Keyİfle Ve Duygulanarak Okuyacaksiniz...

Konu 'Atatürk'ün Hayatı' bölümünde --su-- tarafından paylaşıldı.

  1. --su--

    --su-- Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2008
    Mesajlar:
    606
    Beğenileri:
    40
    Ödül Puanları:
    0

    Gazi, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı.
    Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu.
    -Merhaba nine.
    Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
    -Merhaba dedi.
    -Nereden gelip nereye gidiyorsun?
    Kadın şöyle bir duralayıp,
    -Neden sordun ki, dedi. Buraların saabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?
    Paşa gülümsedi.
    -Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır.
    Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye
    gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.
    -Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği,
    atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana
    bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
    -Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
    -Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum
    gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez
    görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa.
    Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı Angaraya,
    giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle
    kendimi ordan oraya vurup duruyom bey..
    -Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü sertleşti.
    -Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki... O bizim Vatanımızı gurtardı.
    Bizi düşmanın elinden kurtardı.Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi
    daha ne isteyebilirim ondan?Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşıyoruz.
    Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı?
    Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! Demek için düştüm. Onu
    görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon,
    bana bir yardım ediver de Gazi Paşayı bulacağım yeri deyiver.
    Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her
    halinden belliydi.
    Bana dönerek,
    -Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm,
    benim vefalı Türk anamdır bu.Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum
    anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen,
    seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.
    Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp,
    Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.
    İkisi de ağlıyordu.İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul
    gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın ellerini.
    Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha
    doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı;
    -Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim.
    Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi.
    Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik.
    Oradakilere şu emri verdi;
    'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin.
    Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.'
  2. |!мιηє!|

    |!мιηє!| Üye

    Katılım:
    21 Nisan 2009
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Keyifle okudum canım sağol.:)
  3. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    eline sağlık su çok güzel paylaşımların var

Sayfayı Paylaş