İNKILAP TARİHİ-2

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde zombie tarafından paylaşıldı.

  1. zombie

    zombie Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    6

    KURTULUŞ SAVAŞI
    Kurtuluş Savaşı üç evre halinde incelenir: Hazırlık (Örgütlenme), Eylem, İnkılâp.
    BİRİNCİ ÜNİTE
    I. HAZIRLIK EVRESİ
    Mustafa Kemâl’in Samsun’a çıkmasından TBMM’nin açılmasına kadar geçen süredir.

    A. MUSTAFA KEMÂL’İN SAMSUN’A ÇIKMASI (19 MAYIS 1919)
    Mondros Mütârekesi imzalandığı sırada Yıldırım Orduları komutanı olan M. Kemâl İstanbul’a çağırılmıştır. İstanbul’da kurtuluş çareleri aramış, bunun, Anadolu’da başarılacağına inandığı için, oraya geçme yollarını aramıştır. Orta ve Doğu Karadeniz’de katliama başlayan Rum çetelerine karşı Türklerin direnişe geçmesi üzerine, İngilizlerin, bölgede düzenin sağlanması adına, Türklerin ellerindeki silahları toplaması için İstanbul Hükümeti’ne baskı yapması ona fırsat vermiştir. İstanbul Hükümeti tarafından kendisine 9. Ordu Müfettişliği (sonradan 3. Ordu oldu) önerilmiş, kabûl etmiştir. Resmî görevi ile gerçek niyeti tamamen zıt şekilde Samsun’a çıkmıştır ki, sonradan, bu târihi, doğum târihi olarak benimsediğini belirtmiştir (doğum târihi bilinmiyor).
    M. Kemâl, daha Samsun’da iken İstanbul’a yazdığı raporda, İtilâf Devletleri ile ters düşerek, direnişi haklı bulmuş, manda yönetiminin Türk halkının bünyesine uygun olmadığını belirtmiştir.
    B. HAVZA GENELGESİ (28 MAYIS 1919)
    M. Kemâl, Anadolu’daki komutanlarla görüştükten sonra, yayınladığı genelgede, İzmir’in işgâlinin protesto edilmesini, silâhların teslim edilmemesi, ordunun dağıtılmamasını istemiştir.
    Genelgeden sonra, Mustafa Kemâl İstanbul’a çağırılmış, reddetmiş, 7-8 Temmuz gecesi Erzurum’da askerlikten istifa etmiştir (5 Ağustos 1921 tarihli Başkomutanlık Kanunu’na kadar sivil kalmıştır).
    C. AMASYA GENELGESİ (22 HAZİRAN 1919)
    Genelgeyi M. Kemâl hazırlamış, komutanlar imzalamışlardır (Rauf Bey, Ali Fuat Paşa, Refet Bey, Cemal Paşa. Ayrıca, Erzurumda bulunan Kâzım karabekir Paşa’nın telgrafla onayı alınmıştır). Karar altına alınan hükümler şöyledir:
    • Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.İstanbul Hükûmeti,İtilâf Devletlerinin denetimi altında bulunduğundan,üzerine düşen görevi yapamamaktadır. Bu durum, milletimizi esir gibi göstermektedir (Millî Mücadele’nin gerekçesi).
    • Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır (Bu ve aşağıdaki maddelerde Millî Mücadele’nin yöntemi belirtilir. Millî egemenlik düşüncesi ilk kez ortaya atılmıştır; millet iradesine dayalı yeni bir devlet kurmaya doğru gidildiği açıkça görülüyor).
    • Milletin, haklı sesini duyurabilmesi için, her türlü etkiden uzak olan Sivas’ta bir millî kurulun toplanması kararlaştırılmıştır.
    • Her ilden, milletin güvenini kazanmış üçer delege Müdâfaa-i Hukuk-i Millîye, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilerek gizlice Sivas’a geleceklerdir (millet iradesi öne çıkartıldığı gibi, mücadele, millete mâl edilmiştir).
    • Erzurum’da toplanacak olan kongre üyeleri de Sivas’a geleceklerdir.
    • Askerî birlikler dağıtılmayacaktır. Ordu, alınan kararların uygulanmasında görevlendirilmelidir. (1)
    Amasya Genelgesi ile,
    • Millî Mücâdele’nin başladığı ilân edilmiş, mücâdele millete mal edilmiştir.
    • Mücâdelenin gerekçe ve yöntemleri belirtilmiştir.
    • Millî egemenliğin kurulacağının habercisidir.
    D. KONGRELER
    1- Erzurum kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)
    Doğu Anadolu’nun Ermenilere verileceği söylentisi üzerine, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti’nin desteği ile Doğu Anadolu Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından düzenlenmiştir. 15. Kolordu komutanı Kâzım Karabekir Paşa’dan büyük destek görmüştür. Bölgesel amaçlı toplanan kongre, üyelerden birinin istifa etmesi ve Mustafa Kemâl’in onun yerini alıp (2), ardından başkanlığa seçilmesi sonucu millî kongreye dönüşmüştür. Toplanış amacı bölgesel, alınan kararlar bakımından millîdir. Kararlar şöyledir :
    • Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Onun çeşitli kısımları birbirinden ayrılamaz (vatanın bütün olduğu ve ilk kez millî sınırlardan söz edildiği için, Misâk-ı Millî kararlarına öncülük etmiştir. Millî sınırlar, Mondros’un imzalandığı anda var olan sınırlarımız olarak kabûl edilir).
    • Her türlü yabancı işgâline karşı, millet birleşip karşı koyacaktır.
    • Osmanlı Hükümeti bağımsızlığımızı koruyamazsa, Anadolu’da geçici bir hükûmet kurulacaktır.
    • Kuvva-i Millîye’yi etkin, millî iradeyi hâkim kılmak esastır (pâdişah ve İstanbul Hükûmeti’nin emirlerine uyulmayacağı belirtiliyor. Bununla birlikte, millî iradenin ve toplanan millî güçlerin pâdişahlık ve halifelik makamını kurtaracağı hükmü de
    yer almıştır kongre kararlarında).


    İKİNCİ BÖLÜM
    KURTULUŞ SAVAŞI
    Kurtuluş Savaşı üç evre halinde incelenir: Hazırlık (Örgütlenme), Eylem, İnkılâp.
    BİRİNCİ ÜNİTE
    I. HAZIRLIK EVRESİ
    Mustafa Kemâl’in Samsun’a çıkmasından TBMM’nin açılmasına kadar geçen süredir.

    A. MUSTAFA KEMÂL’İN SAMSUN’A ÇIKMASI (19 MAYIS 1919)
    Mondros Mütârekesi imzalandığı sırada Yıldırım Orduları komutanı olan M. Kemâl İstanbul’a çağırılmıştır. İstanbul’da kurtuluş çareleri aramış, bunun, Anadolu’da başarılacağına inandığı için, oraya geçme yollarını aramıştır. Orta ve Doğu Karadeniz’de katliama başlayan Rum çetelerine karşı Türklerin direnişe geçmesi üzerine, İngilizlerin, bölgede düzenin sağlanması adına, Türklerin ellerindeki silahları toplaması için İstanbul Hükümeti’ne baskı yapması ona fırsat vermiştir. İstanbul Hükümeti tarafından kendisine 9. Ordu Müfettişliği (sonradan 3. Ordu oldu) önerilmiş, kabûl etmiştir. Resmî görevi ile gerçek niyeti tamamen zıt şekilde Samsun’a çıkmıştır ki, sonradan, bu târihi, doğum târihi olarak benimsediğini belirtmiştir (doğum târihi bilinmiyor).
    M. Kemâl, daha Samsun’da iken İstanbul’a yazdığı raporda, İtilâf Devletleri ile ters düşerek, direnişi haklı bulmuş, manda yönetiminin Türk halkının bünyesine uygun olmadığını belirtmiştir.
    B. HAVZA GENELGESİ (28 MAYIS 1919)
    M. Kemâl, Anadolu’daki komutanlarla görüştükten sonra, yayınladığı genelgede, İzmir’in işgâlinin protesto edilmesini, silâhların teslim edilmemesi, ordunun dağıtılmamasını istemiştir.
    Genelgeden sonra, Mustafa Kemâl İstanbul’a çağırılmış, reddetmiş, 7-8 Temmuz gecesi Erzurum’da askerlikten istifa etmiştir (5 Ağustos 1921 tarihli Başkomutanlık Kanunu’na kadar sivil kalmıştır).
    C. AMASYA GENELGESİ (22 HAZİRAN 1919)
    Genelgeyi M. Kemâl hazırlamış, komutanlar imzalamışlardır (Rauf Bey, Ali Fuat paşa, Refet bey. Ayrıca, Erzurumda bulunan Kâzım karabekir Paşa’nın telgrafla onayı alınmıştır). Karar altına alınan hükümler şöyledir:
    • Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.İstanbul Hükûmeti,İtilâf Devletlerinin denetimi altında bulunduğundan,üzerine düşen görevi yapamamaktadır. Bu durum, milletimizi esir gibi göstermektedir (Millî Mücadele’nin gerekçesi).
    • Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır (Bu ve aşağıdaki maddelerde Millî Mücadele’nin yöntemi belirtilir. Millî egemenlik düşüncesi ilk kez ortaya atılmıştır; millet iradesine dayalı yeni bir devlet kurmaya doğru gidildiği açıkça görülüyor).
    • Milletin, haklı sesini duyurabilmesi için, her türlü etkiden uzak olan Sivas’ta bir millî kurulun toplanması kararlaştırılmıştır.
    • Her ilden, milletin güvenini kazanmış üçer delege Müdâfaa-i Hukuk-i Millîye, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilerek gizlice Sivas’a geleceklerdir (millet iradesi öne çıkartıldığı gibi, mücadele, millete mâl edilmiştir).
    • Erzurum’da toplanacak olan kongre üyeleri de Sivas’a geleceklerdir.
    • Askerî birlikler dağıtılmayacaktır. Ordu, alınan kararların uygulanmasında görevlendirilmelidir. (1)
    Amasya Genelgesi ile,
    • Millî Mücâdele’nin başladığı ilân edilmiş, mücâdele millete mal edilmiştir.
    • Mücâdelenin gerekçe ve yöntemleri belirtilmiştir.
    • Millî egemenliğin kurulacağının habercisidir.
    D. KONGRELER
    1- Erzurum kongresi (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)
    Doğu Anadolu’nun Ermenilere verileceği söylentisi üzerine, Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti’nin desteği ile Doğu Anadolu Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından düzenlenmiştir. 15. Kolordu komutanı Kâzım Karabekir Paşa’dan büyük destek görmüştür. Bölgesel amaçlı toplanan kongre, üyelerden birinin istifa etmesi ve Mustafa Kemâl’in onun yerini alıp (2), ardından başkanlığa seçilmesi sonucu millî kongreye dönüşmüştür. Toplanış amacı bölgesel, alınan kararlar bakımından millîdir. Kararlar şöyledir :
    • Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür. Onun çeşitli kısımları birbirinden ayrılamaz (vatanın bütün olduğu ve ilk kez millî sınırlardan söz edildiği için, Misâk-ı Millî kararlarına öncülük etmiştir. Millî sınırlar, Mondros’un imzalandığı anda var olan sınırlarımız olarak kabûl edilir).
    • Her türlü yabancı işgâline karşı, millet birleşip karşı koyacaktır.
    • Osmanlı Hükümeti bağımsızlığımızı koruyamazsa, Anadolu’da geçici bir hükûmet kurulacaktır.
    • Kuvva-i Millîye’yi etkin, millî iradeyi hâkim kılmak esastır (pâdişah ve İstanbul Hükûmeti’nin emirlerine uyulmayacağı belirtiliyor. Bununla birlikte, millî iradenin ve toplanan millî güçlerin pâdişahlık ve halifelik makamını kurtaracağı hükmü de
    yer almıştır kongre kararlarında).



    (1) Milli Mücadele Dönemi’nde; (1999 DMS)
    I. Padişah iradesine karşı bir ayaklanma başlatılmalıdır.
    II. Türk ulusu işgallere katlanmak yerine, bağımsız yaşamak için savaşmalıdır.
    III. Ordu, alınan kararların uygulanmasında görevlendirilmelidir.
    düşünceleri ilk kez aşağıdakilerden hangisinde ele alınmıştır?
    A) Erzurum Kongresi B) İlk TBMM C) Sivas Kongresi D) Amasya Genelgesi E) Amasya Görüşmesi

    (2) Mustafa Kemal’in Erzurum Kongresi’ne katılması aşağıdakilerden hangisiyle meşruluk kazanmıştır? (1999 DMS)
    A) Erzurum’da bulunan XV. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Mustafa Kemal’i desteklemesi
    B) Mustafa Kemal’in Ordu Müfettişliği görevinde bulunması
    C) Kongre üyelerinden birinin istifa etmesi ve Mustafa Kemal’in onun yerine geçmesi
    D) Mustafa Kemal’in kongre başkanlığına seçilmesi
    E) İstanbul Hükümeti’nin Erzurum Kongresi’nin toplanmasını engelleyememesi




    (1) Milli Mücadele Dönemi’nde; (1999 DMS)
    I. Padişah iradesine karşı bir ayaklanma başlatılmalıdır.
    II. Türk ulusu işgallere katlanmak yerine, bağımsız yaşamak için savaşmalıdır.
    III. Ordu, alınan kararların uygulanmasında görevlendirilmelidir.
    düşünceleri ilk kez aşağıdakilerden hangisinde ele alınmıştır?
    A) Erzurum Kongresi B) İlk TBMM C) Sivas Kongresi D) Amasya Genelgesi E) Amasya Görüşmesi

    (2) Mustafa Kemal’in Erzurum Kongresi’ne katılması aşağıdakilerden hangisiyle meşruluk kazanmıştır? (1999 DMS)
    A) Erzurum’da bulunan XV. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Mustafa Kemal’i desteklemesi
    B) Mustafa Kemal’in Ordu Müfettişliği görevinde bulunması
    C) Kongre üyelerinden birinin istifa etmesi ve Mustafa Kemal’in onun yerine geçmesi
    D) Mustafa Kemal’in kongre başkanlığına seçilmesi
    E) İstanbul Hükümeti’nin Erzurum Kongresi’nin toplanmasını engelleyememesi



    • Hıristiyanlara siyasî ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez (Tanzimatla başlayan azınlık ayrıcalıkları sınırlandırılıyor).
    • Manda ve himâye kabûl edilemez (ilk kez karşı çıkılmıştır).
    • Mebusan Meclisi’nin derhal toplanması ve hükûmeti denetlemesi gerekmektedir (Millî egemenliği güçlendirme isteği).
    • Kongre, alınan kararları uygulamak için bir Heyet-i Temsilîye (Temsilciler Kurulu) seçecektir (başkanı M. Kemâl olan Heyet-i Temsilîye, bir hükûmet gibi çalışmıştır).
    2- Sivas Kongresi (4 - 11 Eylül 1919)
    Amasya Genelgesi ile M. Kemâl toplantıya çağırmıştır (1). Sadrazam Damat Ferit Paşa, Elazığ Valisi Ali Gâlip kanalıyla kongrenin toplanmasını engellemeye çalışmış, başaramamıştır. Millîdir; alınan kararlar, bütün ülke ve milleti ilgilendirmiştir. Büyük devletleri, istatistiki rakamlarla Anadolu ve Trakya’nın Türklere ait olduğuna inandırmak veya kurtuluşu, bir büyük devletin himayesinde aramanın yurtseverlik olduğunu sanan çarpık düşünceler tasfiyeye uğramıştır. Şu kararlar alınmıştır :
    • Erzurum Kongresi kararları kabûl edilmiştir.
    • Millî cemiyetler, Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk-i Millîye Cemiyeti adı altında birleşmiştir (örgütlenmede merkeziyetçilik sağlanmıştır).
    • Bağımsızlığa ters düştüğü için bir daha gündeme gelmemek üzere, manda ve himâye reddedilmiştir. (2)
    • Yeni katılımlarla genişletilen Temsilciler Kurulu, bütün yurdu temsil edecektir (Kurul, yürütme yetkisini kullanarak İstanbul Hükûmeti’ne alternatif olarak geçici hükûmet gibi çalışmıştır. Erzurum Kongresi’nde, “Temsilciler Kurulu, Doğu Anadolu’nun bütününü temsil eder” kararı, burada, “Temsilciler Kurulu, yurdun bütününü temsil eder “ şeklini almıştır).
    • Mevcut siyasi partilerin amaçlarına hizmet edilmemesi kararlaştırılmıştır.
    • Yürütme yetkisi ilk kez kullanılarak, Ali Fuat Paşa Batı Cephesi komutanlığına atanmıştır.
    • İrâde-i Milliye Gazetesi yayına başlamıştır. (3)
    Sivas Kongresi’nden hemen sonra Temsilciler Kurulu İstanbul Hükûmeti ile yönetim yönünden ilişki ve her türlü haberleşmeyi
    kesmiş,İstanbul’dan Anadolu’ya atanan komutan ve valileri geri göndermiştir. Kongrenin toplanmasını önleyemeyen Sadrazam Damat Ferit Paşa görevden alınmış, sadrazamlığa Ali Rıza Paşa gelmiştir. Yeni hükûmet, M. Kemâl ile görüşmeye karar vermiştir.
    Bu arada, Batı Anadolu’da Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında bölgesel kongreler de toplanmıştır. Temmuz ve Ağustos 1919’da I.Balıkesir, I.Nazilli ve Alaşehir, Eylül-Ekim 1919’da II.Balıkesir, II.Nazilli Kongreleri düzenlenmiş, Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongresi kararlarını kabûl etmiş, Kuvva-i Millîye’yi destekleyici kararlar almışlardır. Yunanlılara karşı Batı Cephesi’nin oluşmasında doğrudan rolleri vardır. Ancak, İstanbul Hükümeti’ne açıktan cephe alamamışlardır. (4)
    Aynı günlerde, Amerikalı General Harbord Sivas’a gelerek M. Kemâl’le görüşmüş, Ermeni sorunu ve manda konusunda ABD Senatosu’na bir
    rapor sunmuştur. Raporunda, Ermenilerin Doğu Anadolu’da çoğunlukta olmadığı ve bölgenin Türklere ait olduğunu açıklamıştır.
    E. AMASYA GÖRÜŞMESİ (PROTOKOLU) (20 – 22 EKİM 1919)
    Temsil Kurulu adına M. Kemâl, İstanbul Hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa arasında yapılan görüşmeler sonucu Amasya Protokolu imzalanmıştır. Protokolle, İstanbul Hükûmeti, Millî Mücâdele’yi ilk kez tanımıştır; bu yanıyla önemlidir. Değilse, protokol, milletvekili seçimleri dışında uygulanamamıştır. Şu kararlar alınmıştır.
    • Türk vilayetleri düşmana terk olunmayacak, hiçbir biçimde manda ve himaye kabul edilmeyecek, Türk vatanının bütünlüğü ve bağımsızlığı korunacak.


    (1) I. Mustafa Kemal düzenlenmesinde doğrudan etkili olmuştur. (2005 KPSS)
    II. Temsil Kurulu'na yeni katılımlar olmuştur.
    Yukarıdaki gelişmeler aşağıdakilerden hangisinde olmuştur?
    A) Sivas Kongresi B) Alaşehir Kongresi C) Edirne Kongresi D) Erzurum Kongresi E) İskenderun Kongresi

    (2) I. Alaşehir Kongresi (2001 KMS)
    II. Sivas Kongresi
    III. Afyon Kongresi
    IV. Erzurum Kongresi
    Yukarıdaki kongrelerden hangilerinde, manda ve himayenin reddedilmesi kararı alınmıştır?
    A) I ve II B) I, III ve IV C) II ve IV D) I ve III E) II, III ve IV
    Cevap: C

    (3) I. İrade-i Milliye Gazetesi (2002 KPSS)
    II. Yenigün
    III. Anadolu Ajansı
    IV. Peyam-i Sabah
    Yukarıdakilerden hangileri Milli Mücadele’yi destekleyen yayın organlarındandır?
    A) I-II B) II-III C) I-II-IV D) I-II-III E) I-II-III-IV
    Not: İrade-i Milliye, Yenigün ve Anadolu Ajansı Millî Mücadele’yi desteklemişlerdir. İrade-i Millîye Sivas Kongresi’nden sonra Sivas, Anadolu Ajansı TBMM açıldıktan sonra Ankara’da bizzat M. Kemâl’in talimatıyla kurulmuşlardır. Yunus Nadi’nin çıkardığı Yenigün de, önce İstanbul, sonra Ankara’da Millî Mücadele yanlısı yayın yapmıştır. Ali Kemâl’in çıkardığı Peyam-i Sabah Millî Mücadele aleyhinde yayın yapmıştır.
    Millî Mücâdele aleyhinde yayın yapanlar: Alemdar, Peyami Sabah, Ümit, İstanbul, Aydede, Güleryüz, Aydınlık, Zincirbent, Cumhuriyet, İrşad, Tan, Yeni Dünya, Şarkın Sesi, Ferda, Zafer, Hatif.
    Millî Mücâdele lehinde yayın yapanlar: İrade-i Milliye, Hakimiyet-i Milliye, Tevhid-i Efkar, Minber, Vakit, Akşam, Yeni Gün, Tanin, Hukuk-u Beşer, Öğüt, Açıksöz, İleri, Tercüman, Dergâh, Albayrak, İkdam.

    (4) I. Milis güçlerini destekleme (2002 KPSS)
    II. İstanbul Hükümeti’ne açıkça karşı çıkma
    III. Bölgelerinin Türklüğünü kanıtlama
    IV. İşgal güçlerine karşı direnmeyi amaç edinme
    Yukarıdakilerden hangileri, Kurtuluş Savaşı’nda toplanan kongrelerin ortak özelliklerinden biri değildir?
    A) I ve II B) Yalnız II C) Yalnız I D) II ve IV E) III ve IV Cevap: B


    • Azınlıklara siyasi egemenliğimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar tanınmayacak.
    • Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, İstanbul Hükümeti tarafından resmen tanınacak.
    • İtilaf Devletleri ile yapılacak olan barış görüşmelerinde Temsil Heyeti’nden de bir temsilci bulunacak.
    • İvedi olarak Anadolu’da halkın özgür seçimiyle bir meclis toplanacak.
    • Anadolu hareketi, İstanbul Hükümetini küçümseyici ve yok sayıcı davranışlardan kaçınacak.
    M. Kemâl, komutanlarla 19-29 Kasım 1919 tarihleri arasında Sivas’ta bir toplantı yapmış, toplantıdan, “Meclis-i Mebusan” ın İstanbul’da toplanması kararı çıkmıştır. İşgâl altndaki bir şehirde toplanan meclisin bağımsız hareket edemeyeceğini düşünen M. Kemâl, Meclisin, Ankara’da açılmasına taraftar olduğu için, İstanbul değil, Ankara’ya gitme kararı vermiştir. O’nun, Ankara’yı merkez seçmesinin sebepleri şunlardır:
    • Demiryolu bağlantısı olması
    • Haberleşme imkânlarının bulunması
    • Anadolu’ya hâkim konumu
    • Batı Cephesi’ne yakınlığı
    • Halkının, Millî Mücâdele’ye sıcak bakması
    F. SON OSMANLI MECLİS-İ MEBUSAN’I ve MİSÂK-I MİLLÎ (1)
    Amasya Protokolü gereğince yapılan seçimlerden, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuku Millîye Cemiyeti zaferle çıkmış, M. Kemâl Erzurum mebusu (milletvekili) seçilmiştir. M. Kemâl, seçilen milletvekillerinden, İstanbul’da açılacak mecliste;
    • Müdâfaa-i Hukuk Grubu kurmalarını,
    • Kendisini meclis başkanı seçmelerini,
    • Misâk-ı Millî kararlarını kabûl etmelerini istemiştir.
    İtilâf Devletleri, Meclisin, aleyhlerine karar alamayacağı ve kendi denetimleri altında bulunacağına inandıklarından, meclisin toplanmasını engellememişlerdir. Osmanlı Mebusan Meclisi 12 Ocak 1920’de toplanmıştır. Milletvekilleri, başkanlığa, M. Kemâl yerine Rauf Orbay’ı seçerken, Müdâfaa-i Hukuk yerine de Felâh-ı Vatan grubunu kurarak M. Kemâl’in tepkisini çekmişlerdir. Bununla birlikte, Misâk-ı Millî kararlarını kabûl etmişlerdir. (M. Kemâl, Nutuk adlı eserinde bunları şiddetli biçimde eleştirir. O’nun kaleme aldığı Nutuk, Türk Devleti’nin kuruluş öyküsüdür (2). 19 Mayıs 1919 tarihinden başlayıp 1927 yılına kadar geçen olaylar anlatılmıştır (3). Ekim 1924’e kadar ayrıntılıdır. 1927 yılının 15-20 Ekim tarihleri arasında C. Halk Fırkası’nın Ankara’daki ikinci TBMM binasında toplanan 2. Kongresi’nde kendisi okumuştur. Sivas Kongresi 1. sayılır).
    1- Misâk-ı Millî Kararları (28 Ocak 1920)
    • Mondros Mütârekesi imzalandığı sıradaki vatan sınırları içinde hiç bir ayrılık kabul edilemez (millî sınır).
    • Arap toprakları için halk oylaması yapılmalıdır.
    • Türklerin çoğunlukta olduğu yerler vatanın parçasıdır, gerekirse halk oyuna başvurulabilir (Balkan Savaşlarında kaybedilen Batı Trakya kastedilmiştir).
    • Halk oyu ile vatana katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selâse. 14 Temmuz Temmuz 1918'de yapılan halk oylamasında 87.084 kisiden 84.124'ü Osmanlı Devleti lehinde oy kullanmıştır. Fakat bu topraklar uzun süre elde tutulamamış, Mondros Ateskesi hükümleri geregince Türk kuvvetleri 1914 sınırlarına çekilmiştir), için gerekirse yeniden halk oyuna gidilebilir
    • Güvenliğin sağlanması koşuluyla Boğazlar dünya ticaretine açılabilir.
    • Azınlıklara, komşu memleketlerdeki Türklere verilen haklar kadar hak verilecektir
    • Kapitülasyonlar kaldırılmalıdır.
    Misâk-ı Millî’nin ilânının sonuçları :
    • İtilâf Devletleri, alınan kararlar üzerine, 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgâl etmişlerdir (13 Kasım 1918’deki işgâl gayrı resmî idi).
    • Bazı milletvekilleri tutuklanarak Malta’ya götürülmüş, diğerleri Ankara’ya gelmişlerdir.
    • Damat Ferit Hükûmeti yeniden kurulmuştur
    • Şeyhülislam’ın imzası ile hazırlanan bir fetva çoğaltılarak Anadolu’ya dağıtılmıştır. Fetvada, M. Kemâl ve arkadaşlarının öldürülmesi dinin gereği olarak gösterilmiştir. Ankara Müftüsü Rifat Börekçi, Millî Mücâdele’nin zorunluluk ve meşrûluğunu gösteren bir karşı fetvâ yayınlamıştır.
    Misâk-ı Millî ile,
    • Ulusal sınırlar çizilmiştir.
    • Tam bağımsızlık ön görülmüştür.
    • Sorunların, barışçı yoldan (halk oylaması) çözülmesinden yana tavır konulmuştur.
    • M. Kemâl’in düşünceleri kabûl edilmiştir.
    • Misâk-ı Millî, Millî Mücâdele’nin programıdır.
    • Günümüzde ulusal sınırlar anlamında kullanmılmaktadır.

    (1) 28 Ocak 1920’de kabul edilen Misâk-ı Millî kararları aşağıdaki kuruluşlardan hangisi tarafından alınmıştır? (2002 KPSS)
    A) Erzurum Kongresi B) Meclis-i Mebusan C) Sivas Kongresi D) Temsil Heyeti E) I. TBMM

    (2) Atatürk kaleme aldığı Nutuk adlı eserinde aşağıda verilen olaylardan hangisine değinmiştir? (2003 KPSS)
    A) Kadınlara seçilme hakkının tanınması C) Millet Mekteplerinin açılması E) 1929 Dünya Ekonomik bunalımı
    B) Türk devleti’nin kuruluşu D) Montrö Boğazlar Sözleşmesi

    (3) Atatürk’ün en önemli eserlerinden biri de bizzat kaleme aldığı “Nutuk”tur. Bu eserde Atatürk Türk bağımsızlık mücadelesini ve yeni Türk Devleti’nin kuruluşunu anlatır. (2002 KPSS)
    Atatürk bu eserinde,
    I. 1919 – 1920
    II. 1920 – 1923
    III. 1923 – 1927
    IV. 1927 – 1938
    dönemlerinden hangilerini anlatmaktadır?
    A) I-III B) I-II-III C) II-III D) I-II-III-IV E) III-IV
    Cevap: C (soru yanlış).

    G. BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920)
    Yeni seçilen milletvekilleri ile Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Ankara’ya gelebilen üyeleri tarafından “Olağanüstü Yetkilerle Donatılmış Meclis” sıfatıyla açılmıştır. “Kurucu Meclis” adının padişahcı çevrelerde uyandırdığı kuşku böylece ortadan kalkmıştır. Meclis, 1 Nisan 1923’e kadar görev yapmıştır; I. Meclis denilmektedir.
    Millî Mücadele’yi yürüten kurucu (yeni devlet kuran) bir meclistir. Millî egemenlik esaslarına göre çalışmıştır. Başına Türkiye kelimesi, 8 Şubat 1921’de eklenmiştir. Bu durum, milliyetçiliğin benimsendiğini gösterir. Nitekim, 1921 Anayasası’nda ve antlaşmalarda “Türkiye Devleti” adı yer almıştır.
    1-Açılış kararları
    • Hükûmet kurmak zorunludur (kurulacak hükûmete “Meclis Hükûmeti” denilmiştir. Böylece “Temsilciler Kurulu” dönemi sona ermiştir).
    • Geçici de olsa, bir hükûmet başkanı ve padişah vekili atamak doğru değildir (padişah otoritesi tanınmamıştır).
    • Mecliste toplanmış millî iradeyi tam olarak yurdun yazgısına egemen kılmak temel ilkedir.TBMM’nin üstünde bir güç yoktur(Osmanlı yönetimi yok sayılmıştır).
    • Padişah ve halifenin, baskıdan kurtulduktan sonra düzenlenecek yeni yasalarla durumu belirlenecektir.
    • Meclis, yasama ve yürütme yetkisini elinde toplar (kuvvetler birliği). Meclisten seçilecek bir kurul, hükûmet işlerini yürütmekle görevlidir. Meclis başkanı hükûmetin de başıdır.
    Meclis’te, Müdafaa-i Hukuk karşıtı gruplara “İkinci Grup” denilmiştir. M. Kemâl’in hem Meclis Başkanı hem Hükümet Başkanı seçildiği Meclis’in açılması ile İtilâf devletleri Anadolu Hareketi’nin önemini kavramışlardır.

    2-TBMM’ye karşı ayaklanmalar
    Millî Mücâdele’nin kazanılmasını geciktiren ayaklanmalar dört ayrı nitelik gösterir :
    • İstanbul Hükûmeti’nin doğrudan çıkardığı ayaklanmalar. Boğazlara egemen olmak isteyen İngiltere de bu isyanları desteklemiştir (Anzavur İsyânı, Kuvva-i İnzibâtiye ordusu).
    • İstanbul Hükûmeti ve İtilâf Devletlerinin birlikte çıkarttıkları ayaklanmalar (Urfa’daki Millî Aşireti Ayaklanması’nı Fransız, diğerlerini İngilizler kışkırtmıştır. Halkın dinî duyguları istismar edilmiştir).
    • Kuvva-i Millîye yanlısı olup sonradan ayaklananlar (düzenli orduya tepki duyan Çerkez Ethem ve Demirci Mehmet Efe).
    • Azınlık ayaklanmaları (Ermeniler, Doğu Anadolu ve Adana dolayları; Rumlar, Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında).
    3-TBMM’nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Önlemler (1)
    • Hıyânet-i Vatanîye Kânunu çıkartılmıştır.
    • İstiklâl Mahkemeleri kurulmuştur.
    • İstanbul ile Anadolu’nun tüm haberleşme ve resmî ilişkileri kesilmiştir.

Sayfayı Paylaş