kaygı bozuklukları

Konu 'Psikolojik Destek' bölümünde Moderatör Gül tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0

    KAYGI BOZUKLUKLARI

    KAYGI: Kişinin davranışlarını ve sosyal hayatını kısıtlayan; stres, gerilim ve huzursuzluk halidir. Kişinin davranışlarını ve sosyal hayatını kısıtlayan gerilim ve huzursuzluk halinin temelinde, olumsuz yaşantılardan kaynaklanan abartılı düşünceler ve değerlendirmeler vardır.
    Kaygı insan varlığının başlangıcından beri var olan bir tepkidir. İnsan varlığının ve yaşamının tehlikeye düştüğü durumda kaygı ortaya çıkmaktadır. Yaşamın sürekliliği için belli düzeyde kaygının olması gerekmektedir. Aksi takdirde kişinin tehlikelerden sakınması ve kendini koruması mümkün olmayabilir. Örneğin ilk çağda insanların ormanda vahşi hayvandan korunması için belli düzeyde kaygıyı yaşaması gerekmekteydi. Bu kaygıyı yaşaması gerekiyordu ki vahşi hayvanlardan korunmak için gerekli önlemleri alabilsin.
    Diğer taraftan kişinin bazı olumsuzluklardan kendini koruması için de belli düzeyde kaygıyı yaşaması gerekir. Örneğin bir öğrencinin sınavda başarılı olması için belli düzeyde başarısız olma kaygısını yaşaması gerekir ki sınava hazırlanmak için yeterince çaba harcasın. Hiçbir şekilde başarısız olma kaygısı yaşamayan kişi muhtemelen sınava hazırlanmak için hiçbir çaba harcamayacak ve başarısız olacaktır.
    Kısacası kişinin tehlikelere karşı kendini koruyucu önlem alması için ve olumsuz durumlardan kendini koruması için belli düzeyde kaygıyı yaşaması olağan bir durumdur.
    Ne zaman ki kaygı, kişinin davranışlarını ve sosyal yaşamını kısıtlamaya başlarsa ve herhangi bir tehlike yokken de kaygı belirtileri ortaya çıkarsa, bu duruma kaygı bozukluğu denir.

    KAYGI BOZUKLUĞU TÜRLERİ

    GENEL KAYGI BOZUKLUĞU
    FOBİK BOZUKLU
    OBSESİVE KOMPULSİVE BOZUKLUK
    PANİK BOZUKLUK

    PANİK BOZUKLUK : Aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, kişinin kendini çıldıracakmış gibi hissetmesi şeklinde görülen yoğun bir kaygı nöbetidir.

    HANGİ BELİRTİLER PANİK BOZUKLUĞA İŞARETTİR ?

    1.Kalp atımının aniden hızlanması ve kalp atımlarını duyumsama.
    2.Terleme
    3.Titreme ya da sarsılma
    4.Nefes darlığı yada boğuluyor gibi olma
    5.Soluğun kesilmesi
    6.Göğüs ağrısı yada göğüste sıkıntı hissi
    7.Bulantı yada karın ağrısı
    8.Baş dönmesi, sersemlik hissi, bayılacakmış gibi olma
    9.Gerçek dışı duygulara kapılma ya da benlik algısında bozulma
    10.Kontrolünü kaybetme ve çıldıracakmış gibi hissetme
    11.Kalp krizi geçirme korkusu ve şiddetli ölüm korkusu
    12.Kollarda ve tüm vücutta uyuşma – karıncalanma hissi
    13.Üşüme, ürperme ya da ateş basması

    Bu belirtilerden 4’ünün ya da daha fazlasının, birden başladığı ve 10 dakika içinde en yüksek düzeye ulaştığı yoğun korku ve huzursuzluk durumu Panik Bozukluğa işarettir. Bu belirtileri olanların en kısa zamanda bir psikolog ya da psikiyatriste başvurması en doğru olandır.

    HANGİ DURUMLARI PANİK BOZUKLUKTAN AYIRT ETMEK GEREKİR?
    Panik bozukluğu olanlar sıklıkla hastanelerin acil servislerine başvurmaktadırlar. Doktorlar bu kişilere fiziksel bir hastalığının olmadığını söylediği halde ikna olmazlar. Doktorun uygun gördüğü tetkiklerin yaptırılmasından sonra (örneğin: çeşitli kan tetkikleri, tiroid gibi hormon tetkikleri, kardiyolojik ve nörolojik tetkikler) kişinin herhangi bir fiziksel rahatsızlığı yoksa az önceki saydığımız belirtilere panik bozukluk diyebiliriz.
    Ancak genel bir tıbbi hastalığın fizyolojik etkisiyle panik nöbetlere benzer nöbetler oluşmuşsa bunu Panik Bozukluktan ayırt etmek gerekir.

    Örneğin:

    Troid fazlalığı (hipertroidi), kansızlık, demir eksikliği gibi çeşitli hormonal düzensizlik sonucunda panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir. Madde bağımlılarında panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir. Çeşitli kalp hastalıkları durumunda panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir. Epileptik bozukluktan kaynaklı panik bozukluğa benzer belirtiler görülebilmektedir.
  2. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    PANİK NÖBETLERİ HANGİ DURUMLARDA ORTAYA ÇIKMAKTADIR?
    Hiçbir neden olmaksızın aniden ortaya çıkan “BEKLENMEDİK PANİK NÖBETLER”

    Kaygı ve korku yaratan bir duruma bağlı olarak ( örneğin yılan, fare veya köpek görme durumunda, korku verici durumu düşünme, stres ve üzüntü hali ) ortaya çıkan “DURUMA BAĞLI PANİK NÖBETLER”

    Önceden panik nöbeti geçirilmiş bir ortam, kişinin ortama olumsuz koşullanmasına neden olabilmektedir. Bu ortama tekrar giren kişi koşullanmışlık nedeniyle kaygı yaşamaktadır ve panik nöbeti geçirebilmektedir. Yani kişi sürekli panik nöbetin geleceği kaygısını yaşamaktadır.
    Bu tür durumlarda bu kişiler genellikle bu ortamlara olumsuz koşullanırlar ve bu ortamlardan kaçmaya çalışırlar.
    Kahve, çay, kola, çikolata gibi kafeinli içecekler ve yiyecekler; madde ve alkol kullanımı da panik nöbetlerini tetikleyebilmektedir.
    Panik bozukluğu olanların özellikle kahve, kola, demli çay, çikolata gibi kafeinli içecek ve yiyeceklerden ve alkollü içeceklerden uzak durmalarında yarar vardır.

    PANİK NÖBETLERİ HANGİ SIKLIKLA GÖRÜLÜR ?

    Panik nöbetlerinin sıklığı ve şiddeti değişkenlik göstermektedir. Bazı kişilerde aylarca süren bir zaman dilimi içerisinde ortalama haftada bir panik nöbet görülebilir. Bazı kişilerde ise haftalar, hatta aylar boyunca panik nöbet görülmeyebilir. Panik nöbetler ortalama 15-20 dakika sürmektedir, ancak bazen bir veya iki dakika, bazen de bir saatten daha uzun sürebilir.

    PANİK BOZUKLUĞUN OLUŞMASINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR?

    Uzun süreli stres koşullarına maruz kalma.
    Savaş, kaza, tecavüz vb. gibi geçmişte yaşanan travmatik olaylar ve korkular.
    Heyecanlı, pasif ve içe dönük kişilik yapısı.

    Beyinde kimyasal iletimi sağlayan; nörokimyasal maddelerin işleyişinde bozulmaların olması.
    Ailesinde ve yakın akrabalarında panik bozukluk olanlarda genetik yatkınlık söz konusudur. Olumsuz koşullara maruz kalmaları durumunda, bu kişilerde panik bozukluk görülme olasılığı yüksektir.

    PANİK BOZUKLUĞU KİŞİNİN YAŞANTISINDA NE GİBİ OLUMSUZ DURUMLAR YARATMAKTADIR ?

    Doktorlar bu kişilere fiziksel bir hastalığının olmadığını söylediği halde ikna olmazlar ve hastanelerin acil servislerine ya da kardiyoloji servislerine başvururlar. Bu nedenle bu kişiler zaman ve ekonomik açıdan kayba uğramaktadırlar. Bu kişilerde şiddetli ölüm korkusu nedeniyle çökkün ruh hali yani depresyon görülmektedir.
    Panik bozukluğu olanların bir çoğu sosyal ortamlara girmekten kaçınırlar. Yalnız kalamama, sokağa çıkamama, kalabalık ortamlara girememe en belirgin görünen durumlardır.
    Panik bozukluğu olanların bir çoğunda agorafobi de görüldüğünden bu kişiler aylarca evden dışarı çıkmazlar. Bu nedenle işini veya okulunu aksatırlar ya da bırakırlar.

    PANİK BOZUKLUĞUN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR ?

    Panik bozukluğu, tedavisi mümkün olan bir psikolojik rahatsızlıktır. Rahatsızlığı olan kişinin öncelikle tedaviyi kabullenmesi ve rahatsızlığının psikolojik nedenlerden kaynaklandığına ikna olması gerekir. Bu özellikle terapiler için çok önemlidir. Panik bozukluğu olanlar için en uygun tedavi yöntemi; ilaç tedavisi ve psikoterapilerin birlikte yürütülmesidir.
    Panik bozukluğu tedavisinde kullanılan yeni kuşak antidepresan ilaçlar (SSRI) bağımlılık yapmayan ilaçlardır. Yan etkileri ise son derece azdır ve tehlikeli değildir. İstenildiğinde doktor önerisi ile rahatlıkla kesilebilirler.
    İlaç tedavisine ek olarak uygulanan psikoterapi ile kişinin olumsuz düşünce ve davranış biçimlerinin değiştirilmesi ve hastalıkla mücadele etmesi için daha aktif olması amaçlanır. Nefes alma ve çeşitli gevşeme egzersizleri, stresle başa çıkma yöntemleri ile kişinin rahatlaması sağlanır. Ve hasta tekrar panik nöbetiyle karşılaştığında bu baş etme mekanizmalarını kullanarak kendini daha güçlü kılabilir.
    Yapılan araştırmalara göre, panik bozukluğun tedavisi için psikoterapilerin birlikte kullanıldığı ilaçlı tedaviler, psikoterapilerin kullanılmadığı ilaçlı tedavilere göre daha çok başarı sağlamaktadır.

    Kısaca Panik Bozukluğu, bir kalp hastalığı değildir.

    Panik atağı sırasında insanların öldüklerine, ****rdiklerine ya da kontrol dışı davranışlarda bulunduklarına ilişkin hiçbir tıbbi bilgi yoktur. Bu nedenle panik nöbeti sırasında; bunun durumun ölümcül bir durum olmadığı, ****rmeye yol açmayacağı, nöbetin eninde sonunda geçeceği bilinmelidir
    .

Sayfayı Paylaş