İstiklal Marşımızın Bestecisi kim?

Konu 'Müzik Dersi' bölümünde Moderatör Sümeyye tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113

    Bugün müzik öğretmenim ödev verdi 'bunu araştırın' dedi.Bende araştırdım hemde burada sizlerle de paylaşmak istedim :)

    İlk bestecisi Ali Rıfat Çağatay

    Ali Rıfat Çağatay; 1869-1935 yılları arasında yaşamış Türk udî, çellist, kemençezen ve bestekârdır. Türkiye Ulusal Marşı’nın ilk bestecisidir.
    İstanbul’da doğan ve yaşamını aynı şehirde sürdüren Ali Rıfat Çağatay, dönemin ünlü hocalarından müzik eğitimi aldı.
    1. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da kurulan ve İstanbul müzik tarihinde önemli yeri olan Şark Musiki Cemiyeti’nin başkanlığını yaptı. Türk Musikisi Ocağı adlı kurumu kurdu.
    1914 yılında Darülelhan (Nağmelerin Evi) adıyla açılan devlet konservatuarının öğretim kadrosunda yer aldı. Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde öğrenci yetiştirdi. 50 civarında bestesi ve müzik üzerine çok sayıda makalesi bulunur.
    Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı ve 1921’de resmi marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı’nın ilk bestesini Ali Rıfat Bey yazmıştır. Bu beste 1924’te 1930’a kadar kullanıldı; 1930’da Osman Zeki Üngör’ün batı marşları tarzındaki bestesi ile değiştirildi.
    Udi Rıfat Bey adıyla da anılan Ali Rıfat Çağatay, şair ve dilci Sami Rıfat Horozcu’nun’in ağabeyi, şair Oktay Rıfat Horozcu’nun amcası, Fenerbahçe’nin efsane ismi Ali Cafer Çağatay’ın babasıdır.

    Son bestecisi. Osman Zeki Üngör

    (d. 1880, İstanbul – ö. 28 Şubat 1958, İstanbul) Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın ilk şefi ve İstiklal Marşı’nın bestecisidir.
    Santuri Hilmi Bey’in torunu olan Osman Zeki Üngör, 1880 yılında Üsküdar’da doğdu. On bir yaşındayken Musika-i Hümayûn’a (saray orkestrasına) alındı ve keman bölümünü bitirdi. Orkestradaki başarısı II. Abdülhamit’in dikkatini çekti ve konser kemancısı olarak yetiştirildi. Opera orkestrasına başkemancı tayin edilerek Vondra Bey’den sonra uzun yıllar başkemancı olarak çalıştı. Binbaşı rütbesine terfi eden Zeki Üngör, daha sonra Saray orkestrasına şef oldu.
    Beşiktaş Askeri Rüştiyesi’nde okudu. 1891′de girdiği Mızıkai Hümayün’da yeteneğiyle II.Abdülhamid’in dikkatini çekti. Batı müziği öğrenimi görerek konser kemancısı oldu. Büyükbabası Santuri Hilmi Bey’in kurduğu Mızıkai Hümayun faslı Cedidi’nde ve Saffet Atabinen’in ilk defa düzenlediği senfoni orkestrasında başkemancı olarak çalıştı. Binbaşı rütbesiyle de Saray Orkestrası Şefi oldu.
    Osman Zeki Bey, Safvet Atabinen’in oluşturduğu senfonik orkestrada da başkemancı olarak görev aldı. Bir süre sonra yaylı çalgılar bölümü öğretmenliğine atandı. İstanbul Erkek Muallim Mektebi’nde müzik dersleri verdi.
    Onun döneminde ilk Türk orkestrası konser için Avrupa’da turneye çıktı. I. Dünya Savaşı sırasında Musika-i Hümayûn’la Viyana, Berlin, Dresden, Münih, Budapeşte ve Sofya’da şef olarak konserler verdi (Aralık 1917-Ocak 1918). Bu gezi dönüşünde Union Française’de haftalık konserler yönetmeye başladı.
    1924′te Ankara’da çok beğenilen iki konser veren topluluk, Cumhuriyet’ten sonra Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti adı altında cumhurbaşkanlığına bağlandı ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın çekirdeği oluştu. Uzun süre Musiki Müesseseleri Müdürü ve Gazi Musiki Muallim Mektebi Müdürü olarak görev yaptı. Topluluğun ilk şefi olan Osman Zeki, 1934 yılında sağlık nedeniyle emekliliğini istedi. İstiklal Marşı dışında, çoğu marş türünde başka yapıtlar da bestelemiştir.
    1958 yılında hayatını kaybeden sanatçının cenazesi, askeri armoni orkestrası tarafından İstiklal Marşı çalınarak Karacaahmet’te toprağa verilmiştir.
    Mızıkai Hümayun’da öğretim görevinde bulundu. İstanbul Erkek Muallim Mektebi’nde öğretmenlik yaptı. Bağımsız kadrosu olan ilk Türk senfoni orkestrasıyla Union Française’de haftalık halk konserleri verdi. Musiki Muallim Mektebi’nin müdürlüğünü yaptı.
    Avrupa şehirlerinde de orkestralar idare ederek konserler veren Üngör; asıl ününü Mehmed Akif Ersoy’un İstiklal Marşını 1922 senesinde besueleyerek elde etti. Cumhuriyet’in İlanı’ndan sonra vazifesini Ankara’ya naklederek Ankara Riyaset-I Cumhur Musıki Hey’eti Şefi oldu.
    Musıki Muallim Mektebi’nin kurulmasında önemli rol oynayan Üngör; 1924-1934 seneleri arasında bu okulun müdürlüğü vazifesinde bulundu.
    1934 senesinde emekliye ayrılan Üngör; bir müddet de Teşvikiye Caddesi’nde Maçka Palas’ta oturmuş, 1958 senesinde de İstanbul’da vefat etmiştir. Cenaze töreninde özel izinle İstiklal Marşı çalındı.
    İstiklal Marşı dışında başlıca eserleri: İlim Marşı, Azmü Ümit Marşı, Töre Marşı, Türk çocukları, Cumhuriyet Marşı.

    BESTELENMESİ

    İstiklâl Harbi’nin başlarında, İstiklâl Harbi’nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921′de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı üzerine, İstiklâl Harbi’nin özellikle hangi ruh ve ideolojik çerçeve içerisinde verilebileceğini Türklere göstermek amacıyla, Ankara’daki Taceddin Dergahı’nda yazdığı ve İstiklal Harbi’ni verecek olan Türk Ordusu’na ithaf ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif’in yazdığı İstiklal Marşı coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı’nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.
    Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı’nı, şiirlerini topladığı Safahat’ına dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı’nın Türk Milleti’nin eseri olduğunu beyan etmiştir.
    Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara’da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul etmiştir. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930′da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’ün 1922′de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör’ün yakın dostu Cemal Reşit Rey’le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen uyum (Prozodi) eksikliğinin esas sebebi de (Örneğin “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” mısrası ezgili okunduğunda “şafaklarda” sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde İstiklâl Marşı olarak söylenebilmektedir.
    cans_1907 bunu beğendi.
  2. Yönetici

    Yönetici Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    223
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    0
    Konu başlığı berbat olmuş türkçeye uyumlu bir biçimde yaparsan sevinirim
    İstiklal Marşı Bestecimiz ...... Şeklinde hoş bir görüntü olabilir veya daha farklı ama bu hiç olmamış konu için teşekkürler.
  3. Yönetici

    Yönetici Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    223
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    0
    ''Berbat'' demişim kusura bakma :)
    Anlayışın için teşekkürler.
  4. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113
    peki nasıl olmalı? ben çoğu sitede bu başlıkta buldum

Sayfayı Paylaş