Küçük İskender Şiirleri

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    ARTIK KALBİM YOK

    artık kalbim yok ağladığımda sana
    düşündüğümde seni artık kalbim yok
    seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
    atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
    istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
    küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
    fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak
    köpeğine
    suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
    ve bekledim batmasını
    bekledim batmasını yanan bir gemi
    nasıl ağlayarak denize dökülürse

    istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
    artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
    özlediğimde seni
    arta kalmış bir kalbim yok!
    YOK!
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  2. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    AY
    Yürek kemiğiyle lades tutuşuyor iki çocuk!
    misafir oyuncu bir terkediş biçimi
    ile ellerim vücudunun prömiyeri!

    Aynı ahır adına koşan acılarımız var bizim!
    amatör balıkçının leğeninde iki istavritiz seninle
    ölüme beş kala ölümle canlı telefon bağlantısı kuran!

    dibi senin aşkında gizlenen kırılgan bir aysberg bu tufan !

    Küçük İskender
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  3. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    BİR MARTIYI AĞLATTIN SEN

    bir martıyı ağlattın işte
    bir çocuk garanti intihar eder artık
    kütür kütür küfrediyor gece imanıma
    bir yaprak kırılıp suya düşüyor
    su yaralanıyor su kanıyor şelale!

    ah nasıl titredim tensiz
    bir piyanist büküldü sanki
    kesişen ayrışık doğrular gibi
    çarpışıverdim yüzünle. Yüzün
    öyle düzgün suna bir elyazısı
    yüzün yüzüme aksedince
    yüzün ayna alnımda
    yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı!

    bitmemiş bir ömrün yalanısın
    sen: kabuslarımın tabiri
    çocukluğumun arta kalanısın!
    öldüreceğim kendimi dudaklarınla
    dudakların etle, şehvetle seferber
    sen! bana inen son kutsal kitap
    son fakir yatır
    son aciz peygamber!

    bir martıyı ağlattın işte
    bir çocuk garanti intihar eder artık

    Küçük İskender
  4. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    BU GECE ŞAHESER İMPARATORU..

    beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
    gölgemi bir vapurun saadetine vermişken,
    zeki müren'den hicaz makamı şarkılar dinlediniz
    ama dönüp arkama bakabilmeliyim kaç kişisiniz
    nerden gelmişsiniz neler giymişsiniz
    elimde bir demet letafet çiçeği de,

    tavanı kırmızı, duvarları beyaz badanalı
    bir odada bir arada bir ara olmalıyız, hatırladınız
    bıçak sapı gibi gülümsememe de izin vermelisiniz
    - babam bana küstü, döv onu babaanne
    çıngıraklı yılanlar almıştın hani bana yaşgünümde -
    gerdanımda genç kızların çılgın tortusu ve soğuk su,
    oramda buramda buram buram ilkaşk kokusu,
    işte ben trenleri biraz da bu yüzden severim
    ne çok severim bilemezsiniz

    beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
    palyaço makyajı yapmış olayım, gülün önce
    amuda da kalkayım, telde de yürüyeyim filan
    size nadide karanfil kolleksiyonumu göstereyim
    kayısı gülü çocuklarımı, arılarımı da,
    tenezzüllerimi, biliyorum:
    zeki müren'den hiç şarkı dinlemediniz
    radyoda jean-sebastian bach çalıyor, bakınız
    cam pervazındaki baykuşun
    yok bir ayağı da

    Küçük İskender
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  5. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    BUNDESLADE

    bir atlıkarınca yangını sonrası
    isli, sıcak kemikleri çocukların.
    -- çok tanrılı yalızlıkların
    son akşam yemeği sofrası -- Toy siyah!

    evcil kinler evcil hırslar besle bedeninde
    ve körpe dakikalarda zor cinayetlerinin
    ağzını kanla sil ağzını mor yakamozla yıka!

    gözlerinde ve özlemlerinde bir yabacılaşma,
    (oyuncak dudaklarımız plastik anılarımız var bizim
    öyle hatırlıyorum)
    kör paslı testereyle budadığım yüzün
    dökülüyor avuçlarıma prizmatik
    dökülüyor lunaparklarıyla senden. Neden
    billur bir cinayetin her yerinde seksek oynardık?
    yıldırım intiharlara paratoner ayyaşlıklarımız
    kiremit dil parçaları kaydırırdık tükürüklerde
    ve neden ipek tülbentlere örtülürdük sebepsizce?
    kimdi o karakalem resmini yapan belleklerimizin
    bastırılmış kağıttan yelkenlilere?

    Küçük İskender​
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  6. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    CİVANGİR L

    yalnayak alkol kamplarında
    hayatımız bir komplikasyon

    bir o adada bir bu adada karaya vurdu yüzün
    ah bir gözü dönmüş hüzün
    gibi üzerime sıç'rayan okyanus yunusları
    bir dalıp çıkmaları acı karşılaşmalar
    gibi sularında köpük köpek ömrümüzün

    ben buruşuk ipek mendil kaldım
    bileklerimin iç kısmını öpemez kimseler
    tuttu sürükledi beni ibne ince sülün bir maytap
    matrak bir tanrıyla salaş bir kulun şakalaşması
    gibi ******i ***tan ayrılıklar.
    onlar bir duble rakı daha söylediler
    onlar bir duble rakı daha anlatılar
    bir elimi götürüp saçlarına taktım ben senin
    bir elimi götürüp siyah eldivenlere astım
    dudaklarına hafif deydirdiğin ben mendil kaldım

    ter içinde uyandım ben sana
    topuklarım göğsünde tıknaz güllere bükülmüş
    dirseklerim senden uzanıyor sarsılıyor boşlukta
    bir uçaklar düşüyor seviştiğimiz yatağa
    bir uçaklar havalanıyor sen savruldukça yatakta
    sonra kalkıp iniyoruz merdivenlerden
    topluyoruz çözülen hislerimizi

    son anda
    geçen günlerin hatırına bir erguvan iniltisi

    Küçük İskender​
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  7. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    ÇÜRÜK KRAL DEPOSUNDAN 194

    Sırtını ova ova yarım bakraç balgam
    çıkarttık ejderin ciğerlerinden; ipek'ten
    değil
    baharat yolu'ndan gelen bir illet
    gibi, tertibi tastamam
    hepsi de alnının göbeğinden vurulmuş
    on beşinde gangster bozuntusu çocuk
    ağız kenarında bir sahil kasabası gibi duran gitanes
    yüzünde bir bıçak yarası gibi duran buz siyahı gözler
    esrarengiz, meraklı ve defans ağırlıklı hayatlara düşkün
    herşeyin durduğu yerde hareket halinde muzaffer
    ve intikam hırsıyla dolu şaheser hikayeler!

    O çocuklarla sabahlarken terkedilmiş bir senaryonun
    kötü adam karakterlerinde
    herkes seçtiği rolün repliğiyle boğuşurken
    kostümler bol gelirken, dar gelirken bedenlere
    kim "kamera!" dedi, kim "stop!" dedi bilinmezken
    binlerce bobin kutusu içinde ararken kendi karakutumuzu
    hepimizin bir asistanı var sonunda vurduğumuz
    aşk ile çekememezlik arasında hep ihtiyaç duyduğumuz!

    Küçük İskender
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  8. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    DE GÜLÜM

    de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
    istanbul darmadağın olacak, saçlarım
    darmadağın. Hepsi, darmadağın!
    üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
    ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
    hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!

    de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
    sevgi, bitmiştir güven!
    güven bana gülüm!
    sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
    hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!

    göreceksin gülüm! Bekle!
    hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
    hainlere, ezilmelere alışacak..
    göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
    işte o vakit bana-doğrudur!-
    şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!

    bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
    sokaklar var, kediler!
    inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
    ölüm inananlar için sessizce
    kara kapli kitaplardan çıkartılacak..
    göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
    artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
    bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!

    Küçük İskender
  9. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    GAZEL

    Bir sencileyin dil-ber-i ra'nâ bulunur mu
    Bir bencileyin âşık-ı şeydâ bulunur mu

    Uşşâk-ı belâ-keşlere âyîne ne hâcet
    Sînen gibi mir'ât-ı mücellâ bulunur mu

    Bir ben gibi tâ haşre kadar âşık-ı sâdık
    Sultânıma ben söylemem ammâ bulunur mu

    Bir iki üç ahbâb olup âh olmasa ağyâr
    Âyâ o perî bir gece tenhâ bulunur mu

    Bilmezsen eger kendini Leylâ'ya su'âl et
    Bir sencileyin dil-ber-i ra'nâ bulunur mu

    Küçük İskender
    SiLent ScreaM bunu beğendi.
  10. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    Hepsini okuyamadım şimdi, gözlerim ağrıyo biraz.. :)
    Ama ilk 3 tanesini okudum, süper! :)
    Özellikle 1. şiir... :)

    Paylaşım için sağol kuzum... :) *

Sayfayı Paylaş