Kış Sporlarının Gizli Cenneti: Kranjska Gora

Konu 'Doğa Fotoğrafları' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113

    Orta Avrupa’nın güneyinde yer alan Slovenya, eski Yugoslovya’yı oluşturan 6 ülkeden biri. 1991’de kansız ve savaşsız bir şekilde Yugoslavya’dan ayrılan ve bağımsızlığını ilân eden bu küçük ülke, 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliği'ne katıldı. Avrupa’nın refah düzeyi en yüksek ülkelerinden biri olan Slovenya da 2 milyon insan yaşıyor. Bu şirin ülkenin yüzölçümü sadece 20.273 kilometrekare.
    Muhteşem doğal güzelliklere sahip Slovenya’da toprakların % 80’i orman, göl ve şelalelerle kaplı. Bu doğal güzelliklerin içinde yüzlerce hayvan, bitki ve kuş türü yaşıyor. Baharda yeşilin tüm tonlarını barındıran Jülyen Alpleri kışın bembeyaz haliyle bir başka güzel... Slovenya’nın kuzey batısında 4.400 metrekarelik bir alanı kaplayan dağlar, doğu ve batı Jülyen Alpleri olmak üzere iki bölüme ayrılıyor. Jülyen Alplerinde yüksekliği 2.000 metreyi geçen 150, 2.500 metreyi geçen de 25 tane dağ bulunuyor. Yılın neredeyse her dönemi karlarla kaplı olan Jülyen Alpleri, Slovenya’da kış sporlarının gelişmesini sağlamış. Alpler’deki her kasaba ve köy aynı zamanda birer kış sporları merkezi haline gelmiş. Slovenya’nın el değmemiş doğası ve şirin köyleri Avrupa ülkelerinden her yıl binlerce kayak tutkununu misafir ediyor.
    2006 yılı Dünya Kayak Şampiyonası Büyük Slalom ve Slalom yarışlarının yapıldığı Kranska Gora, Başkent Lübyana’ya yaklaşık 1 saat, Avusturya sınırına 10 km, İtalya sınırına ise 2 km uzaklıkta. Kranksa Gora bu yüzden İtalya, Avusturya ve Slovenya kültürlerinin harmanlandığı bir yer olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomisi turizme dayanan Kranska Gora’da çok sayıda restoran, casino ve kayak okulu var. Bunun yanı sıra kiralık dağ evleri de burayı ziyaret edenlere farklı konaklama imkanları sunuyor.
    Kranska Gora’da her seviyedeki kayakçıya uygun toplam 6.670 metre uzunluğunda 10 adet pist ve bu pistlere ait liftler ve telesiyeler bulunuyor. Tipik bir Alpine resort olan Kranska Gora’ya, otomobille İtalya’dan 15 dakika, Avusturya’dan ise yarım saatte ulaşılıyor.
    Bu şirin kasabada sıkılmak adeta imkansız. Burada herkese uygun bir kış aktivitesi mevcut. Kayak, sledding, kar motorsikletiyle safari, donmuş şelale tırmanışı, kar raftingi, kar bisikleti, donmuş göller üzerinde buz pateni gibi çok çeşitli kış sporları alternatiflerini değerlendirmek mümkün. 1981 yılında Milli Park Statüsüne kavuşan 84.000 hektarlık Triglav Milli Parkı ve Slovenya’nın simgesi olan ülkenin en yüksek dağı Triglav Dağı da bu bölgede yer alıyor.
    Kranksa Gora’ya 30 dakika, başkent Lubiyana’ya ise yaklaşık 35 dakika uzakta olan Vogel de kış sporlarına yabancı olmayanların tanıdığı küçük bir dağ köyü. Ormancılık çok gelişmiş olsa da Vogel’in de ekonomisi turizme dayanıyor. Özellikle Mırnjak Dağı’ndaki kayak tesisleri her seviyeye uygun parkurları ve yüksek kaliteli toz karıyla tanınıyor. Vogel’den kayak tesislerine çıkmak için 10 dakikada bir servis yapan 80 kişilik teleferik kayak tutkunlarını 5 dakika içinde 800 metreden 1.535 metreye taşırken inanılmaz bir manzara izleme imkanını da sunuyor. Telefrik istasyonundan yükseldikçe altta kalan 523 metre uzunluğundaki Bohin Gölü ve dağ manzarası inanılmaz keyifli zaman yaşatıyor yukarı çıkanlara… Göl, sunduğu görsel şölenin yanı sıra donduğu zaman buz pateni pisti olarak da hizmet veriyor. Buradan telesiyejle 1.650 metredeki istasyona oradan da Sija Dağı’nın 1.800 metresindeki Postaja Sija’daki istasyonuna çıkılıyor. Tecrübeli kayakçılar zirveden Vogel Platosu üzerinden Mırjnak ve Ukanska Suha Dağı arasında kalan vadiden 800 metredeki telefrik istasyonuna kayarak inebiliyor. Bu bölgede her yaş ve tecrübeye göre çeşitli pistler bulunuyor. Bu yüzden en çok tercih edilen kayak merkezlerinden biri burası. Vogel yakınlarındaki Oplenova Hisa Müzesi gelen misafirlere buranın geçmiş köy kültürünü tanıtmak için kurulmuş. Müze aslında 100 yıllık bir çiftlik evi. 100 yıl öncesinin yerel kıyafetleriyle kapıyı açan müze sorumlusu Gregor evi, aslında buranın geçmişini misafirlerine anlatıyor. Evdeki giyimden dokuma tezgahına kadar bütün eşyalar 100 yıllık. Müzede kamra dedikleri oda, hisa dedikleri oturma odası, pungart dedikleri ibadet köşesi, o zamanlar tarım yaparken kullandıkları ilkel tarım araç-gereçleri 100 yıl öncesini günümüze taşıyor.
    Kranksa Gora’da görülecek yerlerden bir de **ua Park. Cam duvarlardan oluşan **ua Park’ta hem büyükler hem küçükler için havuzlar, kaydıraklar, tırmanma duvarları bulunuyor. Dışarıda kar yağışını seyrederken havuza girmek büyük bir keyif sunuyor misafirlerine… İkinci katta ise Türk hamamı, Fin hamamı, jakuzi, solaryum, masaj salonları, aletli jimnastik salonu yer alıyor.
    Akşamları açık havada düzenlenen partilerde insanlar paten yapıyor, yanan ateş etrafında düzenlenen çeşitli yarışmalara katılıp eğlenceli zaman yaşıyorlar. Partiye katılanlara açık havada kazanlarda pişirilen dana etinden yapılan Golaş yemeği ikram ediliyor. Ebeveynler müzik eşliğinde içkilerini yudumlarken çocuklar kendilerine ayrılan oyun alanlarında gecenin tadını çıkarıyorlar. …


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

Sayfayı Paylaş