kelimeler

Konu 'Coğrafya 9. Sınıf' bölümünde kartal47 tarafından paylaşıldı.

  1. kartal47

    kartal47 Üye

    Katılım:
    31 Mart 2009
    Mesajlar:
    274
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar coğrafya ödevim var yardımcı olursanız sevinirim.
    1)hayvan genlerinin değiştirilmesi
    2)bitki genlerinin değiştirilmesi
    3)deprem
    4)su dolaşımı
    5)deniz akıntısı
    6)gelgit
    7)tsunami
    8)aysberglerin hareketi ve erimesi
    9)yağış
    kelimeleri hakkında bilgi ve kelime anlamları lazım lüten biraz çabuk
    şimdiden teşekkürler:(:(:(:(
  2. baysedef

    baysedef Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    384
    Ödül Puanları:
    64
    Deprem, yer içinde fay olarak adlandırılan kırıklar üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yer değiştirme hareketinin neden olduğu karmaşık, elastik dalga hareketleridir.

    Gelgit=Ay ve güneşin yer yuvarlağı üzerindeki çekim güçleri sebebiyle deniz yüzünde, özellikle ana denizlerde su düzeyinin alçalması, kabarması olayı, medcezir.

    Deniz akıntısı
    Okyanuslarda denizlerde, doğdukları bölgelerden çok uzaklara su yığınlarını siirükliyen akıntılar.

    Tsunami
    Deniz altı deprem ve volkanlarin etki si ile meydana gelen sarsıntılar sonucu oluşan dev dalgalar.


    Su dolaşımı
    Denizlerden, karalardan bu harlaşarak atmosfere çıkan suların yağışlarla aşağı inmesi, burada karaların üzerine düşen yağışın toprağa sızarak, akarak, buharlaşarak yeni den denize, atmosfere dönmesi olayı.

    Yağış
    Havadaki su buharının yoğunlaşmadan sonra, gerek sıvı, gerek katı olarak yeryüzüne düşmesi olayı

    :)
  3. enwy angel

    enwy angel Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    526
    Beğenileri:
    547
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    arkadaşlar coğrafya ödevim var yardımcı olursanız sevinirim.
    1)hayvan genlerinin değiştirilmesi
    2)bitki genlerinin değiştirilmesi
    3)deprem
    4)su dolaşımı
    5)deniz akıntısı
    6)gelgit
    7)tsunami
    8)aysberglerin hareketi ve erimesi
    9)yağış
    kelimeleri hakkında bilgi ve kelime anlamları lazım lüten biraz çabuk
    şimdiden teşekkürler:(:(:(:(
    Genişletmek için tıkla...
    1)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Burda yazıyo digerlerinde yardımcı olmaya çalışıcam canım :)
  • enwy angel

    enwy angel Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    526
    Beğenileri:
    547
    Ödül Puanları:
    0
    8)AYSBERG (Buzdağı)
    Alm. Eisberg (m), Fr. Iceberg, İng. Iceberg. Kuzey ve güney kutub denizlerinde bulunan büyük deniz buzulu. Devamlı soğuk olan bölgelerde karın üst üste yığılması, Kardan bir dağ ve sonra da bir buz katmanı teşekkül ettirir. Bu katman zamanla kıyıya doğru kayar ve denizde parçalanır. Böylece muazzam buz dağları meydana gelir. Uzunlukları birkaç kilometreyi ve kalınlıkları 300 metreyi bulur. Deniz üstünde sallanmadan dururlar. Birer ikişer tane olmayıp çokturlar. Her yıl güney kutbu Antarktika, her boydan binlerce buz dağı teşkiline sebeb olur. Kuzey kutbundaki Grönland Adasının iki milyon km2ye yaklaşan yüzeyi tamamen buz tabakası ile kaplıdır. Her sene buradan da 10-15 bin kadar buz dağı kopar. Buz dağları zamanla meydana gelen çatlak veya dalgaların aşındırması ile yerlerinden büyük bir gürültü ile ayrılırlar. Ayrılır ayrılmaz deniz içinde harekete geçerler. Özgül ağırlığı 0.9 gr/cm3 olan aysbergin deniz üstünde görünen kısmının sekiz veya on katı Su içindedir. Başıboş büyük denizlerde dolaşan bu buz dağlarının ağırlığı milyonlarca tonu bulur.
    Grönland'dan kopup gelen buz dağları ilkbaharda ve yazın ilk aylarında Kuzey Atlas Okyanusunda sefer yapan gemiler için büyük tehlike teşkil ederler. Bunların yanında Kanada'nın kuzeydoğu kesiminden gelen buzdağları Labrador Akıntısı ile Yeniel kıyılarından güneye doğru sürüklenir. Buralardan Golffstream Akıntısına kapılarak Ekvator'a doğru yol alırlar. Bazıları tamamen erimeden önce 27°'lik arz derecesine kadar ulaşırlar. Antarktika buzullarından kopanlar ise kuzeye doğru yol alırlar. Bunlar Hint ve Büyük Okyanusta çalışan gemiler için pek tehlike teşkil etmezler. En fazla kuzeye gidebilen Aysberg, Avustralya'nın 100 mil kuzeyine kadar yaklaşabilmiştir.
    Buzdağları gemiler için büyük tehlikedir.Zamanının en büyük transatlantiki olan Titanik, 14-15 Nisan 1912'de ilk seferinde gece bir buzdağına çarparak parçalandı. Çarpışmadan 2 Saat 40 Dakika sonra gemi tamamen battı ve içinde bulunan 2224 yolcudan 1513'ü boğulup, 711 kişisi ancak kurtarılabildi. Bu olay üzerine, buzdağlarının sebeb olacağı felaketleri önlemek için tedbirler alındı. ABD'nin kıyı koruma teşkilatına ait gemiler, Kuzey Atlas Okyanusundaki buzdağlarını gözetleme görevlerini de yaparlar. Ayrıca Seyir ve Hidrografi Bürosu, Buzdağlarının bulunduğu yerleri, bunlardan emin olan yolları belirten haritalar yayınlar. Alınan bu tedbirlerden başka deniz Suyu Sıcaklığı ölçülerek de buz dağlarının yerleri bulunabilir. Bu işlem çok hassas, santigrat derece (°C)nin birkaç binde birini gösterebilen özel aletlerle yapılır. Bugünkü gemiler hassas radarlarla donatıldığından, buzdağları bunlar için büyük tehlike teşkil etmez.
    Buzdağlarının rengi genellikle beyazdır. Mavi ve yeşil de olabilir. Güneşli havalarda eriyen kısımlar yüzeyde gölcükler meydana getirir. suları tatlıdır. Bu sebepten büyük buzdağlarından istifade edilmesi düşünülmektedir.Su sıkıntısı çeken, bilhassa Aden Körfezi devletlerine getirilmesinin yolları araştırılmaktadır. Büyük römorklarla konvoy halinde getirilmesi düşünülen buz dağlarının Aden Körfezine gelmesi tahminen 6-7 Ay sürecektir. Güç gibi görünmesine rağmen, milyonlarca insanın susuzluk çekmesi göz önünde tutulursa, gayretli bir çalışma sonunda netice vereceği tahmin edilmektedir.
  • enwy angel

    enwy angel Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    526
    Beğenileri:
    547
    Ödül Puanları:
    0
    Genleri değiştirilmiş bitkiler

    Genetik bilimi 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bilimsel literatürde önemli bir yer kazanmaya başladı. Hatta günlük hayatımıza da girdi. Hani sürekli "hormonlu besinler"den bahsediliyor ya, artık işler onun da ötesine geçti ve genetik özellikleri değiştirilmiş besinler ortaya çıktı.

    Tarımda biyoteknoloji kullanımı yaklaşık 40 yıldır yoğun olarak sürmekte. Şu ana kadar, aralarında domates, patates, mısır, pirinç ve fasulye de olan hemen hemen 40 adet genetiği değiştirilmiş bitki üretilmiş. Bu ürünlerin bazı ülkelerde ticari ürünler olarak satışa sunulmasıyla birlikte bu konuda yoğun tartışmalar yaşanmaya başlamış. Bu tartışmalar halen sürüyor. Genetik teknolojilerin tarım alanında kullanılmasını destekleyenler olduğu kadar buna karşı çıkanlar da var. Bu çatışma genelde ABD ve Avrupa arasında yaşanmakta. ABD ve genel olarak Amerika kıtasındaki devletler bu ürünlerin üretimi ve ticaretine destek oluyorlar. Genetik olarak değiştirilmiş tarım ürünlerinin %98'i ABD, Kanada ve Arjantin’de yetiştiriliyor. Avrupa ise konuya oldukça temkinli yaklaşıyor.

    Genetik müdahale konusunda somut bir örnek verelim. Genetik mühendislik sayesinde herhangi bir canlıdaki genler başka bir canlıya aktarılabiliyor. Örneğin bir balıktan alınan genler bir domatesin içine yerleştirilebiliyor. Üzerinde genetik müdahale yapılmış olan domates, balıktan aktarılan bu gen nedeniyle soğuktan korunması gerektiğini "düşünerek" antifriz maddesini üretiyor. Böylece bitkinin soğuğa karşı dayanıklılığı artmış oluyor. Yine domates üzerinden gidecek olursak, geleneksel yöntemler kullanılarak yapılan tarımda 1 kilo tohumla 10-15 kilo domates üretmek mümkünken, genetik yapısı değiştirilmiş tohumlar kullanıldığında yalnızca bir avuç tohum kullanarak bir kamyon dolusu domates elde edebiliyoruz.

    Genetiği değiştirilmiş bitkileri savunanlar, 21. yüzyılın en büyük sorunlarının çözümü açısından bu bitkilerin çok şey vaat ettiğini iddia ediyor. Bu yöntemle dünyanın hızla artan nüfusu için kaynak sağlanacağını ve insanların beslenmelerinin iyileşebileceğini düşünüyorlar. Biyoteknoloji, tarım ürünlerinin zararlı virüsler ve böcekler gibi çeşitli faktörlere karşı dayanıklılığını artırma, verimliliklerini ve besin değerlerini artırma gibi iddialar taşıyor. Bütün bunlar ilk başta kulağa çok hoş geliyor elbette; ancak genetiği değiştirilmiş organizmaların insanlığa ve dünyaya yarardan çok zarar getireceğini savunanlara da kulak kabartmak gerekiyor.


    Bir teşekkür yeter :)
  • kartal47

    kartal47 Üye

    Katılım:
    31 Mart 2009
    Mesajlar:
    274
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekkür ederim ama biraz daha kısa olursa sevinirim. 4,5 satır yeter.
  • Sayfayı Paylaş