ismet özel hayatı

Konu 'Şairler' bölümünde !..GncFB.ip3q..! tarafından paylaşıldı.

  1. !..GncFB.ip3q..!

    !..GncFB.ip3q..! Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2008
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    16

    Hayatı ::1944'de, Söke'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri’de dünyaya gelir. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara’da tamamlar. Öncelikle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde okuduysa da mezun olacağı okul Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı olacaktır. On sekiz yıl Devlet Konservatuarı'nda Fransızca okutmanlığı yapar, ilk şiiri 1963'de Yelken Dergisi'nde yayınlanır. Bu tarihle birlikte ; yazın, düşün ve sanat dünyasındaki serüvenine başlamıştır. İlk kitabı Geceleyin Bir Koşu'yu 1966 yılında, büyük yankılar uyandıran ikinci kitabı Evet, İsyan'ı ise 1969 yılında yayımlar. 1970'de yakın arkadaşı Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkarır. 1974 yılına gelindiğinde ise , o zamana dek içerisinde bulunduğu ve savunduğu sosyalist düşünce çizgisini geride bırakarak fikri ve ruhi bir değişim yaşayacaktır. Bu tarihten sonra yazı ve sanat hayatına, İslami düşünce çerçevesinde devam eder. Bu düşünce yapısı aynı zamanda ona yeni sorumluluklar da yüklemiştir. Bu sorumluluk bilinci ile 1977'de Yeni Devir gazetesinde günlük fıkralar yazar, yine aynı gazetede Abdullah Çıdamlı müstear ismi ile çeviriler yapar, Pazar günlerine özel kültür sayfaları hazırlar. 1985 yılında Milli Gazete'de Cuma Mektupları'na, 1997 yılında Yeni Şafak Gazetesi'ndeki günlük fıkralarına başlar. Yazdığı deneme kitabı Taşları Yemek Yasak ile Türkiye Yazarlar Birliği Deneme ve 2005'de üstün hizmet ödülünü kazanır. 1995'de Şilili Ozan Gabriela Mistral nişanı alır. Siyasi yazıları 2003 yılına dek kısmi aralıklarla çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanmıştır. Halen İstiklâl Marşı Derneği'nin genel başkanlık görevini yerine getirmektedir.

    Evli ve dört çocuk babası, iki çocuk dedesi İsmet Özel, Çengelköy’deki evinde düşünce ve sanat hayatına devam etmektedir.


    Siyasi Düşünceleri [değiştir]İslami düşüncelerini orijinal bir "Türklük" kavramı ile ortaya koyan Özel, herhangi bir etnisiteyle veya herhangi bir kültürel belirlenimle açıklanamayacak olan Türklüğü, tarihsel olarak İslam'ın dünyadaki siyasi konumunun özel bir alanı olarak vurgulamaktadır. Türklüğü tam olarak "kafirle çatışmayı göze alan müslüman" ifadeleriyle tanımlayan İsmet Özel, böylelikle Türklerin yapacakları işlerin ancak küfrü geriletmek amacına yönelmiş işler olabileceğini dile getirmektedir. Bu sebeple Türklük tarihsel bir rolden ibarettir. Tarihsel olarak Türklük İslam'ın dünya siyasetinde etkin ve özgür biçimde rol oynadığı siyasal bir bilinci ve tavrı anlatmaktadır. Bu çerçevede 14. yüzyılda İtalyan Site devletlerinde kök salmaya başlayan kapitalizm karşısında aynı yüzyılda Anadolu'da kapitalist olmayan ama Batı ile çeşitli şekillerde irtibat halinde olan bir yaşam biçimi yeşermiştir. Hem Batı ile sıkı ilişki içerisinde olup hem de kapitalist olmayan, İslami bir yaşam biçimi ister istemez Türklüğü Batı'nın ötekileştirdiği bir siyasi güç olarak da tarih sahnesinde ön plâna çıkarmıştır. Bu anlayışın en tipik ve bariz göstergesi olarak İstiklal Harbi'ne işaret eden Özel, 1.Dünya Savaşı'nın neticesinin dünya siyasetinden İslâm'ın tamamen silinmesi anl***** geldiğini ancak İstiklal Harbi'nin bu duruma bir itiraz olduğunu belirtmiştir. Yine İstiklal Harbi içerisinde Anadolu'da direnen halkın ruh halinin Batı'nın ötekileştirdiği bir toplum olma özelliğiyle birebir örtüştüğünü ifade etmektedir. Bu sebeple Özel, "İstiklal Harbi, İstiklâl Marşı ile aynı ruh içerisinde gerçekleştirilmiştir" ifadesini kullanmıştır. İstiklâl Marşı'nın sözleri incelendiğinde kastedilen şey daha net anlaşılmaktadır. Zira İstiklâl Marşı, İstiklal Harbi verilmeden önce, İstiklal Harbi'nin verilebilmesi ve bunun hangi ruhla sağlanabileceğinin Türklere gösterilmesi amacıyla yazılmış bir marştır. Dolayısıyla İstiklâl Marşı milli bir teklif, milli bir proje olarak ortaya çıkmış ve gerçekten de İstiklal Harbi'nin verilmesi imkânını doğurmuştur. Ancak İstiklal Harbi sonrasında İstiklal Harbi'nin verilmiş olmasından temin edilebilecek hasıla gözardı edilmiş ve Türkiye dünya sisteminin dayattığı şartlar içerisinde kendine bir yaşama alanı bulabilmiş olmanın sağladığı çizgi üzerinde kalmıştır. İstiklal Harbi'nin verilmiş olmasından temin edilebilecek hasıladan mahrum bırakılan Türkiye, sonraki yıllarda Türklerin bu konuda yaşayacağı bir uyanış sayesinde dünya üzerinde kendine mahsus bir yer edinmesi imkânını kaybetmiş değildir. Her ne kadar 27 Mayıs 1960 darbesi ile birlikte Türkiye, kendine ait bir vatan üzerinde, kendine özgü bir milli varoluşun imkânlarını aramak yolundan saptırılmışsa ve dünya sisteminin belirleyiciliğine teslim olmak yönünde aşağı doğru bir düşüşe geçirilmişse de, İsmet Özel, Türklüğün kendine dünya sisteminin şartları altında bir çıkış yolu bulması ümidinin 1960 sonrasında önce sınıfsal bir uyanış üzerinden Sosyalizm aracılığıyla, sonra da kimliksel bir uyanış üzerinden İslamcılık aracılığıyla bir imkân olarak belirdiğini ifade etmekte, ancak bu çıkış yollarının bu iddiaları dile getiren kesimlerin kendileri tarafından tıkandığını belirtmektedir. Dolayısıyla Türkiye'nin köklü bir değişime uğratılması yolunda gerek sosyalistlerin gerekse İslamcıların kendi davalarına "ihanet ettikleri"ni söylemektedir. İsmet Özel bu noktada yeniden İstiklal Harbi'nin ruhuna, yani İstiklâl Marşı'nda dile getirilen teklife dikkat çekerek Türkiye'nin hangi hasıladan mahrum bırakıldığı konusunda Türklerin bir uyanışa kavuşması ümidiyle 6 Şubat 2007 tarihinde İstiklâl Marşı Derneği'ni kurmuştur.

    İsmet Özel'in, "Türklük" kavr***** yaptığı vurgu her ne kadar 90'lı yılların ikinci yarısından sonra yazılarında ayrıntılı yer almaya başlamışsa da daha önceki yıllarda kaleme aldığı yazılarında da bu görüşlere paralel açıklamaları görmek mümkündür.
  2. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    bu yazar hangi bölümde ya da sayfada geçiyor ipek:)
  3. !..GncFB.ip3q..!

    !..GncFB.ip3q..! Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2008
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    16
    canım sayfa 97 de mataramda tuzlu su adlı bir şiir var onun yazarı ben araştırmıştım buraya da eklemek istedim toplumcu şiir anlayışı içinde canım

Sayfayı Paylaş