İnternet Araştırması Sayfa:111

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde LaLee tarafından paylaşıldı.

  1. LaLee

    LaLee Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1

    Su gücü, Rüzgar gücü, Güneş enerjisi, Jeotermal enerji, Nükleer enerji hakkında biLgi ?
    bu Enerji kaynaklarının ülkemizdeki potansiyelleri, sahip olduğumuz avantajları ve dezavantajları ????
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    jeotermal enerji burda..!;);););)

    Jeotermal enerji Yer kürenin içerisinde mağmaya yakın olan bölgelerdeki sıcak sulardan ve buharlardan elde edilen enerji.

    Banyo yapmak maksadıyla sıcak su kaynaklarından faydalanılmış ancak, yeraltındaki sıcak buhar, ilk defa 1904’te İtalya’nın Larderello bölgesinde bir jeotermal elektrik santralı inşa edilmesinden sonra enerji üretimi maksadıyla kullanılmaya başlandı. Müteakiben 1958’de Yeni Zellanda da aynı girişimde bulundu.

    Bugün bundan en çok faydalanan ülkeler Amerika, İtalya, Yeni Zellanda, Japonya, Meksika ve Sovyetler Birliği’dir. 1970’lerde elde edilen jeotermal enerji, dünyada elde edilen enerjinin % 0.1’ini meydana getirmekteydi. Jeotermal enerji ısıtma maksadıyla da kullanılır.

    1970’lerin ortalarında petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte pekçok ülke başka enerji kaynaklarına yöneldi. Bu dönemde inşası ve işletilmesi nispeten daha ucuza mal olan jeotermik santrallere rağbet arttı. Bir jeotermik santral inşa edilmesi akaryakıtla çalışan santrala nazaran % 35, % 25; bir nükleer santrala nazaran % 50 daha ucuza mal olur. Ayrıca jeotermal santralin işletme maliyeti termik veya nükleer santrallara nazaran daha az olup, hemen hemen hidroelektrik santrallerinki kadar düşüktür. Jeotermal santrallerin havayı kirletme, radyasyon yayma gibi çevreye zararları da yoktur.

    Jeotermal enerjinin rolü: Bir iddiaya göre yer kürenin volkanik ısısının tamamından faydalanılabilse, yirminci yüzyıl ortalarındaki dünya enerji ihtiyacının % 10’u karşılanabilirdi. Bir senede dünya yüzeyine çıkan bu ısı miktarı 170 milyar varil petrolün ısıtma gücüne eş değerdedir. Fakat bu muazzam ısı kaynağının sadece belirli sıcak noktalarından faydalanılabilmektedir. Bu noktalar, dünya yüzeyinin birkaç mil derinliği içerisinde sıcak su ve buhar olarak depo edilmiş ısı rezervleridir. Yeraltındaki sıcak kayalar daha esaslı jeotermal enerji kaynaklarıdır. Fakat ısıları henüz kullanılmamaktadır. Jeotermal rezervlerinin mevcudiyeti, sıcak kaynaklar ve gayzerlerle açığa çıkmaktadır. Bunların yeryüzüne ulaştığı bölgelerde, kayalar arasında içten irtibat kanalları mevcuttur. Bunlar soğuk havanın aşağıya inmesini ve sıcak havanın yukarıya çıkmasını sağlarlar. Haliyle daha derindeki rezervlerin satıhla bağlantısı çok daha zayıf olmaktadır.

    Jeotermal rezervler genellikle sıcak suyun veya buharın yeryüzüne çıkmasına kaya blokunun engel olduğu yerlerde meydana gelir. Bazan yukarı doğru çıkan sıcak su, zamanla, mineral çökeltileri bıraka bıraka yeryüzüne doğru olan yolları tıkar. Böylece de rezerv hasıl olur. Jeotermal rezervlerin çoğu volkanik etkinliğin olduğu bölgelerdedir. Yeraltı sıcak su rezervleriyle, daha az rastlanan buhar rezervleri, ısılarını, dolaylı veya dolaysız olarak yerkürenin merkezindeki mağmadan alırlar. Mağma da ısısını, yerkabuğundaki kayaların içindeki radyoaktif maddelerin bozulmasından sağlar. Dolayısıyle radyoaktif maddeler jeotermal rezervlerin ana ısı kaynağıdır.

    Jeotermal rezervlerdeki suyu, başlangıçta çatlaklardan ve geçirgen tabakalardan aşağıya inen yüzey suları meydana getirmektedir. Suların çok derinlere sızabileceği bilinmektedir. Derinlerdeki yüksek basınç altında, 100°C’den fazla sıcaklıklarda bile sıvı olarak kalabilen suyun kaynama noktası 300 m derinlikte 230°C, 1525 m derinde 315°C ve 3000 m derinlikte 600°C’dir.

    Jeotermal rezervdeki sıcak su, sondaj yapıldığında, yeryüzüne doğru yükselir. Bu esnada basınç düşer. Bunun üzerindeki basınç azaldıkça suyun bir kısmı kaynar. Açığa çıkan buhar genleşir ve kalan suyu yüzeye doğru çeker. Bu yüzden pompalama teçhizatına ihtiyaç yoktur.

    Bir jeotermal rezervin etkin ömrünü kimse bilememektedir. Larderello’daki buhar kaynakları 70 seneden beri faaliyettedir. Fakat bu ve diğer jeotermal kaynakların sonunda kesilip kesilmeyeceği veya rezervlerdeki jeotermal sıvının devamlı olarak kendiliğinden yenilenip yenilenmediği henüz bilinmemektedir.

    Jeotermal kaynaklar: Buhar rezervleri, az mineral ihtiva eden çok sıcak su rezervleri ve nispeten daha düşük sıcaklıktaki rezervler olarak sınıflandırılır. Buhar ve çok sıcak su rezervlerinde ısı 200°C-370°C arasında değişmektedir. Bu ısı elektrik enerjisi üretimi için yeterlidir. Bunlara genellikle 600-2440 m derinlikte rastlanır. Elde edilen enerji bir bölgenin ihtiyacını karşılayabilecek güçtedir. Düşük ısılı su rezervleri ise, sadece ısıtma maksatları için küçük bir bölgede mahdut enerji sağlar. Zaten bu bölge dışına ısıyı taşımak hem ekonomik yönden hem de etkinliğinin azalması bakımından mahzurludur. Düşük ısılı su rezervlerinde suyun sıcaklığı 65°C-90°C arasındadır. Bunlar oldukça yeryüzüne yakın yerlerde bulunur.

    Türkiye’nin jeotermal enerji durumu: Türkiye’nin genç volkanik etkinliklerin sık rastlandığı Akdeniz Volkan kuşağı üzerinde olmasına ilaveten, Alp zincirinin meydana gelişi sırasında şiddetli kırılma tekniğine maruz kalması zengin bir jeotermal potansiyel varlığına işaret etmektedir. Özellikle Denizli-Kızıldere, İzmir-Seferhisar, Aydın-Germencik, Çanakkale-Tuzla, Afyon-Gecek, Manisa-Balıkesir, Kızılcahamam ve Kozaklı dolaylarında jeotermal enerji kaynakları tespit edilmiş olup, Kızıldere, Seferhisar ve Gecek’te de bununla ilgili sondajlar yapılmıştır.
  4. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Güneş enerjisi burda..!;););)

    Güneşten elde edilen enerji. Güneş enerjisi, son yıllarda yenilenebilen enerji kaynakları içinde, üzerinde en çok çalışılanı olmuştur. Güneş, dünyamıza ve diğer gezegenlere enerji veren büyük bir enerji kaynağıdır. Bitkiler, canlı doku üretmek ve besin yapabilmek ( fotosentez) için güneş enerjisinden faydalanır. Rüzgar, güneş ışınlarının sıcaklık farkı hasıl etmesinden meydana gelir. Kömür ve bitki artıklarından petrol meydana gelmesi de güneş enerjisi sayesindedir.

    Güneş ışınları, asırlardan beri yeryüzüne geldiği halde, faydalanmaya başlama oldukça yenidir. Archimedes ( Arşimed)in (M.Ö. 267) iç bükey aynalarla güneş enerjisini odaklıyarak Sirakuza’yı kuşatan gemileri yaktığı iddia edilmektedir. Güneş enerjisi konusundaki çalışmalar 1600 yılında Galile’nin merceği bulmasıyla artmıştır. İlk defa Fransa’da, Belidor (1725) tarafından güneş enerjisi ile çalışan bir pompa yapılmıştır. Mouchot, 1860 yılında parabolik aynalar yardımıyla güneş ışınlarını odaklıyarak, küçük bir buhar makinası yapmıştır. İlk defa güneş enerjisi ile çalışan, hava çevrimli makinayı, 1868 yılında Ericsson geliştirmiştir. Bu yıllarda güneş enerjisi konusunda çalışmalar yoğunlaşmış, tatlı su elde edilmesi ve güneş ocakları ile ilgili çok sayıda çalışmalar yapılmıştır. Adams, Hindistan’da yedi askerin yemeğini en soğuk ay sayılan Ocak ayında, konik yansıtıcılı güneş ocağıyla iki saatte pişirmiştir. Shuman ve Boys, 1913 yılında parabolik aynalar yardımıyla bir buhar üreticisi yapmışlar ve bundan faydalanarak Nil Nehrinden su çeken 50 BG’deki sulama pompasını çalıştırmışlardır.

    Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında petrolün önem kazanmasıyla güneş enerjisi üzerindeki çalışmalar araştırma seviyesinde kalmıştır. Güneş enerjisinin önem kazanması daha çok 1973 yılındaki dünya enerji kriziyle başladı. Petrol fiatının gittikçe artması, yeni kaynaklar üzerindeki çalışmaları artırmış, özellikle güneş enerjisi, üzerinde en çok çalışılan konu olmuştur.

    Güneş enerjisinin diğer enerji türlerine göre çok sayıda avantajı mevcuttur:

    a) Tükenmeyen enerji kaynağı olmasıdır. b) Temiz enerji türüdür. c) Doğabilecek ekonomik bunalımdan etkilenmez. d) Mahalli uygulamalara elverişlidir. e) Çok sayıdaki ülkede faydalanılabilir. f) Karmaşık teknolojiye ihtiyaç duyulmamaktadır. g) İşletme masrafları çok azdır. ğ) Güneş enerjisinin gaz, duman, kükürt veya radyasyon gibi zararlı artıkları yoktur.

    Enerjiden ihtiyaç duyulduğu bölgede faydalanılabileceğinden enerjinin nakil problemi de yoktur. Güneş enerjisinin diğer enerji kaynaklarına göre çok sayıda üstünlükleri olmasına rağmen, günümüzde uygulamalarının az oluşunun sebepleri vardır:

    a) Birim yüzeye gelen güneş ışınları devamlı olmadığından depolama gerekmektedir, b) Enerji ihtiyacının fazla olduğu kış aylarında, güneş ışınları az ve geceleri ise hiç yoktur, c) Güneş enerjisinden faydalanılan birçok tesisatın ilk yatırım masrafları fazladır. Halihazırda ekonomik değildir.

    Günümüzde, özellikle petrol fiyatlarının çok hızlı artması, güneş enerjisini gittikçe cazip kılmakta ve güneş enerjisinden faydalanılan sistemlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Türkiye’de, güneş enerjisi konusundaki çalışmalar yenidir. Özellikle 1973 enerji krizinden sonra ülkemizde de güneş enerjisi ile ilgili çalışmalar fazlalaşmış ve 1975 yılından sonra güneş enerjisi ile sıcak su temin edilen sistemler yaygınlaşmıştır. Halen, yüzün üzerinde güneş toplayıcısı imal eden firma bulunmaktadır. Güney ve batı sahillerimizde çok sayıda güneş enerjili sıcak su sistemi mevcuttur.

    Güneş enerjisinden faydalanma: Güneş enerjisinden direkt faydalanılan sistemler, aktif ve pasif sistemler diye iki açıdan incelenmektedir. Toplayıcılar veya diğer herhangi bir dönüştürücü ile güneşten enerji teminine aktif faydalanma denir. Özellikle binaların yön, geometri ve yapı elemanlarının değişimiyle güneşten enerji teminine pasif faydalanma denir.

    Güneş enerjisinden faydalanma şekillerinden bazıları: 1) Sıcak su temini, 2) Meskenlerin ısıtılması, 3) Meskenlerin serinletilmesi, 4) Kurutma, 5) Tarımda faydalanma, 6) Güneş fırınları ve güneş ocakları, 7) Güneş pompaları, 8) Yüzme havuzlarının ısıtılması, 9) Isı pompası, 10) Elektrik elde edilmesi, 11) Soğutma sistemlerinde, 12) Tuz temini, 13) Deniz suyundan saf su elde edilmesi, 14) Yapma fotosentez, 15) Sera ısıtmasıdır.

    Yukarıda belirtilen uygulamaların birçoğunda güneş ışınları biri ısı değiştiricisi (genellikle düz toplayıcı) aracılığıyla bir akışkana (su, hava) aktarılır. Sıcaklığı artan akışkan, faydalanma maksadına göre depolanır veya sisteme gönderilir.

    Güneş toplayıcıları: Güneş ışınları ile bir akışkanın sıcaklığının artmasını sağlayan gereçlere güneş toplayıcıları (kollektörü) adı verilir. Başka bir ifadeyle, güneş toplayıcıları, güneşin ışık enerjisini ısı enerjisine dönüştürürler. Konstrüksiyon şekline göre düz ve odaklı, kullanılan akışkan cinsine göre sıvılı ve gazlı (havalı) toplayıcılar olarak gruplandırılabilir. Akışkan sıcaklığının 100°C’den daha düşük olabileceği sistemlerde (sıcak su temini ve hacim ısıtması gibi) düz toplayıcılar kullanılır. Sıcaklığın 100°C’den daha yüksek değerlerinin gerektiği durumlarda ise odaklı toplayıcıların kullanılması gerekmektedir. Pratikte, güneş enerjisinin en yaygın kullanıldığı su ısıtması gibi durumlarda 100°C’den daha düşük sıcaklıklar yeterli olduğundan düz toplayıcılar daha çok kullanılmaktadır.

    Toplayıcı tipi, faydalanılan enerji türüne göre seçilir. Sıcak su temininde sıvılı toplayıcılar, ev ısıtmasında havalı toplayıcılar tercih edilir.

    Güneş ışınlarının miktarı, senenin günlerine, bulutluluk oranına, çevrenin topoğrafik yapısına ve coğrafik faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Fazla bulutlu geçen bölgelerde, direkt güneş ışınım miktarı az olduğundan toplayıcı verimi düşüktür ve çoğu zaman hiç toplanamaz. Odaklı ve düz toplayıcıların birbirlerine göre bazı avantajları vardır. Odaklı toplayıcılarda çok yüksek sıcaklıklara çıkılabildiği halde, yapımı zor ve pahalıdır.

    Düz toplayıcılar: 1) Konstrüksiyonu daha basittir. 2) Yayılı ışınımdan da faydalanabilir. 3) Tesisatın yerleştirileceği zeminin hazırlanması kolaydır. 4) Hareketli kısımları yoktur. 5) Hava şartlarına karşı mukavim ve daha uzun ömürlüdür. 6) İşletme masrafları azdır. 7) Ancak 100°C sıcaklığa kadar çıkabilir.

    Basit ve kullanışlı olması sebebiyle pratikte daha çok kullanılan bir düz toplayıcı tipi genellikle beş kısımdan meydana gelir: 1) Güneş ışınlarını geçiren ve üstten ısı kaybını önleyen, bir veya çok sayıdaki saydam veya yarı saydam örtü. 2) Enerji toplayan siyah yüzey. 3) Isı taşıyan akışkanın dolaştığı borular veya tüpler. 4) Toplayıcının alt kısmında olan, ısı kaybını azaltmak için kullanılan yalıtkan cisim (cam yünü, strofor, mantar vs.). 5) Toplayıcıyı dış etkenlerden koruyan ve yukarıda belirtilen elemanları bir araya getiren kılıf.

    Bazı toplayıcı tiplerinde de yukarıda sayılan elemanların bir kısmı bulunmaz. Mesela; havalı toplayıcılarda siyah yüzey ve borular yerine siyaha boyanmış katlı camlar veya matris tipi elemanlar kullanılır.

    Odaklı toplayıcılar: 1) Yüksek sıcaklıklar elde edebilir. 2) Konstrüksiyonları daha zor ve daha pahalıdır. 3) Sadece direkt güneş ışınlarından faydalanılabilir. 4) Tesisatın yerleştirilmesi için özel yerler hazırlanmalıdır. 5) Güneşi takibeden mekanizmalara ihtiyaç duyulur. 6) İşletme masrafları düz toplayıcılara göre daha fazladır.

    Güneş enerjili sıcak su sistemleri: Meskenlerde sıcak su temini için kullanılan enerji, bina için gerekli olan enerjinin % 12’si mertebesindedir. Sıcak su temini için daha ziyade gaz, fuel-oil, odun veya elektrik enerjisi kullanılmaktadır. Son zamanlarda, güneş enerjisinden de istifade edilmektedir. Güneş enerjisi potansiyeli büyük ülkelerde (ABD, Japonya, Avustralya vs.), meskenlerin sıcak su ihtiyacının büyük bir kısmı, güneş enerjisi ile temin edilmektedir. Birçok ülkede, sıcak suyun güneş enerjisinden faydalanılarak hazırlanması için teşvik tedbirleri alınmaktadır.

    Güneş enerjili sıcak su ısıtıcıları çok değişik şekillerde yapılabilmektedir. Basit tip sıcak su ısıtıcılarında enerji toplama ve depolama aynı kap içinde yapılır. Kendinden depolu sıcak su ısıtıcıları denilen bu ısıtıcıların avantajı, taşınabilir olmalarıdır.

    Tabii dolaşımlı sistemler: En yaygın kullanılan sıcak su ısıtma sistemlerindendir. “Termosifon tipi su ısıtıcısı” olarak da isimlendirilir. Sistem düz toplayıcılardan ve yalıtılmış bir depodan ibarettir. Açık veya kapalı devreli olarak yapılabilirler. Tabii dolaşımlı, açık devreli sıcak su sisteminde, toplayıcılarda ısınan su genişleyerek deponun üst kısmından depoya akar. Bunun yerini deponun altındaki soğuk su alır. Güneş ışınlarının olduğu ve toplayıcı sıcaklığı depo sıcaklığından büyük olduğu müddetce sirkülasyon devam eder. Soğuk iklimlerde toplayıcılarda dolaşan suyun donma problemi vardır. Donma ihtimalinin olduğu günlerde sistemin boşaltılması lazımdır. Ayrıca, toplayıcılarda dolaşan su ile kullanılan su karışıyorsa, toplayıcı borularında korozyona sebebiyet verebilir veya kireçlenme ile boru et kalınlığı artabilir. Bu problemleri ortadan kaldırmak için, toplayıcı devresinde donma sıcaklığı düşük ve antifiriz ilaveli akışkan dolaştırılarak, sistem kapalı devreli yapılır.

    Tabii dolaşımlı sıcak su sistemlerinde, pompaya ve otomatik kumanda cihazlarına ihtiyaç olmadığından, basit ve kullanışlıdırlar. Ancak, sirkülasyonun olabilmesi için, deponun toplayıcılardan daha yüksekte olması gerekir. Bu sebeple de sistemin yerleştirilmesi zordur.

    Pompalı sistemler: Pompalı sıcak su sisteminde, genel olarak pompa, diferansiyel, termostat, sıcak su deposu, genişleme tankı ve çek valf bulunur. Tabii dolaşımlı sistemlerde olduğu gibi açık devreli veya kapalı devreli yapılabilirler.

    Sıcak su üretiminde kullanılan toplayıcılar, bulunduğu yerin enlemine eşit eğimde ve güneye doğru olarak yerleştirilmelidirler.
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    eLimden bu kadarı geldi..!umarım işine yarar..!;);););)
  6. herşey gs için

    herşey gs için Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    JEOTERMAL ENERJİ
    AVANTAJLARI
    Yenilebilir,sürdürülebilir,tükenmez bir enerji kaynağıdır.
    Bulunduğu ülkeler açısından öz kaynak teşkil eder.
    Diğer enerji kaynaklarına göre oldukça ekonomiktir.
    İnşa süresi kısadır ve çok ileri teknoloji gerektirmez.Fazla alan kaplamaz.
    Temizdir, çevreyi kirletmez.
    % 99’a varan verimlilik sağlar.
    Patlama ,yangın,zehirlenme gibi riskleri olmadığından güvenilirdir.
    Çok amaçlı ısıtma uygulamaları için idealdir.
    Meteorolojik koşullardan bağımsızdır.
    Kullanıma hazır bir enerjidir.
    Arama kuyuları, doğrudan üretim tesislerine ve bazen de reenjeksiyon alanlarına dönüştürebilir.
    Yerli olduğundan ithali ve ihracı uluslar arası krizlere ve savaşlara sebep olmaz.
    Konutlara fuel oil ( yağ yakıt ),mazot,kömür,odun taşınmasını ortadan kaldıracağı için yerleşim alanlarında rahat kullanılır.

    DEZAVANTAJLARI

    Jeotermal akışkanın paslanmaya, çürümeye,kireçlenmeye ve kabuklaşmaya sebep olur.
    Bırakıldığı yüzey sularını, bünyesinde bulundurduğu bor elementi yüzünden kirletir.
    Karbondioksit ve hidrojen sülfür gibi zararlı gazlar salar.
  7. herşey gs için

    herşey gs için Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    RÜZGAR ENERJİSİ
    AVANTAJLARI
    Temiz bir enerji kaynağıdır.
    Rüzgar enerjisi boldur.
    Zaralı gazlar çıkarak atmosferi kirletmez.
    Rüzgar tesislerinin kurulumu ve işletimi diğerlerine göre daha kolaydır.
    Enerji üretim maliyeti düşüktür.
    Local ( bölgesel ) olduğundan dünya enerji pazarında büyük ölçüde bağımsız olma özelliğine sahiptir.
    Yeni bir sistem olmasına rağmen güvenilirliği artmaktadır.
    Rüzgar yerlidir,ithal edilmesine gerek yoktur ve dışa bağımlılığımızın azalmasına yardımcı olur.

    DEZAVANTAJLARI
    Gürültü kirliliği meydana getirir.
    Yatırım maliyeti yüksektir.
    Rüzgar sürekli olmadığından,enerji üretim değeri sabit kalmaz.
    Diğer enerjilere göre üretimi düşüktür.
    Kullanım ömrü biten kompozit parçalar doğada geri dönüşüme uğramaktadır.
    Diğer tesislere göre daha fazla dinamik parçadan oluşması işletme riskini doğurur.
    Rüzgar türbinleri havayı kirletmese bile büyük kulesi ve pervanesiyle doğal manzarayı bozar.
    Kuşların ölümüne sebep olur ve mikrodalga(telsiz ) kominikasyon iletişimini bozar.
  8. herşey gs için

    herşey gs için Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    NÜKLEER ENERJİ
    AVANTAJLARI
    Asit yağmurlarına neden olmaz.
    Sera etkisi yapmaz.Çevreye zararlı gazlar vermez.
    Elde edilen enerjinin maliyeti fosil yakıtlı santrallere göre daha düşüktür.
    Daha az yakıt kullanımı gerektirir.
    Üretimde ortaya çıkan atıklar güvenli bir şekilde depolanabilir.


    DEZAVANTAJLARI
    Yüksek bir başlangıç maliyetine ihtiyaç duyulması
    Nükleer atıkların nihai depolanmasının uygulanmasına geçilmesi
  9. herşey gs için

    herşey gs için Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    HİDROELEKTRİK ENERJİSİ
    AVANTAJLARI
    Yenilenebilir enerji kaynağıdır.
    Kirlilik oluşturmaz.
    Acil durumlarda hızla devreden çıkarılabilir.
    Doğal kaynaktır, dışa bağımlı değildir.
    Yapılan yatırım yalnızca enerji için değildir.Sulama ve taşkınları önlemede kullanılır.
    Pic enerji ihtiyacında çok hızlı devreye girer.

    DEZAVANTAJLARI
    Toplam inşaat süresi uzundur.
    Yağışlardan olumsuz etkilenebilir.
    Yatırım maliyeti yüksektir.
  10. herşey gs için

    herşey gs için Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    GÜNEŞ ENERJİSİ
    AVANTAJLARI
    Tükenmeyen enerji kaynağı oluşu
    Temiz enerji türüdür.
    Doğabilecek ekonomik bunalımdan etkilenmez.
    Mahalli uygulamalara elverişlidir.
    Çok sayıda ülkede faydalanılabilir.
    Karmaşık teknolojiye ihtiyaç duyulmamaktadır.
    İşletme masrafları çok azdır.
    Gaz,duman,kükürt ve radyasyon gibi zararları yoktur.
    Nakil problemi yoktur.

    DEZAVANTAJLARI
    Birim yüzeye gelen güneş ışınları devamlı olmadığından depolama gerektirir.
    Enerji ihtiyacının fazla olduğu kış aylarında güneş ışınlarının az ve geceleri hiç yoktur.
    Tesisatların oluşturulmasında ilk yatırım masrafları fazladır.Halihazırda ekonomik değildir.

Sayfayı Paylaş