İNKILAP TARİHİ-5

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde zombie tarafından paylaşıldı.

  1. zombie

    zombie Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    6

    ÇOK PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ DENEMELERİ ve İSYÂNLAR (2) (3)
    A. TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI (17 KASIM 1924) (4) (5)
    • TC’nin ilk muhalif partisidir.
    • Kurucuları arasında Kâzım Karabekir, Adnan(Adıvar), Rauf(Orbay), Refet(Bele) ve Ali Fuat(Cebesoy) gibi ünlü isimler vardır.
    • Programında, “Fırkamız dînî duygulara saygılıdır” görüşüne yer vermiştir.
    • Ekonomik konularda Devletçiliği savunan Cumhuriyet Halk Fırkası’nın aksine liberal görüşü benimsemiştir.
    Halifeliğin kaldırılmasından hoşnut olmayanların akınına uğrayınca, Şeyh Sait İsyânı’nın çıkmasından sonra kabul edilen Takrir-i Sükûn Kanunu’na dayanılarak 5 Haziran 1925 tarihinde kapatılmıştır.
    B. SERBEST CUMHURİYET FIRKASI (12 AĞUSTOS 1930)
    • 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın Türkiye’ye sıçramasıyla oluşan sıkıntıya çare bulmak, halkın sorunlarını Meclise daha çok taşımak amacıyla, Atatürk’ün emriyle Ali Fethi(Okyar)tarafından kurulmuştur.
    • Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan tek farkı, ekonomide liberalizmi savunmak olmuştur.
    • Seçimlerin tek dereceli ve kadınların siyasi haklara sahip olması da parti programında yer almıştır.
    Parti, inkılâp karşıtlarının eline geçmesi üzerine, Ali Fethi Bey tarafından 17 Kasım 1930’da kapatılmıştır (6).

    (1) Türk denizlerinde gemi işletme hakkının yalnız Türkiye’ye ait olması aşağıdakilerden hangisiyle sağlanmıştır? (2001 KMS)
    A) Teşvik-i Sanayi Kanunu D) Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı
    B) Kabotaj kanunu E) Birinci İzmir İktisat Kongresi
    C) Lozan Antlaşması

    (2) I. Şeyh Sait Ayaklanması (2000 DMS)
    II. Menemen Olayı
    III. Demirci Ayaklanması
    Yukarıdakilerden hangileri, ulusal ve lâik devlet anlayışına karşı bir
    tepki niteliğinde değildir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I-II E) II-III
    Cevap: C (“Demirci Ayaklanması” ile, Kuvva-i Millîye’nin ortadan kaldırılıp düzenli orduya geçilmesi üzerine, Batı Cephesi’nde Demirci Mehmet Efe’nin isyân girişimi anlatılmak isteniyor).

    (3) Aşağıdaki olaylardan hangisi, Cumhuriyet dönemi çok partili demokratik hayata geçişin gecikmesinde etkili olmamıştır? (2003 KPSS)
    A) Vagon-Li Olayı’nın çıkması
    B) Menemen İsyanı’nın çıkması
    C) Şeyh Sait İsyanı’nın çıkması
    D) Toplumun hazır olmaması
    E) Serbest Cumhuriyet Partisi’nin kapatılması
    Not: Vagon-Li Olayı, İstanbul’da Fransız Vagon-Li (yataklı vagonlar) Şirketi’nde Türkçe konuşan bir memuru, müdürün azarlaması üzerine çıkan olaylardır. 22 Şubat 1923 târihinde patlak veren ve şirketin Beyoğlu’ndaki acentesi tahrip edilen olayın, çok partili hayata geçilmesi ile ilgisi yoktur.

    (4) Türkiye Cumhuriyeti’nde çok partili döneme geçiş denemesi aşağıdakilerden hangisiyle başlamıştır? (1999 DMS)
    A) Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması
    B) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulması
    C) Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne üye olması
    D) Cumhuriyetin ilan edilmesi
    E) Demokrat Parti’nin kurulması

    (5) Türkiye tarihinde çok partili döneme geçiş denemeleri hangi tarihte başlamıştır? (2002 KPSS)
    A) 1921 B) 1923 C) 1924 D) 1945 E) 1950
    Not: Yeni Türk Devleti’nin ilk partisi, 9 Eylül 1923 târihinde kurulan Cumhuriyet Halk Fırkası’dır. Çok Partili döneme geçiş için ilk deneme ise, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurulmasıyla gerçekleşmiştir. Soruda “hangi tarih” denilip seçeneklerde yıl veriliyor…

    (6) Atatürk’ün isteğiyle kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılma nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KMS)
    A) Partide liberal ekonomi sisteminin benimsenmemesi D) Gerici çevrelerin partiye girmesi
    B) Dünyada ekonomik bir bunalım yaşanması E) Bursa’da ezanın Türkçe okunmasına karşı olayların çıkması
    C) lâikliğin anayasa güvencesine alınması


    C. ŞEYH SAİT İSYÂNI (11 ŞUBAT 1925)
    Elazığ, Bingöl, Diyarbakır yörelerinde başlamış, kısa sürede yayılmıştır. Bu dönemde başbakan olan Ali Fethi Bey ayaklanmaya karşı gerekli önlemleri alamayınca görevden alınmış, hükûmeti İsmet (İnönü) Paşa kurmuştur. Hıyânet-i Vataniye Kanunu’na ek olarak Takrir-i Sükûn Kanunu çıkartılmış, İstiklâl Mahkemeleri oluşturulmuştur.
    İsyânın sebepleri :
    • İnkılâpların halk arasında huzursuzluk yaratması.
    • Musul sorununu kendi lehine çözmek isteyen İngiltere’nin kışkırtması.
    İsyânın sonuçları :
    • İsyân bastırılmıştır.
    • Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştır.
    • Tekke, türbe ve zâviyeler kapatılmıştır.
    • Musul sorunu aleyhimize çözülmüştür (1).
    D. MUSTAFA KEMÂL’E SUİKAST GİRİŞİMİ (16 HAZİRAN 1926)
    • M. Kemal’e İzmir’e yapacağı seyahat sırasında suikast yapılacağı haber alınmıştır.
    • Suikastçiler yakalanarak İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanmışlardır.
    E. MENEMEN OLAYI (23 ARALIK 1930)
    Kurulu düzeni yıkıp, yerine dînî esaslara dayalı bir düzen kurmak amacıyla, Derviş Mehmet öncülüğünde başlatılan küçük boyutlu ayaklanmada öğretmen subay Kubilây öldürülmüştür. Bastırılmış, suçlular İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanmışlardır.
    • Menemen Olayı ve Şeyh Sait İsyânı, ülkede demokrasi için elverişli ortamın henüz oluşmadığını göstermiştir. Dolayısıyla, 1946 yılına kadar yeni bir partinin kurulmasına izin verilmemiştir. Bunda, araya II.Dünya Savaşı’nın girmesi de etkili olmuştur.
    • Şeyh Sait İsyânı ve Menemen Olayı’nın ortak sonucu, çok partili sisteme geçişin ertelenmesidir.
    • Şeyh Sait İsyânı, Atatürk’e suikast teşebbüsü ve Menemen Olayı’nın en önemli ortak özelliği, Cumhuriyet yönetimini yıkmaya yönelik olmalarıdır.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    ATATÜRK DÖNEMİ’NDE DIŞ POLİTİK GELİŞMELER
    1923-1930 arasında dış politika : Bu dönemdeTürkiye, Lozan Antlaşması’ndan arta kalan sorunları çözmeye çalışmıştır.
    1930-1939 arasında dış politika : Bu dönemdeTürkiye, dünya barışına katkıda bulunmuş, Misâk-ı Millî’ye uygun antlaşmalara imza atmıştır.
    TBMM’nin dış dünya ile ilk gerçek teması Lozan görüşmeleriyle olmuştur. Türkiye, kurduğu siyâsî ilişkilerde bağımsızlığından taviz vermemeye özellikle dikkat etmiştir. İlişkilerde, “yurtta barış dünyada barış “ ilkesine uyulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenen dış politikanın hedefleri şunlardır:
    • Türk Devletine millî bir nitelik kazandırmak.
    • Dünya barışına katkıda bulunmak.
    • Müdahale ve kısıtlamalardan uzak bir Türkiye oluşturmak.
    A. 1923 – 1930 ARASINDAKİ DIŞ GELİŞMELER
    1-Yabancı okullar sorunu
    Osmanlı Devleti zamanında tamamen bağımsız çalışan ve kapitülasyonlar sebebiyle denetlenemeyen yabancı okulların, Lozan Antlaşması ile bazı koşullar altında çalışmasına izin verilmiştir. Türkiye, bu okulların öğretimini düzenleyebilmek amacıyla 1925 yılında yeni kararlar almıştır :
    • Yabancı okullara tanınan ayrıcalıklar kaldırılmıştır.
    • Yabancı okulların Türk müfettişlerce denetlenmesi karar altına alınmıştır.
    • Târih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulması kararlaştırılmıştır.
    Kapitülasyonların getirdiği alışkanlıkla, yabancı okullar bu kararlara karşı çıkmış, bağlı oldukları devletlerin elçiliklerini devreye sokmuşlardır. Türkiye, bunu iç meselesi sayarak görüşme konusu yapmamış, kararlara uymayan okulları kapatmıştır.
    NOT : Yabancı okullar konusunda Türkiye ile en çok tartışan ülke, en fazla onların okulu bulunduğu için, Fransa olmuştur.
    2-Nüfus mübadelesi (2)
    Lozan’da, Türk-Rum halkları arasında yapılacak değiş-tokuştan Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları hariç tutulmuştur. İstanbul’da çok sayıda Rum bırakmak isteyen Yunan Hükümeti 30 Ekim 1918’de İstanbul’da bulunan her Rumun “yerleşmiş” sayılması gerektiğini ileri sürmüştür. Türk Hükûmeti, İstanbul’da yerleşme niteliğinin Türk kanunlarıyla çözüleceğini, belediye sınırlarının esas alındığını, ayrıca, Mondros’un imzasından sonra İstanbul’a yerleşen Rumları “etablis”(dâimî) saymayacağını belirtmiştir. Anlaşmazlık (Etabli Sorunu), Milletler Cemiyeti’ne götürülmüş, Cemiyetin, Milletlerarası Daimi Adalet Divanı da sorunu çözemeyince, Türk-Yunan ilişkileri gerginleşmiştir. Yunan Hükûmeti, Batı Trakya’daki Türklerin mallarına el koymaya başlayınca, Türk Hükûmeti de İstanbul’daki Rumların mallarına el koymuştur. Sorun, silâhlı bir çatışmaya dönüşmeden, 1926 yılında ikili görüşmelere başlanmış, 1930’da çözümlenmiştir. Sorunun çözümü, Türkiye ile Yunanistan arasında 1950’ye kadar süren bir barış dönemi başlatmış, iki ülke, Balkan Antantı’na imza atmışlardır. Kıbrıs, Batı Trakya Türkleri ve Ege Denizi’nde kıt’a sahanlığı sorunları yüzünden 1950’den beri Türkiye ile Yunanistan arasında ilişkiler istenilen sıcaklığa ulaşamamıştır.

    (1) I. Ali Galip Olayı
    II. Şeyh Sait Ayaklanması
    III. Menemen Olayı
    Yukarıdakilerden hangisi Musul'un elden çıkması ile ilgilidir? (2005 KPSS)
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III

    (2) Türkiye ile Yunanistan arasında (2004 KPSS)
    I. Nüfus değişimi
    II. Tazminat
    III. Ege adalarının silahsızlandırılması
    konularından hangisi Lozan Antlaşması’ndan sonra bir sorun olarak devam etmiştir?
    A) I B) II C) III D) I-III E) II-III
    Cevap: D

    3-Irak sınırı ve Musul sorunu (1,2,3)
    İkili görüşmeler sonucunda 5 Haziran 1926’da İngiltere ile Türkiye arasında Ankara Antlaşması imzalanmış, Irak sınırı çizilerek, Musul elimizden çıkmıştır Antlaşmaya göre :
    • Musul, İngiltere mandası altındaki Irak, Hakkâri, Türkiye’de kalacaktır.
    • Türkiye, Musul petrollerinin vergi gelirlerinin %10’unu 25 yıl süreyle alacaktır ( İngiltere, bu hakkından vazgeçmesi halinde bir kerede 500.000 İngiliz sterlini önermiş, Türkiye, ekonomik sıkıntıdan dolayı, kabûl etmiştir).
    NOT : Sorunun çözümü, Türkiye-İngiltere arasında barış dönemi başlatmıştır.
    B. 1930 – 1939 ARASINDAKİ DIŞ GELİŞMELER (4,5,6,7,8)
    1-Milletler Cemiyeti’ne giriş (18 temmuz 1932)
    • Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne girmekte acele etmemiştir. Sebebi, Cemiyetin, Musul sorununda yanlı tutumudur.
    • Türkiye’nin Cemiyete üye olmaktaki amacı, uluslar arası alanda kendisini tanıtmak ve barış yanlısı olduğunu göstermektir.
    NOT : Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne üye olması, Boğazlar sorununun çözümünü kolaylaştırmıştır.
    2-Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
    • Almanya ve İtalya’nın silâhlanması ve yayılmacı politika izlemeleri üzerine, Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında imzalanmıştır.
    • Sınırlar karşılıklı olarak güvenlik altına alınmıştır.
    • Antantın oluşmasında Türkiye ve Yunanistan öncülük etmişlerdir.
    • Balkan devleti olmalarına rağmen, Bulgaristan, Yunanistan’la arasındaki sınır anlaşmazlığı (Balkanlarda yayılmayı amaçlıyordu), Arnavutluk da, İtalya’dan çekindiği için antlaşmaya imza atmamışlardır.
    NOT : Türkiye, ittifaka katılmakla, Bulgaristan hariç batı sınırlarını güvenlik altına almıştır.

    (1) I. İtalya’nın Rodos ve Onikiada’yı Yunanistan’a bırakması (2005 KPSS)
    II. Türkiye’nin Marshall Planı’nı kabul etmesi
    III. Irak Hükümeti’nin petrol üzerine konan vergi gelirinin % 10’unu 25 yıl süreyle Türkiye’ye vermeyi kabul etmesi
    gelişmelerinden hangileri Atatürk Dönemi’nde gerçekleşmiştir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III Cevap: C
    Not: Lozan’da İtalya’ya bıraktığımız Rodos ve Onikiada, İkinci Dünya Savaşı sonunda İtalya’dan alınarak Yunanistan’a verilmiştir (1947).
    Marshall Planı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa ülkelerine, Sovyet tehditine karşı ekonomik yardımda bulunmak için ABD tarafından hazırlanmıştır (1947).

    (2) I. Musul ve yöresinde yaşayan Türklerin korunması (2001 KMS)
    II. Musul petrollerinden Irak’a kalan gelirin 25 yıl süreyle %10’unun
    Türkiye’ye verilmesi
    III. Musul’un Irak’a bırakılması
    5 Haziran 1926 tarihinde İngilizlerle yapılan Ankara Antlaşması’nda,yukarıdaki maddelerden hangileri yer almaz?
    A) I B) I-II C) II D) II-III E) III
    Cevap: A

    (3) Türkiye Musul-Kerkük bölgesini Misak-ı Milli sınırları içinde kabul etmiş ve bu bölgenin milli sınırlar içinde yer alması için uğraşmıştır. Ancak yapılan antlaşma ile, (2002 KPS)
    - Bugünkü Türkiye-Irak sınırı belirlendi.
    - Musul-Kerkük İngiliz mandasındaki Irak’a bırakıldı.
    - Musul petrollerinin %10’unun 25 yıl süre ile Türkiye’ye verilmesi kabul
    edildi.
    Yukarıda maddeleri verilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Lozan Antlaşması B) Sevr Antlaşması C) Mudanya Ateşkes Antlaşması D) 1926 Ankara Antlaşması E) Ankara Antlaşması

    (4) Türkiye’nin komşularıyla ve dünya devletleriyle barışçı bir politika izlediğini gösteren aşağıdaki gelişmelerden hangisi Atatürk döneminde gerçekleşmemiştir? (2001 KMS)
    A) Balkan Antantı’nın imzalanması D) Milletler Cemiyeti’ne üye olunması
    B) İtalya’nın Habeşistan’a saldırmasına tepki gösterilmesi E) Sadabat Paktı’nın imzalanması
    C) Hatay’ın anavatana katılması
    Not: Milletler Cemiyeti’ne üyelik 1932, Balkan Antantı’nın imzalanması 1934, İtalya’nın Habeşistan’a saldırması 1935, Sadabat Paktı’nın imzası 1937, Hatay’ın anavatana katılması 1939’da gerçekleşmiştir.

    (5) Türkiye Atatürk döneminde, aşağıdaki uluslar arası kuruluşlardan hangisine üye olmuştur? (2000 DMS)
    A) Avrupa Konseyi D) Avrupa Topluluğu
    B) Kuzey Atlantik Paktı E) Milletler Cemiyeti
    C) Birleşmiş Milletler
    Not: Türkiye Milletler Cemiyeti’ne 1932, Avrupa Konseyi’ne 1949, Birleşmiş Milletle’e 1945, Kuzey Atlantik Paktı (NATO)’na 1952’de üye olmuştur. Avrupa Topluluğu’na ise henüz üye değildir.

    (6) Türkiye, 1932 yılında aşağıdakilerden hangisine üye olmuştur? (2004 KPSS)
    A) Birleşmiş Milletler C) Balkan Antantı E) Milletler Cemiyeti
    B) Sadabat Paktı D) Lahey Adalet Divanı

    (7) Türkiye’nin komşularıyla ve dünya devletleriyle barışçı bir politika izlediğini gösteren aşağıdaki gelişmelerden hangisi Atatürk döneminde gerçekleşmemiştir? (2001 KMS)
    A) Balkan Antantı’nın imzalanması D) Milletler Cemiyeti’ne üye olunması
    B) İtalya’nın Habeşistan’a saldırmasına tepki gösterilmesi E) Sadabat Paktı’nın imzalanması
    C) Hatay’ın anavatana katılması

    (8) Atatürk Balkan ittifakının yapılmasına büyük önem vermiş ve ittifakın gerçekleşmesi için çok çalışmıştır. (2003 KPSS)
    Atatürk’ü böyle bir ittifaka yönelten gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Ege adalarının silahlandırılması D) İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikaları
    B) Fransa ve İngiltere’nin yayılmacı politikaları E) Rusya’nın Türkiye’yi tehdit etmesi
    C) II. Dünya Savaşı’nın başlaması
    Cevap: D
    3-Montrö Boğazlar Sözleşmesi (20 Temmuz 1936) (1) (2)
    Lozan, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini kısıtlıyordu. 1933 yılından sonra;
    • Avrupa’da silâhlanma süreci başlamıştır.
    • Boğazlar Komisyonu üyesi İtalya, Habeşistan (Etyopya)’a saldırmıştır.
    • Almanya, askersiz bölge ilân edilen Ren Bölgesi’ne asker göndermiştir. Dolayısıyla, II. Dünya Savaşı tehlikesi ortaya çıkmıştır.
    • Bunun üzerine, Türkiye, Milletler Cemiyeti’nden, Boğazlar statüsünün yeniden gözden geçirilmesini istemiştir. Savaş öncesinde, Boğazların egemenliğini Türkiye’ye devretmek Avrupalı devletlerin çıkarlarına uygun düşünce, sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmeye göre:
    • Boğazlar Komisyonu kaldırılarak yetkileri Türkiye’ye devredilmiştir.
    • Her iki yakadaki askersiz alan kaldırılmıştır (Türkiye dilediği kadar asker bulundurabilecektir).
    • Ticaret gemileri serbestçe geçebilecektir.
    • Savaş gemilerinin geçişi sınırlanmıştır (Karadeniz’de kıyısı bulunan devletlerin savaş gemilerinin geçişi, uluslar arası hukuk kurallarına göre düzenlenmiştir).
    • Savaş gemilerinin, savaş sırasında geçişlerine Türkiye karar verecektir.
    NOT : Sözleşme ile Türkiye, Boğazlar üzerinde tam egemenlik hakkını elde etmiş, stratejik önemi artmıştır.
    4-Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937) (3)
    • 1935’de İtalya’nın Habeşistan’a saldırması, Doğu Akdeniz, dolayısıyla Orta Doğu’nun güvenliğini tehlikeye düşürmüştür.
    • İtalya’nın saldırgan politikasına karşı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmıştır.
    • Türkiye, pakta imza atarak doğu sınırlarını güvenlik altına almıştır.
    • Suriye, Irak ile sınır sorunu olmasından dolayı imza atmamıştır.
    5-Hatay’ın anavatana katılması (23 Haziran 1939) (4) (5)
    • Suriye üzerinden Fransız mandasının kalkması üzerine konu gündeme gelmiştir.
    • Petrol bölgesinde güçlü bir Fransa istemeyen İngiltere’nin desteğini alan Türkiye, konuyu Milletler Cemiyeti’ne götürmüştür. Cemiyetin gözetiminde bölgede halk oylaması yapılmış, Hatay halkı bağımsızlığı seçmiştir. Kurulan Hatay Cumhuriyeti Meclisi Türkiye’ye katılma kararı almıştır.
    • Hatay sorununun çözümüyle Suriye sınırımız kesin şeklini almıştır.
    NOT : Hatay’ı anavatana katma çalışmaları M. Kemâl’in sağlığında başlamıştır.

Sayfayı Paylaş