Kafiye (Uyak) Çeşitleri Konu Anlatım

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde karacan69 tarafından paylaşıldı.

  1. karacan69

    karacan69 Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2011
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    4

    KAFİYE ( UYAK ) ÇEŞİTLERİ

    Ayağın (Kafiyenin) Kısa Tarihi

    Dünya şiirinde ayağın ne zaman kullanılmağa başlandığı belli değildir. Ölçeğin bulunuşundan çok sonra bulunduğu yolundaki söylentiyi kanıtlarla desteklemek olanağı yoktur.
    Eldeki örneklere göre, kimi ulusların edebiyatlarında ayak hiç kullanılmamış (Eski Yunan, Latin, Japon, vb. edebiyatları), kimi ulusların edebiyatlarında ise ayağa çok önem verilmiştir (Arap, Fars, Türk, Fransız, vb. edebiyatları). Ayağa önem veren edebiyatlarda, nazım biçimlerinin oluşmasında (gazel, koşma, sone, vb.) dizelerin kümelenişi ile birlikte ayakların sıralanışının da büyük payı vardır. Hele İslâm kültürü çevresindeki edebiyatlarda (Arap, Fars, Türk, vb. edebiyatları) Divan adı verilen şiir kitapları bile şiirlerin (gazellerin) son harflerinin alfabe sırasına göre düzenlenir; kimi şiirler de (kasideler) kimi zaman döner ayaklarına (redif'lerine) göre adlandırılırlardı (Su kasidesi, Sünbül kasidesi, vb.).

    Türk halk edebiyatının İslâmlıktan önceki dönemden kalma en eski şiir örneklerinde dahi ayak kullanılmış olduğunu görüyoruz. Bu edebiyatta, genellikle yarım ayak kullanılmıştır. Sözlü bir edebiyat olduğu için de, ayaklar ister istemez kulak içindir. Yazılı bir edebiyat olan ve Arap alfabesiyle yazılan Divan şiirinde ise, o alfabenin koşullarına uyularak, -birtakım sesli harfler söylenişte kullanıldığı halde yazıda kullanılmadığı için- göz için ayak yöntemine uyulmuştur; bu da, tam ayak, ya da zengin ayak (kafiye-i mukayyede) kullanmayı gerektirmiştir. Göz için ayak kuralı Tanzimat edebiyatının sonuna kadar (1895) sürmüş; Edebiyat-ı Cedide (1896-1901) ozanları ve onları izleyen kuşaklar, sözlerin yazılışını değil, söylenişini ayağa temel olarak almış; böylece, ayağın kulak için olduğu ilkesini benimsemiş ve uygulamışlardır. Daha önce de belirttiğimiz üzere, çağdaş edebiyatımızda ayak, özgür nazım'la (modern şiir) birlikte önemini gittikçe kaybetmektedir. Yeni ozan kendini hiçbir bağ ile bağlı görmüyor; istediği zaman hattâ zengin ayak dahi kullanıyor, istediği zaman da, -ayağı bir oyuncak sayarak- ayaksız yazıyor.
    Kaynak: Cevdet Kudret, Örneklerle Edebiyat Bilgileri


    REDİF Mısra sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan eklerin, kelime ve kelime gruplarının tekrar edilmesine "redif" denir.

    Örnek-1
    Bizim elde bahar olur, yaz olur.
    Göller dolu ördek olur, kaz olur.
    Sevgi arasında yüz bin naz olur.
    Suçumu bağışla, ben sana kurban. (Ercişli Emrah)

    Örnek-2
    Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar,
    Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar
    Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu.
    Gökler bulutlanıyor, rüzgar serinliyordu. (F. Nafiz Çamlıbel)
    Ayrıntılı bilgi için ayrıca bakınız>> Redif nedir? Redif Çeşitleri

    KAFİYE (UYAK)
    Mısra sonlarındaki yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin benzerliğine kafiye denir.
    Yanıp tutuşmadan aylarca yummadım gözümü,
    Nücuma sor ki, bu kirpikler uyku görmüş mü? (Mehmet Akif ERSOY)


    KAFİYE ÇEŞİTLERİ
    1) Yarım Kafiye
    Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir.

    Örnek-1
    Ben çektiğim kimler çeker
    Gözlerim kanlı yaş döker
    Bulanık bulanık akar
    Dağlarım seliyim şimdi (Kul Mustafa)

    Örnek-2
    İstedim kendimi bu göle atam
    Elimi uzatıp yavruyu tutam

    Örnek-3
    Üstümüzden gelen boran kış gibi
    Şahin pençesinde yavru kuş gibi
    Seher sabahında rüya düş gibi
    Çağıta bağırta aldı dert beni

    2) Tam Kafiye
    İki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

    Örnek-1
    Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum,
    Kimdir o, nasıldır diye rüzgarlara sordum,
    Hulyamı tutan bir büyü var onda diyordum
    (Y. Kemal Beyatlı)

    Örnek-2
    Sen miydin o afet ki dedim, bezm-i ezelde
    Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde,
    Bir sofrada içtik, ikimiz aynı emelde,
    Karşımda uyanmış gibi bir baktı sarardı. (Yahya Kemal Beyatlı)

    Örnek-3
    On atlıya karar verdim yaşını
    Yenice sevdaya salmış başını
    El yanında yakar gider kaşını
    Tenhalarda gülüşünü sevdiğim.


    3) Zengin Kafiye
    Üç ya da daha çok ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

    Örnek-1
    Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk,
    Soğuk bir mart sabahı.. Buz tutuyor her soluk (Faruk Nafiz Çamlıbel)

    Örnek-2
    Baygın bir ihtizaz ile bi-huş akar dere,
    Sahillerinde çocuklar uzanmış çemenlere. (Orhan Seyfi Orhon)

    Örnek-3
    Miskin Yunus biçareyim
    Baştan ayağa yareyim
    Dost ilinden avareyim
    Gel gör beni aşk neyledi (Yunus Emre)


    4) Cinaslı Kafiye
    Anlamları ayrı, fakat yazılış ve okunuşları aynı olan kelime ve kelime gruplarının mısra sonunda tekrarı ile oluşan kafiyedir.

    Örnek-1
    Niçin kondun a bülbül
    Kapımdaki asmaya
    Ben yarimden vazgeçmem
    Götürseler asmaya

    Örnek-2
    Bilmem ki yaz mı gelmiş
    Niçin açmış gül erken
    Aklımı kayıp ettim
    Nazlı yarim gülerken

    Örnek-3
    Kendin çöz kendin tara Bağ bana
    Değmesin el başına Bahçe sana bağ bana
    Ben yarime kavuştum Değme zincir kâr etmez
    Darısı el başına Zülfün teli bağ bana


    KAFİYE ŞEMASI
    Mısraların son seslerine bakılarak bir dörtlüğün kafiye düzeni çıkarılır. Kafiye düzenlerinin, mısralarının son seslerindeki düzene göre çeşitleri vardır.

    1. Düz Kafiye: "a a a b" "bbbc" "cc" "a a b b" olmalı.
    İftardan önce gittim Atik-Valde semtine
    Kaç defa geçtiğim bu sokaklar, bugün yine,
    Sessizdiler, Fakat Ramazan maneviyyeti
    Bir tatlı intizara çevirmiş sukuneti

    2. Çapraz Kafiye: "a b a b" "cdcd" olmalı.
    Hayran olarak bakarsınız da
    Hülyanızı fetheder bu hali
    Beş yüz sene sonra karşınızda
    İstanbul fethinin hayali

    3.Sarma Kafiye: "a b b a" "cddc" olmalı.
    İhtiyar, elini bağrına soktu,
    Dedi ki: "İstanbul muhasarası
    Başlarken aldığım gaza yarası
    İçinden çektiğim bu oktu.
  2. yasevyada

    yasevyada Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2012
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
  3. vefasızzz

    vefasızzz Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2010
    Mesajlar:
    53
    Beğenileri:
    26
    Ödül Puanları:
    0
    Çok teşekkürler .Çok yardımcı oldun. :)

Sayfayı Paylaş