kimyasal silah olarak bilinen gazlar?

Konu 'Kimya 10. Sınıf' bölümünde ~Dryad tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. ~Dryad

    ~Dryad Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.197
    Beğenileri:
    512
    Ödül Puanları:
    36

    kimyasal silah olarak bilinen gazlar nelerdir? bu gazların canlılar üzerindeki etkisi nedir? ben bir şeyler buldum ama yeterli gelmedi yardım edin
    Son düzenleyen: Moderatör: 22 Şubat 2009
  2. Yaren_1

    Yaren_1 Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Evet yazı nerde
  3. Yaren_1

    Yaren_1 Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    :307:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kimyasal silah olarak bilinen gazlar nelerdir? bu gazların canlılar üzerindeki etkisi nedir? ben bir şeyler buldum ama yeterli gelmedi yardım eT
    ...
    Genişletmek için tıkla...
    YA bekliyoorum ama çok vaktim yok
  • ecm_bal

    ecm_bal Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    372
    Ödül Puanları:
    63
    KİMYASAL SİLAHLAR:
    Kimyasal Harp Ajanları Birleşmiş Milletler’in 1969 yılında yayınlamış olduğu bir raporda
    “insanlar , hayvanlar ve bitkiler üzerine doğrudan toksik etkileri nedeni ile kullanılan her türlü katı , sıvı , gaz halindeki kimyasal maddeler” şeklinde tanımlanmıştır.
    1993 yılında imzalanan Kimyasal silahlar konvansiyonu ise ; kimyasal silah olarak tipleri ve miktarları uygun olan ve bunları elde etmek için kullanılan kimyasallar , bu kimyasalları kullanmak için gerekli cihaz ve mühimmatlar ve bunların kullanımına yönelik özel olarak tasarlanmış her türlü teçhizatı kimyasal silah olarak tanımlamıştır.
    Kimyasal silahlar farklı şekillerde sınıflandırılabilmekle beraber genel olarak şu şekilde sınıflandırılabilir;
    1)Sinir Gazları
    a-Sarin ( GB)
    b-Tabun ( GA)
    c-Soman (GD)
    d-Metilfosfafonotioik asit (VX)
    2)Yakıcı Gazlar
    a-Sülfür Mustard (HD)
    b-Nitrojen Mustard (HN) (hardal gazları)
    c-Levisit ( L)
    d-Fosgen oksim(CX)
    3)Akciğer İrritanları
    a-Fosgen (CG)
    b-Difosgen (DP)
    c-Klorin (CL)
    d-Klorpikrin (PS)
    4)Kan Zehirleri
    a-Siyanoejen Klorür
    b-Hidrojen siyanür
    5)Kapasite Bozucular
    a-psikomimetikler(3-Quinuclidinil benzilat,LSD)
    b-Toksinler
    c-Göz Yaşartıcı Gazlar
    i)kloroasetofenon (CN)
    ii)orto-klorobenilidin-malononitril (CS)
    iii)dibenz (b,f)-1,4-oxazepine (CR)
    6)Bitki **dürücü Ajanlar.
    Kimyasal silahın kullanımının öncelikli hedefi , vücuda deri yoluyla etkili olarak, tercihen elbise ve hatta koruyucu elbiseden nüfuz ederek etki etmesi, daha sonra ise ; deriye ulaşmayla birlikte koruyucu maskeye nüfuz ederek veya onu etkisiz hale getirerek, solunum sistemini korumasız duruma düşürmesidir.
    **dürücü kimyasal ajanlardan; sülfür levisit ve hardal deriyi ve gözleri yakıp kavurur, akciğerleri şoka uğratır, fosgen ve klorin gözleri tahriş ederler.
    Kan ajanları; hidrojen siyanid, -doku, oksijen yetersizliği yaratan sinir ajanları- sarin ve VX gibi sinir pulslarının transmisyonunu (sinir iletimini) önleyerek titremeye sebep olur, solunum organları felciyle ölüme sebebiyet verir.
    Mustardlar fiziksel özelliklerinden dolayı soğuğa ve ısı değişiklerine dirençlidirler. Yakıcı ajanlara maruz kalınması ile belirtilerin ortaya çıkması arasında 2-24 saat arasında değişen bir latent (bekleme;ara) peryod vardır ki dekont*****syon ve tedavi için geç kalınmış olabilir. Alınan doz çok yüksek ise kurban genellikle 48 saat içerisinde akciğer ödemi, bronş sekresyonlarının oluşturduğu tıkaçlara bağlı mekanik asfiksi (oksijensizlik) veya bozulmuş immun yanıtın (bağışıklı sistemi) kolaylaştırdığı fırsatçı enfeksiyonlarla.ölür. Yakıcı ajanlara karşı korunma tam koruyucu giysiler ile başarılabilir
    Klasik hardal yapılması kolay olduğundan buna sahip olmak isteyen ülkeler için öncelikle yer alır; üretimi kolay, ucuz, dayanıklı ve ölüme sebebiyetten ziyade zayiat yaptığı için tercih edilen bir kimyasal harp ajanıdır. Sinsi yapısı hem avantaj hem de dezavantajdır.
    Hardal maruz kaldıktan birkaç saat geçinceye kadar deride herhangi bir hassasiyete veya semptoma sebep olmaz. Etkisiz hale getirme süresi 12 saat kadardır.
    (Normal etkilerinin aksine, İran-Irak Savaşı’nda İranlı askerlerin hardal taarruzunu algılamayıp hardalı emmiş elbiseleri giymeye devam etmeleri ve uzun süre buharını solumaları nedeniyle korkunç ölümler oluşmuştur.)
    Akciğer irritanları içerisindeki en tehlikeli ajan fosgendir. Normal hava ve iklim koşularında 8.2 °C ‘ de kaynar. Buharının dansitesi havadan 3.4 kat daha fazla olduğundan özellikle çukurlarda ve düşük seviyeli bölgelerde uzun zaman etkisini kaybetmeden kalabilir. Düşük konsantrasyonlarda yeni biçilmiş saman kokusuna benzer bir kokusu vardır. fosgen, şok ajanı, gözleri tahriş eden ve solunum sistemini etkileyen bir ajandır.
    Kapasite düşürücü ajanlar:Bu ajanların imali genelde birçok şekilde ilaçların üretimine benzer. Ancak ilaç üretimi sınırlı miktarda olmasına rağmen bunların üretimleri ihtiyaca göre daha büyük ölçüde yapılır, dolayısıyla daha büyük üretim tesislerine ihtiyaç gösterir.
    Bu maddelerden özellikle CS mukus membranlarında yüksek tahriş yaratan bir ajandır. CS toplumsal olayların kontrolünde kullanılan katı tozun sınıflandırılması için kullanılan kod harflerdir (o-chlorobenzylmalonitrile).
    Toksinler:Tabii olarak büyük miktarlarda mevcut olan tek toksin, rasindir. Kastor yağı üretiminin yan ürünüdür. Rasin üretimi bir fiziki ayrıştırmadır.
    Korunma:
    Kimyasal Silahlara karşı korunma, dört ana köşe taşı üzerine kuruludur;
    Fiziksel Korunma:Vücut korunması, solunum sistemi korunması,
    Bir kimyasal saldırı sırasında solunum yolları aerosol ve gazlara karşı, vücut ise sıvı ve katı partiküllere karşı korunmalıdır. Çocuklarda maske yerine hem solunum organlarını hem de vücudu koruyan özel ceketler kullanılması sıvı kimyasal ajanlar için daha uygundur. 12 aylıktan küçük bebekler koruyucu örtüler kullanılarak korunabilir. Sivil halkın kimyasal silahların etkinliğinin sınırlandırıldığı sığınaklara yönlendirilmesi alınabilecek en önemli ortak önlemdir. Büyük yerleşim merkezlerinde erken uyarı sistemleri geliştirilmeli, kimyasal saldırı sırasında halk sirenlerle ve radyolar aracılığı ile uyarılmalı, alınması gereken kişisel önlemler konusunda bilgilendirilmelidir. Sivil savunma uzmanları tüm aşamalarda aktif rol oynayarak koordinasyonu sağlamalıdır.
    Medikal Tedavi:
    Pre-medikasyon, tedavi,
    Kimyasal silahlar, etkileri, uygulanacak tedavi
    Sinir gazları : GA (Tabun), GB (Sarin) , GD (Soman) VX : Ani hayati tehlike , göz, burun, akciğer ve sindirim sistemi etkileri, yüksek dozda genellikle ani bilinç kaybı, konvülziyonlar (kasılmalar), solunum durması, gevşek paralizi (felç), oral (ağız)ve nazal (burun) sekresyon (salfı) artışı, şiddetli bronkokonstrüksiyon.
    İlaç: atropin sülfat + paralidoksim (protopam) , klorür veya obidoksim antidot uygulanması, ventilasyon (solunum desteği), diazepam
    Yakıcı ajanlar : HN3 (azotlu hardal ), HD (kükürtlü hardal). Gecikmiş etkiler; yüksek dozda tedavi edilmezse hayati tehlike. Eritem (kızarıklık) , vezikül, yanık, göz, akciğer ve deri hasarı, solunum etkileri, lökopeni, trombositopeni, eritrosit azalması.
    Tedavioku hasarını önlemek için dekont*****syon. Yanık tedavisi, göz tedavisi, pulmoner (akciğer) desteği.
    Akciğer iritanları : CG (Fosgen). Gecikmiş etkiler; yüksek dozda tedavi edilmezse muhtemel hayati tehlike. Göz ve solunum iritasyonu, nefes darlığı, ağır pulmoner ödem, hipotansiyon, hipovolemi, bronkospazm, bronkosekresyon, sağ ventrikül (kalp)yetmezliği, Tedavi:hastanın en az 4 saat sıkı gözlem altında tutulması, semptomatik tedavi.
    Kan zehirleri : AC (hidrosiyanik asit) CK (siyanojen klorürani):Baş dönmesi, bulantı, kusma, halsizlik, solunum sıkıntısı, bilinç kaybı, konvülsiyonlar, apne (solunum durması), ölüm
    Tedavi: amilnitrit + sodyum nitrit + sodyum tiyosülfatantidot uygulanması, solunum desteklenmesi
    Kargaşa bastırıcı ajanlar CN (Mase) , CS. Nadiren hayati tehlike, burun ve göz iritasyonu, öksürük, hafif nefes darlığı yüksek dozda; kusma. Semptomatik tedavi
    Kapasite bozucu ajanlar : Narkotik bileşikler (örn: fentanil) , trankilizanlar BZ (QNB) Muhtemel hayati tehlike (QNB: nadiren hayati tehlike)hipotansiyon, paralizi, bilinç kaybı Tedavi: QNB: fizostigmin salisilat)gözlem altında tutma, semptomatik tedavi ( gözlem altında tutma, sessiz istirahat )
    Algılama: Alarm, monitörizasyon, doğrulama, tanımlama,
    Temizleme: Dekont*****syon Zor, Zaman Alıcı Ve Fakat Zorunlu Bir İşlemdir Kimyasal Silahlara Karşı Korunmada Yaşamsal Önem Taşır
    Kimyasal savaş ajanları toprakta, giysilerde ve eşyalarda uzun süre kalabilirler. Bu nedenle, saldırıya uğrayanlar hem doğrudan etkilenirler, hem de kontamine (bulaşmış)toprak, giysi, eşya vb. materyalden dolaylı ve sürekli olarak etkilenirler. Kalınlaştırıcı eklenerek viskozitesi artırılmış V ajanlarının dekont*****syonu ise penetrasyon ve materyale yapışma yetenekleri nedeniyle çok daha güçtür.
    En İyisi, Koruyucu Önlemlerle Kont*****syonu En Aza İndirmektir. Bu Da Ancak Gaz Maskesi Ve Güvenli Sığınakların Mevcudiyeti Ve Bunların Bilinçli Ve Disiplinli Bir Şekilde Kullanımı İle Mümkündür. Ayrıca Eşyalar Örtülüp Kapatılıp Korunabilir, Kolay Dekontamine Edilecek Eşya Seçilebilir.
    Dekont*****syon yöntemlerinin amaçları, toksik ajanı: 1- Kimyasal olarak yıkımlamak 2- Uzaklaştırmak 3- Fiziksel engelleme ile zararı sınırlamak, önlemektir.
    Dekont*****syon ajanlarının bulaşan ve yayılan kimyasal savaş ajanlarını temizleme yöntemleri: • Yıkama, • Durulama, • Kurutma, • Adsorban materyale emdirme, • Isı ile uzaklaştırmaktır.
    Dekont*****syon Ajanları
    1- Kişisel Dekont*****syon :
    Kullanılan ajanlar: • Su • Sabunlu/deterjanlı/sodalı/hipokloritli/bikarbonatlı su
    • Fuller toprağı • Magnezyum oksit ve klorlu kireç karışımı adsorban pudra • Talk/kaolen/kil/buğday unu (hiçbir şey bulunmadığı hallerde) • (Nadiren kullanılan) gazyağı/parafin/alkollü solvanlar
    DİKKAT! Dekont*****syon ajanlarının bazılarının kullanımıyla oluşan nihai ürünlerin toksik olabileceği, örneğin, sodalı suyun G tipi sinir gazlarına karşı etkili iken V tipi ile daha toksik bileşikler oluşturduğu; ayrıca sodanın korozif ve vezikan özellik gösterebileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Sodanın organik çözücülerdeki çözeltileri, çoğu toksik ajanı yıkımlar. Ancak, başka hiçbir şeyin olmadığı acil haller dışında örneğin, cilt dekont*****syonunda kullanılmamalıdır.
    Bol su ve deterjan: Etkili bir hidroliz sağlar. Ancak perboratlı deterjanlar sinir gazlarına karşı etkisizdir. Buna karşılık, perboratsız deterjanlar kullanıldığında V ajanlarının hidroliz ürünleri detoksifiye edilmez. Hardal gazı deterjanla enkapsüle edildiğinden suyla hidrolizi azalır. Ancak sudaki çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle, deterjansız suyla uzaklaştırmak güçtür.
    Hipoklorit Çözeltisi: (%0.5): Bazı ajanlar için hipoklorit gibi bir alkali materyal ile dekompozisyon yararlı ve hatta gereklidir. Piyasadaki çamaşır sularının %5 sodyum hipoklorit içerdiği varsayılırsa , %0.5’lik hipoklorit çözeltisi, adi çamaşır suyunu 10 kez seyrelterek, yani 1litre suya 10 çorba kaşığı (100ml) çamaşır suyu eklenerek hazırlanabilir. Bu çözelti dikkatle uygulanır ve bol suyla durulanır. Bu seyreltik çözelti sinir gazları, yakıcı gazlar, kan gazları ve fosgenle bulaşmış cildin dekont*****syonunda kullanılabilir.
    *Piyasada satılan çamaşır sularının hipoklorit içeriğinin %4-4.5 olduğu gözönünde bulundurulmalıdır.
    Kloramin çözeltisi: Hardal gazları ve V ajanı için etkili iken, G tipi sinir ajanlarına etkisizdir. Sodyum tiyosülfat çözeltisi: (%2.5): Hardal gazı için spesifiktir.
    Alkollü yeşil sabun tentürü (veya savon medikal): Sinir gazlarında yararlıdır. Özellikle hastanelerde medikal personelin kişisel temizliğinde kullanılması önerilmektedir.
    Hazır kişisel dekont*****syon kiti: MgO ve klorlu kireç karışımı bir adsorban pudra , Sıvı-alkali sabun çözeltisi , Temizleyici bez , Tampon flaster-pad içerir. Önce pudranın etkilenen bölgeye dökülmesi, birkaç dakika sonra silkelenerek ikinci kez dökülmesi, 5-10 dakika beklendikten sonra temizleyici bez ile sabunla silinip, daha sonra, blister oluşan yere tampon pad uygulaması şeklinde kullanılır. Ayrıca sinir gazlarına karşı, sodyum kreozolat (Rusya’da) ve sodyum fenolat’ın (Amerikan ordusunda) alkollü çözeltileri kullanılmaktadır.
    2- Saha Dekont*****syonu Kontamine toprak yüzeyinin uzaklaştırılması ve üzerine genellikle kireç veya kireç kaymağı dökülmesi şeklinde yapılır.
    3- Eşya, Malzeme, Donanım Dekont*****syonu
    i) Hipoklorit (çamaşır suyu) : Hava saldırılarında cam ve kapı çerçevelerinin çamaşır suyuna bastırılmış havlu vb. Materyalle tıkanması önerilebilir. Ancak serbestleşen klor gazının havasız ve küçük alanlarda iritan (tahriş edici) etkisini gösterebileceği unutulmamalıdır.
    ii) Kimyasal silahların ileri derecede penetrasyonuna elverişli malzemenin dekont*****syonunda %70 Dietilentriamin %28 Etilen glikolmonoetileter %2 Kostik soda içeren DS2 çözeltisi kullanılmaktadır. Bu amaçla pazarlanan ticari preparatın bileşimi etilenglikoldialkil eterin morfolin’li çözeltisinden ibaret olup, bir organik halojen bileşiği eklenerek kullanılmaktadır.
    Fiziksel Dekont*****syon Yöntemleri Isıtma- sıcak hava buharı ve kaynatma ile de eşya temizliği yapılabilir. i) Sovyetler Birliği’nin TMS- 67 denen dekont*****syon aleti 130°C’lik sıcaklık sağlayan bir jet başlığı taşımakta olup, alanda teçhizat dekont*****syonu için kullanılmaktadır. ii) Kaynatma: Özellikle H ve V tipi ajanlara etkilidir.
    4- Besinlerin Dekont*****syonu Kimyasal silah kullanımı yüzeysel su kaynaklarını, açıkta muhafaza edilen ya da tahta, kağıt, karton kaplarda saklanan yiyecekleri kontamine eder. Ajan sıvı halde sinir gazı veya yakıcı gaz ise kontamine olan sıvı veya katı tüm besinler yok edilmelidir. Buhar halinde temasta sıvı besinler yine yok edilmelidir. Kuru besinler ise iki gün havalandırma, kaynatma veya %2-3 NaHCO3 ile yıkama ile dekontamine edilebilirler. İritan gazlarla temasta bol su ile yıkayıp 24 saat havalandırma yeterli olabilir. Siyanürün besinleri tehlikeli ölçüde kontamine etmesi çok olası değildir. Koruyucu önlem olarak tüm yiyeceklerin, ağzı sıkıca kapalı cam, teneke veya aluminyum kaplarda saklanması önerilmektedir.
    Tıbbi Personelin Kişisel Korunması: Önce Kendinizi Koruyunuz Bu, her kaza veya savaş halinde ana kuraldır, ama kolayca unutulur. İran- Irak savaşında hardal gazına maruz kalıp da Avrupa hastanelerine gönderilen yaralıların tamamen dekontamine edildiği sanılmış ve sonuçta bu hastanelerdeki tıbbi personel de ajana maruz kalıp, etkilenmiştir.
    Kişisel korunma için iki yöntem izlenmelidir: - Yeterli derecede koruyucu giysi giyilmelidir. - Yaralının tamamen dekontamine olduğundan emin olunmalıdır. " Yeterli derecede koruyucu giyilmelidir" şu anlama gelmektedir: - Başlıklı, koruyucu bir maske - Geçirgen olmayan eldivenler - Geçirgen olmayan botlar - Geçirgen olmayan giysi (geçirgen olmayan kollu bir önlük veya total korunma sağlayan bir giysi) Sadece solunum bölgesini koruyan maskeler yeterli değildir, çünkü kimyasal savaş ajanlarının çoğu gözleri de etkiler.
    Ağızdan Ağıza Resusitasyondan Kaçınılmalıdır. Hasta Veya Salya, Gastrik İçerik V.B. Materyale Direkt Temas Edilmemelidir.
    Yaralının Dekont*****syonu :Yaralının doğrudan, hiçbir dekont*****syon işlemi yapılmaksızın hastaneye getirilmesi hatadır. Hayatının kurtarılma şansı kont*****syonun devamı nedeniyle yolda yitirilebilir. Ancak hastane öncesinde, sahada, tam bir dekont*****syon yapıldığı da enderdir. Bu nedenle yaralının cildinde veya giysilerinde kalan (özellikle sıvı haldeki) kimyasal ajanlar buharlaşabilir ve acil servisi veya diğer tıbbi üniteleri kontamine edebilir.
    Cilt Dekont*****syonu ekont*****syonun yapılacağı yerde; i) Dekont*****syon için kullanılan suyun güvenli şekilde boşaltılıp uzaklaştırılması sağlanmalıdır. ii) Toksik buharları uzaklaştırmak ve temizlemek için negatif- basınçlı hava düzeneği bulunmalıdır. Dekont*****syon genellikle kont*****syon hattının dışında, fazla miktarda su ile, örneğin itfaiye hortumu ile ve giysiler çıkarılarak yapılır. Ancak bunun, kışın, yaralı için başka sorunlar da yaratacağı dikkate alınmalıdır. Yıkama işlemine bol sıvı sabun kullanılarak devam edilmeli ve sonra tekrar suyla durulanmalıdır. Su, çoğu toksik kimyasal maddeleri seyreltir ve yıkayarak uzaklaştırır. Ancak bazı ajanlar için "Hipoklorit" gibi bir alkali materyal ile dekompozisyon sağlanması daha yararlı, hatta gereklidir. Bu amaçla %0.5’lik hipoklorit çözeltisi kullanılabilir. Bu çözelti hastanın cildine dikkatle uygulanır ve bol suyla durulanır. Sinir gazları, kan gazları ve fosgenin dekont*****syonunda bu uygulama etkilidir.
    Yıkama İşlemleri Esnasında, Yaralı Cildi Ovmak Toksik Ajanın Absorpsiyonunu Artırır.
    Göz Dekont*****syonu: Genel olarak sadece bol akarsu ile veya serum fizyolojik (%0.9’lık tuzlu su) ile yapılması önerilir. Ancak hardal gazına maruz kalındığında %2.5’lik sodyum tiyosülfat çözeltisi ile yıkama önerilmektedir.
    Sinir Gazları 1) Zehirlenen hastalar bol su altında yıkanarak soyulmalı, takiben sabunlu suyla yıkanıp durulanmalıdır. %0.5’lik sodyum hipoklorit çözeltisi de kullanılabilir. 2) Gözlerin dekont*****syonu suyla durulayıp %2’lik borik acid veya %0.5’lik NaHCO3 çözeltisi ile de yapılabilir. 3) Kontamine hastayla temas edecek tıbbi personelin butil kauçuk eldiven ve önlük giymesi ve hatta respiratör kullanılması gerekir. 4) Geçirgen olmayan plastikle veya kauçukla tamamen kaplı olmayan deri eldiven ve diğer materyal güvenilir değildir. 5) Tıbbi personelin ellerinin dekont*****syonunda "su- sabun- %95’lik alkol - sabun- su" sırası ile yapılan yıkama işlemi en etkin yöntemdir. 6) Hastanın giysileri sodyum hipoklorit (çamaşır suyu) veya klorlu kireç dökülerek imha edilmeli ve gömülmelidir.
    Yakıcı Gazlar (Hardal Gazı): Tedavi’de esas, hızla dekont*****syon ve semptomatik tedavidir. Cilt, Göz ve İnhalasyon yolu ile temasta dekont*****syon ajanı olarak %2.5’luk sodyum tiyosülfat kullanılır. 1) Cilt veya gözler önce bol su ile yıkanır, sonra %2.5’luk sodyum tiyosülfat ile yıkanarak nötralizasyon sağlanır. 2) İnhalasyon yoluyla temasta dekont*****syon için ilk 15 dakika içinde %2.5’luk sodyum tiyosülfat buğusu yararlıdır. 3) Hardal gazının giyeceklerden ve deri eşyadan penetre olduğu unutulmamalıdır. 4) Kauçuk (butil) eldivenler ve giysile birkaç saat süreyle koruyucudur. 5) Hastada tam bir dekont*****syon sağlanana kadar tıbbi personelin gaz maskesi veya respiratör kullanması ve koruyucu giysi giymesi gerekir.
    Fosgen Ve Siyanür ekont*****syon bol su ve sabunla yapılır.
    ÖZETLE 1- Gerek hasta gerekse tıbbi personelin dekont*****syonunda bol su ve sabun kullanımı en basit fakat temel yöntemdir. Yaralıların hastaneye girişinde basınçlı bol su altında yıkanarak soyulduktan ve tüm giyecekleri ve yıkama sularının etrafı ve kişileri kontamine etmesi önlendikten sonra servislere taşınması gerekir. Ancak unutulmaması gereken bir husus, bu ajanların hidrolitik dekompozisyonlarının ekzotermik reaksiyonlar olduğudur.
    2- Kont*****syonun ve etkilenmenin söz konusu olduğu hallerde, yukarıda söz edilen dekont*****syon kitleri veya diğer "alkali- adsorban"ların ilk önlem olarak bulundurulması gerekir.
    3- Alan temizliği için kireç, kireç kaymağı, sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), kalsiyum hipoklorit (klorlu kireç), sodyum karbonat (çamaşır sodası), bol sabun ve deterjan bulundurulmalıdır.
    4- Sinir gazları ile olan ağır zehirlenmelerde tıbbi personelin respiratör kullanması ve geçirgen olmayan butil kauçuğu eldiven kullanması gerekir.
    5- Deri materyalin dekont*****syonu son derece güç olduğundan imha edilmeli- yakılmalıdır.
    Kombine Yaralanmalar: Konvansiyonel ve kimyasal silahların birlikte kullanılması halinde meydana gelen kombine yaralanmalar ilave teşhisi ve tedaviyi gerektirir. İki kimyasal savaş ajanının birlikte kullanımının da söz konusu olduğu dikkate alınmalıdır. Çocuklar, yaşlılar, hasta ve hamileler yüksek risk altındadır.
    TEDAVİ adece birkaç kimyasal savaş ajanının ÖZGÜL ANTİDOT’u vardır.
    Uluslararası Yasal Düzenlemeler:Kimyasal silahların tarihsel gelişim süreci içerisinde kimyasal silahları üreten, zaman zaman kullanan devletler bir taraftan da Kitle İmha Silahlarını (KİS) sınırlamaya yönelik çok taraflı silah kontrol rejimlerini yürürlüğe sokmuştur. Bunlar;
    1925 tarihli Cenova Protokolü,
    1968 Nükleer Silahsızlanma Anlaşması (Nuclear Non-Proliferation Treaty, NPT),
    1972 Biyolojik Silahlar Konvansiyonu (BWC-Biological **apons Convention),
    1987 Füze Teknolojileri Kontrol Rejimi (MTCR-Missle Technology Control Regime),
    1993 Kimyasal Silahlar Konvansiyonu (CWC- Chemical **apon Convention) ‘dur.
    Cenova protokolü ile savaşta kimyasal harp maddelerinin kullanılması yasaklanmıştır. Gerçi ABD de dahil olmak üzere pek çok ülke sadece ilk kullanan ülke olmayacakları,ancak kendilerine karşı kimyasal silah kullanıldığı takdirde aynı cinsten misilleme yapma hakkını saklı tuttuklarını belirterek çekince koymuşlardır. ABD 1975 yılına kadar bu protokolü onaylamamıştır.
    Dünya Tabipler Birliği 1990 yılında, 42. oturumunda Kimyasal ve Biyolojik Silahlar Konulu Bildirgeyi kabul etmiş , Tokyo bildirgesiyle de sağlık hizmeti vermesi beklenen hekimlerin , kimyasal ve biyolojik silahların araştırılmasına katılmasını , kişisel ve bilimsel bilgilerini bu silahların keşfi ve üretiminde kullanmalarının etik olmadığını bildirmiştir.
    Kaynak:
    Adli Tıp ve Adli Bilimler Prof.Dr. İ. Hamit Hancı
    Ankara, 2002 , © Seçkin Yayıncılık
    Kimyasal Silahların Tarihçesi ve Mevcut Tehdit:

    a. Tarihçe:

    Kimyasal savaş ajanlarının, gelişmesi kimya alanındaki gelişmelere paralel olarak 18nci yüzyılın sonlarında başlar. Ancak 19ncu yüzyılın son yarısına kadar bu tip maddelerin fazla miktarda üretilmesi mümkün olmamış, 1nci. Dünya Savaşı’na kadar kullanılmaları gerçekleşmemiştir. İlk göz yaşartıcı gazı Fransızlar Ağustos 1914’de başlatırken, ilk büyük kimyasal silah saldırısı, 22 Nisan 1915’de Ypres-Belçika’da Almanlar tarafından 6000 adet büyük silindirlerden yayılan 150 ton klor gazı ile gerçekleşmiştir. 15000 kişilik Fransız tümeninden 5000 kişi ölmüş, 10000 kişi de yaralanmıştır. Almanlar daha sonra klor yerine fosgeni kullanmışlar, ardından da hardal gazını denemişlerdir. I. Dünya Savaşı’nda KSA saldırılarının bilançosu 113.500 ton kimyasal gaz, 1.300.000 yaralı ve 91.000 ölüdür. Böylece savaş sonrasında da büyük antipati toplamaya devam eden kimyasal silahların kullanımı 1925 yılında 42 ülkenin imzaladığı Cenevre “Boğucu, Zehirli ve Diğer Gazların ve Bakteriyolojik Savaş Ajanlarının Savaşta Kullanımının Yasaklanması Protokolü” ile yasaklanmıştır.
    Açıkça kullanılmamakla birlikte, II. Dünya Savaşının, kimyasal silahların geliştirilmesine büyük ölçüde etkisi olmuştur. 1930’lu yıllarda çok gizli olarak yürütülen projelerle Almanlar, son derece potent kolinesteraz inhibitörü olan sinir ajanlarını geliştirmişlerdir. Ayda 12.000 ton üretim kapasitesine sahip fabrikalar kurarak onbinlerce ton “Sarin” ve “Tabun” stoklamışlar; savaş
    10

    süresince devam eden araştırmalarda, Gerhard Schrader ve arkadaşları, “Soman” dahil 2000’den fazla yeni organofosfatlı bileşiği sentezlemişlerdir. 1950’li yıllarda, askeri araştırma programlarıyla daha etkin sinir gazları kazanılmış, son derece yüksek toksisiteleri ve uzun süreli kalıcılıkları nedeniyle büyük tehlike oluşturan V ajanları sentez edilmiştir.
    Diğer taraftan 1970’lerin sonlarından itibaren basın organları, kimyasal silahların çeşitli bölgesel savaşlarda ve terörist faaliyetlerde zaman zaman kullanıldığı iddialarında bulunmuşlar, Laos’da, Kamboçya’da Vietnam’da, Afganistan ve son olarak da İran-Irak savaşı ile Japonya’da bu silahların kullanıldığı yapılan incelemeler ve tetkiklerle doğrulanmıştır.
  • ecm_bal

    ecm_bal Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    372
    Ödül Puanları:
    63
    --------------------------------------------------------------------------------

    (a)Boğucu Gazlar:

    (1)Fosgen: 20 ‘C de renksiz gaz,halinde taze biçilmiş ot ve yeşil mısır kokusunda, göz ve cilde etkisi olmayan ,1-3 saate kadar etkileme hızı olan ve ciğerleri yakan ve kabartan bir gaz.

    (2)Difosgen: 20’C de renksiz sıvı halinde,taze biçilmiş ot ve yeşil mısır kokusunda, hafifçe göz yaşartan 1-3 saate kadar etkileme hızı olan ,ciğerleri yakan ve kabartan bir gaz

    (b) Sinir Gazları:

    (1) Tabun: 20’C de sıvı kahverengi, hafif meyvemsi kokusunda(saf iken yok), göz ve cilde etkisi çok yüksek ,etkileme hızı çok hızlı ,nefes kesici ve öldürücü bir gazdır.

    (2) Sarin: 20’Cde renksiz sıvı, saf halindeyken kokusuz,göz ve cilde etkisi çok yüksek,etkileme hızı çok yüksek,nefes kesici ve öldürücü bir gazdır.

    (3) Soman: 20’C de sıvı,renksiz,saf değilse meyve kokusunda,göz ve cilde etkisi çok yüksek,etkileme hızı çok yüksek,nefes kesici ve öldürücü bir gazdır.

    (4) Kalıcı Sinir Gazı: 20’Cde Sıvı,renksiz, kokusuz, göz ve cilde etkisi çok yüksek, hızlı etkilemesi olan,nefes kesici ve öldürücü bir gazdır.

    (c) Kan zehirleyici Gazlar:

    (1)Hidrojen Siyanür: 20’CdeGaz veya sıvı halinde, renksiz,şeftali çekirdeği kokusun da,göz ve cilde etkisi hafif,etkileme hızı çok yüksek,vücudun oksijen kullanımını önler ve nefes alma hızını azaltır.

    (2):Si***nogen Klorür: 20’CdeGaz halinde,renksiz,kokusu Hidrojen Siyanür gazına benzer,göz yaşartıcı ve tahriş edicidir,nefes alma hızını azaltır ve boğar.

    (3)Arsin: 20’CdeGaz halinde,renksiz, hafif sarımsak kokusunda, göz ve cilde etkisi olmayan, 2 saatten 11 güne kadar etkisi olan, kanı, ciğerleri ve böbrekleri zehirleyen bir gazdır.

    (d) Yakıcı Gazlar:

    (1)Damıtılmış iperit(Hardal)gazı: 20’Cde sıvı halinde,renksiz veya soluk sarı,sarımsak kokusunda,gözlere çok cilde daha az etkisi olan,etkileme hızı günlerce süren,yakıcı,dokuları tahrip eden,damarları yaralayan bir gazdır.

    (2) Nitrojen iperit: 20’Cde koyu sıvı halde,balık veya küf kokusunda gözlere çok cilde daha az etkisi olan,12 saatten daha fazla etkileme hızın sahip olan,yakıcı,solunum sistemlerini etkileyici,dokuları parçalayan,damarları yaralayan bir gazdır.

    (3)Fosken oksim: 20’Cde katı veya sıvı halinde,renksiz,keskin nüfus edici bir kokuya sahip,göz,cildi ve burnu tahriş edici,etkileme hızı temasla olan,göz ve burun mukozalarını aşırı derecede tahrip eden ve hızla sivilce yapan bir gazdır.

    (4)Levizit:20’Cde koyu yağlı sıvı halde,ıtır çiçeğine benzer kokusu olan,göz korneasını zedeleyen,etkileme hızı çabuk olan,Hardal gazı gibi etkileri olan ve tüm vücudu etkileyebilen bir gazdır.

    (5)İperit levizit: 20’Cde koyu yağlı sıvı halde,sarımsak kokusunda,göz ve cilde etkisi çok yüksek olan, ani batıcı etkisi ile berber yakıcı etkisi de (yaklaşık 13 saat) olan ve bütün vücudu da zehirleyebilen bir gazdır.

    (6)Etildikloro-arsin: 20’Cde sıvı halde renksiz, meyve kokusunda fakat tahriş edici, solunum sistemini tahrip eder, gözleri etkiler, yakar, öldürücü bir gazdır.

    (7)Fenildikloro-arsin: 20’Cde renksiz ve sıvı halde,gözleri yaralayan cilde etkisi daha az olan,tahriş edici,mide bulandıran ve kusturan,yakıcı bir gazdır.

    (8)Metildikloro-arsin: 20’Cde renksiz sıvı halde,kokusuz,göz korneasını zedeleyen,etkileme hızı yüksek olan,solunum sistemini tahriş eden,gözleri ve ciğerleri yaralayan bir gazdır.

    (e) Kusturucu Gazlar:

    (1)Difenilklor-arsin: 20’Cde beyaz katıdan kahve rengine,kokusuz,etkileme hızı çok hızlı,baş ağrısı,kusma ve mide bulantısı yapan bir gazdır.

    (2)Adamsit: 20’Cde sarıdan yeşil katıya,kokusuz,etkileme hızı çok yüksek,soğuk semptomlar gibi baş ağrısı,kusma ve mide bulantısı yapabilen bir gazdır.

    (3)Difenilsiyo-noarsin:20’Cde beyazdan pembe katıya,acıbadem sarımsak karışımı bir kokuya sahip olan, Adamsit gazı gibi etkileri olan bir gazdır.

    (f) Göz yaşı getiren gazlar:

    (1)Klorbasetofenon: 20’Cde katı halde,elma çiçeği kokusunda,göz ve cilde tahriş edici etkilere sahip,anında etkileme hızı olan,göz yaşartan,solunum sistemlerini tahriş eden bir gazdır.

    (2)Kolrfomdakloroasetofenon: 20’Cde sıvı halde,klor kokusunda,ciddi göz tahrişi hafif cilt tahrişi yapabilen ,anında etkileyici,göz yaşartıcı. solunum sistemlerini tahriş eden bir gazdır.

    (3)Kloroformda,kloroesetofenon vekloropikrin: 20’Cde sıvı halde,sinek kağıdı kokusunda,anında etkileme hızı olan,kusturucu gaz,boğucu gaz ve göz yaşartıcı gaz etkilerini gösterir.

    (4)Karbontetrak klorürde ve benzinde kloreasetefenon: 20’Cde sıvı halde,benzin kokusunda, geçici ciddi göz tahrişi,hafif cilt tahrişi, anında etkileme hızı olan, güçlü bir göz yaşartıcı gazdır.

    (5)Bromobenzilsiyanür: 20’Cde sıvı halde,bozuk meyve kokusunda,göz ve cilde tahriş edici toksin olmayan,anında etkileme hızı olan,gözleri ve solunum yıllarını tahriş eden bir gazdır.

    (6)O-Klorobenzilmalononitril: 20’Cde renksiz ve sıvı halde,biber kokusunda,göz ve ciltte çok tahriş edici olmayan,anında etkileme hızı olan,bir gazdır.

    (g) Uyuşturucu gazlar, farkoşimik:

    (1)Quinucloynil Menzilate: 20’Cde gri beyaz duman renginde,aerosol halinde,kokusuz,göz ve cilde etkisi olmayan,etkileme hızı yavaş olan,uyuşturucu bir gazdır.

    (h) Gizleyici ve Perdeleyici Sis Maddeleri:

    (1)Titanyum tetra klorür: 20’Cde renksiz,sıvı halde,cildi aşındıran,hafif yanma hissi veren bir gazdır.

    (2)Kükürttirioksit, klorosülfonik asit çözeltisi:20’Cdesıvı halde,cildi daha çok aşındıran bir gazdır.

    (3)Heksakloretan: 20’Cde katı halde,yoğun olarak solunursa çinko zehirlenmeleri etkisi gösterir.

    (4)Beyaz Fosfor: Kibrit kokusunda, yavaş yavaş iyileşecek yaralar yapan, zehirli olup, kemiğin çürümesine neden olan bir gazdır.
  • Konu Durumu:
    Mesaj gönderimine kapalı.

    Sayfayı Paylaş