kendini kendin böl

Konu 'Alıntı Yazılar' bölümünde Moderatör Gül tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0

    Etrafına bir bak. Ne kadar çok insan ne kadar çok şey peşinde koşuyor. Çok para çok mal çok yer çok iş çok yemek çok araba çok tatil çok çok… Ne kadar telaşla yaşıyorlar. Herkesin çok acelesi var çok telaş içindeler[​IMG] çok koşturuyorlar hep bir yerlere yetişmek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki. Koşturmasalar ellerindekileri düşürecekler gibi.


    Şimdi bir de kendine bak. En çok ne mutlu ediyor seni? Kimler sana gerçek dostluk yüzü gösteriyor? Kaç sahici arkadaşın var? Kaç sırdaşın var? Çok az şey mutlu ediyor seni. Dostların pek az. Arkadaşlarının ve sırdaşlarının sayısı bir elin parmağını geçmiyor. Bazen sadece nefes almak seni mutlu etmeye yetiyor. Özlediğin bir dostunu görmek[​IMG] özlediğin bir sahilde yürümek sevdiğin bir yiyeceği yemek sevdiğinin iki gözünün içine içine bakmak mutlu ediyor seni. Hepsi az şeyler. Çok az şeyler…



    Şimdi geri dön. Dur ve yeniden bak. Meydanlarda koşturan insanların aradıklarını bir düşün. Merdivenleri telaş içinde tırmanan[​IMG] otoyolları son hızla tüketen kalabalıkların neyin peşinde olduğunu düşünmeye çalış. Aslında onların çoğu senin çoktan bulduğun çok az şeyin peşinde. Ama çok koşturdukları için bir türlü durup kendilerine soramıyorlar. Yazık ki aradıklarını sandıkları şeyi bulduklarında da tanımayacaklar.


    Sen senin için önemlisin. Biricik olduğun için önemlisin. Kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırak. Kendini kendinle kıyasla. Kendini başkalarının yaşadıkları ile tanımlamak yerine kendi yaşamınla tanımla. İçinde başkasının plağı çalmasın. Kendi sesinle konuş. Kendi yüzünle bak hayata. Kendini önemli bilerek yürü sokaklarda.


    Nefes alıp verebildiğin için[​IMG] güneşe çıplak gözle bakabildiğin için[​IMG] rüzgârı hissedebildiğin için mühimsin. Yaratıldığın için önemlisin. Kendini kendine bölersen eline tam t***** bir 1 geçecek. Ne yarımsın neeksiksin ne de kimselerin seni tamamlamasına.
  2. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Mevkiyle değil insanlarla konuşun

    Diğer insanları fark edin (önemseyin)

    Sadece sizin için önemli olan şeyleri “fark ettiğinizi” hiç düşündünüz mü? Bu nedenle birisi bizi “fark ederse” bize karşı büyük iltifatta bulunmuş olur. Bize önemimizi kabul ettiğini göstermektedir. Bu durum moralimizi büyük ölçüde yükseltir. Biz de daha dost daha uyumlu olur ve daha çok çalışırız.
    Dikkat ettiyseniz küçük çocuklar dayanılmaz bir fark edilme arzusu duyar. “Bak anne bak!” ve “baba gel de bana bak!” tüm ana-babalara aşina cümlelerdir. Ancak çocuklar fark edilmeyi genellikle daha dolambaçlı yollarla ararlar. Yemek yemeyi reddetme kafasını duvara vurma bir şeyleri kırıp-dökme gibi

    Eşlerin de en sık şikayet ettikleri konunu “fark edilmemektir”. Pek çok koca eşinin yeni elbisesini yada saç modelini fark etmediğinde neden kırıldığını anlayamaz. Ama bu davranışı; kadına göre kocasının onu dikkate değecek kadar önemli bulmadığı anlamını taşır.
    İnsanlara büyüklük taslamayın

    “GURUR[​IMG] KENDİNİ BULAMAMIŞ KÜÇÜK İNSANLARA AİT BİR BOŞLUKTUR.” F.G.
    “BÜYÜKLERDE BÜYÜKLÜĞÜN İŞARETİ KÜÇÜK GÖRÜNMEK[​IMG] KÜÇÜKLERDE KÜÇÜKLÜĞÜN İŞARETİ BÜYÜK GÖRÜNMEKTİR.” F.G.

    Genellikle kendi önemimizle başkasını etkileme konusunda o denli istekli oluruz ki o insan kendini küçülmüş hisseder ve böylece kendimizi yüceltmiş oluruz.
    Karşınızdaki kişide iyi bir izlenim bırakmak istiyorsanız en etkili yöntem. “Onun sizi etkilediğini bilmesini sağlamaktır”. Eğer bunu sağlayabilir seniz[​IMG] O da sizi tanıdığı insanlar arasında en akıllı en cana yakın insanlardan biri olarak görecektir.

    “İnsanlara değerini hissettirebileceğin fırsatları kaçırma ’’
    J . H. BROWN.
    Pek çok araştırmanın sonuçlarını inceleyen J. C. Staehle çalışanlar arasında huzursuzluk oluşturan ana nedenleri önem sırasına göre şöyle sıralamaktadır.
    1- Yapılan tavsiyelerin dikkate alınmaması.
    2- Şikayetlerin dikkate alınmaması
    3- Yüreklendirme eksikliği.
    4- Diğer kişilerin önünde eleştirilme.
    5- Fikirlerinin sorulmaması
    6- Başarıları hakkında bilgi verilmemesi. (İnsanlar başarı durumlarını bilirlerse kendilerini daha iyi hissederler ve daha iyisini yapmaya teşvik edilmiş olurlar.)
    7- Adam kayırma.

    Dikkat edilirse; bu sayılanların her birinde[​IMG] çalışanın öneminin anlaşılmaması yatmaktadır. Yapılan işe değer vermemek “senin işin çok önemli değil” demektir. Çalışanların şikayetlerine kulak asmamak[​IMG] “sen o kadar değersizsin ki; şikayetlerin hiçbir anlam taşımıyor” demektir.

    “Sadece insanlara değer verdiğinizde onlarla bağ kurup liderlik yapabilirsiniz.”
    Jim DORNAN

Sayfayı Paylaş