konu anlatımı

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' bölümünde adj+ tarafından paylaşıldı.

  1. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19

    1bağlaç

    2fakat edat

    3sadece edat
  2. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    BAĞLAÇ

    Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

    Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir.

    Bağlaçlar her ne kadar cümlede bağlama görevinde kullanılsa da sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri de kurarlar.



    "Ali ve Murat geldi." (özne)

    "Döner ile ayran istiyorum." (nesne)

    "Bugün ve varın ders çalışacaksın." (zarf)

    "Genç kız ile yaşlı adam anlaşamadı." (sıfat tamlaması)

    "Geç kalkmış ve kahvaltı yapamamış." (cümle)

    Başlıca bağlaçlar ve kurdukları anlam ilgileri:



    • de

    "Cümleye" eşitlik, direnme, sebep, küçümseme, geliştirme, aşırılık..." anlam ilgilerini kurar.

    "Kaan da geldi." (öbür gelenler gibi, eşitlik)

    "Yemem de yemem diye tutturdu." (direnme)

    "Sınavı çok çalıştı da kazandı." (sebep)

    "Okuyacak da adam olacak." (küçümseme)

    "Çalışacak da bize bakacak." (umutsuzluk)

    "Geri gelse de konuşmayacağım." (varsayım)

    "Geldi de bize uğramadı." (buna karşılık, ama)

    "Ev de evdi hani." (pekiştirme)

    "Adam içti de içti." (aşırılık)


    •ve, ile, de... de..., hem... hem..., gerek... gerek...

    Sözü edilen unsurlardan ikisini de yargıya dahil eder.

    "Annesini ve babasını çok seviyor."

    "Annesi ile babasını çok seviyor."

    "Annesini de babasını da çok seviyor."

    "Hem annesini hem babasını çok seviyor."

    "Gerek annesini gerek babasını çok seviyor."



    •ama, fakat, yalnız, ancak, oysa, oysaki, halbuki

    Anlamca birbiriyle çelişen yargıları bağlar.

    "Başarı hakkınız; ama terlemeniz gerekecek."

    "Onu seviyorum; fakat o beni sevmiyor."

    "Çok çalışıyor; yalnız başaramıyor." "Saatlerce bekledim; ancak sizi göremedim."

    "Bana kızmış; oysa ben onu üzmedim."

    "Ali gelmedi; oysaki onu çağırmıştım."

    "Çok üzüldü; halbuki sevinmeliydi."



    • ki

    Cümleye "neden - sonuç, açıklama, şart, şaşma, o anda, pekiştirme" anlam ilgilerini katar.

    "Öyle kızdı ki bağırıp çağırdı." (neden - sonuç)

    "İnsan çalışmalı ki sınavı kazansın." (şart)

    "Geldim ki kimse kalmamış." (şaşma)

    "Evden çıkacaktı ki telefon çaldı." (o anda)

    "Çalışkan kî çalışkan bir çocuk." (pekiştirme)

    "Ki" bağlacı, ek olan "-ki" ile karıştırılmamalıdır. "Ki" bağlacı daima ayrı yazılır, ünlü uyumlarından etkilenmez. "Sanki, oysaki, belki, halbuki, mademki, meğerki çünkü" bağlaçlarında kalıplaşmış olarak bitişik yazılır, "ki" bağlacı büyük ünlü uyumuna aykırı bir kullanım gösterir.



    • dahi, bile

    Cümleye "direnme, sebep, küçümseme, pekiştirme, umutsuzluk" gibi çeşitli anlam ilgileri katar.

    "Bu soruyu sen bile çözersin." (küçümseme)

    "Bu işi o dahi başarır." (küçümseme)



    • çünkü, demek ki, eğer, yani

    Biri diğerinin açıklaması olan veya sebebini ya da şartını bildiren yargıları bağlar.

    "Kazanamadı; çünkü hiç çalışmamıştı." (sebep)

    "Sınavı kazanmış; demek ki çalışmış." (açıklama)

    "Hediye alacağım; eğer sınavı kazanırsan." (şart) "İş karıştı; yani içinden çıkılacak gibi değil." (açıklama)



    • ne...ne..., ne... ne de...

    Cümleye "olumsuzluk" ve "ortalama" anlamları kazandırır. Bu durumda yüklem olumlu olmalıdır. Yüklem olumsuz olursa anlatım bozukluğu olur. "Ne arayan var, ne soran." (olumsuzluk)

    "Ne şiş yansın, ne de kebap." (olumsuzluk)

    "Ne seviyor, ne sevmiyor." (ortalama)



    • veya, ya...ya..., ya... ya da..., yahut, ister... ister...

    İki unsurdan sadece birinin gerçekleşmesini yeterli sayan yargılar oluşturur.

    "Oraya kızımı veya oğlumu çağıracağım."

    "Oraya ya kızımı ya oğlumu çağıracağım."

    "Oraya ya kızımı ya da oğlumu çağıracağım." "Oraya kızımı yahut oğlumu çağıracağım."

    "İster seversin beni ister sevmezsin."



    • hatta, üstelik, bir de, ayrıca, hem de

    Biri diğerinden daha güçlü olan iki yargıyı birbirine bağlar.

    "İşe geç geliyor; üstelik görevini yapmıyor."

    "Çok çalışıyor; hatta geceleri uyumuyor."

    "Bize yemek ısmarladı, ayrıca parka götürdü."

    "Kitabı aldım hem de okudum."



    • ise

    Cümleye karşılaştırma anlamı katar. Ayrı ya da bitişik yazılabilir. Bitişik yazıldığında "-se, -sa" biçimine de girebilir.

    "Ben eti severim; o ise sebzeyi." (karşılaştırma)

    "Ali çok akıllı; Muratsa çalışkan." (karşılaştırma)



    UYARI

    "İse" sözcüğü ekfiil olarak da kullanılabilir.

    Bu göreviyle isim soylu sözcükleri yüklem yaparken, basit zamanlı fiilleri bileşik zamanlı fiiller haline getirir ve onlara koşul (şart) anlamı kazandırır.

    "Ders zorsa daha çok çalış."

    (isim, yüklem olmuş - şart anlamında)

    "Çalışırsa kazanır."

    (basit fiil, bileşik zamanlı fiil olmuş - şart anlamında)



    uyarı

    Bağlaçlar cümleden çıkarılırsa genellikle cümlenin anlamında bozulma veya daralma olmaz. Ancak "de" bağlacının kimi kullanımlarında ve "bile, dahi, ne... ne..." bağlaçlarında bu kural geçerliliğini yitirir.

    Aşağıdaki cümlelerden bağlaçların çıkarılması anlamı değiştirmez:

    "Kazanmış ki mutlu."

    "Ben ye sen ders çalışacağız."

    "Kızabilir, çünkü geç kaldım."

    Aşağıdaki cümlelerden bağlaçların çıkarılması anlamı daraltır veya değiştirir:

    "Seni de affettim."

    "Ali bile sınavı kazanmış."

    "Kitap dahi almamış."

    "Ne ağlıyor ne gülüyor."

    "Param ne az ne çok."



    Bağlaçlar yapıları bakımından dört gruptur:


    Basit bağlaçlar

    |ve, ile, bile, eğer, ki, yani, lakin, meğer, de, fakat, hem, hatta, ama



    Türemiş bağlaçlar

    I yalnız, üstelik, açıkça, kısaca



    Bileşik bağlaçlar

    oysa (o - ise), yoksa (yok - ise), öyleyse (öyle - ise), halbuki (hal - bu - ki), mademki (madem - ki)



    Öbekleşmiş bağlaçlar

    ya da, hem de, ne... ne..., ya... ya..., ister... ister..., hem... hem..., öyle ki, şöyle ki, demek ki, yeter ki, yahut... yahut da...



    Edat Nedir?
    Tek başlarına anlamları olmayan, başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ilgileri kuran, birlikte kullanıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev kazandıran kelimelere

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    denir.

    Bazı dil bilgisi kitapları bağlaçları, edatları ve ünlemleri bir araya getirerek edatlar başlığı altında şu şekilde sınıflandırır:

    1. Çekim edatları (asıl edatlar)
    2. Bağlama edatları (bağlaçlar)
    3.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    edatları

    1. Çekim edatları
    Sonuna geldiği isimle cümledeki diğer kelimeler arasında benzerlik, zaman, yer, başkalık vb. gibi bakımlardan türlü ilgiler

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    edatlardır: ait, ara, başka, beri, böyle, dair, değin, dek, dışarı, diye, doğru, dolayı, evvel, geri, gayri, gibi, göre, için, ileri, ile, kadar, kadarınca, karşı, naşi, nazaran, önce, öte, ötürü, özge, rağmen, sıra, sonra, taraf, tek, türlü, üzere, yana vb. gibi. Bu edatlar

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    görevindeki edatlar olup, isimlerden sonra gelerek onların çeşitli

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    hallerini yaparlar.
    Çekim edatları sonuna geldiği isimle eksiz (yalın hal); yaklaşma hali eki, ayrılma hali eki veya ilgi hali ekiyle birleşerek edat grubunu oluştururlar

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    2. Bağlama edatları
    Kelimeleri, kelime gruplarını veya cümleleri biçim ya da anlam yönüyle birbirine bağlayan edatlardır: ama, ancak, belki, çünkü, da (de), eğer, halbuki, hiç değilse, ile, ise, ki,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , meğer, nasıl ki, öyle, öyle ki, sanki, şu var ki, ta, üstelik, ve, veya, yahut, yalnız, yani, yoksa,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    gibi.
    Bağlama edatları (bağlaçlar) beş grupta toplanır:

    a) Sıralama edatları

    İki kelimenin arasına girerek arka arkaya gelen unsurları bağlamaya yarayan dahi, ile, ila, ve edatlarıdır:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    vb.

    b) Denkleştirme edatları

    İki kelime, kelime grubu veya cümlenin arasına girerek birbirinin yerini tutabilecek iki unsuru birbiriyle denkleştirme, karşılaştırma ilgisiyle bağlayan veya, veyahut, ya, yahut edatlarıdır: kavun veya karpuz, masa veya sıra, seni böyle gören ya deli diyecek ya gülüp geçecek vb.

    c) Karşılaştırma edatları

    Karşılaştırılan grupları veya unsurları, mukayese ilgisiyle bağlayan ama....ama, da(de)....da(de), gerek....gerek, ha....ha, hem....hem, ister....ister, ne....ne, ya....ya gibi edatlardır.
    Ama haklı ama haksız herkese itiraz eder. Eyere de yakışır semere de. Gerek fakir gerek zengin olsun. Ha Kel Hasan ha Hasan kel. Hem suçlu hem güçlü. İster öldür ister güldür. Ne şair yaş döker ne

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ağlar. *(F.Nafiz) Ya o zaman

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    söyledi ya şimdi.
    Bu edatlar, karşılaştırılan unsurlardan biri, hepsi veya hiçbiri ifadesiyle üç türlü işlevi yerine getirirler:
    Ya

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ver ya para. Ya paranı ya canını. (birini)
    Hem kel hem fodul. (hepsi)
    Ne kızı veriyor ne dünürü küstürüyor. (hiçbiri)

    d)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    başı edatları

    Cümleler arasında türlü anlam ilgileri kurarak onları birbirine bağlayan edatlardır: adeta, ama, ancak, bari, belki,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , çünkü, eğer, fakat, gerçi, güya, hakeza, halbuki, hatta, hazır, hele, illa, illa ki, kaldı ki, keşke,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , lakin, madem, mademki,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , meğer ki, nasıl ki, nitekim, oysa ki, öyle ki, sanki, şayet, şöyle ki, ta ki, üstelik, yalnız, yani, yeter ki, yoksa, zaten, zati gibi.

    Örnekler:

    O zamanlar çok okuyordum. Daha sekiz yaşındayken

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    okumaya başlamıştım. / Turgut’un

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yaptığını biliyorum. Fakat bunu sana kim söyledi? / Düğününe beni davet etmedi. Halbuki

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor. Mamafih bu sözler aramızda kal*sın. / Üç gündür yataktan çıkamıyor. Zaten son zamanlarda hiç ayağa kalkamı*yordu.
    Cümle başı edatlarının kullanıldığı yere göre cümleleri hangi ilgiyle bağladığına dikkat edilmelidir.

    e) Sona gelen edatlar

    bile, da (de), dahi, değil, ise, ki, ya gibi edatlardır. Bunlardan bile, da (de), dahi, ise, ya edatları kelimeyi önceki unsurlara; değil, ki edatları getirildiği kelimeyi sonraki unsurlara bağlar. Bu edatların pek çoğunda kuvvetlendirme ifadesi de vardır: Baksan a! Ben de özledim. Sağır Sultan bile duydu. Bu da geçer yahu! Hele bir nefes alayım da. Adam sen de. Sorsam mı ki*. Böyle de yatılmaz ki. Onlar şehirliydi biz ise köylüydük. (İse edatı,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ekiyle karıştırılmamalıdır.) Yorgun değilsin ya. Ev kira değil ya varsın küçük olsun. vb.

    3. Ünlem edatları
    Her türlü duyguyu, heyecanı (sevinç, keder, ıstırap, teselli, nefret, korku, hayıflanma, coşku, üzüntü vb.), düşünceyi anlatan veya yansımaları, seslenmeleri; onay, red, sorma ve gösterme gibi

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    biçimlerini ifade eden edatlardır. Ünlemler, seslenme edatları, sorma edatları, gösterme edatları ve cevap edatları olmak üzere beşe ayrılırlar:

    a) Ünlemler

    Duygu ve heyecanları ifade eden edatlarla doğadaki seslerin yansımalarıdır: ah, ay, çat, eyvah, hoşt, küt, mırıl mırıl, of, oh, pat, püf, vah, vay, yuh vb.

    b) Seslenme edatları

    Hitap (seslenme) için kullanılan a, ay, be, bre, ey, hey, hu, le, ulan, ya, yahu gibi seslenme sözleridir. Bu edatlar, genellikle

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    edilen isimlerle birlikte kullanılırlar:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    çocuğum, ay oğul, ey Türk gençliği gibi.
    Seslenmelerde hitabı kuvvetlendiren bu sözler olmadan da hitap mümkündür: Sevgili öğrenciler! Arkadaşlar! Sayın milletvekilleri! Ömer! vb.

    c) Sorma edatları

    Başka kelimelere bağlanmadan soru için kullanılan edatlardır: acaba, acep, hani, niçin.

    d) Gösterme edatları

    Birini veya bir şeyi göstermek için kullanılan edatlardır: işte (edebi dilde), aha, daha, ta, te (ağızlarda), nah( argoda).
    Gösterme edatları başka kelimelere bağlanmazlar.

    e) Cevap edatları

    değil, evet, hay hay, hayır, peki, yok gibi kabul veya red bildiren edatlardır. Bunlara konuşma dilinde daha çok geçen elbette, oldu, olur, tabii, tamam, yoo gibi sözleri de ekleyebiliriz.
    İşte başlıca edatlar bunlardır. Edatların bir kısmı Arapça, Farsça gibi yabancı dillerden Türkçeye girmiştir. Buraya edatların bugün pek kullanılmayan eski biçimleri ve ağızlardakilerin çoğu alınmamıştır.

    Edat ile Bağlaç nasıl ayırdedilir?
    1. Edatlar cümlenin bir öğesi olurken, bağlaçlar bir öğe özelliği göstermez. (Öğe içinde yer alabilirler). Sabaha karşı eve gelmişlerdi. (Edat-

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ) / Kitapları ve defterleri çantasına koydu. (Nesne) ("Ve" bağlacı nesneleri birbirine bağlamıştır.)

    2. "İle, yalnız, ancak" gibi kelimeler hem edat hem bağlaç görevinde kullanılabilir. Cümle içindeki anlamı bu nedenle önemlidir. Ayrıca şu pratik yolla bu kelimelerin edat mı,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    mı olduğunu anlayabiliriz:

    "İle" yerine "ve" getirilebiliyorsa; "ile" bağlaçtır. Defter ile kalemi çantaya koydum. / Arkadaşları ile konuşmuyordu. (Birincisinde "ve" gelebildiği için bağlaç; ikincisinde "ve" kullanılamadığı için edattır.)

    "Yalnız, ancak" kelimeleri yerine "ama" bağlacı getirilebiliyorsa, bu kelimeler bağlaçtır. "Sadece" kelimesi getirilebilirse bu kelimeler edat olur. Almak isterim ancak param kalmadı. / Bu işi ancak sen yapabilirsin.

    3.Edatlar cümleden atılamaz. Cümle anlamsızlaşır. Bağlaçlar cümleden çıkartılınca cümlenin anlamı daralsa da cümle anlamsızlaşmaz.

    Senin gibisini görmedim. / Senin görmedim. (Cümle anlamsızlaştı. Bu nedenle "gibi" edattır.) Koştum ama yetişemedim. / Koştum yetişemedim.

    Cümle anlamını pek kaybetmedi. Bu nedenle "ama" bağlaçtır. DİKKAT! Bu özellik her zaman için geçerli olmayabilir!...



    Kaynak: Alıntıdır.

Sayfayı Paylaş