İNKILAP TARİHİ-1

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde zombie tarafından paylaşıldı.

  1. zombie

    zombie Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    6

    OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN DAĞILMASI

    A. 1876 KANÛN-I ESÂSÎ / 1877-1878 OSMANLI-RUS SAVAŞI / 1878 BERLİN ANTLAŞMASI
    Fransız İhtilâli’nin getirdiği milliyetçilik akımı, Balkanlarda zaten olmayan huzuru daha da bozmuş. Osmanlu Devleti’ne karşı ayaklanmaların arkası kesilmez olmuş, Panslavizm politikaları gereği, Ruslar, Balkan halklarını koruyup kollamışlardır. Sonunda Avrupa devletleri İstanbul Konferansı’nı toplamaya karar vermişlerdir. Aleyhinde karar çıkacağını bildiği için, Osmanlı Devleti, konferansın çalışmalarını önlemek amacıyla, konferansın toplandığı 23 Aralık 1876’da Kanûn-ı Esâsî’yi ilân etmiş(I.Meşrûtîyet), konferans yine de toplanmıştır. Osmanlı devleti’nin, önce İstanbul, ardından Londra konferanslarında alınan kararları reddetmesi üzerine, Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş açmıştır [1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı(93 Harbi)]. Osmanlılar ağır yenilgiye uğramış, Ayastefanos Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlı topraklarının Rusların isteğine göre parçalanmasına, özellikle İngiltere müdahale etmiş, iptal ettirerek, aynı yıl Berlin Antlaşması imzalanmıştır. Romanya, Sırbistan ve Karadağ’a bağımsızlık veren (Bulgaristan da, 1908 II.Meşrutiyetin ilânını izleyen günlerde bağımsız olmuştur), Ermeni sorununu ilk kez başlatan Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin dağılmasının önemli aşamalarından birisidir. Balkan sorununu çözmek yerine, içinden çıkılmaz duruma getirmiştir.

    B. 1908 II. MEŞRUTİYET
    II.Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nı ileri sürerek Kanûn-ı Esâsî’yi uygulamadan kaldırmış ve ülkeyi 33 yıl istibdatla yönetmiştir. Anayasayı yeniden yürürlüğe koymak amacıyla, 1889’da İstanbul’da Askeri öğrenciler tarafından İttihat ve Terakki adı altında gizli masonik bir cemiyet kurulmuştur. Subayların toplu bir isyân çıkarmasından çekinen II.Abdülhamit, 1908’de II.Meşrutiyet’i ilân etmiş, 1876 Anayasası tekrar yürürlüğe girmiş, yetkilerinin tümüne yakını padişahın elinden alınmıştır.

    C. 31 MART İSYÂNI (1)
    1909’da, İstanbul’da meşrûtî yönetime son vermek amacıyla çıkmıştır. Osmanlı Devleti’nde anayasal düzene karşı yapılan ilk isyân hareketi olması bakımından önemlidir. Selânik’ten yola çıkan “Hareket Ordusu” (Mustafa Kemâl orduda kurmay başkanı idi) isyânı bastırmış, çıkmasında etkisi olduğu gerekçesiyle II.Abdülhamit tahttan indirilmiş, yerine Mehmet Reşat padişah yapılmıştır. İsyanın bastırılmasından sonra İttihat ve Terakki’nin yönetimdeki etkinliği artmıştır.

    D. İŞGÂLLER
    1871’de Almanya’nın Prusya önderliğinde siyasî birliğini gerçekleştirerek Osmanlı Devleti ile yakınlaşması üzerine, İngiltere ve Fransa, 1856 Paris Barış Antlaşması’nda kabul ettikleri “Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü koruma…” politikasını terk ederek, Osmanlı topraklarının kendileri için stratejik önem taşıyan bölümlerini işgâle girişmişlerdir; İngiltere, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’daki çıkarlarını korumak için, Osmanlı Devleti’ni 1878 Berlin Antlaşması’nda destekleme şartıyla Kıbrıs geçici üs olarak almıştır. 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılması, Mısır’ın stratejik önemini arttırmış, 19.yy. ın en büyük sömürge imparatorluğuna sahip İngiltere, Hindistan’a giden en kısa yol olduğu için Mısır’ı işgâl etmiştir. Fransa da Cezayir ve Tunus’u almış, Osmanlı Devleti, yalnızca protesto edebilmiştir.

    E. 1911 TRABLUSGARP SAVAŞI / 1912 UŞİ ANTLAŞMASI
    1870’de siyâsî birliğini gerçekleştiren İtalya, İngiltere ve diğer büyük Avrupa devletlerinin onayını aldıktan sonra,Trablusgarp’a (Libya) asker çıkarmıştır. Gizlice Libya’ya giden M. Kemâl ve diğer İttihatçı subaylar, yerli halkı örgütleyerek İtalyanları kıyıdan içeriye sokmamış, M. Kemâl’in çabalarıyla Derne’de püskürtüp, Tobruk’ta yenmişlerdir. İtalyanlar da misilleme olarak Onikiada’yı işgâl etmişlerdir. Trablusgarp’taki savaşın uzayacağının anlaşılması üzerine, Akdeniz’deki ticâretin aksamasını istemeyen büyük Avrupa devletleri müdahale etmişlerdir. Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları yaklaşmakta olduğu için ödün vermiş, Uşi Antlaşması ile Kuzey Afrika’daki son toprak parçası olan Trablusgarp’ı İtalya’ya bırakmıştır. İtalya da, Onikiada’yı geri vermeyi kabûl etmiştir (O sırada Balkan Savaşları başladığından, Osmanlı Devleti, adaların Yunanlılar tarafından işgâl edilmesini önlemek için, geçici olarak İtalyan işgâli altında kalmasını uygun bulmuştur. Fakat, İtalya, Osmanlı Devleti’nin güçsüzlüğünden yararlanarak adaları geri vermemiş, Lozan Antlaşması ile Onikiada bölgesinde bulunan adalardan ismen sayılan 13 ada ile Meis Adası İtalya 'ya devredilmiştir. II.Dünya Savaşı’nda İtalya yenik düşünce, adalar Yunanlılara bırakılmıştır).

    F. 1912-1913 BALKAN SAVAŞLARI
    Milliyetçilik akımı, Osmanlı İmparatorluğu gibi çok uluslu devletler için bir yıkım olmuştur. Balkan Yarımadası’nın etnik yapısı çok çeşitli olduğu için, Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmalar daha çok ve ilk burada çıkmıştır. Geniş topraklara sahip olmasına rağmen dışarıya açılacağı limanı olmayan Rusya, bu ayaklanmaları sürekli kışkırtmış, desteklemiştir.
    1- 1912 I.Balkan Savaşı
    Topraklarını genişletme hesapları içine giren Balkan devletçikleri, Trablusgarp Savaşı’nı fırsat bilerek aralarında bir ittifak antlaşması yapmış ve Osmanlı Devleti’ne saldırmışlardır (Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ). 8 Ekim 1912’de başlayan Birinci Balkan Savaşı’nı, subaylar arasındaki fikir ayrılıkları yüzünden, Osmanlı Devleti kaybetmiş, İşgâller karşısında arada sıkışan Müslüman Arnavutluk da ayaklanarak bağımsızlığını ilân etmiştir. Böylece, Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığı sona ermiş, Ege adaları ve tüm Trakya elden çıkmıştır (2).

    (1) II.Abdülhamit’in tahttan indirilmesinde aşağıdaki olaylardan hangisi etkili olmuştur? (2005 KPSS)
    A) Anayasanın uygulamadan kaldırılması D) 31 Mart Ayaklanması’nın çıkması
    B) Düyûn-i Umûmiye İdaresi’nin Osmanlı maliyesini denetimine alması E) İttihat ve Terakki Partisi’nin hükümet darbesi yapması
    C) Osmanlı İmparatorluğu’nun 1877-78 savaşına girmesi

    (2) I. Girit ve Arnavutluk (2005 KPSS)
    II. Makedonya ve Batı Trakya
    III. Gökçeada ve Bozcaada
    Osmanlı İmparatorluğu yukarıdaki topraklardan hangilerini Balkan Savaşları sonunda imzalanan antlaşmalarla kaybetmiştir?
    A) I-II B) I-III C) yalnız III D) I-II-III E) Yalnız I Cevap: A

    2- 1913 Londra Antlaşması – Bâb-ı Âli Baskını
    Büyük Avrupalı devletler, balkan Yarımadası’nın haritasını yeniden saptamak üzere Londra’da bir konferans toplamaya karar vermişlerdir (1912). Anlaşma sağlanamamış, dağılmıştır. Bunun üzerine Bulgarlar Edirne’yi de işgâl etmişlerdir. Durumun giderek kötüleşmesi üzerine Kâmil Paşa Hükûmeti, barış görüşmelerinin yeniden başlamasını istemiştir. 10 Haziran 1913’te Londra Antlaşması imzalanarak, Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattının batısındaki topraklarını kaybetmiş, Ege adaları da Yunanistan’a verilmiştir. Bu arada İstanbul’da İttihat ve Terakki Fırkası (cemiyet olarak kurulmuş, sonradan parti olmuştur) 23 Ocak 1913’te bir hükûmet darbesi düzenleyerek (Babıâli Baskını), Kâmil Paşa Hükûmeti’ne son vermiş, Mahmut Şevket Paşa Hükûmeti’ni kurdurarak iktidara el koymuştur. İttihatçılar, iktidarı 1918 yılı sonuna kadar ellerinde tutmuş, ülkeyi Almanya’nın yanında I.Dünya Savaşı’na sokmuşlardır.
    3- 1913 II.Balkan Savaşı
    Londra Antlaşması’nda en büyük payı Bulgaristan almıştır. Bundan rahatsız olan Yunanistan, Karadağ, Sırbistan ve I.Balkan Savaşı’na katılmayan Romanya, birleşerek Bulgaristan’a saldırmışlardır. Durumdan yararlanan Osmanlı Devleti, Midye-Enez hattını aşarak Kırklareli ve Edirne’yi geri almıştır. Bu oldu bittiyi Bulgarlar da kabûl etmek zorunda kalmışlardır. Ardından 29 Eylül 1913’te Bulgarlarla aramızda İstanbul Antlaşması imzalanmış, Doğu Trakya yeniden Türk topraklarına katılmıştır. Savaşlar sonunda Osmanlı devleti, Arnavutluk, Makedonya, Batı Trakya ve Ege Denizi’ndeki adaları bırakmıştır. 14 Kasım 1913’te de Yunanistan ile Atina Antlaşması imzalanarak, iki ülke arasında Meriç ırmağı sınır olmuştur. Sınırımız kalmadığından, Sırbistan ve Karadağ ile antlaşma yapılmamıştır.
    G. I.DÜNYA SAVAŞI (1914-1918)
    İtalya’nın 1870, Almanya’nın 1871 yılında millî birliklerini gerçekleştirmeleri, Avrupa’da güç dengelerini bozmuştur. Dolayısıyla, savaşın çıkış sebebi, İngiltere, Fransa ve Rusya gibi sömürgeci devletlerin, sömürgelerini genişletmek, Almanya ve İtalya’nın da sömürge arayışına girmesidir. Öte yandan, Sanayi İnkılâbı’nın sonucu olarak ham madde ihtiyacının artması, yeni pazarlara ihtiyaç duyulması bloklaşmalar yaratmıştır :
    İtilâf (Anlaşma) Devletleri :İngiltere,Fransa, Rusya (sonradan katılanlar : İtalya, Japonya, Sırbistan, Romanya, Yunanistan, ABD, Brezilya, Çin).
    İttifak (Bağlaşma) Devletleri: Almanya, İtalya, Avusturya-Macaristan (sonradan, Osmanlı Devleti ve Bulgaristan katılmış, İtalya ayrılmıştır).
    Savaş, 1 Ağustos 1914 tarihinde başlamıştır. Önce Almanya ve Avusturya-Macaristan ile İngiltere, Fransa, Rusya ve Sırbistan arasında başlamış, Osmanlı Devleti ve Bulgaristan’ın katılmasıyla yaygınlık kazanmıştır. İlk cepheler Fransa ve Doğu Avrupa’da açılmıştır. Bir milyona yakın insanını kaybeden Osmanlı Devleti, savaşa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ve Balkan Savaşları’nda kaybettiği toprakları geri almak için, 29 Ekim 1914 târihinde Enver, Talât ve Sadrazam Sait paşaların oldu bittisiyle girmiştir. Almanya’nın yanında savaşa girilmesinin sebebi, onların kazanacağına inanılmasından kaynaklanmıştır. Oysa, Mustafa Kemâl, savaşı, denizlere egemen İngiltere’nin kazanacağını önceden bilmiştir.
    1- OSMANLI DEVLETİ’NİN SAVAŞTIĞI CEPHELER
    • Kafkas (Doğu-Sarıkamış) Cephesi
    Kafkasya ve Orta Asya Türkleri ile bağlantı kurmak, amacıyla Rusya’ya karşı açılmıştır. Osmanlı Devleti’nin açtığı ilk cephedir(Ekim 1914). Enver Paşa, kış şartlarında saldırı emri vermiştir. Ocak 1915’de 90.000 askerimiz donarak ölmüş (1), Ruslar, Doğu Anadolu’yu ele geçirmişlerdir (Çanakkale Savaşı’ndan sonra Kafkas Cephesi Komutanlığına atanan M. Kemal Paşa, Ağustos 1916’da Muş ve Bitlis’i geri almıştır). Rusya’da Bolşevik İhtilâli’nin çıkması üzerine, Ruslar bölgeyi boşaltmışlardır. Yeni Rus yönetimi, Almanya ve müttefikleriyle 3 mart 1918’de Brest-Litowsk Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekilmiş, Kars, Batum ve Ardahan’ı Osmanlı Devleti’ne bırakmıştır. Bu arada, Osmanlı topraklarını paylaşan Gizli Antlaşmaları da açıklamıştır (2).
    • Suriye – Filistin Cephesi
    Arapların desteklediği İngilizleri, M. Kemâl Suriye sınırında durdurmuştur.
    • Irak Cephesi
    İngilizlerin petrol alanlarını ele geçirmek için Ekim 1914'te Bahreyn, Kasım 1914'te Basra'yı işgalleri üzerine Osmanlı Devleti tarafından açılmış, İngilizler püskürtülememiştir.
    • Çanakkale Cephesi
    İtilâf Devletleri tarafından açılmıştır. Osmanlı Devleti’nin zaferiyle bitmiştir. (3)
    • Kıtlık çeken Rusya’ya yardım götürebilmek,
    • başkentini ele geçirerek, Osmanlı Devleti’ni savaş dışında bırakmak amacıyla açmışlardır (Osmanlı Devleti’nin girmesiyle savaş geniş cephelere yayılmıştı).
    Nusrat Mayın Gemisi ve Türk topçularının gayretleri sonucu, düşman, denizde yenilgiye uğramış, kara savaşları başlamıştır. Yine yenilmiş, Çanakkale Boğazı’nı boşaltmışlardır (19 Şubat-18 Mart 1915 arasında deniz harekâtı, 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 arasında kara savaşları yapılmıştır. M.Kemâl, düşmanın, Arıburnu ve Seddülbahir’e çıkarma yapacağını tahmin etmiştir). Muharebelerin sonucunda, yardım götürülemeyen Rusya’da, ihtilâl, beklenenden önce patlak vermiştir. 253 bin şehit verdiğimiz Çanakkale Zaferi, I. Dünya Savaşı’nı uzatmıştır. En çok şehit, bu cephede verilmiştir.
    Osmanlı Ordusu, müttefiklerine yardım için, Galiçya-Romanya ve Makedonya’da da savaşmıştır.
    NOT: M.Kemâl, Çanakkale Muharebelerindeki başarılarından sonra ilk kez ülke çapında ünlenmiştir.

    (1) Sarıkamış faciası, Türk halkına unutturulmaya çalışılmış, ilk kez Aralık 2004’de resmî olarak anılmış, tören yapılmıştır. Mehmetçiğin kara yenildiği Allahûekber Dağları Çanakkale gibi şehitlik hâline getirilmiştir.

    (2) Dünya savaşı sırasında gerçekleşen; (1999 DMS)
    I. Kanal harekatı
    II. Rusya’da Bolşevik İhtilali
    III. Yunanistan’ın Anlaşma Devletlerinin yanında yer alması
    gelişmelerinden hangisi, Gizli Antlaşmalarda değişiklik yapılmasına neden olmuştur?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve II E) II ve III
    Not: Gizli Antlaşmalarla Doğu Anadolu, Trakya’nın bir bölümü ve Boğazlar Rus, Akdeniz ve Ege bölgeleri İtalyanlara bırakılmıştır. Rusya’da ihtilâl çıkınca Brest-Litowsk Antlaşması’nı imzalayan Ruslar, I. Dünya Savaşı’ndan çekildikleri gibi, kendilerine bırakılan topraklardan vazgeçtiklerini de açıklamışlardır. Bunun üzerine, Doğu Anadolu’nun Ermenistan ve Kürdistan arasında bölüştürülmesine karar veren İtilâf (Anlaşma) Devletleri, Boğazları da ortaklaşa işgâl etme kararı almışlardır. İtalyanlara bırakılan İzmir ve çevresi ise, daha sonra savaşa Yunanistan da girince İngilizler tarafından İtalyanlardan alınarak Trakya ile birlikte onlara verilmiştir.

    (3) Türk orduları Birinci Dünya Savaşı’nda, (2000 DMS)
    I. Sarıkamış II. Çanakkale III. Kanal
    Cephelerinin hangilerinde başarılı olmuştur?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) II ve III
    • Kanal Cephesi (Süveyş Kanalı)
    İngiltere’nin Orta ve Uzak Doğu bağlantılarını kesmek amacıyla Almanya’nın isteği ile Ocak 1915’de Osmanlı Devleti açmış, başarı kazanılamamıştır (İngiltere, Hindistan’ı tam, Çin’i yarı sömürge haline getirmişti. Bu iki sömürgeye, Afrika Kıtası’nın güneyinde Ümit Burnu’ndan gidebiliyordu. Süveyş kanalı, 1869’da Fransızlar tarafından açılmış, 1875’de İngiltere, kanalın işletilmesinde baş hissedar olmuş, 1882’de Mısır’a yerleşmiştir. Böylece İngiltere-Hindistan yolu yarı yarıya kısalmıştır. Kanal, hem I. hem de II.Dünya Savaşı’nda önemli stratejik rol oynamıştır.
    2- OSMANLI TOPRAKLARINI PAYLAŞAN GİZLİ ANTLAŞMALAR
    Osmanlı topraklarını paylaşım konusu, 1900’lerden itibaren, gizli-açık tasarılarla hep gündemde tutulmuş, hattâ, 1908 Reval Mülâkatı ile Rusya ve İngiltere’nin Osmanlı topraklarını bölüşüm konusunda anlaştıkları, dünya basınında yer almıştır. Dolayısıyla, 1853’de Rus Çarı I. Nikola’nın, İngiliz elçisine, “Hasta Adam” ın bölüşülmesi konusundaki önerisi, Reval Mülâkatı sonrasında hayata geçmemiştir, ama, I. Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleşme zemini bulmuştur; daha I.Dünya Savaşı devam ederken yapılan Gizli Antlaşmalarla;
    • Ruslara > Boğazlar,Trakya’nın bir bölümü ve Doğu Anadolu,
    • İtalyanlara > Onikiada, Antalya, Konya, Muğla ve İzmir,
    • Fransızlara > Suriye, Lübnan, Adana, Hatay, Maraş, Urfa, Antep,
    • İngilizlere > Arap Yarımadası ve Irak bırakılmıştır.
    • Sonradan Yunanistan savaşa girince İzmir onlara verilmiştir. Bu durum, İtalyanları kızdırmıştır.
    H. I.DÜNYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI
    • İmparatorluklar dağılmıştır.
    • Yeni devletler kurulmuştur.
    • Rusya’da Bolşevizm, İtalya’da Faşizm, Almanya’da Nazizm gibi baskıcı rejimler doğmuştur.
    • Sömürgeciliğin ad değiştirmiş hâli olan Manda ve himâyecilik ortaya çıkmıştır.
    • Yeni silahlar, sivillerin de ölmesine yol açınca, sivil savunma örgütleri oluşturulmuştur.
    • Türk Kurtuluş Savaşı başlamıştır.
    • Almanya’ya imzalatılan ağır şartlı Versay Antlaşması, II. Dünya Savaşı’nın çıkmasına ortam hazırlamıştır.
    İ. WİLSON İLKELERİ
    ABD Başkanı Wilson, savaşa girerken İtilâf Devletlerine şartlar öne sürmüş, kabûl edilmiştir. İlkeler özetle şöyledir:
    • Gizli paylaşım antlaşmaları yapılmayacak (İtilâf Devletleri yine de Osmanlı Devleti’ni paylaşmıştır).
    • Milletler Cemiyeti Kurulacak (Milletler Cemiyeti, günümüzdeki Birleşmiş Milletler Teşkilatı’ndan farklıdır. İlki, 1919-1948 arasında varlığını sürdürmüştür. Birleşmiş Milletler 1945’de kurulmuştur).
    • Yenenler, yenilenden toprak almayacak
    • Her millet, çoğunlukta olduğu bölgede kendi kaderini belirleyecek (bir bölgede hangi millet çoğunluktaysa, orayı yönetme hakkı çoğunlukta olan millete aittir).
    • Osmanlı Devleti’nin Türk bölgelerinde Türk egemenliği kurulacak. Orada yaşayan azınlıklara hakları verilecek.
    • Boğazlar dünyâ ticâretine açık tutulacak.
    Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması (Mütârekesi) ile savaştan çekilmiştir. Kısa süre sonra, Almanya ve Avusturya da yenilgiyi kabûl etmişlerdir (Almanya ateşkesi fiilen Osmanlı Devleti’nden önce istemiştir).
    • Almanya ile Versay,
    • Avusturya ile Saint Germain,
    • Bulgaristan ile Nöyyi antlaşmaları yapılmıştır.
    • Trianon Antlaşması ile de, Avusturya’dan ayrılan Macaristan’a askerî ve mâlî denetim uygulanmıştır.
    • Osmanlı Devleti ile imzalanan Sevr Antlaşması, Kurtuluş Savaşı’ndan dolayı uygulanamamıştır.
    K. MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 EKİM 1918)
    Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda Rauf (Orbay) tarafından imzalanmıştır. 25 maddeden oluşan ateşkes antlaşması, Wilson İlkeleri ile taban tabana zıttır.
    1- Ateşkes Hükümleri
    • İstanbul ve Çanakkale Boğazı’nda bulunan askerî üsler işgâl edilecektir.
    • Anadolu’daki Osmanlı Ordusu terhis, silâh ve cephane teslim edilecektir (ülke savunmasız bırakılarak, Gizli Antlaşmaların uygulanmasına zemin hazırlanıyor).
    • Donanma teslim edilecektir (ülke kıyıları savunmasız bırakılıyor).
    • Anadolu dışında bulunan askerî birlikler teslim olacaktır.
    • Toros tünelleri ve demiryolları işgâl edilecektir. Haberleşme hatları İtilâf Devletleri tarafından denetlenecektir (iletişim denetime alınarak, organize direniş önlenmeye çalışılıyor).
    • İtilâf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir durum karşısında, herhangi bir stratejik bölgeyi işgâl edeceklerdir (7. Madde; Türkiye’yi buna dayanarak işgal etmişlerdir. İşgâllerinin hukukî gerekçesi bu maddedir). (1)
    • Vilâyat-ı Sitte’de(Altı Vilâyet: Van, Bitlis, Erzurum, Elazığ, Diyarbakır, Sivas) karışıklık çıkarsa işgâl edilecektir (24. Madde; Doğu Anadolu’nun Ermenilere verilmesine gerekçe yaratılıyor. Önceden Ruslara verilen Doğu Anadolu, Ruslar vazgeçince, Ermenilere verilerek, küçük, güçsüz ve çevresi düşmanla çevrili bir Türkiye yaratılmak isteniyor).
    L. İŞGÂLLER
    • Mondros imzalandığı tarihte 400 bin olan Türk ordusunun sayısı 50 bine inmiş, bu arada, Mustafa Kemâl’in emriyle bazı ağır silâhlar Antep dolaylarındaki çiftliklerde saklanmıştır. Merkezi Erzurum’da bulunan 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa ordusunu terhis etmemiştir.
    • Mondros’tan sonra ilk işgâl, İngilizlerin Musul’a girmesidir (03 Kasım 1918).
    • Fransızlar, Çukurova (Adana-Dörtyol), Hatay, Urfa, Maraş ve Antep’i işgâl etmişlerdir. Gizli Antlaşmalar gereği, Urfa, Maraş ve Antep Fransızlara İngilizler tarafından bırakılmıştır.
    • İtalyanlar, Konya, Antalya ve Muğla’ya girmişlerdir.
    • İtilâf Devletleri, ortak hareket ederek İstanbul’u gayri resmi olarak işgâl etmişlerdir (13 Kasım 1918).

    (1) Anlaşma Devletleri Anadolu’yu aşağıdakilerden hangisine dayanarak işgal etmişlerdir? (2001 KMS)
    A) Londra Antlaşması B) Sevr Antlaşması C) Paris Antlaşması D) Berlin Antlaşması E) Mondros Ateşkes Antlaşması
    M. PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 OCAK 1919)
    İtilâf Devletleri, kendi aralarındaki sorunları çözmek ve yendikleri devletlere imzalatacakları antlaşmaların esaslarını belirlemek için toplanmışlardır. Konferansta, Osmanlı Devleti ile ilgili olarak şu kararlar alınmıştır :
    • Wilson İlkesi gereği, dünya barışını korumak(!!) için Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam)’ nin kurulması kabûl edilmiştir (1).
    • Urfa, Maraş ve Antep Fransa’ya bırakılırken, Gizli antlaşmalarla İtalya’ya verilen İzmir ve çevresi Yunanlılara verilmiştir.
    N. İZMİR’İN YUNANLILARCA İŞGÂLİ (15 MAYIS 1919)
    Yunanlılar, işgâle, hukukî dayanak olarak şunları göstermişlerdir :
    • Mondros Mütârekesi’nin 7. Maddesi.
    • Paris Konferansı’nın İzmir’le ilgili kararı.
    • Wilson İlkeleri’nin, “milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin tâyin edeceği…” hükmü (İzmir ve çevresinde Rum nüfusun Türklerden çok olduğu konusunda sahte belgeler düzenlemişlerdir).
    Diğer işgâllere fazla tepki gelmezken, İzmir’in işgâli, ülke çapında yoğun protestolara yol açmıştır. Sebebi, geçici olmayacağı, şehrin, Yunanistan’a bağlanacağının anlaşılmasıdır. İşgâlin en önemli sonucu, Ege Bölgesi’nde Kuvva-i Millîye hareketinin oluşmasıdır. Yunanlıların, İzmir ve çevresinde katliam yapmaları üzerine, Amerikalı Amiral Bristol tarafından hazırlanan raporda, bölgenin Yunanistan’a bırakılmaması gerektiği belirtilmiştir. Amiral, İzmir’de Rum nüfusun çoğunlukta olmadığını da dile getirmiştir. Meşrû mücâdelemizi onaylayan önemli bir belgedir Bristol Raporu (2).
    O. KUVVA-İ MİLLÎYE
    Mondros Mütarekesi’nden sonra başlayan işgâl hareketlerine karşı, İstanbul Hükûmeti gerekli tepkiyi göstermeyince, Türk halkı silahlı direnişe başlamıştır. Bu direnişe, Kuvva-i Millîye (Millî Kuvvetler) denilmiştir (3) (4).
    Kuvva-i Millîye direnişi, ilk önce, Fransız işgâline karşı Adana ve Dörtyol çevresinde başlamıştır. Batı Anadolu’da ise, İzmir’in işgâlinden sonra ortaya çıkmıştır (Ad olarak alındığında, ilk kez Batı Anadolu’da Yunan işgâllerine karşı ortaya çıkan direniş gücüdür. Sınav Komisyonu Kuva-i Milliye’nin ilk çıktığı yer olarak Batı Anadolu’yu kabûl edebilir).
    1-Kuvva-i Millîye’nin özellikleri
    • Bölgesel direniş hareketleridir.
    • Kendi liderleri tarafından yönetilmişlerdir.
    • İhtiyaçlarını halktan sağlamışlardır.
    2-Kuvva-i Millîye’nin önemi
    • Yer yer düşman ilerleyişini durdurmuşlardır.
    • Ayaklanmaları bastırmışlardır (5).
    • Düzenli ordunun kurulmasına zaman kazandırmışlardır.
    Ö. CEMİYETLER
    Mondros Mütarekesi’nden sonra kurulmuşlardır.
    1- Zararlı Cemiyetler
    • Rum, Ermeni ve Mûsevilerin kurduğu zararlı cemiyetler (Mavri Mira, Etnik-i Eterya, Megalo İdea, Rum Pontus, Hınçak, Taşnaksityun, İsrail Alyans)
    • Türklerin kurduğu zararlı cemiyetler (bir kısmı ümmetçi, diğerleri teslimiyetçi ve manda yanlısıdırlar. İngiliz Muhipleri,
    Wilson Prensipleri, Osmanlı Sulh ve Selâmeti Fırkası, Kürt Teâli Cemiyeti).
    2- Millî Cemiyetler
    İşgâller ve özellikle Rum ve Ermeniler için İtilâf Devletlerince plânlanan hedefler anlaşılınca, ülkenin bir çok yerinde Müdâfaa-i Hukuk-i Milliye veya Redd-i İlhak adı altında kurulmuşlardır. Millî Cemiyetler de denilmektedir. Müdafaa-i Hukuk terimi, hem bölgesel cemiyetleri hem de Mustafa Kemâl’in önderliğini yaptığı Millî Hareketi ifade eder. Millî Cemiyetlerin başlıca özellikleri :
    • Kendi bölgelerinin kurtuluşunu öncelikle amaçlamışlardır (en önemli olumsuz yanları işte bu bölgeci zihniyetleridir).
    • Türklük duygusu temelinde kurulmuşlardır (o zamana kadar aydınlarla sınırlı olan milliyetçi düşünce halka inmiştir).
    • Wilson İlkeleri’ne dayanarak, bölgelerinin Türklüğünü kanıtlamaya çalışmışlardır. İşgâllere karşı propagandayı öne çıkarmış, silâhlı direnişi ön görmemişlerdir.
    • Padişah ve Halifeye bağlılık bildirmişlerse de, bölgelerinde bağımsız hareket etmişlerdir.

    (1) Aşağıdakilerden hangisi I.Dünya Savaşı sonrasında ABD’nin önderliğinde, dünya barışını korumak için kurulan örgüttür? (2002 KPSS)
    A) NATO B) Sadabat Paktı C) Milletler Cemiyeti D) Balkan Antantı E) Birleşmiş Milletler

    (2) I. Paris Konferansı II. Amiral Bristol Raporu III. Londra Konferansı IV. General Harbord raporu
    Yukarıdakilerin hangilerinde Türklerin milli davalarında haklılığını gösteren ifadeler yer almıştır? (2003 KPSS)
    A) I ve II D) II ve III B) III ve IV E) II ve IV C) I ve IV
    Not: Amiral Bristol Raporu-ABD’li ve İtilâf devletleri delegelerinden oluşan bir kurul, Yunanistan’ın İzmir’i işgâlinden sonra bölgeye gönderilmiştir. Bu kurul, Amiral Bristol Raporu’yla,
    -bölgede nüfus çoğunluğunun Türklere ait olduğunu
    -Hristiyanların katledilmediğini
    -katliamların sorumlusunun Yunanistan olduğunu açıklayarak, Türklerin mücadelelerinde haklılığını ortaya koymuştur.
    General Harbord Raporu: Amerikalı General raporunda, Ermenilerin Doğu Anadolu’da çoğunlukta olmadığını ve bölgenin Türklere ait olduğunu açıklamıştır.(bkz Sivas Kongresi). Buna rağmen, İtilâf Devletleri Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 24. Maddesi’ni Sevr Antlaşması’nda uygulamaya koyarak, Doğu Anadolu’da kâğıt üzerinde bir Ermenistan yaratmışlardır.

    (3) Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra, işgalci devletlere tepki olarak ortaya çıkan direniş kuruluşu aşağıdakilerden“hangisidir? (1999 DMS)
    A) Wilson Prensipleri Derneği B) Kuva-i Milliye C) Tesanüt grubu D) İngiliz Muhipler Derneği E) Kuva-i İnzibatiye

    (4) Mondros Mütarekesi sonrası, göz hekimi Esat Paşa’nın çağrısı ile 70 kadar dernekten ikişer temsilcinin katılması ile İstanbul’da 29 Kasım 1918’de “Milli Kongre” adı ile partiler üstü bir teşkilât kurulmuştur. Milli Kongre “Kuvva-i Millîye” deyimini kullanan ilk siyâsî oluşumdur. Üyelerinin çoğu sonradan Anadolu Hareketi’ne katılmıştır.

    (5) I. Menemen Olayı’nın bastırılması II. Yozgat Ayaklanması’nın bastırılması III. İnönü Savaşlarının kazanılması
    Kuvayi Milliye yukarıdakilerin hangilerinde etkili olmayı başarmıştır? (2005 KPSS)
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I, II ve III Cevap: B

Sayfayı Paylaş