Kiralık Konak Romanı Tahlili

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde BySerhad tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. BySerhad

    BySerhad Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Arkadaşlar "Kiralık Konak" romanının tahlili lazımda bulabilirmisiniz lütfen ?

  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.268
    Beğenileri:
    6.180
    Ödül Puanları:
    36
    KİTAP TANITIMI

    1. GENEL BİLGİLER

    Yazarın Soyadı: Karaosmanoğlu

    Yazarın Adı : Yakup Kadri

    Eserin Adı : Kiralık Konak

    Yayın Evi : İletişim Yayınları

    Basım Yeri : İstanbul

    Basım Tarihi : 1922

    Sayfa : 232




    Yazar Hakkında Bilgi:

    Yakup Kadri 27 Mart 1889’da Kahire’de doğdu.İlköğrenimini Fevziye Mektep-i İptidaisi’nde tamamlar.Rüştiyeye ikinci sınıfa kadar Manisa’da devam eden Yakup Kadri 1903’te İzmir İdadisi’nde okumaya başlar.1905 yılında tekrar ailesi ile doğduğu topraklara,Mısır’a döner ve İskenderiye’deki Freres’ler Fransız Okulu’na kaydolur. Ve bir yıl sonra ortaöğrenimini tamamlayarak mezun olur.Başlangıçta ilgiyle karşılanan Kadroda savunulan düşünceler zararlı bulunarak derginin imtiyaz sahibi Yakup Kadri,Tiran elçiliğine atanınca (1934) dergi de kapanır.Bunu Prag (1935),La Haye (1939),Bern (1942),elçilikleri izler.Tahran elçiliğinden sonra (1949-51) emekli oluncaya kadar kalacağı Bern elçiliğine yeniden getirilecektir.

    1955’te emekli olunca yurda dönerek çeşitli dergi ve gazetelerde yazılarını sürdürdü.27 Mayı’tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi.1961’de Manisa milletvekili oldu.1957’de de Ulus gazetesinin başyazarlığını yüklenmişiti.1962’de Atatürk ilkelerine ters düşüldüğünü ileri sürerek CHP’den istifa etti.1965’ten sonra ise politikadan çekildi.Son görevi Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığıydı.13 Aralık 1974’te Ankara’da öldü. İstanbul’da,Beşiktaş’ta Yahya Efendi mezarlığında annesinin yanında yatmaktadır.



    ESERLERİ

    Hikaye.: Bir Serencam(1913), Rahmet(1923), Milli Savaş Hikayeleri(1947).


    Roman:Kiralık Konak (1922),Nur Baba (1922),Hüküm Gecesi (1927),Sodon ve Gomore (1928),Yaban (1932),Ankara (1934),Bir Sürgün (1937),Panorama (2 cilt.1953-54),Hep O Şarkı (1956).

    Mensur Şiirler: Erenlerin Bağından (1922),Okun Ucundan (1940)

    Anı: Zoraki Diplomat (1955),Anamın Kitabı (1957),Vatan Yolunda (1958),Politikada 45 Yıl (1968),Gençlik ve Edebiyat Hatıraları(1969).



    2. ESERE AİT BİLGİLER

    1.Eserin Yazıldığı Dönem:


    Eser Tanzimat’tan Meşrutiyete kadar olan , İstanbul’un ve Rodingot dönemi olarak ikiye ayrılmış dönemlerde yazılmıştır.

    2.Eserin Gerçekçiliği:

    Esre Meşrutiyet döneminde Türk insanlarında yaşanan değişikliği için bana göre gerçekçidir.Eserde Meşrutiyet sonrası Türk insanının batıya olan düşkünlüğünü bize aktarmıştır.Bence günlük hayattan alınmış ve toplumsal bir sorundan bahsetmiştir.



    C.ESERİN TEKNİK TAHLLİ

    1.Eserin Özeti

    Kiralık Konak,Yaban’ın popülerliği bir yana bırakılırsa gerek içeriği,gerek kişilerin işlenişi,gerekse kurgusu bakımından Yakup Kadri’nin romanları arasında önemli yer tutar.Türk romanının köşe taşlarından oluşu değerini günümüzde de koruması konu edindiği gerçekliğin değişik boyutlarda da olsa sürmesinden gelir. Türk toplumunun tarihsel gelişim sürecinde ilk belirtileri onsekizinci görülen ve Tazimatla somutlaşan batılılaşma olgusuna bağlayabileceğimiz bir gerçekliktir.Bu Kiralık Konakla Yakup Kadri,altyapısından üstyapısına bir değişim sürecine giren Türkiye’de bu sürecin sonucu olan bir sorunsalı getirir gündeme.Zaman dilimi olarak da bu sorunsalın belirgin biçimde yaşadığı ikinci Meşrutiyet dönemini seçer. Kiralık Konak bu açıdan bakılınca yapısal bir çözülüşün,toplumun bütün kesimlerine, hayata yansıyan bir çöküntünün romanıdır. Gerçekten Naim Efendi’nin dramı, kimi zaman benliğine dek sarsılsa sonunda kendi içine kapanmayı seçse de toplumun gelişimine ayak uyduramayışından ya da değişmeye karşı direnmesinden gelmez .Tersine, torunlarına duyduğu sevgi onu her şeye boyun eğmeye, bütün ayrılıkları kabullenmeye götürür. Konağıyla birlikte parça parça dökülmeye, yok olmaya yazgılı bir sınıfın bireyidir o. İşlevi bitmiştir. Yapabileceği tek şey kendini zamanın akışına bırakmak eskiyle yeni, alaturkalıkla alafrangalık arsında, için için birinciden kafası ve yüreğiyle ikinciden yana tükenip gidecektir. Arkamızda bıraktığımız mazinin son feryadı ve önümüzde hissettiğimiz uçurumun ilk ürpertisi olarak. Toplumsal yaşantının alt üst olduğu bir dönemi kuşaklar arası çatışmayı odak alarak anlatır Yakup Kadri Batıya öykünme ve bu öykünmenin yarattığı topluma yabancılaşma olgusu, dünya görüşünün, buna bağlı olarak da yaşama biçiminin,

    değişmesi, insanlar arası ilişkilerdeki yozlaşma romanın çatısını oluşturur. Roman kişileri de bu çatı içinde ve sınıfsal konumlarıyla yansıtılır.

    Burada Yakup Kadri’nin, değişimi biri ötekinin içinden çıkan ev birbirine bağlı, birbirini izleyen aşamaların oluşturduğu bir süreç olarak toplumsal fonu ustalıkla çizdiğini söylemek gerekir. Nitekim romanın baş kişilerinden Naim Efendi’nin tanıtımı hemen bu satırların ardından gelir. Onu öteki kişiler izler. Denilebilir ki Yakup Kadri romanını karşıtlar üzerine kurmuş, olayların ve kişilerin geliştirilmesinde çatışma olgusundan yararlanmıştır. Temeldeki çatışma eski-yeni ,Doğu-Batı kavramlarıyla açıklanabilir kuşkusuz. Belli bir sınıfın yaşama biçimindeki değişme, aileyi dağıtıp eskinin simgesi konağı kiraya çıkarttırırken seçeneği olan apartman dairesini getirir. Naim Efendi’nin simgelediği sınıf çökerken de savaş koşullarını değerlendiren iş adamlarının oluşturduğu yeni bir sınıf türeyecektir. Naim Efendilerin kalıntıları, Hakkı Celislerin cesetler üzerinde… Bütün değerleri, kutsal bilinen ilkelerin, insanlar arası ilişkileri maddeye dönüştürerek, metalaştırarak… Yakup Kadri’nin, anlattığı toplumsal çözülüşü yeni bir oluşumun geçiş evresi olarak aldığını, görünürdeki yozlaşmanın toplum yapısına ilişkin görünmeyen nedenlerini kavradığını söyleyemeyiz. Eleştirinin ötesine geçemeyişi, olumsuzlamadan kurtulamayışı da buna bağlanabilir. Ama yansıttığı toplumsal gerçekliğin doğruluğu da yatsınamaz. İşte Kiralık Konak’ı önemli kılan bu
    niteliği, gerçekliğe, bağlıdır. Araştırmacılarca örnekleriyle kanıtlandığı gibi Seniha tipinin Madam Bovary’den alınmış olması da değerini eskitmez. Nereden, nasıl esinlenilmiş olunursa olusun, önemli olan Türk toplumunun tarihsel gelişiminde yaşanan, bugün de etkilerini sürdüren bir gerçekliğin yansıtılmasıdır

    2.Eserin Kahramanlar

    NAİM EFENDİ:Romanın baş kahramanıdır.Kışın konaklarda yazın yalılarda oturan kişilerden olan Naim Efendi diğer yalı ve konak sahiplerine benzemez.Diğer yalı ve konak sahiplerine göre ne çok hesapsız, ne çok zengindi. Babasından kalan serveti büyük bir ihtimamla koruyarak ona hiçbir şey eklemedi.istese ilave edebilirdi,çünkü senelerce devletin yüksek mevkilerinde bulunmuştu. Naim Efendiyi huysuz ve insanlardan kaçan zannedenler yanılıyordu.Aksine Naim Efendi,eğlenceli meclisleri ve misafire ziyaretleri pek seven bir kişiliğe sahiptir.

    SENİHA:Naim Efendi’nin torunudur batıya fazla düşkündür.bütün insanları alaycı bir tavırla karşılar ve alaycı bir kişiliğe sahiptir.Her istediği yapılmasına rağmen hayatından sıkılır ve devamlı Avrupaya kaçmak ister.Frenklerin asır sonu diye niteledikleri, geçmiş ve şimdiyle bağlarını kopararak geleceğin akımlarına bağlanan Seniha, içi de dışı gibi durmaksızın değişen, okuduğu yabancı dergilerde, tiyatro oyunlarında, romanlarda tanıdığı tipleri hayata geçirmeye uğraşan genç bir kızdır.

    FAİK BEY: Avrupa’nın birçok kentini dolaşmış, o hayatı tanımaktan da öte yaşamış bir geçtir. Küçük yaşından beri Avrupa’da bulunduğu için bir frek zarafeti ve mahareti edinmişti, Batılı bir salon adamının bütün gösterişlerini özümsemiş, varlığına sindirmiştir. Onunla karşılaştırıldığında beceriksiz, çiğ, züppece davranışlarıyla bayağılaşan yaşıtları arasında kolayca sivriliverir bu nedenle. Ayrıca yorgun ve aynı zamanda hummalı bakışıyla da kadınların gözdesidir. Biraz kumara düşkündür.

    SERVET BEY: Naim Efendi’nin damadıdır. 45 yaşında bir züppeden başka bir şey değildir. Alafranga hayat n..... sabahtan akşama kadar bin türlü garabet yapan bu adam, Büyük Hanım’ın vefatından sonra konağı kendi zevk ve heveslerine göre döşemiştir.

    NEFİSE HANIM: Naim Efendi’nin haremidir. Romanın başlangıcında ölmüştür. Nefise Hanım ölümünden önce konağın idaresinin tek sahibidir. Nefise Hanım zamanında konağın bütün işleri yolunda giderdi.

    CEMİL: Naim Efendi’nin torunudur. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen bir çok tiryakilikleri vardır.

    HAKKI CELİS: Seniha’nın halazadesidir. Şiire çok düşkündür. Daha 17 yaşında olmasına rağmen bir çok şiiri dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır.

    MADAM KRONSKİ: Nefise Hanım öldükten sonra babaları Servet Bey tarafından çocuklara dadılık yapmak için tutulmuştur.

    SELMA HANIM: Naim Efendi’nin kız kardeşidir. Naim Efendi genelde önemli konularda onun bilgisine ve tecrübesine başvururdu.

    SEKİNE HANIM : Naim Efendi’nin kızıdır. Sekine Hanım hiç bir yönden annesine benzemiyordu. Tıpkı babası gibi çekingen, içinden titiz, tembel bir kadındı.

    3. Zaman

    Meşrutiyet ve Tanzimat sonrası yazılmıştır.

    4. Mekan

    İstanbul da bir konak çevresinde gelişen olayları anlatmaktadır



    D. DİL ve ÜSLUP

    Romanın yazarının anlatımı ve dili biraz sıkıcı gelmişti ama sayfalar ilerledikçe anlatım akıcı dil ise sade bir hale geldi



    E. ROMAN HAKKINDAKİ YORUMUM

    Kiralık Konak, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun kuşaklararası çatışmayı işlediği önemli bir romanı.Yazar, bu romanında okuyucuya 3 kuşağı bir arada veriyor.
    Yaşlı kuşağı temsil eden Naim Efendi, eski bir Osmanlı beyefendisidir.Geleneksel değerlere bağlı dürüst bir insandır.

    Naim Efendi'nin damadı Servet Bey ise orta kuşağı simgeliyor.Alafranga bir yaşam tarzını benimseyen Servet Bey, savaş yıllarında yaşanan olumsuzluklardan etkilenmiş dejenere bir tip.

    Servet Bey'in kızı Seniha ise babasının etkisiyle büyümüş, hiçbir değere saygı duymayan şımarık bir kız.

    Yakup Kadri, Kiralık Konak'ta bu üç kuşağın kendi aralarındaki çekişme ve mücadeleyi Naim Efendi'nin eski konağıyla bütünleştirerek mükemmel bir biçimde okuyucuya aktarmış.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş