Kader Gerçeği.~

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Dreamer* tarafından paylaşıldı.

  1. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah bilendirhüküm ve hikmet sahibidir. (İnsan Suresi 30)
    Kaliforniya Üniversitesi nörofizyologlarından Prof. Benjamin Libet yaptığı deneyler sonucunda tüm kararlarımızın seçimlerimizin önceden belirlendiğini bilincin ise herşey olup bittikten yarım saniye sonra devreye girdiğini ortaya koymuştur. Bu durum diğer nörofizyologlarca da hep geçmişte yaşadığımız ve bilincimizin tüm yaşananları yarım saniye sonra gösteren bir "monitör" gibi olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Dolayısıyla algıladığımız deneyimlerin hiçbiri gerçek zamanda değildir fakat gerçek olaylardan yarım saniye kadar gecikmelidir. Benjamin Libet çalışmalarını beyin ameliyatlarının narkoz verilmeden yani hastanın bilinci tamamen yerindeyken yapılabilmesinden yararlanarak gerçekleştirmiştir. Libet deneklerin beyinlerini düşük elektrik akımlarıyla uyararak ellerine dokunulduğu algısı oluştururken denekler bu "dokunuşu" neredeyse yarım saniye önce hissettiklerini söylüyorlar. Benjamin Libet'in yaptığı ölçümlerle vardığı sonuç şöyledir:
    Normalde tüm algılar beyne iletiliyor. Burada bilinçaltında değerlendirilip yorumlanırken ben(lik) hiçbir şeyin farkında değil. Zihnimizde canlanan yani farkına varabildiğimiz bilgilerse epeyce uzun bir gecikmeden sonra kortekse -bilincin bulunduğu bölgeye- gönderiliyor. (Bilinç Beynin Kuklası!)
    Ortaya çıkan sonucu şöyle özetlemek mümkündür: Bir kas hareketini gerçekleştirme kararı bu kararın şuuruna varmadan önce gerçekleşir. Her zaman nörolojik ya da algısal bir süreç ile bizim onu temsil eden düşüncenin hissin algının ya da hareketin şuurunda olmamız arasında bir gecikme vardır. Diğer bir deyişle biz ancak bir karar zaten alındıktan sonra o kararın şuurunda olabiliriz. Prof. Benjamin Libet'in deneylerinde bu gecikme 350 milisaniye ile 500 milisaniye arasında değişmektedir fakat ortaya çıkan sonuç bu rakamlardaki kesinliğe bağlı değildir. Çünkü Libet'e göre bu gecikme olduğu sürece -ne kadar büyük ya da küçük olursa olsun bir saat ya da bir mikro saniye olması fark etmeksizin- bizim maddesel olan şu anı yaşamamız her zaman geçmiştedir. Bu her düşüncenin duygunun algının ya da hareketin biz şuuruna varmadan önce gerçekleştiğini gösterir ki bu da geleceğin tamamıyla bizim kontrolümüz dışında olduğunu ispatlamaktadır. Prof. Benjamin Libet diğer bazı deneylerinde parmaklarını ne zaman hareket ettireceklerinin seçimini deneklere bırakmıştır. Parmaklarını hareket ettirme anı beyinlerinden izlenen deneklerin bu kararı almadan evvel ilgili beyin hücrelerinin faaliyete geçtiği görülmüştür. Diğer bir deyişle kişiye "yap" emri gelmekte hareketi yapmak üzere beyin hazırlanmaktadır; kişi ise ancak 05 saniye sonra bunun bilincine varmaktadır. Bir hareketi yapmaya karar verip de sonra yapmakta değildir kendisi için önceden belirlenen hareketleri yapmaktadır. Fakat beyin bir zaman ayarlaması yaparak insanın aslında geçmişte yaşadığı hissini ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla şu an dediğimizde geçmişte belirlenmiş bir olayı yaşıyoruz. Bu çalışmalar İnsan Suresi'nin 30. ayetinde bildirildiği gibi herşeyin Allah'ın dilemesiyle gerçekleştiğini tasdik etmektedir:

    Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah bilendirhüküm ve hikmet sahibidir. (İnsan Suresi 30)
  2. vulnerable

    vulnerable Üye

    Katılım:
    27 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    644
    Beğenileri:
    299
    Ödül Puanları:
    0
    Vay be.. Dogru tam anlamıyla hatta hiç özgür degiliz hiçbirşeyde..
    Şimdi ikna oldum azıcık. Sagol canım.
  3. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    Azıcık .?!

    Ben artık sınırlarımı aştım. :)

    Rica Ederim Canım. =))

Sayfayı Paylaş