İSLAMİYET ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI (GEÇİŞ DÖNEMİ EDEBİYATI ) (10.-19.yy)

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde çağatayy tarafından paylaşıldı.

  1. çağatayy

    çağatayy Üye

    Katılım:
    5 Mart 2009
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Türkler onuncu yüzyıldan itibaren kitleler halinde İslamiyet'i kabul etmeye başlamışlardır. İslam kültürünün etkisiyle yavaşa yavaş yeni bir edebiyat ortaya çıkmıştır. Kendine özgü nitelikleri ve kurallarıyla “Divan Edebiyatı” adını verdiğimiz dönemin oluşumu 13.. yüzyıla kadar gelir. Daha sonra bu edebiyat anlayışı 19.yüzyıla kadar etkin bir şekilde varlığını sürdürür.

    Diğer yandan, İslamiyet'ten önceki “

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ”, İslam kültürünün etkisiyle içeriğinde küçük değişimlere uğrayarak “Halk Edebiyatı” adıyla gelişimini sürdürür. Yani, bir anlamda “

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ” dediğimiz edebiyat,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ın İslam uygarlığı altındaki yeni biçimlenişidir. Oysa “Divan Edebiyatı” tamamen dinin etkisiyle şekillenmiş bir edebiyattır.

    Türklerin Müslüman olduğunu kabul ettiğimiz 10.yüzyılla,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    nın başlangıcı olarak kabul edilen 13. yüzyıl arasında İslamiyet'in etkisi altında verilmiş olan, bir anlamda geçiş dönemi ürünlerimiz sayılan eserler yer almaktadır.

    İLK İSLAMİ ÜRÜNLER

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    : Eserin adı “mutluluk veren bilgi” anl***** gelir. Yazarı,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tir. Karahanlılar zamanında (XI. yüzyıl-1070) yazılmış, ideal bir devlet yönetiminin nasıl olması gerektiği üzerinde durulmuştur. Esrin dilinde henüz Arapça ve Farsça etkisi yoktur. Birimi beyit, ölçüsü aruz, kalıbı fe u lün/fe u lün /fe ul’dür. Bilinen üç nüshası, bugün Fergana, Viyana ve Mısır’da bulunmaktadır.

    DİVAN Ü LUGAT-İT TÜRK: Eserin adı, “Türk Dili’nin toplu(genel) Sözlüğü” anl***** gelir. Adından da anlaşılacağı gibi, eser bir sözlüktür; Araplara Türkçe’yi öğretmek amacıyla yazılmıştır. Bundan dolayı, Türkçe’nin Arapça karşısında savunulduğu bir eser olarak değerlendirilir. Eserde Türkçe sözcüklerin anlamları Arapça’yla açıklanmakta ve her maddeden sonra birtakım Türkçe metinler örnek olarak verilmektedir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tarafından XI. yüzyılda yazılan eserin asıl önemi de, işte bu derleme Türkçe metinlerden ileri gelmektedir. Eserine bir de Türk illerinin haritasını koyan Kaşgarlı Mahmut, Türkçe sözcüklerin açıklamalarını yaparken dört yüze yakın dörtlükten oluşan şiirlerle

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ni (sav) örnek olarak verir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , Türk dilinin ana eseri, Türk edebiyatının ve folklörünün bir hazinesi olarak kabul edilmektedir.
    Edebiyatımızda aruz ölçüsünün ilk kullanıldığı eser olarak kabul edilmektedir. Eserde adaleti, aklı, saadeti ve devleti temsil eden dört kahramanın çevresinde gelişen olaylarla yazar, devlet idaresinin ve sosyal düzenin nasıl olması gerektiğini anlatır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan eserde 7500 civarında Türkçe sözcük Arapça olarak açıklanmıştır. Ayrıca Türk boylarının dilleri ve Türk illeri hakkında bilgi verir.


    ATABETÜ’L-HAKAYIK: 12. yüzyılda

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tarafından

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    (Şehname) vezni) ve dörtlüklerle yazılmıştır. Eserin adı “Hakikatler Basamağı” anlamındadır. Hakaniye Türkçesiyle yazılmış olan eserde, bilginin fayydası, cehaletin zararları, cömertlik, cimrilik, iyi ve kötü huylar anlatılarak halka yararlı olmak amacı güdülmüştür. Dini-ahlaki bir eserdir. Edip Ahmet’in bu eseri yazarken

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ’den etkilendiği bilinmektedir.

    DİVAN-I HİKMET: 12. yüzylda

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tarafından dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmış

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve öğretici bir eserdir. Dörtlüklerin her birine “hikmet” adı verilmiş ve bu hikmetler Orta Asya ve Anadolu’da yayılarak halkı derinden etkilemiştir. Yesevilik tarikatının da kurcusu olan Ahmet Yesevi daha sonra Anadolu’da kurulan pek çok tarikata kaynak olmuştur.
    Orta Asya ve Türk boylarının bulunduğu bölgelerde yüzyıllarca sevilerek okunan “Bakırgan Kitabı”nın yazarı olan Süleyman Ata da, Ahmet Yesevi’nin haleflerinden biridir.Onun eseri de dini, tasavvufi ve öğretici

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    den oluşmaktadır.

    DEDE KORKUT HİKAYELERİ: Oğuz Türklerinin Rum, Abaza ve Gürcülerle yaptıkları savaşlara ait destani hikayelerdir. Halk arasında söylene söylene 14.yüzyılda son şeklini almış ve 15. ve 16. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Hikayelerin yazarı belli değildir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    on iki hikaye ile bir önsözden oluşmaktadır.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    geleneğinden halk

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    cülüğüne geçiş dönemi ürünleridir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    de olaylar nesir, kahramanların duygu ve düşünceleri nazımla dile getirilmiştir. Arı bir dil kullanılmış, olağanüstü olaylar yer verilmiştir

Sayfayı Paylaş