İnkılap son 5 soruu :/

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 11. Sınıf' bölümünde ozgur92 tarafından paylaşıldı.

  1. ozgur92

    ozgur92 Üye

    Katılım:
    19 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    14) 1946'ya kadar çok partili siyasi düzene geçilmemesinin sebepleri nelerdir?
    15)1946'ya kadar çok partili siyasi düzene geçilmemesinin sonuçları nelerdir?
    38. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan büyük sanayi teşekküller nelerdir?
    39. Atatürkçü düşünce sisteminin amacı nedir ?
    40. Atatürkçü düşüncenin özellikleri nelerdir ?
  2. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    40-ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ



    Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyine çıkarılması amacı ile temel esasları Atatürk tarafından belirlenen gerçekçi fikirlere ve ilkelere, Atatürkçülük veya Atatürkçü Düşünce Sistemi denir.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli, Türk milletinin engin tarihî geleneklerinden haz ve ilham alan Atatürkçü Düşünce Sistemi'ne dayanır. Modern devletlerde devletin üç temel görevi vardır. Bunlar; tam bağımsızlık, millî egemenlik ve millî birliği sağlamaktır. Atatürk, tam bağımsız, millî egemenliğe dayanan, millî birlik ve beraberliğe büyük önem veren bir devlet anlayışını hayata geçirmiştir. Atatürkçülük, devletin rejimi ve işleyişiyle ilgili gerçekçi düşünceleri ve uygulamaları kapsar.

    Türk milleti, binlerce yıllık tarihi içinde köklü bir devlet geleneğine sahiptir. Diğer milletler karşısında varlığını bu sayede sürdürmüştür. Devletin millet için önemi, kuvvetli bir gelenek olarak benimsenmiştir. Bunun sonucu olarak devlete bağlılık, kanunlara saygı, devlet-millet kaynaşması oluşmuştur. Atatürk, Türk milletinin sahip olduğu bu devlet geleneğini, çağın gereklerine göre daha da güçlendirmiştir. Atatürk, bir milletin yükselişi ve gerilemesini ekonomiyle bağlantılı görmüştür. "Yeni Türkiye'mizi lâyık olduğu seviyeye yükseltebilmek için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız." diyerek ekonominin önemini dile getirmiştir. Atatürkçü Düşünce Sistemi, Türk milletinin sosyal ihtiyaçlarını karşılamayı ve ekonomik alanda kalkınmasını sağlamayı hedef alan bir düşünce sistemidir.

    Atatürkçülük, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk milletini çağdaşlaştırmayı amaçlar. Türk milletine, millî kimliğini kaybetmeden dünya milletleri arasında hak ettiği yeri kazandırmayı hedef alır. Bugün ve gelecekte millî onurumuzdan ve bağımsızlığımızdan en küçük bir taviz vermez. Atatürkçü Düşünce Sistemi, Türk milletinin çağdaşlaşmasında önemli bir yer tutar.
    Atatürkçülük, devlet yönetiminde millet egemenliğini esas alan bir sistemdir. Atatürk, Türk milletinin devlet yönetiminde söz ve karar sahibi olmasına büyük önem vermiştir. Bunun en güzel örneğini önce Erzurum ve Sivas kongrelerini toplayıp milletin fikrini alarak göstermiştir. Daha sonra 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM'yi açarak milletin devlet yönetiminde söz ve karar sahibi olmasını sağlamıştır. Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamayı amaç edinmiş Türk milleti de Atatürkçü Düşünce Sistemi'ni benimsemiş, bu sistemi yaşatmaya ve yüceltmeye karar vermiştir.

    Atatürkçülük, Türk milletinin güven ve huzur içinde yaşamasını hedef alan bir dünya görüşüdür. Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açarak hâkimiyetin millete ait olduğunu göstermiştir. Cumhuriyetin kurulması ile birlikte Türk milleti, kendi yöneticilerini seçerek demokratik yaşam biçimini günlük hayatında uygulayan medenî milletler arasında yerini almıştır.

    Atatürkçülüğün temelinde, Türk kültürü ve insanlığın binlerce yıllık yüksek değerleri olan, bağımsızlık, özgürlük, insan ve vatan sevgisi vardır. Atatürk, bu değerleri göz önünde bulundurarak, Osmanlı Devleti'nin yıkıntıları üzerinde millî bir devlet kurmuştur. Türk devletinin güçlenmesini ve halkın mutluluğunu sağlamak, ülke gerçeklerinden ayrılmamak, halka saygılı olmak Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin başlıca gayeleridir. Devletimizin gelişip güçlenmesi ve her türlü tehlikeye karşı korunması için Atatürkçülüğün yaygınlaştırılıp benimsenmesi gerekir.
  3. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    39-Amacı Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyine çıkarılmasıdır.
  4. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    38-Sanılanın aksine Cumhuriyetin ilk yılları ulusal savunma sanayinin temelini oluşturacak nitelikte bazı yatırımlara sahne oldu. Özellikle silah-mühimmat ve havacılık sektörlerinde önemli girişimlerle bugünkü başarısının işaretlerini o günlerden verdi.

    Cumhuriyetin ilk yıllarında 112 uçak üretildi, Yunanistan'a 1,5 milyon liralık bomba satıldı.
    Türk savunma sanayi, Kıbrıs çıkarmasında yaşanan büyük sıkıntılar sonrası ise parlak bir geleceğe adım attı.
    Günümüzde 2 milyar dolar ihracat hacmini aşan savunma sanayi, güdümlü füze, kriptolu haberleşme sistemleri gibi son teknolojileri yakından takip ediyor ve teknoloji üretiyor A.A muhabirinin derlediği bilgilere göre, Birinci Dünya Savaşı sonrası İstanbul ve çevresinden Anadolu'ya getirilen makineler, ustalar ve işçiler, İstiklal Savaşının kazanılmasında çok önemli rol oynadılar.

    Ankara, Konya, Eskişehir, Keskin ve Erzurum'da kurulan küçük atölyeler, hafif silah ve mühimmat desteği sağladı. Bunlar aynı zamanda, Anadolu'daki ilk ve ciddi savunma sanayi alt yapısını da oluştururken, 1921 yılında Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü oluşturuldu.

    1924 yılında Ankara'da hafif silah ve top tamir atölyeleriyle fişek fabrikaları, 1927 yılında yeni Mühimmat Fabrikası, 1928 yılında Pirinç Fabrikası, 1930 yılında Kayaş Kapsül Fabrikası, 1931 yılında Kırıkkale Elektrik Santralı ve Çelik Fabrikası, 1936 yılında barut, tüfek ve top fabrikaları, 1943 yılında Mamak Gaz Maskesi fabrikası kuruldu.
    Yavuz zırhlısının bakımı amacıyla, 1924 yılında Gölcük Tersanesi kuruldu ve 1941 yılında da, Taşkızak Tersanesi tekrar faaliyete geçirildi.

    Ayrıca 1930'lu yıllarda İstanbul'da Nuri Killigil tesisleri de dönemin silah üreten iki özel firmasından biri oldu.
    Bu firma, tabanca, 81 mm havan ve mühimmatı, çeşitli tahrip kalıpları, patlayıcı ve yanıcı maddelerle, piroteknik maddelerin üretimini gerçekleştirdi ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türk Silahlı Kuvvetlerine tedarik desteği sağladı. Ancak savaş sonrası dönemde, dış askeri yardımların etkisiyle bu fabrikalar üretimlerini sürdüremeyerek dağıldılar.
  5. asi melek

    asi melek Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2007
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    14) O döneme kadar türk halkı henüz demokrasiye hazır olmadığı için çok partili siyasal döneme geçilememiştir.

Sayfayı Paylaş