerr’in burnu yere sürtse ve bunu istemese de…” dedi.144

    Mü’minlerin şeytanın desiselerine kapılmaları imansızlıktan veya imanın zayıflığından gelmemektedir. Hatta büyük günahları işlemekle bile küfre girilmiş olmaz. Mutezile ve bir kısım Haricilerin “Büyük günahları işleyen kâfir olur veya imanla küfür ortasında kalır” diye hükümleri hatadır. Çünkü şeytanlar küçük bir terkle insanı büyük tehlikelere atabilirler. Tek bir kıvılcımla ormanın yanması misali, şeytanın elinde büyük bir tahrip gücü vardır. Bu sebeple Cenab-ı Hak Ezeli Kelamında tekrarla “Gafûrü’r-Rahim” isimlerini hatırlatarak mü’minlere ümit verir ve istiğfara davet ederek şefkat kanatlarına sığınmaya çağırır.145

    Büyük günahları işlemek imansızlıktan gelmese de her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır. O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse kalbi karartır. Tekrar tekrar işlenen günahlar kalbe işler ve siyahlandıra siyahlandıra iman nuru çıkıncaya kadar kalbi katılaştırır.146

    İmam Maturidi “imanın yeri kalp, amelin yeri ise organlardır” diyerek ikisinin farklı şeyler olduğunu söylemiştir. Maturidi, iman-amel ilişkisi konusunda ayrıca şunları söylemiştir: “Cenab-ı Hak, Allah’a iman eden ve salih amel işleyen…147 ayetinde amelden ayrı olarak kişiye mü’min ismini vermiştir. Buna göre ayette, iman’dan maksat ‘kalp ile tasdik’tir. Eğer amel imana dâhil olsaydı, esaslarında neshin caiz olması gerekirdi. Hâlbuki imani hususlarda nesh caiz değildir; amele dair hükümlerde ise caizdir. Bu da imanın amelden ayrı olduğunu gösterir.”148

    Hakîm es-Semerkandî’nin düşüncesinde iman ile amelin farklı şeyler olmasının delilleri şunlardır: “Her peygamberin kendine has bir şeriatı, bir yolu vardır. Bununla beraber, hiç birinin imanı ötekinden farklı değildir. Dolayısıyla, Allah’ın elçilerinin imanları bir, şeriatları farklı olunca; iman ile amelin farklı şeyler olduğu ortaya çıkar… İmanda süreklilik şart iken, amel için bu durum söz konusu değildir. Bir kâfir bütün hayır ve taatleri yapsa da mü’min olamaz, çünkü amelden önce iman bulunmalıdır.”149

    Salih amel ve ibadetin şartı ise iman ve tevhid ile yapılmasıdır.150 Her ne kadar imansız amel ve ibadetin bir faydası olmasa bile din yalnız iman değildir, belki salih amel de dinin ikinci cüz’üdür.151 Akaidi ve imani hükümleri kavi ve sabit kılmakla meleke haline getiren, ancak ibadettir… İbadetle, vicdani ve akli olan imani hükümler terbiye ve takviye edilmezse, eserleri ve tesirleri zayıf kalır. Bu hâle, âlem-i İslam’ın hâl-i hazırdaki vaziyeti şahittir.152

    Bir Müslüman ibadetlerini yapmasa ve kula yakışır bir hayatı olmasa bile hakka taraftar olmalıdır. Çünkü İslamiyet hakka tarafgirlik ve teslim ve inkıyattır. Aksi halde, Kur’an’ın bir kısım hükümlerine tarafgirlik göstermeyenler “gayr-i Müslim bir mü’min” tabirine mazhar olurlar. İman ve İslamiyet bir bütündür. Ne imansız İslamiyet, ne de İslamiyetsiz iman kurtuluş sebebi değildir.153

    Cenab-ı Hak kâinat ve içindekilerle kendini hem tanıttırmak, hem de sevdirmek istemektedir. Onun tanıttırmasına karşı imanla tanımaya çalışmak ve sevdirmesine karşı da ibadet ve ubudiyetle sevmeye çalışmak gerekmektedir.154 İbadetlerine dikkat etmeyen veya ihmal eden birinin Allah’a muhabbeti meselesinde ciddi bir samimiyet sorunu söz konusudur.
    Kaynak:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



  3. ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє

    ∂єνιℓѕ α∂νσ¢αтє Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    1 Mart 2010
    Mesajlar:
    768
    Beğenileri:
    331
    Ödül Puanları:
    0
    ya bu çok uzun hoca yazılıda soracakta kısa bişey olursa sevinirim
    (yazılıda yazabileceğim tarzda)
  4. Özel Üye Esra

    Özel Üye Esra Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.272
    Beğenileri:
    465
    Ödül Puanları:
    83
    Bu daha kısa...

    “Kişi ibadetleri yapmazsa, kendinden beklenen güzel ve ahlaki davranışları sergilemezse imandan çıkmaz, ama imanın olgunluğunu kaybetmiş, inancını zayıflatmış olur. Dalları budanıp yok edilmiş bir ağaç yine ağaçtır, ama güzelliğini kaybetmiş, kuruması mümkün olan bir ağaçtır. İşte amelsiz imanın durumu da böyledir.”

  5. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    İman İle İbadet Arasındaki İlişki
    Bir müslüman, dinin hükümlerini inkâr etmedikçe ve kalbinde iman bulunduğu sürece ibadet yapmasa bile dinden çıkmaz, kafir olmaz, yine müslümandır. Ancak, Allah'ın emri olan ibadet görevlerini yerine getirmediği için günah işlemiş ve cezayı hak etmiş olur.
    İbadetler, imanın olgunlaşmasını ve güçlenmesini sağlar. Ahirette cezadan kurtulmamıza ve cennet nimetlerine kavuşmamıza vesile olur. Sade bir imanla yetinip ibadetleri terketmek imanın zayıflamasına ve giderek iman nurunun sönmesine sebep olur.
    İbadet yapılmadığı takdirde, iman ışığı açıkta yanan lamba gibi korumasız kalır. Günün birinde sönebilir. İmanın yok olması, müslümanın cennetin anahtarını kaybetmesi demektir. Bu sebeple ibadetlerin, imanımızın korunmasında ve cennette sonsuz hayata kavuşmamızda çok önemli yeri vardır.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş