Irz Namus Haya Ve Tesettür

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Tanzimattan bu yana Batılı olmaya ve modern görünmeye çalıştık. Böylece ilerleyeceğimizi ve medeni olacağımızı zannettik. Halbuki umulanın tam aksiyle karşılaştık. Irz, namus, haya gibi hasletlerimizle beraber insanlığımızıda kaybettik. Çünkü asıl medeniyet kaynağı olan İslami hayattan uzaklaştık. Basının ve medyanın bildirdiklerine göre kadınlara sataşma ve saldırılar artmaktadır. Niketkim 1992 yılında İstanbulda gelir ve tahsili orta ve yüksek seviyede olan 500 kadınla, son senelerin moda tabiriyle, cinsel taciz! üzerine yapılan bir anketin neticeleri, insanı dahşete düşürecek seviyededir! Kadınların:

    * Size elle veya sözle sarkıntılık yapıldı mı? sorusuna, yüzde 76sı Evet demiştir.

    * Laf atıldı mı? sorusuna da, yüzde 98i Evet diye cevap vermiştir.
    Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan bilgiler de hiç içaçıcı değildir. Hatta Çağdaş Hayatı Destekleme Derneği bile bu vaziyetten bizardır.

    Fatih devrine gitmeye gerek yok 50-100 sene evvel bile böyle vakalar, şimdikine nazaran yok denecek kadar azdı. Bir sarkıntılık ve tecavüz olsa, kıyamet kopardı. Peki, nasıl oldu da biz bu hale geldik?

    Tesettüre riayet etmez olduk. Kadın ve kızlarımız, evden dışarı çıkarken şık görünmeye, cazip olmaya çalıştılar. Bunun için de açık-saçık, daracık kıyafetler giyindiler. Yetmiyormuş gibi, bir de parfüm süründüler. Bu halleriyle işlerlerinde ve çeşitli müesseselerde erkeklerel beraber çalıştılar. Sokaklarda gezdiler, erkeklerle karışık tıkış-tıkış kalabalık umumi vasıtalara bindiler... Elbette bu hal erkeklerin dikkat nazarlarını çekecek, duygulanmaya ve tahrike sebep olacaktır.

    Bizi dini milli terbiyemizden uzaklaştıran ana sebep, Batılılaşma ihtirasıydı. Bütün yayın organları dinimizin haram kıldığı kılık-kıyafeti adeta teşvik etti. Hatta bazılları çıplaklığa özendirdi. Haya ve sıkılma hissi kalmadı. Kısaca vatandaşımız evde, yolda, iş yerlerinde şehvani hislerin zehirli oklarına hedef oldu.

    Halbuki dinimiz, kadınların örtünmelerine, namahrem erkeklere haram yerlerini göstermemelerine, erkeklerin de harama bakmamalarına çok büyük ehemmiyet verir. Zira böyle bir günah, sadece fiziki ve dünyevi bir zarara sebep olmakla kalmıyor; kalbi, ruhu kısacası manevi bünyeyi de yaralıyor, hatta tahrib ediyor. Bu bakımdan İslamiyet, kadının mümkün mertebe evde oturmasını, dışarı çıkma mecburiyetinde kalırsa örtünmesini emreder.

    Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: (Habibim!) Mümin erkeklere de ki, gözlerini (kendilerine helal olmayan şeylerden) kapayıp sakınsınlar. (S. Nur, 30) Bir hadis-i şerifte de şöyle buyuruluyor: Kadın avrettir, (örtünmesi gerekli mahremlerdendir). Dışarı çıktığı vakit şeytan onu takip eder. Kadının Allaha en yakın hali, evinde bulunduğu zamandır. (et-Tergib vet-Terhib, 1/227)

    Ahzab suresi 59. ayet-i kerimede de şöyle buyuruluyor: Ey Peygamber! Kendi hanımlarına, kızlarına ve Müslüman kadınlara de ki, (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış elbiselerini üzerlerine örtsünler. Bu onların (İffetli) tanınmaları, eziyet edilmemeleri için daha uygundur...

    İslamiyet, cihanşümul bir dindir. Resulüllah Efendimiz alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Bu bakımdan İslamın emir ve yasaklarından, kim olursa olsun, ne kadar uzak bir hayat yaşarsa, o kadar zarar görür huzursuz olur.

    Cinsi tacizin de teknoloji ile, gelişme ve ilerlemeyle filan bir alakası yoktur. Sadece açık-saçıklık, harama-helale riayet etmemekle, kısacası Cenab-ı Hakka isyan nisbeti ile alakalıdır. Elbette bu hal medeniyet değil, denaettir, insanlığın yüz karasıdır. Bu ve benzeri ahlaksızlıklardan kurtulabilmenin çaresi olarak deriz ki;

    İnsanımızda, hususiyle gençlerimizde ırz, namus ve haya duyguların geliştirmeliyiz. Bunun içinde imanlarını kuvvetlendirmeliyiz. Çünkü haya imandandır.

    Kadın ve kızlarımıza açık giymenin, erkeklerle ihtilatın, erkeklere de harama bakmanın, sadece cinsi taciz ve tecavüz gibi tahribatları tevlid etmediği, bilhassa iman mahalli olan kalbi yaraladığı, imanı zayıflattığı; dolayısıyla ahirete ait ebedi bir zarara sebebiyet verdiği anlatılmalıdır. Günahkarlar için cehennem azabının şiddet ve dehşeti, küçük yaştan itibaren zihinlere iyice yerleştirilmelidir.
    Lethe bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş