kompozisyon

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde kartal47 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. kartal47

    kartal47 Üye

    Katılım:
    31 Mart 2009
    Mesajlar:
    274
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0

    çocuk gözüyle savaş başlıklı bir komposizyon yazar mısınız yapanlara şimdiden teşekkürler
  2. *.Sinnlos Ein Sturm.*

    *.Sinnlos Ein Sturm.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2010
    Mesajlar:
    905
    Beğenileri:
    6.732
    Ödül Puanları:
    0
    Bir Damla Göz Yaşı

    Ne hikmettir bu dünyaya gelen ağlar giden ağlar,demiş Koca Seyrani. Yer yüzüne, bir nevi çamurun içine gelen Ademoğlu, sevinir ağlar,üzülür ağlar.

    Ağla gözlerim sen de ağla. Bir mirasçının ağlaması gibi değil,işlediği suçtan pişman olup ağlayan gözler gibi ağla.

    Birlikte ağlamak... Ah o göz yaşları nasıl da tatlıdır. Nasıl da yaklaştırır kalpleri birbirine.
    Veda Hutbesi’nde göz yaşı döken mü’minlerin göz yaşları ne güzeldir.

    Bir de timsah göz yaşları türünden ağlamalar vardır. Timsahların avlarını öldürüp yerken göz yaşı döktüğünü duymuşsunuzdur. Meğer bu merhametten ya da pişmanlıktan dolayı değilmiş. Timsahların gözyaşı bezleriyle tükürük bezleri aynı kanala bağlıymış.
    Hayvanın bünyesi yediği eti sindirmek için tükürük salgılarken aynı zamanda tükürük de
    üretmekteymiş. Avını yerken ağzını o kadar büyük açıyormuş ki çene kemikleri bu bezlere baskı yapıyor ve gözlerden yaş dışarı akıyormuş.

    Bazen büyük acıları metanetle karşılayan kadınların küçük şeyler için göz yaşı dökmelerini nazıl izah edebiliriz? Kadınlar güçlüdür sözü tartışılabilir ama ’Kadın değil, ana güçlüdür.’ sözüne şapka çıkarırım.

    Kadınların ya da genç kızların göz yaşlarında her şeyden biraz bulunur, ama erkeğin bir damla göz yaşında ne büyük cehennemler vardır, derler. Bu yüzden kadınların göz yaşları çoğu zaman bir tuzaktır. Ne güzeldir iffetli kadınların göz yaşları.Ne güzeldir ak sakallı bir ihtiyarın gözündeki yaş. Kaybedilen bir dava arkadaşının ardından dökülen göz yaşı ne
    güzeldir.

    Zor bir hastalığı doktorların bütün tavsiyelerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen
    yenemeyen, kazanılması güç bir yarışı olağanüstü çabalarına rağmen kazanamayan bir insanın, sessizce ciğerlerine akıttığı gözyaşları yakar bütün yürekleri.

    Hem yetim, hem de öksüz kalmış bir çocuğun,zeytin gözlerinden dökülen billur tanesi göz yaşları,gamzeli yanaklardan süzülür akar da hüzün göllerine.

    İnsanlar geçerler de defalarca o yoldan,görmezler incecik boyunlarıyla rüzgâra yenik düşmüş
    çoban efkarlı hüzün çiçeklerini.

    Ağla gözlerim Afrika çiçeklerine. Afrika bakışlı çocuklara ağla.

    Zalim bir avcının soğuk namlusunun ucunda kayalıklara tırmanan nazlı bir ceylanın ciğerlerini patlatırcasına direnmesi ve sonra ciğerindeki kurşunlarla, avcının çizmesinin
    önünde kendini bulması ve kirpiklerinde bir damla göz yaşının öylece asılı kalması ah nasılda işler ciğerlere.

    Ağla gözlerim Kerbelâ bakışlı savaş çocuklarına.Lanet olsun petrol savaşlarına. Filistin’de Ruanda’da Irak’ta vurulup kendi kanına yığılan çocuklara ağla.Ah çocuk! Yere uzanmış çocuk. Umuda uzanmış çocuk! Yüzündeki tebessümle cennete uzanmış çocuk.

    Rabbim! Dağlar yıkılmıyorsa rahmetindendir. Denizler kaynamıyorsa merhametindendir.
    Yıldızlar dökülmüyorsa hikmetindendir.

    Kimi acılar yüz yıllar geçer de unutulmaz. Sönmez yüreklere bıraktığı ateş. Ağla gözlerim bir kaşık suya hasret giden Kerbela yiğitlerine. Nasıl da kıydılar çöl çiçeklerine.

    Ağlamak format atmaktır ruhlara. Temizlenmektir virüslerden. İnsan olmaktır ağlamak. Ağlamak estantenedir kimi zaman fotoğrafçı sergilerinde. Çoğu zaman siz de yakalarsınız o estanteneleri. Estantene dediğim bir andır,kısa bir an, gördüğünüzü hafızanıza kazır da silemezsiniz bir ömür boyu. Sizin gördüğünüzü kimse görmemiştir. Elinden şekeri alınmış bir çocuğun akıttığı göz yaşı anını,savaştan dönen yiğitleri karşılayan kadınların ve çocukların arasında,o sevinç çığlıkları arasında,kocasını göremeyen taze bir gelinin yüzündeki acı... Kimbilir siz de göğü titretecek nice estanteneler yakalamışsınızdır.

    Ağlamak aşktır. Aşk da sevgi. Sevgi var olmaktır. Bir damla göz yaşıdır var olmak.

    Bir damla göz yaşında dirilmek ümidi ile....


    Umarım işine yarar....
  3. kartal47

    kartal47 Üye

    Katılım:
    31 Mart 2009
    Mesajlar:
    274
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşım teşekkürler ama çocuk gözüyle olsun ve kısa lütfen siz yazabilirseniz sevinirim
  4. Moderatör Özlem U.

    Moderatör Özlem U. Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.740
    Beğenileri:
    4.280
    Ödül Puanları:
    0
    biz de çocuktuk
    insanlığın en büyük dramı olan savaşlar çocukların hiç etkilenemeyeceği bir husus mudur?hayır tabii ki.çocuklar da konuşamasalar bile her şeyi açık bir şekilde görürüler.savaşın belki küçük bir oyun olduğunu düşünürler ama hep bir burukluk olduğunu yakınlarından anlarlar.peki ya çocukların bu duruma nasıl baktığını öğrenmek ister miydik?
    kurtuluş savaşını hatırlayalım.milyonlarca aile bölündü.erkekler savaşa gitti.kadınlar savaşa top mermi yiyecek ve bir çok eşya taşıdılar.o sırada çocuklu analar da vardı.bir bez parçasına arkasına çocuğunu bağlamış savaşın kazanılması için yardım ediyor.çocuk ise o sırada aklından o aceleciliğin ve belirsizliğin somurtkanlığını yaşarlar bazen de ağlarlar.çünkü psikolojileri bozulur her bir köşede şehit yakınları ağlamaktadır.peki ya o çocuğun büyüdüğünü düşünelim.sizce hal ve haraketleri nasıl olur?bir başka örnek verelim.10 yaşlarında kardeşler annelerine savaş zamanında yardım ediyorlar.ancak ne olduğunun hala farkında değiller.sadece dumanları ve yüksek seste çıkan ateş parıltılarını görmekteler.annesine ''anne babam ne zaman gelecek?''sorusuna ''kızım baban orada düşmanla savaşıyor savaş bitince gelecek''deseydi o çocukların durumu ne olurdu?o çocuğun içten üzülmesi sağlığını etkilemez miydi?belki de bunu yazarken bana ''bunu yazan kişi savaş mı görmüş ki bu kadar ciddi anlatıyor?''diyebilirsiniz.belki savaş görmedim ama televizyonlardaki acı sonları gördüm.bir yakının ölmesi o insanları nasıl üzdüğünü gördüm .feryatları gördüm ben.ağlayan çocukları anaları gördüm.bunlar yetmez mi anlattıklarım için.
    işte ben hep bu yüzden dedim feryatların dökülmemesi için savaş yapmayalım diye.ne yazıktır sözüm dinlenir mi bilmem. ben sadece olanları anlattım bir de görmediklerim var onları anlatsam ne olurdu?belki de yazıyı okurken insanlar yaşlara boğulurdu...

    ben yazdım:)
    kartal47 bunu beğendi.
  5. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    biz de çocuktuk
    insanlığın en büyük dramı olan savaşlar çocukların hiç etkilenemeyeceği bir husus mudur?hayır tabii ki.çocuklar da konuşamasalar bile her şeyi açık bir şekilde görürüler.savaşın belki küçük bir oyun olduğunu düşünürler ama hep bir burukluk olduğunu yakınlarından anlarlar.peki ya çocukların bu duruma nasıl baktığını öğrenmek ister miydik?
    kurtuluş savaşını hatırlayalım.milyonlarca aile bölündü.erkekler savaşa gitti.kadınlar savaşa top mermi yiyecek ve bir çok eşya taşıdılar.o sırada çocuklu analar da vardı.bir bez parçasına arkasına çocuğunu bağlamış savaşın kazanılması için yardım ediyor.çocuk ise o sırada aklından o aceleciliğin ve belirsizliğin somurtkanlığını yaşarlar bazen de ağlarlar.çünkü psikolojileri bozulur her bir köşede şehit yakınları ağlamaktadır.peki ya o çocuğun büyüdüğünü düşünelim.sizce hal ve haraketleri nasıl olur?bir başka örnek verelim.10 yaşlarında kardeşler annelerine savaş zamanında yardım ediyorlar.ancak ne olduğunun hala farkında değiller.sadece dumanları ve yüksek seste çıkan ateş parıltılarını görmekteler.annesine ''anne babam ne zaman gelecek?''sorusuna ''kızım baban orada düşmanla savaşıyor savaş bitince gelecek''deseydi o çocukların durumu ne olurdu?o çocuğun içten üzülmesi sağlığını etkilemez miydi?belki de bunu yazarken bana ''bunu yazan kişi savaş mı görmüş ki bu kadar ciddi anlatıyor?''diyebilirsiniz.belki savaş görmedim ama televizyonlardaki acı sonları gördüm.bir yakının ölmesi o insanları nasıl üzdüğünü gördüm .feryatları gördüm ben.ağlayan çocukları anaları gördüm.bunlar yetmez mi anlattıklarım için.
    işte ben hep bu yüzden dedim feryatların dökülmemesi için savaş yapmayalım diye.ne yazıktır sözüm dinlenir mi bilmem. ben sadece olanları anlattım bir de görmediklerim var onları anlatsam ne olurdu?belki de yazıyı okurken insanlar yaşlara boğulurdu...
    ben yazdım:)
    Genişletmek için tıkla...

    elerine sağlık canım (=
    kartal47 bunu beğendi.
  • Moderatör Özlem U.

    Moderatör Özlem U. Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.740
    Beğenileri:
    4.280
    Ödül Puanları:
    0
    rica ederim ablacım
    kartal47 bunu beğendi.
  • kartal47

    kartal47 Üye

    Katılım:
    31 Mart 2009
    Mesajlar:
    274
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    yapacağınızı biliyordum çok teşekkürler süpersiniz
  • Moderatör Özlem U.

    Moderatör Özlem U. Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.740
    Beğenileri:
    4.280
    Ödül Puanları:
    0
    görevim :)
    kartal47 bunu beğendi.
  • Konu Durumu:
    Mesaj gönderimine kapalı.

    Sayfayı Paylaş