Kaynaştırma :)

Konu 'Dil ve Anlatım 9. Sınıf' bölümünde sultiko tarafından paylaşıldı.

  1. sultiko

    sultiko Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2012
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0

    ACİL! merhaba arkadaşlar bu yazdığım metindeki KAYNAŞTIRMA VE YARDIMCI SESLERİ bulmama yardım eder misiniz? :)

    ''Bagazdaki eşyalar eve taşınsın lütfen.. Deniz Bey geldi mi?
    ''Geldiler. Havuz başında sizi bekliyorlar...''
    Geldiler,mi?
    Kimler? Yalnız değil mi Deniz?
    Yardımcılarından biri olmalı,diye düşünerek çimenlerin üzerinden seke seke havuza doğru ilerlerken, evde çıkmadan sımsıkı bağlayıp atkuyruğu yaptığı saçlarını tokanın kıskacından kurtarıp serbest bırakıyor.
    Hiç dile getirmedi ama,toplu saçtan hoşlanmıyor galiba Deniz. Nehir'in ilk gördüğü de onun karşısında oturan kişi oluyor haliyle.
    Kızıl, hareli saçları omuzlarından aşağılara,neredeyse beline kadar inen,zerrece makyaj yapılmamış yüzündek doğal güzelliğin onca mesafeden fark edildiği; dapdaracık kot pantolonu,derin göğüs dekoltesinin seçildiği yakası açık ipek bluzu,yüksek topuklu çizmeleri,gülerken (ki, Denize sokulmuş,devamlı gülüp konuşarak bir şeyler anlatıyor) iki yana sallanan ince halka küpeleriyle(sade kol saatine eşlik eden,üzerinde tek takı bu) eskilerin ''afet-i devran'' dedikleri cinsten bir güzel!
    Donup kalıyor Nehir.Kesseler, kanı akmayacak... Derin soluklar alırken,adımlarını ağırlaştırarak zaman kazanmaya çalışıyor.Bir yandan da için için azarlıyor kendini...
    Ne bekliyordun?
    Söylemedi mi sana, ''Çevremdekiler'' diye üstü kapalı anlatmadı mı?
    Kendi kendine,bilinç altından umutlanır olmuşsun sen.
    Ne büyük hata! Bağışlanır gib değil. Hadi toparlan da işine bak artık.
    Neyse k bu durumun tek tanığı,gene sensin. Kendinden bile utanırsın aslında,yapına ters çünkü böyle içten içe umuşlar.
    Boş ver! Hiç olmamış say..
    Bununda altından kalkarsın sen..
    Yeterince toparlandığından emin olunca, adımlarını hızlandırıyor. Masanın yanına geldiğinde,olabildiğince sakin.
    ''Merhabalar,'' diyor, yüzüne iliştirdiği iğreti gülüşle.Konuğuyla, kendinden geçercesine keyifli bir sohbeti paylaşan Deniz'le göz göze gelmemeye çalışıyor.
    ''Hoş geldin'' diye ayağa fırlıyor Deniz. ''Kusura bakma' diyor 'Konuğumuz olacağından söz etmemiştim sana. Tanıştırayım.. Dila! Bu sabah Londra'dan geldi. Ben de havaalanından alıp, doğruca buraya getirdim.
    Dilacığım, Nehir Hanım da daha önce sana söz ettiğim,konaklarımızın pazarlamasında bizlerden yardımını esirgemeyen çok değerli bir arkadaşımız...''
    Dudaklardan dökülen. ''Memnun oldum'' sözcükleri öylesine cılız ki, açık havaya çıkmalarıyla çicek kokularına karışmaları bir oluyor. Geride kalansa, üzerlerine çöküveren gerilimli bir sessizlik.
    Sessizliği bozacak,biraz önceki sohbetin cıvıltısını yenden canlandıracak, o sohbete Nehir'i de katıp ortamı rahatlatacak tek kişi Deniz. Ama o, birbirlerini merakla süzen 2 kadının gizli çekişmesinden zevk alır gibi,meraklarını körüklemek,onları daha da kışkırtmak için elinden gelen yapıyor
  2. Özel Üye Esra

    Özel Üye Esra Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.272
    Beğenileri:
    465
    Ödül Puanları:
    83
    Kaynaştırma:
    taşı-n-sın
    başı-n-da
    üzeri-n-den
    toka-n-ın
    kıskac-ı-n-dan
    nerede-y-se
    salla-n-an
    küpe-ler-i-y-le
    üzeri-n-de
    kazan-ma-y-a
    bilinçaltı-n-dan
    bağışla-n-ır
    kendi-n-den
    altı-n-dan
    masa-n-ın
    yan-ı-na
    kendi-n-den
    tanış-tır-a-y-ım
    havaalanı-n-dan
    bura-y-a
    esirge-me-y-en
    çık-ma-lar-ı-y-la
    koku-lar-ı-n-a
    üzeri-ler-i-n-e
    çekişme-si-n-den
    el-i-n-den
    sultiko bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş