Kadere iman

Konu 'İman Esasları' bölümünde ayceNuR tarafından paylaşıldı.

  1. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0

    <TABLE class=NOBORDER border=0 cellSpacing=1 borderColor=#000000 cellPadding=1 background="" bgColor=#ff6633><TBODY><TR><TD>KONU:</TD><TD>6. Temel İnanç Esasları</TD><TD></TD></TR><TR><TD></TD><TD>6.5. Kadere İman</TD><TD></TD></TR><TR><TD></TD><TD></TD><TD></TD></TR></TBODY></TABLE>
    [​IMG]

    <TABLE class=NOBORDER border=0 cellSpacing=1 borderColor=#000000 cellPadding=1 background="" bgColor=#33ffff><TBODY><TR><TD>ANLATIM</TD><TD></TD><TD></TD></TR></TBODY></TABLE>
    Kader nedir?

    Yaratıcının, sonsuz ilmiyle, yaratacağı her şeyi, önceden (özgür iradeyi hesaba katarak) belirleyip programlaması ve yazması de- mektir. KAZA: Yazılanların, zamanı gelince, (insan iradesi katkısı oranında) Yaratıcının iradesi ve yaratmasıyla gerçekleşmesi demektir
    Kaderin varlığının delilleri nelerdir?

    Kur’an, evren ve insan, farklı dillerle, kaderin var olduğunu anlatır. Kur’an, her şeyde bir ölçü, plan ve yazarak önceden belirlemenin olduğunu söyler.
    Doğada matematiksel denge ve belirlenmiş bir işleyiş görülür. Hücre, yumurta ve çekirdekler, gelişip olacakları varlıkların kader kitabı gibi-dir. İnsanın gen haritası, adeta kader kataloğuna benzer.
    Vicdanda hissedilenler, özellikle gelecekte olacak olayların; ayet, hadis ve hissetmeyle ifade dilmesi ve bazen rüyada görülenlerin aynen gerçekleşmesi hep kaderin işaretleridir.
    İnsan iradesinin varlığının delilleri nelerdir?

    İnsan tartışmasız, davranışlarında seçme özgürlüğüne sahiptir.Vicdan azabı çekmesi, sorumlu tutulup kanuni ceza uygulanması, farklı kişilik ve mesleklerin oluşması hep delildir. Mevlana, Mesnevisinde, kaysı yerken yakalanan ve bunu kadere havale eden adamı hikaye eder; bahçe sahibi kaysı dalıyla vurur, bunu da kader yaptırdı der!
    İrademizden bağımsız kader

    Şu varlık alemi, insanın iradesi hesaba katılmadan bu şekliyle yaratılmıştır.Bununla beraber insana, geniş bir müdahale alanı da bırakılmıştır. Kıyametin kopması, ölümün öldürülmesi, güneşin doğması, ruhun yaşaması önlenemez ama gen haritasıyla oynanabilir şifasız hastalık kalmayabilir. Genellikle tabiat kanunlarını içeren bu kaderin içeriği ve geleceği, çoğunlukla insanlar tarafından önceden bilinebilir; güneş tutulması, hava durumu gibi. Doğa kanunları değiştirilemez kader alanına girer. Bu kader, doğrudan Yaratıcıya baktırır.
    İrademizle biçimlenen kader

    Doğrudan insanı ilgilendiren bu kaderde gelecek bilinemez. Çünkü insan özgür İradesiyle onun şekillenmesi-ne, yazılanların biçimlenmesine öncülük yapacak ve bu yüzden sorumlu tutulacaktır.Önceden bilinemeyen bir şeyin değiştirilmesi ise söz konusu olamaz. Bu kader ise, doğrudan insa-na baktırır.
    Her iki kaderde de Rahmet hakimdir

    İnsana sorulmadan yaratılan doğa; güneş, su,toprak, hava; insanlara hizmete koşan bitkiler ve hayvanlar, çiçekler, bin bir lezzet alan organla rımız, hep kaderin bize karşılıksız, peşin ve sayısız olarak sunduğu lütuflarıdır. Öte yandan, maddi pek çok hastalığa karşı Yaratıcı, her çeşit şifa yolla rı var ettiği gibi, manevi hastalıklar olan günahlara karşı da tövbe başta olmak üzere farklı ihsan kapıları açmıştır. Önemlisi de insanın, aciz, zayıf, fakir, muhtaç bilinen şu haliyle hiç de elde edemeyeceği sonsuz bir cennet hayatı hazırlanmıştır.
    Kaderi yazmak sadece Allah’a özgüdür

    Her şeyi mükemmel yaratanın, mükemmel ve sonsuz ilmi, iradesi kudreti var demektir. Sayısız insan simasını, göz yapısını,parmak izini ka-rıtırmadan farklı modellerde var etmesi bunu gösterir. İnsan yaratıcı gibi, konik bir bakışla tüm zamanı bir nokta gibi göremez ki kaderinin nasıl yazıl mış olduğunu görsün! Kaderini göremeyen insanın onu yazması, hele kaderin yaratıp da eline verdiklerini, kendi başına elde edebilmesi ise hayal bile edilemez! Sahip olduklarımızda irademizin payı ne kadardır? Bir çocukta ya da bir lokmada payımız?
    Kaderi kendine hizmet ettirmek küçücük insan iradesine özgüdür

    Nokta dünyada mikroskobik varlık olmasına rağmen, bir asansör düğme sine dokunur gibi, iradesi onu evren ötesine çıkartır. Basit iradesiyle
    bir gemi dümenindeymiş gibi insan, kaderin hazırladığı gemiyle, kader deryasında, kaderin cennet sahillerine ulaşıverir. Bazen içten gelerek yapılan bir dua, hiç ummadığımız şekilde olayların akışını lehimize çeviriverir.
    Kaderin varlık hikmeti

    İnsanın Yaratıcısından kopmaması, Yüceliğini tanıması, O’nunla huzur bulması; kendi acizliğini, zayıflığını, fakirliğini, muhtaç olduğunu ve isyankarlığını hesaba katarak, basit varlığıyla; BEN!” diyerek her varlığa ve hayra sahip çıkıp azmasın diye kader vardır.
    İnsan İradesinin varlık hikmeti

    Yaratıcısının, kendisine yüksek bir anlam ve değer verdiğini anlaması; kader kumandası karşısında eli kolu bağlanmış bir robot ya da kader rüzgarları önünde kuru bir yaprak gibi olmadığını kavraması, kötülüklerini kadere yükleyip sorumluluktan kaçmama-sı, Hak n***** güvenle “BEN!” diyerek her başarıya koşması için irade vardır.
    Kaderle insan iradesinin denge ve uyumu

    Kaderle insan iradesi, terazinin iki kefesi, saatin akrep ve yelkovanı, aynı noktaya uyumla bakıp gören iki göz, hedefe uyumla uçan kuşun ka natları gibi beraber denge içinde ele alınmalıdır.
    Allah önceden, hakkımızda olacakları yazarken, irademizi hesaba katmadan yazmaz.Kader organizasyonunda merkez hep İnsan iradesidir.
    Hem yazarken, hem de yaparken ikisi beraber işler. İnsan aleyhine tek taraflı bir yazma asla yoktur.
    Allah, sonsuz ilmiyle, gelecekte, insanın iradesiyle neler yapacağını önceden bildiği için yazar; o yazdığı için biz mecburen yapıyor değiliz.
    Böyle olsaydı, sorumlu olmamızın bir anlamı kalmaz, adaletsizlik olurdu. Biz yazılanı yapıyor değiliz; yapacaklarımız önceden yazılıyor.
    Takvim gibi; sayfada yazılı olduğu için güneş tutulmuyor, güneşin tutulacağı önceden bilindiği için yazılıyor.
    Bir tren gibi; varış saati yazıldığı için varmıyor, varış saati önceden bilindiği için yazılıyor.
    Biz de Allah önceden yazdığı için yapmıyoruz, Allah irademizle ne yapacağımızı önceden bildiği için yazıyor.
    Kadere bakış açısı

    İrademizin kesin ulaşamadığı her varlık ve olaya ve geçmişte yaşadıklarımız hadiselere kader açısından bakılmalıdır. (Geçmiş hastalık, gü-nahlar, deprem vb. olaylardan mutlaka ibret alınmalıdır).
    İnsan iradesine bakış açısı:

    İrademizin ulaşabildiği her olaya ve bütünüyle geleceğe; özellikle günahlara kötülüklere, problemlere ve başarı yolunda azim ve planla her çalışmaya irade açısından bakılmalıdır.
    Tevekkül

    Üzerimize düşen maddi manevi bütün görevleri hakkıyla yerine getirdikten ve gerekli tüm tedbirleri aldıktan sonra, Allah'a daya nıp güvenmek, dua etmek, işlerimizin sonucunu O'ndan beklemek demektir. (İshak HALİS'in ders notları)
    abdulmelik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş