İpek Yolunun Kültürel ve Ekenomik Özellikleri

Konu 'Sosyal Bilgiler 6. Sınıf' bölümünde FaTo^^mM tarafından paylaşıldı.

  1. FaTo^^mM

    FaTo^^mM Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    yarına lazım acil
  2. a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    İpek Yolu

    Avrupa, doğunun kaliteli ipek ve baharatı iletanışınca, bu ürünlere büyük bir talep doğmuş ve "İpek Yolu" olarakadlandırılan tarihi ticaret yolları yapılmıştır. Çin'in en uçnoktasından başlayıp Anadolu'nun çeşitli yerlerinden geçerekİstanbul'da birleşen ve oradan da Avrupa'nın içlerine giden bu yolboyunca, yükleri taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini değil,Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültüralışverişini de sağlamıştır.
    Ortaçağda İpekYolu, Antakya'dan başlayıp, Gaziantep'ten geçerek İran ve Afganistan'ınkuzeyinde Pamir Ovası'na kadar uzanmaktadir. Ayrıca, Anadolu'daGüneydoğu Bölgesi'nde bulunan Gaziantep ve Malatya'yı geçip, Trakyaüzerinden ve Ege kıyılarında İzmir, Karadeniz'de Trabzon ve Sinop,Akdeniz'de ise Alanya ve Antalya gibi önemli limanlar üzerindenAvrupa'ya ulaşırdı.


     Tarihi İpek Yolu, eski Çin medeniyetini Batı’ya ulaştıran önemli birkanal olmakla birlikte, aynı zamanda Çin ve Batı arasındaki ekonomik vekültürül temaslardaki önemli bir köprüydü.
    Genel anlamdaki İpek Yolu, Batı Han hanedanı döneminde Zhang Qiantarafından başlatılan, doğuda Chang’an şehrinden başlayan, batıda Romaimparatorluğunda son bulan bir kara ulaşım hattıdır. İki güzergahabölünen İpek Yolu’nun güney güzergahı, Dunhuang ve Yangguan geçidindengeçtikten sonra batıya doğru ilerleyerek Kunlun Dağları ve ConglinDağları’nı aşar, oradan da Da Rouzi (bugünkü Xinjiang Özerk Bölgesi veAfganistan’ın kuzeydoğusu), Anxi (bugünkü İran) ve Tiaoshi (bugünküArap yarımadası) üzerinden Roma İmparatorluğu’na ulaşırdı. İpekYolu’nun kuzey güzergahı, Dunhuang ve Yumen geçidinden geçtikten sonrabatıya doğru ilerleyerek Tianshan Dağları’nın (Tanrı Dağları) güneyeteklerinden Conglin Dağları’nı aşar, oradan da Dawan ve Kangjudevletleri (bugünkü Orta Asya) üzerinden güney güzergahıyla birleşirdi.Bu iki güzergah, “Kara İpek Yolu” olarak da adlandırılıyor.
    Bilinen “İpek Yolu”nun yanı sıra, pek bilinmeyen iki İpek Yolu dahavar. Bulardan biri, “Güneybatı İpek Yolu” olarak adlandırılıyor.Sichuan eyaletinden başlayan bu yol, Yunnan eyaletinden sonra İravadiNehri’nden geçerek Burma’nın kuzeyindeki Mogoko’ya ulaşır, sonraÇindvin Nehri’ni geçerek Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Mopal’a, oradanda Ganj Irmağı’nı izleyerek Hindistan’ın kuzeybatısından İranPlatosu’na ulaşırdı. Bu İpek Yolu, bilinen “Kara İpek Yolu”ndan çokdaha eskiydi. Çinli arkeologlar, 1986 yılında Sichuan eyaletine bağlıGuanghan şehri yakınlarında gizemli “Sanxing Dui” kalıntılarını tespitettiler. Bundan 3 bin yıl öncesine ait olduğu anlaşılan “San Xingdui”kalıntılarından 142 santim uzunluğundaki altın sopa, dört metreyüksekliğindeki “Kutsal Ağaç”, farklı boyutlardaki bronz insanheykelleri, büstler ve maskeler gibi Batı Asya ve Antik Yunanmedeniyetlerinin özelliklerini taşıyan çok sayıda tarihi eserçıkarıldı. Uzmanlar, bu tür tarihi eserlerin büyük olasılıkla o dönemdeDoğu ile Batı arasında yapılan kültürel değişimler kapsamında Çin’egetirildiğini düşünüyorlar. Bu varsayımın doğru olduğunun tespitedilmesi durumunda, buradan geçen İpek Yolu’nun bundan 3 bin yıl öncekurulduğunu söylemek mümkün olacak.
    Karadaki İpek Yolları’nın yanı sıra bir de “Deniz İpek Yolu” vardı.Guangzhou limanından Malaka Boğazı’nı geçerek Sri Lanka, Hindistan veDoğu Afrika’ya ulaşan “Deniz İpek Yolu”’nun Song hanedanı dönemindeoluştuğu, Doğu Afrika’daki Somali’de yapılan kazılarda çıkarılan tarihieserlerle kanıtlandı.
    Çin ve dünya uygarlığının başlıca beşiği olan ülkeleri bir arayagetiren Deniz İpek Yolu, geçtiği ülkeler arasındaki ekonomik ve ticaritemasları yoğunlaştırdığı için “Doğu ve Batı Arasındaki Diyalog Yolu”olarak da adlandırılıyor. Tarih kayıtlara göre Marco Polo, Çin’e Denizİpek Yolu üzerinden gelmiş, dönüşte yine Çin’in Fujian eyaletine bağlıQuanzhou limanından gemiye binerek bu yolu izleyip memleketi Venedik’edönmüştü.


    İPEĞİN TARİHÇESİ

    Milattan yüzyıllar önce Mısırlılar, daha sonra da RomalılarınÇinlilerden ipek satın alırlardı. Ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adıverilen güzergahları izleyen kervanlarla sağlanırdı. M.S. 555 yılında,keşişler ilk ipek kozalarını Çin’den Bizans’a, Anadolu’ya getirdiler.İpek böcekçiliği İstanbul’dan Yunanistan’a, 7. yüzyıldan itibaren deİtalya, İspanya ve Fransa’ya geçmiştir.

    ANADOLU’DAKİ İPEK YOLLARI

    Coğrafi konumu nedeniyle Anadolu, eski çağlardan beri doğu ile batıarasında bir köprü işlevi görmüştür. Anadolu’da Hitit Dönemine kadardayanan, doğal geçitlerin kullanıldığı bir yol şebekesinin var olduğubilinmektedir. Bu yollar, daha sonraki dönemlerde de kullanılmıştır.Herodot Tarihi’nde, Sart’tan geçen Susa-Efes kervan yolu üzerinde 30-40km aralıklarla yer alan ve posta teşkilatı kuryelerinin konaklamayerleri olan Flaktra’lardan söz edilmektedir. Roma ve Bizansdönemlerinde, yaklaşık 75 km.lik menzillerde konaklama ve askeri amaçlıyapıların varlığı, Anadolu’da ister ticari ister dini veya askeriolsun, bir yol şebekesinin bulunduğunu göstermektedir.

    Anadolu, İpek Yolunun da en önemli kavşak noktalarından biri olmuştur.Orta Çağ’da, İpek Yolları Çin’den başlayıp Orta Asya’da birden fazlagüzergahı izleyerek ve Anadolu’yu geçerek Trakya üzerinden Avrupa’yauzanmıştır. Ayrıca, Ege kıyılarında Efes ve Milet, Karadeniz’de Trabzonve Sinop, Akdeniz’de Alanya ve Antalya gibi önemli limanları kullanarakdeniz yolu ile de Avrupa’ya ulaşmıştır.

    Anadolu’da İpek Yolu;

    Kuzeyde : Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Sivas, Tokat, Amasya, Kastamonu, Adapazarı, İzmit, İstanbul, Edirne,

    Güneyde : Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri, Nevşehir, Aksaray, Konya, Isparta, Denizli, Antalya

    merkezlerini izlemektedir.

    Ayrıca, Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Bilecik, Bursa, İznik, İzmit, İstanbul güzergahının da kullanıldığı bilinmektedir.

    Selçuklular, Anadolu’daki ticari faaliyetleri canlı tutmak amacıyla,yabancılarla anlaşmalar yapmışlar, ticaret yapan kimselere,yolculuklarında karşılaşabilecekleri soygunlara ve her türlü zararakarşı devlet güvencesi vererek, ilk “Devlet Sigorta Sistemi”nibaşlatmışlar ve gümrük vergilerinde uyguladıkları indirimlerle ticarihayatı özendirmeye çalışmışlardır.

    Kervansaraylar, bu canlı ticari ortamda önemli görevler yüklenmişkuruluşlardı. Issız yollar üzerinde kaleyi andıran görünümleri, zengintaş süslemeleri, gelişmiş mekan tasarımları ile mimari açıdan da çoketkileyici olan kervansaraylar, seyahat ve ticareti güven altına alan,sosyal dayanışmayı sağlayan, gelenlerin mallarını pazarladıkları durakyerleri, ordunun sefer zamanında ikmalini kolaylaştıran üs’lerdi.Genellikle, yürüyüşle 8-10 saati geçmeyen, 30-40 km aralıklarla inşaedilmişlerdir. Her türlü hizmetin vakıf olarak karşılandığı buyapıların içinde nalbant, araba ve koşum takımı onarıcıları, doktor,veteriner ile hamam, çeşme, mescit gibi bölümler bulunmaktaydı.

    İPEK YOLU PROJESİ

    Bakanlığımızın, turizmin ülke sathına ve tüm yıla yaygınlaştırılmasıpolitikası çerçevesinde yürüttüğü çalışmalardan birisi olan “İpek YoluProjesi” ile, kültürel mirasımızın en önemli unsurlarından olan ve çoğudoğaya ve çevresel etkenlere yenik düşmüş bulunan bu hanların(kervansarayların) korunması, bir koruma -kullanma dengesi içindeyaşatılarak “Tarihi İpek Yolu”nun canlandırılması planlanmıştır.

    Bu kapsamda yapılan ön çalışmalarda, ana tur güzergahları ile çakışanİpek Yolları üzerinde yer alan 11 kervansaray belirlenmiştir. Bunlar;

    1- Sultan Hanı (Aksaray)
    2- Sarı Han (Nevşehir)
    3- Şarapsa Han (Antalya)
    4- Ak Han (Denizli)
    5- Ağzıkara Han (Aksaray)
    6- Alara Han (Antalya)
    7- Silahtar Mustafa Paşa
    Kervansarayı (Malatya)
    8- Çardak Han (Denizli)
    9- Susuz Han (Burdur)
    10-İncir Han (Burdur)
    11-Alay Han (Aksaray) dır.

    Adı geçen kervansarayların turizm amaçlı kullanılabilmelerine olanaksağlayacak bir işbirliği protokolü Vakıflar Genel Müdürlüğü veBakanlığımız arasında 22 Şubat 1993 tarihinde imzalanmıştır. Buprotokol ile, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare edilen eskieser nitelikli hanların (kervansaraylar), adı geçen Genel Müdürlüktarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na göre ve Bakanlığımızişbirliği ile ihale edilerek, restore et-işlet-devret mo****çerçevesinde turizme kazandırılmaları hedeflenmiştir.

    Protokol esasları gereği, yatırım projeleri Kültür Varlıkları KorumaKurulunca onaylandıktan sonra mülga Turizm Bakanlığından Turizm YatırımBelgesi ve daha sonra Turizm İşletme Belgesi alacaklardır.

    Protokolün imzalanmasını takiben Eylül 1994'te bir ihale yapılarak,Nevşehir'deki Sarı Han turizm amaçlı kullanılmak üzere kirayaverilmiştir. Haziran 1998’de 7 kervansaray (Denizli-Ak Han ve ÇardakHan, Burdur-Susuz Han ve İncir Han, Antalya-Alara Han, Aksaray-AlayHan, Malatya-Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı) için açılan ihalede deAntalya’daki Alara Han, günübirlik tesis olarak restore edilmek vekullanılmak üzere, bir yatırımcıya tahsis edilmiştir. İki han 2001yılında Turizm İşletme Belgesi alarak hizmete açılmışlardır.

    Protokolde yer alan diğer kervansarayların turizm amaçlıdeğerlendirilmelerini sağlamak üzere zaman içerisinde yeniden ihaleleriplanlanmıştır.
    leon_deni ve bsa bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş