İngilizcesi Anadili Gibi Olanlar Bir Göz Atın help me!

Konu 'İngilizce 10. Sınıf' bölümünde Moderatör Bahadır tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana

    Arkadaslar benim ingilizceden bir ödevim var daha öncede paylaşmıştım ve bir arkadaşım sağolsun bana yardım etmişti fakat hoca onu az bulunca yeniden yazmamı istedi ve sadece 2 günüm var bunu bana yarın saat 3 e kadar cevırebılırse bir ona minnettar kalırım son çarem bu lütfen yardım edin bana.

    NOT: Google çeviri , ve bazı internet sitelerinden çevirme yaptım fakat doğru olmuoy sadece kendi çevirebilecek varsa yapsın .. SİMDİDEN TEŞEKKÜRLER..



    Benim hayalimdeki köy etrafı çam ağaçları ile çevrili, içinden ırmak akan yeşilliklerin her yeri sardığı bir köy. Burada benimde iki katlı ahşaptan bir evim vardır. Etrafı ağaçlar ve çiçeklerle çevrili kocaman bir bahçesi olan bir ev. Bahçenin büyük bir kısmı hayvanlarıma geriye kalan kısmı ise meyve ve sebzeler için ayırdım. Bu arada en sevdiğim köpeğim hektor için ise bahçemde özel bir bölüm ayırdım ve ona kendi elimle ahşaptan bir kulübe yaptım. Bu köyde zamanın nasıl geçtiğini anlamak çok zordu. İlk iş olarak sabah kalktığımda odamdaki pencereyi açıp içeme derinden bir çam havası çekmek oluyordu. Daha sonra evimde hazırladığım ekmek hamurunu bahçemde bulunan tandır ocağının kenarlarına yerleştiriyorum ve bahçemden taze, taze domates koparıp içeri kahvaltı hazırlamaya gidiyorum. Ben kahvaltıyı hazırlayasıya kadar ekmeğin o mis kokusu bütün evi kaplamıştı bile. Kahvaltım bittikten sonra üstüme kıyafetlerimi giyip olum hektor’un yanına gittim. Onu da alıp kısa bir sabah yürüyüşüne çıktık yolda birçok köylümle karşılaşıp onlarında selamını aldım. Daha sonra izlemeye doyamadığım ırmağın yanına gidip oradaki ağaçların altında kitap okuyup hektor ile oyun oynadım. Saat öğlen bir sularıydı tekrardan evin yolunu tuttuk. Eve geldikten sonra bahçemdeki hayvanlarımın yemeklerini verip su kaplarını doldurdum. Karnım yeniden acıkmıştı hemen bahçeme gidip tavukların kümesinden taze yumurtaları aldım ve gene kendi ineğimden elde ettiğim tereyağının içine yumurtaları kırdım ve tandırda pişirmiş olduğum köy ekmeği ile afiyetle yedim. Daha sonra yemeğin üstüne üzerime bir ağırlık çöktü bende yatağıma uzandım ve bir saat kadar uyudum. Kalktığımda saat dört olmuştu. Hemen bahçede yarım kalmış işlerimi hava kararmadan bitirmek için işe koyuldum önce bahçeyi çapaladım daha sonra meyve ağaçlarının dallarını budadım. Ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadım akşam olmuştu. Hemen bahçedeki köpeğimin yemeğini verip daha önceden yakmak için biriktirdiğim odunlardan biraz alıp eve girdim. Ardından şömineyi yaktım ve oda ısınana kadar duşumu aldım. Daha sonra bir şeyler atıştırıp karnımı doyurduktan sonra koltuğun üzerine uzandım ve sabaha kadar mışıl, mışıl bir uyku çektim.

    Ertesi sabah kalktığımda dünkü o yorgun halimden eser yoktu artık. Her sabah yaptığım gibi yine odamın penceresini açıp derinden çam ağaçlarının kokusunu içime çektim. Ardından kahvaltımı yapıp arkadaşlarımla buluşmak üzere evden ayrıldım. Bugünkü planımız arkadaşlarımla köydeki zeytin tarlasının etrafını tel örgü ile çevirmekti. Önce tarlayı çevirmek için lazım olan tel örgüleri almak için ilçeye indik. Tel örgüleri almadan önce biraz gezip ihtiyacımız olan eşyaları aldık. Son olarak ta hırdavatçıdan tel örgüleri alıp tekrar köyün yolunu tuttuk. Köye vardığımızda hiç zaman kaybetmeden işe koyulduk. Hem sohbet ediyorduk hem de işimizi yapıyorduk. Bu arada size arkadaşlarımı tanıştırmayı unuttum. Onların adı Hamdi ve Cahit benim en iyi dostlarım çoğu zaman vaktimi onlarla geçiriyorum. Onlar gerçekten çok iyi birer arkadaş. Ne konuda olursa olsun her zaman benim yanımda olmuşlardır. Tabi bende onlara aynı hassaslığı gösteriyorum. Bu arada işimizi büyük bir hızla sürdürüyorduk. Daha sonra biraz ara verip ilçeden almış olduğumuz yiyecekleri yedik. Daha sonra kalan işimizi bitirdik. Günün sonunda arkadaşlarıma bir teşekkür olarak eve yemeğe davet ettim. Tabi onlarda beni kırmayıp teklifimi kabul ettiler. Birlikte evin yolunu tuttuk. Eve geldiğimizde ilk iş olarak oğlum gibi gördüğüm köpeğim hektor’un yemeğini verdim. Daha sonra diğer hayvanlarımın da yemeklerini verip eve girdik. Herkes birer koltuğun kenarına çekildi bende bizim için hazırlamış olduğum sofrayı kurdum ve afiyetle yedik. Gecenin sonunda arkadaşlarıma teşekkür edip onları uğurladım. Bende bir hayli yorgun düşmüştüm yatağıma gidip uykuya daldım.

    Ertesi sabah kahvaltımı yapıp oğlum hektor’u da yanıma alıp balık tutmak için ırmağa gitmek üzere yola koyulduk. Oraya vardığımızda suyun sesi bizi kendine doğru çekiyordu. Hemen çantamdan oltamı çıkardım ve yemi ucuna takıp oltamı salladım. Bu köyde zaman çok hızlı geçiyordu. Her günüm ayrı bir güzel ve heyecanlı geçiyordu bu güzel yerde. Bu arada fazla olmasa da ben ve hektor’a yetecek kadar balık tutmayı başarmıştım. Daha sonra tuttuğumuz balıkları da alarak evin yolunu tuttuk. Eve vardığımız da ilkönce balıkları temizledim ve mangalı yaktım. Daha sonra balıkları pişirdik ve hektorla birlikte bir güzel yedik. Bu arada da saat üç olmuştu. Daha sonra diğer hayvanlarımın da ihtiyaçlarını giderdikten sonra evimin biraz uzağında bulunan arkadaşımın evine giderek onu ziyaret ettim. Biraz çay içtik ve eski yani çocukluk günlerimizden konuştuk. O benim çocukken sahip olduğum en iyi dostlarımdan biriydi. Onun adı Hasan onunla çok ekmek paylaşmışlığım vardır. Neredeyse her gün okuldan çıktıktan sonra onunla ırmağa balık tutmaya giderdik. Zaten en çok keyif aldığımız etkinlikte buydu. Anlayacağınız Hasan ile hatırlamaya değecek birçok anım var. Her neyse bu arada vakit epey geçmişti. Oradan kalkıp tekrardan evin yolunu tuttum. Eve vardığımda köpeğim hektor beni kapıda karşıladı. Daha sonra evde karnımı doyurdum ve televizyon izlerken uyuya kaldım.
  2. Bayku$

    Bayku$ Üye

    Katılım:
    31 Mart 2013
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    Ben bunu belli bir ücret karşılığında ceviririm. :)
    Ne bu böyle ....

    Tavsiyem cümle cümle çevir rahat edersin.
  3. she's

    she's Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2012
    Mesajlar:
    20
    Beğenileri:
    21
    Ödül Puanları:
    0
    My future dream village surrounded by lush greenery and surrounded by pine trees, from which the river flows is a village surrounded by every place. Here are a two-story wood House is mine. Surrounded by a huge garden with trees and flowers around a home.



    ilk 3 cümle gerisini çeviremedim.

Sayfayı Paylaş