Kol Gücünden Makine Gücüne Geçiş (Sanayi Inklabı)

Konu 'Sosyal Bilgiler 7. Sınıf' bölümünde yaren02 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. yaren02

    yaren02 Üye

    Katılım:
    28 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    sanayi inkılabı ile ilgili herşey :):):)
  2. shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    Sanayi İnkılabı


    XVIII. yüzyılda ilk olarak İngiltere’de başlayan, daha sonra diğer Avrupa ülkelerine yayılan, etkileri bakımından tüm dünyayı sarsan önemli bir olaydır. Aletin yerini makinanın alması demek olan bu devrimin başlamasında ilk önemli etken buhar gücünün sanayide uygulanmasıdır.



    Nedeni: Rönesans ve Reform hareketlerinin yol açtığı özgür düşünce, bilim ve teknik alanda gelişmelere ortam hazırladı. Coğrafi Keşiflerin başlattığı sömürgecilik hareketleri ile Avrupa zenginleşti. Teknik gelişmelerin üretim alanına uygulanmasıyla da endüstri devrimi doğdu.



    Birinci Sanayi Devrimi : Sanayi, devrimlerle doğmadı. Devrim öncesinde de vardı; işçiler, mesela dokumacılıkta, imalatçı tacirler hesabına evlerinde çalışıyorlardı; demirciler, dökümhanelerde de dışarıdan sipariş alıyorlardı. Ama bütün bunlar zanaat düzeyindeydi. Oysa, XVIII. yüzyıl sonlarına varıldığında bu konuda büyük değişiklikler ortaya çıktı. Bu değişimler, üretim araçlarını hem nicelik hem de nitelik olarak etkiledi. Makinelerin gelişimi ve dolayısıyla maliyetlerinin yükselişi, artık işçilerin bunlara tek başlarına sahip olamayacaklarını gösteriyordu. Buharın kullanımı da bu makineleri bir araya getirme, yani fabrikada bir bina içinde toplama zorunluluğu getirdi. Böylece ekonominin verileri, aynı zamanda da günlük yaşamın çerçevesi değişti. Ayrıca taşımacılıktaki ilerlemeler de bazı dönüşümlere neden olacaktı.

    Bu arada teknik yenilikleri belirtmek yerinde olur: makinelerde buharın kullanımı, kömür ve demir sektörünü etkileyerek ” birinci ” sanayi devrimine damgasını vurdu; taşımacılık alanında, demiryolu, deniz ulaşımı ve karayollarında teknik gelişmeler görüldü; dokumacılık gelişti; nihayet petrol ve elektrik gibi yeni enerji kaynaklarının kullanımı, ikinci sanayi devrimini getirdi. Kuşkusuz bu yenilikler hemen yaygınlaşmadı. Nitekim İngiltere’de odunla çalışan son yüksek fırın ancak 1809 yılında söndürüldü. Fransa’da, yeni ve geleneksel sektörler iç içe geçerek uzun süre varlıklarını korudular. Mulhouse de pamuk fabrikada eğiriliyor, ama kumaş -fason işçilikle- evlerde dokunuyordu.



    Bu dönemde meydana gelen ekonomik dönüşümlerin tümünü sadece teknik gelişmelere bağlamak doğru olmaz. Tarihçilere göre bu gelişim, bir talebe verilen cevaptır. Onlar daha çok tarım alanındaki gelişmeler üstünde dururlar: söz konusu olgu, kırsal alandan kentlere doğru göçe neden olmuş, dolayısıyla potansiyel bir pazarın ve el emeğinin doğuşuna yol açmıştır. Bu yazarlar iç sınırların ortadan kalkmasıyla tutarlı ulusal pazarların oluşumuna, böylece işletmecilik düşüncesinin ortaya çıkışına ve sermaye birikimine önem verirler.

    yaren02 bunu beğendi.
  3. shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    Biraz uzun ama her şey var..
  4. yaren02

    yaren02 Üye

    Katılım:
    28 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    evet güzel bilgiler var teşekkürler (BUTONA BASMAYI UNUTMADIM :):D )
  5. shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    butona basmayı unutmadığına sevindim.:)
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş