İşinize yarayacak notlar

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde Moderatör Remzi tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64

    İlk Çağ

    M.Ö. 3500'de yazının bulunmasıyla başlayıp 476'da Batı Roma'nın yıkılmasına kadar devam eden tarihi dönemdir. Bazı tarihçilere göre ise 375 yılında meydana gelen Kavimler Göçü, bazı tarihçilere göre de 395 yılında Roma'nın ikiye ayrılması bu dönemin sonu olarak kabul edilir.
    İlk Çağ'ın Önemli Gelişmeleri
    Yazı dünyanın büyük bir bölümüne yayılmıştır.
    Alfabe, para, takvim gibi tüm insanlığı etkileyen buluşlar gerçekleştirilmiştir.
    İlk büyük devletler ve imparatorluklar kurulmuştur. (Roma İmparatorluğu ve Han Hanedanı bunların en büyüğüdür)
    Kölecilik yaygın olarak ortaya çıkmıştır.
    Tek tanrılı dinler ortaya çıkmıştır (Musevilik ve Hıristiyanlık). Ancak devrin en yaygın dini çok tanrılı dinlerdir(Elvin Azar Seks Tanrıları).
    toprak kaulitz ve aslanremzi bunu beğendi.
  2. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    Orta Çağ


    Fransa'nın kuzey kıyısındaki takviye yapılmış şehir ve Mont Saint-Michel manastırı Orta Çağ'ın sembolikleşmiş yapıtıdır ve 1430'larda Limbourg kardeşler tarafından boyandığından beri çok az değişmiştir.
    Orta Çağ, Avrupa tarihinin geleneksel ve şematik olarak üç bölüme ayrılışında, ortada kalan çağa verilen isimdir. Kavimler Göçü ile başlayıp İstanbul'un (ms.1453) Fatih Sultan Mehmet tarafından fethine kadar geçen dönemdir. Bu üç çağ: Antikitenin klasik uygarlıkları (Antik Çağ), Orta Çağ ve Modern Zamanlar'dır. Batı Avrupa'nın Orta Çağ'ı genellikle Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşü ile ulusal monarşilerin yükselişi, Avrupalılarca denizaşırı keşiflerin başlaması, hümanist canlanma ve 1517'de başlayan Protestan Reformasyon'u arasındaki zaman dilimi olarak tanımlanmıştır. Bu çeşitli değişiklikler Erken dönem Modern zamanın başlangıcını oluşturmaktadır ve Sanayi Devrimi'ne öncülük etmiştir. Ayrıca 1453'teki İstanbul'un Fethi de, özellikle Anadolu'da, Orta Çağ'ın bitişini işaretleyen olaydır.
    toprak kaulitz ve aslanremzi bunu beğendi.
  3. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    Yeni Çağ

    Yeni Çağ (Erken Çağdaş Dönemi), Tarih Çağlarının üçüncüsüdür.
    1453 İstanbul'un fethi ile başlar. 1789 Fransız ihtilali ile biter.
    Yeni Çağda Avrupa'da feodalite(derebeylik) rejimleri yıkıldı ve güçlü krallıklar kuruldu.
    Rönesans mantığı iyice gelişti ve ileri düzey bilim olarak adlandırabileceğimiz keşiflerde bulunuldu. Dönemin başlarında Osmanlı İmparatorluğu yayılmacılık siyasetiyle dünyanın en güçlü devletlerinden biri halini almasına rağmen daha sonraları çağa ayak uyduramadı ve duraksama yaşamaya başladı. Yeni Çağ'ın sonunda başlayan Fransız İhtilali ile Osmanlı İmparatorluğu resmen büyük bir gerilemeye doğru sürüklenmeye başladı.
    Güçlü İmparatorkluklar ve krallılar kurulmuştur.
    Ticaret ve sömürgecilik yaygınlaşmıştır.
    Bilim ve teknolojide ilerlemeler olmuş, coğrafi keşifler yapılmıştır.
    toprak kaulitz ve aslanremzi bunu beğendi.
  4. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    Yakın Çağ

    1789 Fransız İhtilali'nden günümüze kadar devam eden zaman dilimidir.
    Yakın Çağ'daki Önemli Gelişmeler
    Günümüzdeki anlamıyla cumhuriyet ve demokrasi ortaya çıktı.
    Fransız İhtilali'nin etkisiyle milliyetçilik akımları doğdu, bu akım milli devletlerin doğmasına ve imparatorlukların yıkılmasına ortam hazırladı
    Sanayi Devrimi gerçekleşti bu durum sömürge yarışını hızlandırdı.
    Kapitalizm, Sosyalizm ve Liberalizm gibi sistemler ortaya çıktı.
    I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşı ortaya çıktı.
    toprak kaulitz ve aslanremzi bunu beğendi.
  5. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    Tarihi kaynaklar ve yöntem

    Tarihçiler araştırmalarında çok çeşitli kaynaklar kullanırlar. Bu kaynakların önem sırasına göre belirli bir hiyerarşi içinde sınıflanması ve yorumlanması tarihçinin temel çalışma yöntemidir.

    Kaynakların sınıflanması


    Yazılı kaynaklar
    Tarihçilerin temel kaynaklarını teşkil eder.
    Arşiv belgeleri: kamuya ya da özel kişilere ait arşivlerde bulunan belgelerdir. Arşivler resmi kayıtlar, yazışmalar gibi çok çeşitli belgeleri içerir.
    Yayınlanmış resmi belgeler: Döneme ait kanunlar, kararnameler, kararlar
    İncelenen döneme ait hatıralar, eserler, edebiyat çalışmaları
    Dönemin basın-yayın organları (gazeteler, dergiler)

    Sözlü kaynaklar
    Tarihçi eğer kendi yaşadığı döneme ilişkin çalışma yaptığı takdirde önem kazanan kaynak türüdür. İncelenen dönem ve konuyla bağlantılı kişilerle yapılan görüşmeler yoluyla sözlü kaynaklar oluşturulur. Sözlü kaynaklar, sözlü tarih adı verilen alt disipline temel oluştururlar.

    Diğer kaynaklar
    Yazılı ve sözlü kaynakların yeterli olmadığı durumlarda (ya da bu kaynakları tamamlamak amacıyla) fotoğraflar ve günlük eşyalar (örneğin Eski Yunan toplumu için vazo motifleri) birinci elden kaynak olarak tarih çalışmalarına temel oluşturabilir.
    toprak kaulitz ve aslanremzi bunu beğendi.
  6. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    OLGU

    Olgu, bilimsel verilere dayalı, kanıtlanabilir özellikteki bilgidir. Olgu; nesnel ve irade dışı olumlardır ve sık sık olay ile karıştırılır.
    Tarafsızdır,
    Nesneldir,
    Yoruma açık değildir,
    İstenç (irade) dışıdır,
    Bir süreç belirtir,
    Herkes tarafından kabul edilmiştir.
    Karşıt örnekler:
    Atatürk 1881 yılında doğmuştur:(Olgu değil olaydır.)
    Türklerin ilk sözlüğü Divan-ı Lugat-it Türk'tür:(olgu değil olaydır.)
    Atatürk 19 Mayıs 1919'da Samsuna çıkmıştır:(Olgu değil olaydır.)
    Türkiye'nin başkenti Ankara'dır:(Olgu değil olaydır.)
    Atatürk 10 Kasım 1938'de vefat etmiştir: Olgu değil olaydır.)
    Uygun örnekler:
    Suyun 99 derecede kaynayıp 100 derecede buharlaşması, olgudur ama falancanın kilosu olaydır.
    Işığın hızı, olgudur ama falancanın saniyedeki hızı, olaydır.
    Yer çekimi, olgudur.
    Canlıların üremeleri, olgudur ama falancanın üremesi, olaydır.

    OLAY

    Olay şu anlamlara gelebilir:
    Olay, ortaya çıkan, oluşan durum, ilgiyi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hâdise, vak'a
    Olay (olasılık kuramı), kendisine bir olasılık değeri atanan sonuç kümesine verilen ad
    aslanremzi bunu beğendi.
  7. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    1.DÜNYA SAVAŞI

    I. Dünya Savaşı, 20. yüzyılda dünya çapında yapılan iki savaştan birincisi olup dünya milletlerinin çoğunun yer aldığı 1914'ten 1918'e kadar süren küresel bir askeri çatışmadır. 28 Temmuz 1914 tarihinde Avrupa'da başlamış ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin katılması ve diğer kıtalardaki sömürgelere de yayılması nedeniyle Dünya Savaşı ve Büyük Savaş olarak adlandırılmıştır. Dört yıl süren savaş, 1918 yılında sona ermiştir. I. Dünya Savaşı, Avrupa'da dört merkezi devlete karşı, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan yirmi beş devletin bulunduğu, o tarihe kadar görülmemiş ilk dünya savaşıdır. I. Dünya Savaşı Avrupa'da İttifak Devletleri diye adlandırılan Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan Krallığı ile İtilaf Devletleri diye adlandırılan Britanya İmparatorluğu, Fransa ve Rusya İmparatorluğu önderliğindeki Sırbistan, Karadağ ve Belçika devletleri arasında gerçekleşmiştir. Savaşa sonradan İtilaf Devletleri tarafında İtalya, ABD, Japonya, Yunanistan, Portekiz ve Romanya da katılmıştır.
    aslanremzi bunu beğendi.
  8. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    BALKAN ANTANTI

    Balkan Anlaşma Yasası, 9 Şubat 1934 tarihinde Atina'da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan anlaşmadır.[1]
    1933’te sonra Almanya’da Nazi partisinin iktidara gelmesi, İtalya’nın Akdeniz’de ve Balkanlar'da genişleme çabası ve Avrupa devletlerinin silahlanma yarışına girmesi dünya barışını tehdit etmeye başladı. Bu gelişmeler sonucunda Balkan devletleri arasında bir yakınlaşma meydana geldi. 14 Eylül 1933 tarihinde Ankara'da Türkiye ile Yunanistan Arasında İçten Anlaşma Yasası[2], 17 Ekim 1933 tarihinde Ankara'da Türkiye ile Romanya arasında Dostluk, Saldırmazlık, Hakemlik ve Uzlaştırma Andlaşması[3], 27 Kasım 1933 tarihinde Belgrad'da Türkiye - Yugoslavya Dostluk, Saldırmazlık, Yargısal Çözüm, Hakemlik ve Uzlaştırma Andlaşması imzalandı.[4]
    Balkanları ele geçirmek isteyen İtalya ve Almanya tehlikesi karşısında dört Balkan devleti Yunanistan, Yugoslavya, Romanya ve Türkiye 9 Şubat 1934’te Atina’da Balkan Anlaşma Yasası imzaladılar. Bu Antanta göre : Balkan ülkeleri birbirinin varlığına saygı gösterecekti. Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.
    Arnavutluk İtalya'nın etkisinde olduğu için Bulgaristan ise komşu ülkelerin topraklarında hak iddia ettiği için Balkan Antantına katılmadı. Ancak 31 Temmuz 1938 tarihinde Selanik'te Bulgaristan ile Balkan Antandı arasında iyi komşuluk ve içtenlikle ilişkilerini sürdürmek isteğini dile getiren bir anlaşma imzalanmıştır.
    II. Dünya Savaşı'ndan sonra yeni dengelerin kurulması ile Balkan Antantı geçerliliğini kaybetti.
    aslanremzi bunu beğendi.
  9. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    BÜYÜK TAARRUZ

    Büyük Taarruz (ya da Büyük Saldırı), Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordularının Yunan Krallığı kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırıdır. 21 Ağustos 1922'de saldırı emri verilmiş, 26 Ağustos'ta saldırı başlamış ve 18 Eylül'de de Yunan ordularının İzmir'i terketmesiyle saldırı sona ermiştir.
    aslanremzi bunu beğendi.
  10. Moderatör Remzi

    Moderatör Remzi Üye

    Katılım:
    19 Ekim 2011
    Mesajlar:
    507
    Beğenileri:
    487
    Ödül Puanları:
    64
    TRUVA-ÇANAKKLAE

    Troya veya eski adıyla Truva (Hititçe: Vilusa ya da Truvisa, Yunanca: Τροία, Troia veya Ίλιον, İlion, Latince: Troia veya Ilium) Homeros tarafından yazıldığı sanılan iki manzum destandan biri olan İlyada'da bahsi geçen Troya savaşının geçtiği antik kent. Antik İda Dağı'nın (Kaz Dağı) eteklerinde, Çanakkale il sınırları içinde yer alır. 1870'lerde Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann tarafından Tevfikiye köyü civarında keşfedilen antik kentte çıkan eserler büyük oranda Türkiye, Almanya ve Rusyadadır. Antik kent, 1988 yılından beri Dünya Miras Listesinde, 1996 yılından beri de Milli Park statüsündedir.
    aslanremzi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş