Kanun Nedir ?

Konu 'Sosyal Bilgiler 7. Sınıf' bölümünde PREDETOR65 tarafından paylaşıldı.

  1. PREDETOR65

    PREDETOR65 Üye

    Katılım:
    1 Mart 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    ödevim bu
    KANUN nedir?
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Yaşama organı tarafından, belirli şekillere uyularak düzenlenen ve yürürlüğe girmesinden itibaren toplum için uyulması gerekli ve zorunlu olan genel, soyut ve devamlı kuralları ihtiva eden tasarruf.

    Kanunlar, ilgili oldukları işlerin özelliğine göre çeşitli adlar alırsa da genel bakımdan şu bölümlere ayrılırlar:

    1 - Anayasa kanunları : Bu kanunlar, devletin şeklini, yürütme, yaşama ve yargı erklerinin durumunu bildiren, çıkarılacak öbür kanunların da uyulması gereken bir kanundur.

    2 - Mali Kanunlar : Mali hukukla ilgili kanunlardır. Vergi, Barem, Muhasebe-i Umumiye, Emeklilik Kanunları gibi.

    3 - İdare Kanunları : Kaza çalışması dışında kalan kamu hizmetlerini düzenleyen kanunlardır. Teşkilat kanunları gibi

    4 - Medeni Kanunlar : Kişiler arasındaki karşılık ilişkileri düzenleyen kanunlardır. Medeni Kanun, Ticaret Kanunu gibi.

    5 - Genel kanunlar : Geniş bir sosyal ilişikler alanında kalan hukuki vakaları hükmü altına alan kanunlar. Medeni Kanun Ceza Kanunu gibi.

    6 - Özel kanunlar : Dar bir sosyal ilişiklik alanında kalan hukuki vakıaları hükmü altına alan kanunlar : Belediye ve Vergi resimleri hakkında kanun, ihtira Beratı Kanunu. Askeri Ceza Kanunu gibi.

    7 - Savaş kanunları : Savaşın devam ettiği süre içinde, çarpışanların uyması gereken kuralları içinde toplayan devletlerarası kanunlar.

    8 - Emniyet ve asayiş kanunları : Irz, mal, can ve hürriyetin korunması, yabancıların memlekette uymaları gerekli hukuki durumlarını gösteren kanunlar : Pasaport Kanunu, Ecnebilerle ilgili kanunlar gibi.

    9 - Belirli süreli kanunlar: Belirli bir uygulamayı güden kanunlardır.

    10 - Olağanüstü kanunlar : Ancak olağanüstü durumlarda uygulanması gerekli kanunlardır. Sıkı Yönetim Kanunu, istiklal Mahkemeleri Kanunu gibi.

    11 - Geçici kanunlar : Bazı ülkelerde, devlet başkanları tarafından geçici bir süre için çıkarılan kanunlardır. Bizim anayasamızda böyle geçici kanunlar yoktur.
  3. mahmutŞ

    mahmutŞ Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    KANUN=(eşittir)ADALET
  4. siflali

    siflali Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2008
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    1
    Kanun veya yasa, bir anayasal hukuk rejiminde, yetkili organlarca meydana getirilen hukuk kurallarıdır. Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler birer kanundur. Kanuna mevzuat da denir. Dar anlamında kanun, yasama organınca yapılan kanun adıyla gerçekleştirilen işlerdir. Hukukla paralel anlamlılık taşır ancak hukukun öğelerinden sadece biri ve hukuk kaynaklarından sadece biridir.

    Kanun, yazılı veya yazısız olabilir. Yazılı kanunların en ünlüsü MÖ 1700'lerde yapılmış Hammurabi Kanunları'dır. Roma hukuku, Cermen hukuku, Katolik hukuku, İslam hukuku yazılı kanunlara dayanır. Çağdaş kanunların yazılı oluşu Fransız Devrimi'nden sonra gelişmiştir. Önemli yazılı kanunlara Kod (code) denilmektedir. Toplumu Kod'larla yönetmeye Kodifikasyon denilir ve Kıta Avrupa'da geçerlidir. Medeni Kanun'lar birer Kod'dur. İslam dünyasında Mecelle ve Kanun-ı Esasi ilk kodlardır.

    Türkiye'de kanun koyma yetkisi TBMM'nindir. Kanun teklifi Bakanlar Kurulu (tasarı) ve milletvekillerince tek veya grup halinde (kanun teklifi), gerekçe gösterilerek yapılır. Bunun dışındaki kişi ve kurumlar, kanun isteklerini meclise iletebilirler. Cumhurbaşkanı, kanun teklif edemez, çünkü cumhurbaşkanı seçildikten sonra TBMM üyeliğini kaybeder. Kanunlar cumhurbaşkanına sunulur ve cumhurbaşkanı yayınlarsa yürürlüğe girer. Yayınlamazsa (bütçe kanunu hariç), gerekçesiyle meclise iade eder (15 gün içinde). Meclis kanunu aynıyla tekrar kabul ederse, artık cumhurbaşkanı o kanunu yayınlar. Meclis, kanun yaparken anayasa ve içtüzük hükümlerine uyar. Kanunlar TC Resmi Gazete'de (kuruluşu 7 Ekim 1920) yayınlanırsa yürürlüğe girer. Tarih belirtilmemişse 45 gün içinde bütün yurtta geçerli olur. Başbakanlık, Düstur adıyla kanunları derlemekte, her yasama yılında bir cilt yayınlamaktadır. Kanunlar, mevzuat bilgi sistemleriyle internette yayınlanmaktadır. Meclisin yayınladığı iki kanun dergisi bulunmaktadır: Tutanak Dergisi, Kanunlar Dergisi.

    Meclis, geçmişe yönelik suç içeren kanun yapamaz. Seçim kanunu değişiklikleri, yürürlük tarihinden başlayarak 1 yıl içinde olacak seçimlerde uygulanmaz. Kanunlar: kanun, tüzük, yönetmelik, KHK, TBMM İçtüzüğü, İçtihadı Birleştirme Kararları, mahkeme kararları, içtihatlar, örf ve adet, tebliğ, genelge, yönerge adlarını taşır. Kanunlardaki değişiklikleri izlemek vatandaş için mümkün değildir, ancak hukukçular bunu bilebilir.

    Her kanunun bir sıra numarası olur. Kanunlar bu no ile anılır. Ancak, cumhuriyet öncesinden kalan kanunlar adlarıyla anılır. 1920-1960 arasındaki kanunlar 1-7480 arası no taşır. 27 Mayıs 1960-1 Kasım 1961 arasındaki kanunlar 1-375 arası no taşır. 1961'den günümüze kadar gelen kanunlar 1'den başlar ve son olarak 5000'leri aşmıştır. Bu durumda aynı no'lu iki kanun olabilir. Bu nedenle kanunlar mehaz verilirken tarihi ve no'su birlikte verilir. Anayasaya göre, bazı konular ancak kanunla düzenlenebilir (ceza, antlaşmalar, yargıç ve savcı atamaları gibi). Kanunlar, anayasaya aykırı olamaz ve bu kural yargı denetimi düzeniyle denetlenir. Kanunlar, bireylerce anlaşılabilir şekilde olur ve anlaşılabilir dille yazılır.

    TC Anayasasının ilk 3 maddesi değiştirilemez. Bütün kanunlar anayasa denilen temel kanuna göredir. Bir kanun, başka bir kanunla veya mahkeme kararıyla yürürlükten kalkar. Süreli kanunlar ise, kendiliğinden kalkar (Bütçe Kanunu gibi). Anayasa Mahkemesi'nin kanun iptalleri Resmi Gazete'de yayınlandığı anda o kanun yürürlükten kalkar. Bazı kanunlar yürürlükte olmasına rağmen işler değildir (Milli Korunma Kanunu gibi). Bazıları ise yürürlüktedir ama fiilen uygulanmaz: mesela kanunlara göre 6-14 yaşları arasındaki her çocuğun eğitimi zorunludur, ama uygulamada okula gitmeyen pek çok çocuk vardır. Kanunlar, sadece kanun haline gelmekle kanun olmaz, uygulamada düzenlenme hataları, toplum gerçekleriyle bağdaşmama, uygulama için gerekli tedbirlerin alınmaması, kanunu uygulayanlardaki aksaklıklar, araç eksikleri, halkın benimsememesi gibi sebeplerle kâğıt üzerinde kalabilir. Kanunsuz suç olmaz.

    Antlaşmalar, kanundur ve Anayasa Mahkemesi'ne götürülemez. Yerel kanunla uluslararası kanun çelişirse, uluslararası kanun esas alınır. Antlaşmalar, mecliste bir kanunla uygun bulunursa onaylanır. Kanunları yasama organı yapar, ancak yürütme organı kanun gibi KHK'ler yapabilir. KHK'ler de Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girer. Olaganüstü haller dışında KHK'ler Anayasa Mahkemesi denetimine açıktır. Yüretme organı tüzük çıkarabilir; tüzüklerin iptali için Danıştay'da dava açılır. Bir diğer kanun olan yönetmelikleri, yürütme organı dışında kamu tüzel kişileri de çıkarabilir, bunlar da idari yargıya açıktır, kamusal yönetmelikler Resmi Gazete'de yayınlanır.

    Kanunlar birbiriyle çelişemez. Kanun hiyerarşisinde Anayasa en baştadır. Aynı tür kanunlar eşit güçtedir. Kanun hiyerarşisi şöyledir: Anayasa, kanun, KHK, tüzük, yönetmelik, içtihad. Bunlar arasında çelişki olursa yargı organları (Danıştay ve İdare Mahkemeleri), kanunları denetleme görevi gibi denetler.
  5. Sevgi_18

    Sevgi_18 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    26 Mart 2009
    Mesajlar:
    49
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Kânun, Süryanice bir kelimedir. Yunancada da “Canon” olup, eski dilde çoğulu, “Kavânîn” şeklinde kullanılırdı. Kânun, lügatte “mikyas, ölçü, tartı” demektir. Kânun, bir şeyin umûmî kâideleri veya genel prensipleridir.
    Hukûkî bir tâbir olarak kânun, devletin yetkili organı tarafından usûlüne (şekil ve şartlarına) uygun olarak konan ve îlân olunarak yürürlüğe (meriyete) sokulan hukuk kurallarıdır. Kânun, fertler arasındaki veya fertle devlet arasındaki münâsebetleri düzenleyen ve herkes için bağlayıcı olan hukuk kurallarını içine alır. Kânun, bunu uygulamakla vazifeli organları bağlar. Gerek kaza organları(mahkemeler), gerek idâre mercileri buna uymak mecburiyetindedir.
    Her kânun, kendi ülkesinde geçerli ve bağlayıcıdır. Yazılı hukuk metni ve kaynağı olarak anayasadan sonra gelir. Tüzük, yönetmelik ve tamimlerden (genelge) evveldir. Kânunlar, genel ve düzenleyici hukûkî tasarruflar (işlemler) olmakla beraber, bir ölüm cezâsının tasdiki de kânundur. Fakat bu yalnız bir kişiyi ilgilendirir. Kânunlar herkesin uymak mecburiyetinde olduğu genel kurallardır. Kânun, genel ve yazılı olduğundan, her vatandaş davranışlarının nasıl bir sonuca bağlanacağını önceden bilir. Bu onlar için bir teminâttır ve hukuk güvenliği sağlar. Kânunları herkes bilmek mecburiyetindedir, bilmemek özür değildir.
    Kânun koyma işi, her ülkenin anayasasına göre değişir. Bir hükümdârın veya kralın, herhangi bir konudaki irâdesi kânun olduğu gibi, halk meclislerinin veya parlamentoların usulüne uyarak koyduğu kurallar da kânun sayılmıştır.
    Hukuk târihinin başlangıcından bugüne kadar, her ülkede, çok çeşitli kanunlar tatbik olunmuştur. Genel hukuk târihinde, bu kânunlar hakkında teferruatlı bilgiler vardır. Kânunlar bir ülkede tatbik edilen hukuk sistemine göre şekil almıştır. Beşerî hukûkun uygulama sâhası bulduğu batı dünyâsında (Avrupada) kânunlar dört temel kaynağa dayanmıştır. Bunlar tabiî hukuk düşüncesi, Roma ve Cermen hukuku ile Hıristiyanlık dînidir (Bkz. Hukuk). İslâm hukûkunun meriyyette (yürürlükte) olduğu ülkelerde kânunlar, İslâm dîninin kaynağı olan nasslara (âyet ve hadislere) uygunluk arz eder. Nassın bulunmadığı yerde örfe ve âdetlere atıf yapılır. Bu hususta amme (kamu) hukûkunun tanzimi ve tatbikinde devlet başkanının (halifenin) geniş yetkileri vardır.
    Târihte çeşitli devlet adamlarının ismiyle şöhret bulmuş ve uzun müddet ülkelerinde tatbik olunmuş kanunlar mevcuttur. Babil ülkesinde Hammurabi (M.Ö. 1792-1750) Kânunları, Romalıların Oniki Levha Kânunu, Atinada Solon (M.Ö. 638-559) Kânunları bunlardan bâzılarıdır.
    Târihte çeşitli devletler kurmuş olan Türkler de, gerek kamu gerekse husûsî hukûka âit kânûnî düzenlemeler yapmışlardır. İslâmiyetten evvel tatbik edilen kânunlar hakkında Orhon Kitâbelerinde, Kutadgu Biligde ve diğer yazılı kaynaklarda bilgiler mevcuttur. (Bkz. Kutadgu Bilig, Orhon Kitâbeleri)
    Türklerin İslâmiyeti kabulünden sonra, kamu ve özel hukukla ilgili kânunî düzenlemelerin tek kaynağını, Kurân-ı kerîm ve hadîs-i şerîfler teşkil etmiştir. Bilhassa Osmanlıların yüzyıllarca süren hukuk tatbikâtında hükümdârların kamu hukûku sâhasındaki kanûnî düzenlemeleri “Kânunnâme” adı altındaki yazılı eserlerde bir araya getirilmiş ve ülkenin her yerinde aynı kâidelerin uygulanması sağlanmıştır. (Bkz. Kânunnâme)
    Bugün TC Anayasasına göre, kânunları TBMM yapar. Kânun teklif etme yetkisi Bakanlar Kuruluna ve TBMM üyelerine âittir. Bakanlar Kurulunun teklifine “Kânun Tasarısı”, milletvekillerinden gelen tekliflere “Kânun Teklifi” denir. Kânunlar mecliste usûlüne uygun olarak görüşülüp kabul edilir. Cumhurbaşkanı tarafından tasdik edilerek Resmi Gazetede yayınlandıktan sonra yürürlüğe girer. (1982 Anayasası mad. 88-89). Bunun yanında Meclisten müsâade alındıktan sonra, Bakanlar Kurulunun kânun hükmünde kararnâme çıkarma yetkisi de vardır (Anayasa mad. 91). (Bkz. Kânun Hükmünde Kararnâme)
    Kânunlar süreklidir. Kânunların yürürlükte kalması, bunların ancak hukûka uygun olmasına bağlıdır. Bu uygunluğa karar verme yetkisi Anayasa Mahkemesine âittir (Anayasa, mad. 146-153). Süreklilik taşımayan kânunlar da vardır. Af çıkarılması, bâzı kişilere maaş bağlanması, vatandaşlıktan çıkarılma gibi durumlarda çıkartılan kanunlar süreklilik taşımaz. Kânun, çıkarıldığı târihten sonrası için geçerlidir, mâkable (önceye) şâmil olmaz. Fakat ceza kânunlarının fâilin lehine olan hükümleri mâkable şamil olurlar.
    Tabiî olaylar hakkında kullanılan kânun tâbiri, birçok ilmî gerçekleri ifâde eder. Fizik, kimyâ, biyoloji gibi bâzı ilimlerde değişmeyen ve her yerde aynı olduğu ispat edilmiş birçok ilmî gerçeklere ve hattâ bâzı kimselerin ileri sürdüğü nazariyelere (hipotez, teori) de “kânun” adı verilmektedir. Tabiî kânunlar, tabiatın davranışını, gözlenmiş olayları ve bu olaylar arasındaki bağlantıları anlatır. Meselâ Mendel Kânunları, Kepler Kânunu, Evrensel Çekim Kânunları gibi. Bu tabiî kânunlar olay ve gerçekleri sâdece
    ifâde eder, onların sebeplerini açıklamaz.

    2. Alternatif : kanun
    Yaşama organı tarafından, belirli şekillere uyularak düzenlenen ve yürürlüğe girmesinden itibaren toplum için uyulması gerekli ve zorunlu olan genel, soyut ve devamlı kuralları ihtiva eden tasarruf.


    Kanunlar, ilgili oldukları işlerin özelliğine göre çeşitli adlar alırsa da genel bakımdan şu bölümlere ayrılırlar:


    1 - Anayasa kanunları : Bu kanunlar, devletin şeklini, yürütme, yaşama ve yargı erklerinin durumunu bildiren, çıkarılacak öbür kanunların da uyulması gereken bir kanundur.


    2 - Malî Kanunlar : Malî hukukla ilgili kanunlardır. Vergi, Barem, Muhasebe-i Umumiye, Emeklilik Kanunları gibi.


    3 - İdare Kanunları : Kaza çalışması dışında kalan kamu hizmetlerini düzenleyen kanunlardır. Teşkilât kanunları gibi


    4 - Medenî Kanunlar : Kişiler arasındaki karşılık ilişkileri düzenleyen


    kanunlardır. Medenî Kanun, Ticaret Kanunu gibi.


    5 - Genel kanunlar : Geniş bir sosyal ilişikler alanında kalan hukukî


    vakaları hükmü altına alan kanunlar. Medenî Kanun Ceza Kanunu gibi.


    6 - Özel kanunlar : Dar bir sosyal ilişiklik alanında kalan hukukî vakıaları hükmü altına alan kanunlar : Belediye ve Vergi resimleri hakkında kanun, ihtira Beratı Kanunu. Askeri Ceza Kanunu gibi.


    7 - Savaş kanunları : Savaşın devam ettiği süre içinde, çarpışanların uyması gereken kuralları içinde toplayan devletlerarası kanunlar.


    8 - Emniyet ve asayiş kanunları : Irz, mal, can ve hürriyetin korunması, yabancıların memlekette uymaları gerekli hukukî durumlarını gösteren kanunlar : Pasaport Kanunu, Ecnebilerle ilgili kanunlar gibi.


    9 - Belirli süreli kanunlar: Belirli bir uygulamayı güden kanunlardır.


    10 - Olağanüstü kanunlar : Ancak olağanüstü durumlarda uygulanması gerekli kanunlardır. Sıkı Yönetim Kanunu, istiklâl Mahkemeleri Kanunu gibi.


    11 - Geçici kanunlar : Bazı ülkelerde, devlet başkanları tarafından geçici bir süre için çıkarılan kanunlardır. Bizim anayasamızda böyle geçici kanunlar yoktur

Sayfayı Paylaş