küçük kaynarca sonrası gelişmeler

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 10. Sınıf' bölümünde fikriburak tarafından paylaşıldı.

  1. fikriburak

    fikriburak Üye

    Katılım:
    17 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    yardımcı olurmsunuz en yakın zamanda
  2. `☆мiśśiśєℓℓά☆`

    `☆мiśśiśєℓℓά☆` Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Eylül 2008
    Mesajlar:
    826
    Beğenileri:
    489
    Ödül Puanları:
    16
    B.KÜÇÜK KAYNARCA SONRASI GELİŞMELER
    1774 - 1839

    1783-de Rusya Kırım-ı karıştırarak kendisine işgal için uygun bir ortam hazırladı ve daha sonrada Kırım-ı işgal etti.
    Osmanlı-nın kötü durumundan yararlanmak isteyen Ruslar devamlı Osmanlı-yı zorda bırakacak isteklerde bulunuyorlardı.

    Osmanlı-dan daha fazla toprak almak isteyen Rusya, Avusturya ile Osmanlı-yı bölmek için aralarında -GREK PROJESİ- dedikleri bir plan yaptılar.
    Grek Projesine göre;
    1.Eflak Ve Boğdan-da Dakya Devleti Kurulacak.
    2.Sırbistan, Bosna Ve Hersek Avusturya-ya Bırakılacak.
    3.Bizans İmparatorluğu Yeniden Kurulacak.

    Osmanlı-nın, Kendisinin İçinde Olmadığı Bir Planla Yıkılmasını İstemeyen İngiltere Osmanlı-nın Toprak Bütünlüğünü Savunmaktaydı.
    İngiltere ve Prusya-nın teşviki ile Osmanlı 1787-de Rusya savaş ilan etti.
    1787-1792 ARASINDA OSMANLI İLE RUSYA ARASINDA Kİ SAVAŞIN SEBEPLERİ
    1.RUSYA-NIN KIRIM-DA Kİ İŞGALİNE VE OSMANLI ÜZERİNDEKİ İSTEKLERİNE SON VERMEK
    2.RUSYA İLE AVUSTURYA-NIN OSMANLI TOPRAKLARINI KENDİ ARALARINDA PAYLAŞMA PLANLARI YAPMALARI (GREK PROJESİ)

    Osmanlı Devleti ile Rusya arasında başlayan savaşa kısa bir süre Avusturya da katılmıştır.
    Ancak 1789 yılında Fransız İhtilali-nin başlaması, içerisinde birçok ulusu barındıran Avusturya-nın savaştan çekilmesine neden olmuştur.
    Avusturya Osmanlı Devleti-yle Ziştovi Antlaşması-nı imzalayarak savaştan önceki sınırlarına geri çekilmiştir (1791).

    Osmanlı Devleti, 1787-de başlayan savaş sırasında Rusya-ya karşı kayda değer bir başarı elde edememiştir.
    Avusturya-nın savaştan çekilmesiyle yalnız kalan Rusya savaşa devam etmemiş ve Osmanlı Devleti ile Yaş Antlaşması-nı imzalamıştır (1792).
    Bu antlaşmaya göre; Dinyester nehri iki devlet arasında sınır olmuş, Osmanlı Devleti, Kırım-ın Rusya-ya ait olduğunu kabul etmiştir.

    1792 YAŞ ANLAŞMASI ÖNEMİ;
    1-OSMANLI KIRIM-IN RUS TOPRAĞI OLDUĞUNU KABUL ETTİ VE YENİ TOPRAKLAR KAYBETTİ.
    2.KAYBETİĞİ TOPRAKLARI ALAMAYACAĞINI ANLAYAN OSMANLI DAĞILMA DÖNEMİNE GİRDİ.

    Sonuç olarak, Osmanlıların Kırım-ı kurtarma istekleri ile Rusya ve Avusturya-nın Grek Projesi gerçekleşmemiştir.
    Osmanlı Devleti yeni topraklar kaybetmiş ve Dağılma Dönemi başlamıştır.
    Fransız İhtilali-nin çıkması Osmanlı Devleti-nin toprak kaybını azaltmıştır.
    Bu antlaşmaların yapılmasıyla ortaya çıkan barış ortamı 3. Selim-in ıslahatlara başlamasına ortam hazırlamıştır.
    Osmanlı - Fransız ilişkileri
    Osmanlı Devleti Fransız İhtilali-nden sonra 1795-te Fransa-daki yeni rejimi tanıdı. Bu olaydan sonra Fransa, Osmanlı Devleti-ni Rusya ve Avusturya aleyhine savaşa sokmaya çalıştı. Ancak Osmanlı Devleti buna yanaşmadı.

    Bu arada Venedik Cumhuriyeti-nin toprakları Fransa ve Avusturya arasında paylaşılınca Fransa, Yedi Ada ile birlikte Arnavutluk kıyılarında bazı limanları da ele geçirdi (1797).
    Böylece Fransa, Osmanlı Devleti-yle komşu olmuş ve Osmanlı-nın Kuzey Afrika topraklarına göz dikmiştir. Özelliklede Mısır Fransa-nın ilgi alanına girmiştir.
    FRANSA-NIN MISIR-I İŞGAL ETMEK İSTEMESİNİN SEBEPLERİ
    1.FRANSA İNGİLTERE-YE KARŞI KAYBETTİĞİ SÖMÜRGE ÜSTÜNLÜĞÜNÜ MISIR-I İŞGAL EDEREK TELAFİ ETMEK İSTEDİ.
    2.RAKİP İNGİLTERE-NİN HİNDİSTAN SÖMÜRGE YOLUNU KESEREK B**GEDE Kİ EGEMENLİĞİNE SON VERMEK
    3.MISIR-IN HEM ZENGİN HEM DE DOĞU AKDENİZ TİCARETİNİN MERKEZİ OLMASI
    4.DAĞILMAKTA OLAN OSMANLIDAN MÜMKÜN OLDUĞU KADAR ÇOK PAY ALMAK


    NAPOLYON BONAPART 1798-DE MISIR-A ÇIKARAK KAHİRE-Yİ İŞGAL ETTİ. OSMANLI, İNGİLTERE VE RUSYA İLE ANLAŞARAK SAVAŞ İLAN ETTİ.
    İNGİLİZ VE RUS DONANMASI FRANSIZ DONANMASINI AKDENİZ-DE BATIRDILAR. NAPOLYON, OSMANLI-YI BARIŞA ZORLAMAK İÇİN SURİYE-YE GİRDİ.
    AKKA-DA CEZZAR AHMET PAŞA KOMUTASINDAKİ NİZAM-I CEDİT ORDUSU NAPOLYONA İLK YENİLGİSİNİ TATTIRDI.
    İNGİLTERE VE RUSYA-NIN YARDIMI İLE FRANSA EL ARİŞ ANTLAŞMASINI YAPARAK GERİ ÇEKİLDİ.

    İLK KEZ YAPILAN OSMANLI-FRANSIZ SAVAŞI AVRUPALI DEVLETLERİN POLİTİKALARINI DEĞİŞTİRDİ.
    -AKDENİZ-DE Kİ FRANSIZ ÜSTÜNLÜĞÜ BİTTİ.
    -İNGİLİZLER AKDENİZ-DE VE MISIR-DA DAHA ÇOK SÖZ SAHİBİ OLDULAR.
    FRANSA-NIN MISIR-I İŞGAL HAREKETİNİN OSMANLI-YA ETKİSİ
    1.RUS DONANMASI İLK KEZ BOĞAZLARI GEÇİP AKDENİZ-E İNDİ.
    2.NİZAM-I CEDİT-İN BAŞARISI AVRUPA TARZINDA ISLAHATLARA AĞIRLIK VERİLMESİ GEREKTİĞİNİ ORTAYA KOYDU.
    3.OSMANLI-NIN TOPRAKLARINI TEK BAŞINA KORUYAMAYACAĞI ANLAŞILDI.
    1806-1812 OSMANLI – RUSYA VE 1807 OSMANLI – İNGİLTERE SAVAŞLARI
    1804-DE NAPOLYON-UN KENDİSİNİ FRANSA KRALI İLAN EDEREK YAYILMACI DAVRANMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ-NİN AVRUPA-YA YAYILMA İHTİMALİ İNGİLTERE, RUSYA VE AVUSTURYA-YI ENDİŞELENDİRMİŞTİ.
    AVRUPA DEVLETLERİ FRANSA-YA KARŞI AVRUPA-DA İTTİFAK OLUŞTURDULAR VE SAVAŞ AÇTILAR.
    FRANSA-NIN SAVAŞTA BAŞARILI OLMASI OSMANLI-FRANSIZ DOSTLUĞUNU YENİDEN BAŞLADI.

    FRANSA-DAN DESTEK ALAN OSMANLI; RUSYA TARAFTARI OLAN EFLAK VE BOĞDAN BEYLERİNİ GÖREVDEN ALDI VE BOĞAZLARI RUS GEMİLERİNE KAPATTI.
    RUSYA VE ONA DESTEK VEREN İNGİLTERE OSMANLI-DAN;
    1-FRANSA İLE İLİŞKİLERİN KESİLMESİNİ
    2-BOĞAZLARIN AÇILMASINI
    3-EFLAK VE BOĞDAN-IN RUSYA-YA BIRAKILMASINI, istediler.

    BU İSTEKLERİN KABUL EDİLMEYECEĞİNİ BİLEN RUSYA EFLAK VE BOĞDAN-A GİRDİ. BÖYLECE OSMANLI-RUS SAVAŞI BAŞLADI.

    Osmanlı Devleti istekleri kabul etmeyince İngiltere isteklerini zorla gerçekleştirmek amacıyla İstanbul-a donanma göndermiştir.
    Fakat alınan tedbirler karşısında etkili olamayınca donanmasını geri çekerek Mısır-a saldırmıştır.
    İngiliz kuvvetleri İskenderiye-den Mısır valisi Mehmet Ali Paşa tarafından püskürtülmüştür.

    Osmanlı ordusunun Rusya ile savaşmak üzere Tuna boylarına hareket etmesinden kısa bir süre sonra Boğazları korumakla görevli yeniçeri yamakları ayaklandı.
    Kabakçı Mustafa-nın yönettiği isyan sonucunda 3. Selim tahttan indirilerek yerine IV. Mustafa geçirildi (1807).

    Bunun üzerine 3. Selim taraftarı olan Rusçuk yanı Alemdar Mustafa Paşa, İstanbul-a gelerek IV. Mustafa-yı tahttan indirmiş, 3. Selim-in öldürüldüğünü görünce 2.Mahmut-un padişah olmasını sağlamıştır (1808).

    Osmanlı Devleti içeride bu olayları yaşarken, Osmanlı-yı Rusya ile savaşmaya teşvik eden Fransa ile Rusya arasında Tilsit Antlaşması yapılmıştır (1807).
    Osmanlı Devleti-ni Rusya ile savaşmaya teşvik eden Fransa, bu antlaşma sırasında Osmanlı topraklarının paylaşımını da görüşmüştür.

    Fransa-nın iki yüzlü politika izlemesi üzerine, Osmanlı Devleti İngiltere-ye yaklaşmış ve Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında Çanakkale Antlaşması (Kale-i Sultaniye) imzalanmıştır (1809).
    Bu antlaşmaya göre, barış zamanında Boğazlardan hiçbir savaş gemisi geçmeyecektir.


    Çanakkale Antlaşması ile Boğazların kapatılmasına tepki gösteren Rusya Sırpları Osmanlı-ya karşı kışkırttı ve isyan ettirdi. Hem Sırp isyanı ile Hem de Rusya ile uğraşamayan Osmanlı anlaşma istedi.

    Osmanlı Devleti, savaşı devam ettirmeyerek Rusya ile Bükreş Antlaşması-nı imzalamıştır (1812).Bükreş Antlaşması ile,
    1-Beserabya Ruslara bırakılmıştır.
    2-Eflak ve Boğdan Osmanlılara geri verilmiştir.
    3-Prut nehri iki devlet arasında sınır olmuştur.
    4-Sırbistan-a ayrıcalıklar tanınmıştır.

    1812 BÜKREŞ ANTLAŞMASININ ÖNEMİ
    OSMANLI İLK KEZ BİR AZINLIĞA (SIRP) AYRICALIK VERDİ. BU DA DİĞER AZINLIKLARA ÖRNEK OLDU. RUMLAR DA İSYAN ETTİ.

    MİLLİYETÇİLİK HAREKETLERİ VE YENİ MESELELER
    XIX. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde bulunan Balkan ulusları, Fransız İhtilali-yle ortaya çıkan milliyetçilik hareketlerinin etkisi, Osmanlı Devleti-nin zayıflaması, Avrupa devletlerinin kışkırtmaları ve isyan eden ulusları desteklemeleri gibi nedenlerden dolayı ayaklanarak bağımsız devletler kurmuşlardır.

    Sırp isyanları
    Sırpların isyan etmesinde etkili olan unsurlar;
    1-Başta Rusya olmak üzere Avrupalı devletlerin Sırpları kışkırtması
    2-Milliyetçilik düşüncesinin Sırplar arasında yayılması
    3-Savaş alanı haline gelen Sırbistan topraklarının sık sık el değiştirmesi
    4-Sırbistan-da görev yapan memurların ve yeniçerilerin halka karşı sorumsuz davranışları
    5-Osmanlı merkezi otoritesinin zayıflaması

    SIRP İSYANININ GELİŞİMİ
    1.1804-DE KARA YOGİ SIRP İSYANINI BAŞLATTI.
    2.1812 BÜKREŞ ANTLAŞMASINDA AYRICALIK VERİLDİ.
    3.1829 EDİRNE ANTLAŞMASI İLE ÖZERK OLDULAR.
    4.1878 BERLİN ANTLAŞMASI İLE DE BAĞIMSIZLIK ALDILAR.

    Yunan İsyanları
    Rumların isyan etmelerinde etkili olan unsurlar;
    1-Milliyetçilik akımının Rumlar arasında yayılması
    2-Rusya, Fransa ve ingiltere-nin Rumları isyana teşvik etmeleri ve desteklemeleri
    3-Rus çarının yaveri Aleksander İpsilanti başkanlığında kurulan Etniki Eterya Cemiyeti-nin Rumları örgütlemesi ve Osmanlı Devleti-ne karşı kışkırtması
    4-Balkan uluslarının isyan etmesini engelleyen Yanya valisi Tepedelenli Ali Paşa-nın isyan etmesi ve devletin bu isyanla uğraşması

    Rumlar önce Eflak-ta ayaklandılar (1820). Rumlar Eflak-ta ayaklanarak Balkan uluslarını isyana ortak etmeyi ve Rusların desteğini sağlamayı amaçlamıştır.
    Rumlar, Eflak-ta ki İsyan Bastırılınca 1821-de Mora-da Yine İsyan Çıkardılar. 2.Mahmud-un Yardım İstemesiyle Mehmed Ali Paşa İsyanı Kısa Sürede Bastırdı.

    Avrupalılar, Rumları eski Yunan uygarlığını kuranların torunu olarak gördükleri için onlarla yakından ilgileniyorlardı. Avrupa devletleriyle Rumların aynı dinden olmaları bu sempatiyi artırmıştır. Bu durum XIX. yüzyıl Avrupa diplomasisinde din unsurunun etkin bir rol oynadığını göstermektedir.

    İngiltere, Rusya ve Fransa devletleri aralarında bir antlaşma yaparak Türklerin Yunanistan-dan çıkarılmasını ve Yunanistan-ın özerk bir prenslik haline gelmesini istediler (1827). Osmanlı Devleti bu antlaşmayı içişlerine karışma olarak değerlendirmiş ve onaylamamıştır. Üç Avrupa devleti isteklerini kabul ettirmek amacıyla harekete geçerek Navarin Limanında bulunan Osmanlı ve Mısır donanmalarını yaktılar (1827). Osmanlı Devleti yanan donanma karşılığında tazminat isteyince, suçu Osmanlı denizcilerinin üzerine attılar. Rusya tazminat isteğine savaşla karşılık verdi.

    Rusya, Osmanlı Devleti-ni parçalayarak tarihi emellerini gerçekleştirmeyi amaçlıyordu.
    Osmanlı bu savaşta hiç başarılı olamadı;Çünkü;
    1-1826-da Yeniçeri Ocağının kaldırılması, yeni düzenli birliklerin tam olarak kurulamaması
    2-1827 yılında Osmanlı donanmasının Navarin-de yakılması
    3-İngiltere ile Fransa-nın Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilerini kesmesi

    Rusların doğuda Erzurum-a, batıda Edirne-ye kadar ilerlemeleri üzerine Prusya-nın aracılığı ile Osmanlı Devleti barış istemiş ve taraflar arasında Edirne Antlaşması imzalanmıştır (1829).
    Bu antlaşmaya göre;
    1. Mora Yarımadası-nda bağımsız Yunan Devleti kurulmuştur.
    2. Tuna ağzındaki adalar Ruslara bırakılmıştır.
    3. Eflak ve Boğdan-a imtiyazlar verilmiştir.
    4. Sırbistan, özerk bir prenslik olmuştur.
    5. Rus ticaret gemilerine Boğazlardan serbestçe geçme hakkı verilmiştir.
    6. Osmanlı Devleti Rusya-ya savaş tazminatı ödeyecektir.

    Edirne Antlaşması-yla,
    Osmanlı İmparatorluğu-nda milliyetçilik hareketleri hedefine ulaşmış ve ilk kez bir azınlık bağımsız olmuştur. Yunanistan-ın bağımsız olması, Sırbistan-ın özerk hale gelmesi, Eflak ve Boğdan-a imtiyazlar verilmesi Rusya-nın Balkanlarda etkinliğinin artmasına yol açmıştır.
    Yunanistan-ın bağımsız olmasından sonra Mora-nın kaybedilmesi Mehmet Ali Paşa olayının çıkmasında etkili olmuştur.
    DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR! Mehmet Ali Paşa İsyanı ve Mısır Sorunu
    Mısır-ın Fransızlar tarafından işgal edilmesi üzerine Mısır-a giden gönüllüler arasında bulunan Mehmet Ali Paşa, emrindeki askerlerle ayaklandı. Mısır valisi Hüsrev Paşa çareyi kaçmakta buldu. Osmanlı Devleti, Mehmet Ali Paşa-yla baş edemeyeceğini anlayınca, kendisine Cidde valiliği verildi. Fakat Mehmet Ali Paşa Mısır-dan uzaklaştırılamayınca 3. Selim kendisini Mısır valiliğine getirmek zorunda kaldı (1804).

    Padişah, Osmanlı - Rus Savaşı-na yardımcı kuvvet göndermeyen ve güçlenmesinden çekindiği Mehmet Ali Paşa-nın bu isteğini kabul etmedi. Bunun üzerine Mehmet Ali Paşa, oğlu İbrahim Paşa komutasında Suriye-ye bir ordu gönderdi (1831). Kısa sürede Suriye-yi ele geçiren İbrahim Paşa önce Antakya yakınlarında, sonra da Konya-da yapılan savaşlarda Osmanlı ordularını mağlup etti.
    Mısır valisi Mehmet Ali Paşa, Yunan isyanının bastırılmasındaki yardımına karşılık Girit ve Mora valiliklerini istemişti. Ancak, Yunanistan-ın bağımsız olması nedeniyle Mora geri alınamamıştı. Mehmet Ali Paşa, bunun üzerine 2. Mahmut-tan Mora valiliğine karşılık olarak Suriye valiliğini istedi.

    Mehmet Ali Paşa kuvvetlerinin ilerlemesi ve Osmanlı Devleti-nin başkentini tehdit etmesi üzerine 2. Mahmut, Fransa ve İngiltere-nin desteğini sağlamaya çalıştı. Ancak bu devletlerden destek alınamayınca, -Denize düşen yılana sarılır, diyerek Rusya-dan yardım istedi.
    Rusya, Karadeniz-de güvenliğini sağlamak, Boğazlar ve Osmanlı Devleti üzerinde etkili olabilmek amacıyla 2. Mahmut-un isteğini kabul etti. Rusya, Osmanlı Devleti-ne yardım için 15 bin kişilik Rus donanmasını İstanbul-a gönderdi.

    Rus donanmasının İstanbul-a gelmesi üze. Fransa Doğu Akdeniz-deki çıkarlarını, İngiltere-de sömürge yollarını korumak ve Rusya-nın Akdeniz-e inmesini engellemek için Mehmet Ali Paşa-ya baskı yaparak Kütahya Antlaşması-nın yapılmasını sağladılar (1833).

    Kütahya Antlaşması-na göre;
    Mehmet Ali Paşa-ya Mısır valiliğinin yanında Suriye valiliği, oğlu İbrahim Paşa-ya da Cidde valiliğine ek olarak Adana valiliği verilmiştir.
    Böylece, Mısır sorunu geçici olarak çözümlenmiştir.

    2. Mahmut, Mehmet Ali Paşa-nın yeni bir saldırı ihtimaline karşı, Fransa ve İngiltere-ye güvenemediğinden dolayı Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması-nı imzaladı (1833).
    1.Osmanlı Devleti bir saldırıya uğrarsa Rusya yardımcı kuvvet gönderecek, ancak masraflar Osmanlı Devleti tarafından karşılanacaktı.
    2.Osmanlı Devleti gerekli hallerde Rusya-nın isteğiyle Boğazları diğer devletlerin savaş gemilerine kapayacaktı.
    3. Antlaşma 8 yıl süre ile geçerli olacaktı.

    HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASININ OSMANLI İÇİN ÖNEMİ
    1-AVRUPA-DA -BOĞAZLAR SORUNU- ORTAYA ÇIKTI.
    2-DENGE POLİTİKASI TAKİP EDEN OSMANLI KENDİNİ GÜVEN ALTINA ALDI.

    Mehmet Ali Paşa-nın Yeniden İsyan Etmesi
    1839 yılında Mehmet Ali Paşa yeniden ayaklandı ve Nizip Savaşı-nda Osmanlı ordusunu mağlup etti. Bu sırada Il. Mahmut öldü, yerine Abdülmecit padişah oldu (1839).
    Rusya-nın olaya müdahale etmesinden çekinen İngiltere, olayı Avrupa platformuna taşıdı. İngiltere, Mısır konusunu Avrupa sorununa dönüştürmek- le Doğu Akdeniz-deki çıkarlarını ve sömürgelerine giden yolların güvenliğini korumayı amaçlamıştır.

    Mısır sorununun çözümü için Londra-da toplanan Konferansa İngiltere, Prusya, Rusya, Avusturya ve Osmanlı Devleti katılmış ve taraflar arasında Londra Protokolü imzalanmıştır (1840). Fransa Mehmet Ali Paşa-yı desteklediği için bu konferansa katılmamıştır.
    Bu protokole göre;
    1-Mısır valileri rütbe ve kıdem konusunda Osmanlı vezirleriyle eşit haklara sahip olacaktır.
    2-Mehmet Ali Paşa ve soyundan gelen kişiler Mısır-ı yönetecek, Mısır valileri Mehmet Ali Paşa sülalesinden kişiler arasından padişah tarafından seçilecektir. Bu madde Osmanlı Devleti-nin istediği kişiyi Mısır valisi yapmasını engellemiştir.
    3-Mısır-da vergiler padişah adına toplanacak ve 1/4-ü İstanbul-a gönderilecektir.
    4-Suriye ve Adana valilikleri Osmanlı Devletine geri verilecektir.
    5-Tanzimat Fermanı-nın esasları ve Osmanlı Devleti-nin imzaladığı antlaşmalar Mısır-da da geçerli olacaktır.
    6-Osmanlı Devletinde kabul edilen kanunlar Mısır-da da geçerli olacaktır.
    7-Belirtilen şartlara uyulmadığı takdirde Mısır-a verilen imtiyazlar hükümsüz sayılacaktır.
    Boğazlar Sorunu
    Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan Hünkar İskelesi Antlaşması-nın (1833); Boğazların açılıp kapatılması ile ilgili maddesi Boğazlar sorununun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Mısır meselesinin çözümlenmesinden sonra 1841 yılında Hünkar İskelesi Antlaşması-nın süresi doldu. Bu gelişmeden sonra Boğazlar konusu uluslararası bir konferansta ele alındı.

    Londra Konferansı-na; İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya, Prusya ve Osmanlı Devleti-nin temsilcileri katıldı. Görüşmeler sonunda Boğazlar Sözleşmesi imzalandı (1841).
    Bu sözleşmeye göre;
    1-Boğazlar, Osmanlı İmparatorluğu-nun egemenliğinde olacaktır.
    2-Barış zamanında Boğazlar bütün savaş gemilerine kapalı tutulacaktır.
    Boğazlar Sözleşmesinin Önemi
    1-Boğazlar uluslararası bir statü kazanmıştır.
    2-İngiltere ve Fransa bu antlaşmadan kazançlı çıkmıştır.
    3-Osmanlı Devleti-nin Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliğini sona ermiştir.
    4-Rusya Hünkar İskelesi Antlaşması ile elde ettiği imkanları kaybetmiştir. Ancak, Karadeniz-de ki güvenliğini devam ettirmiştir.


    DIŞ BASKILAR DÖNEMİ
    (1839 -1922)
    BÜYÜK DEVLETLERİN OSMANLI
    POLİTİKASI

    Şark Meselesi (Doğu Sorunu)
    Şark meselesi, ilk olarak Viyana Kongresi-nde (1815) siyasal bir terim olarak kullanılmıştır. Şark meselesinin temelinde Avrupa - Türk (Osmanlı) münasebetleri yatmaktadır.
    Şark meselesi, görünüşte Osmanlı hakimiyeti altında yaşayan Hıristiyan toplulukların büyük devletler tarafından savunulmasıdır.
    Gerçekte ise, Osmanlı topraklarının büyük devletler arasında yapılan antlaşmalarla paylaşılmasıdır.
    Şark meselesinin gelişimi;
    1-Balkanlardaki Hıristiyan ulusları Osmanlı hakimiyetinden kurtarmak; bu durumu sağlamak için Hıristiyan toplulukları isyana teşvik ederek önce özerkliklerini daha sonra da bağımsızlıklarını sağlamak
    2-Türkleri Balkanlardan atmak
    3-İstanbul-u Türklerin elinden almak
    4-Osmanlı Devleti-ne Asya toprakları üzerinde yaşayan azınlıklar lehine reformlar yaptırarak onların özerkliklerini veya bağımsızlıklarını sağlamak
    5-Anadolu-yu paylaşarak Türkleri buradan çıkarmak
    şeklinde olmuştur.
    İngiltere-nin Osmanlı Politikası
    Büyük bir sömürge imparatorluğu kuran İngiltere,
    XIX. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı toprak bütünlüğünü savunmuştur.
    İngiltere-nin Osmanlı Devleti-nin toprak bütünlüğünden yana olmasının sebepleri;
    1-Sömürgelerine giden en kısa yolların zayıflamış olan Osmanlı Devleti-nin topraklarından geçmesi
    2-Osmanlı Devleti-nin hammadde ve Pazar olanaklarından yararlanması
    3-Rusya ve Fransa gibi devletlerin Osmanlı Devleti-ne hakim olmasını engellemek istemesi

    İngiltere, 1878-den sonra Osmanlı toprak bütünlüğünü korumaktan vazgeçmiştir.
    Bunun sebebi;
    1-Osmanlı Devleti-nin Almanya-ya yaklaşması,
    2-İngiltere-nin Osmanlı ülkesindeki stratejik önemi olan yerlere hakim olma düşüncesi
    3-Osmanlı Devleti-nin iyice zayıflaması
    İngiltere, 1878-den sonraki dönemlerde Osmanlı Devleti-ni parçalama faaliyetlerine katılmıştır.
    Fransa-nın Osmanlı Politikası
    Kanuni döneminde başlayan dostluk, Fransa-nın Mısır-ı işgaliyle bozulmuştur (1798).
    Fransa daha sonraları Osmanlı topraklarını ele geçirmek için Cezayir ve Tunus-u topraklarına katmıştır. Fransa 1. Dünya Savaşı-ndan sonra Anadolu-da işgal faaliyetlerine katılmıştır.

    İngiltere ve Fransa hammadde ve pazar gereksinimlerinin artması nedeniyle Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikasından vazgeçmiş,
    Osmanlı topraklarının parçalanmasına fiilen katılmış ya da diğer devletlerin Osmanlı Devletini parçalamasına seyirci kalmışlardır.
    Rusya-nın Osmanlı Politikası
    Çar 1. Petro ile belirlenen Rusya-nın Osmanlı politikasının amacı İstanbul-u ve Boğazları ele geçirerek sıcak denizlere ulaşmaktı.
    Bu amaçla Rusya, Osmanlı Devleti-yle sürekli savaşlar yaptı. Küçük Kaynarca Antlaşması-yla Ortodoksların koruyuculuğunu üstlenen Rusya, Osmanlı Devleti-nin içişlerine karışma olanağı elde etti.
    Balkan milletlerini Osmanlı Devleti-ne karşı kışkırttı ve destekledi. Kırım Savaşı ve Paris Antlaşması ile Rusya-nın emelleri bir süre engellendi. Ancak, Rusya Panslavizm propagandası ile bütün Balkanları harekete geçirmeye çalıştı. Ermenileri isyana teşvik etti.
    1.Dünya Savaşı-nda Osmanlı Devleti-ne savaş açtı. Fakat Bolşevik İhtilali-nden dolayı Anadolu-nun işgalinde yer almamıştır.
    Avusturya-nın Osmanlı Politikası
    Mohaç Meydan Savaşı-ndan sonra Macaristan toprakları iki devlet arasında problem oldu.
    XVlll. yüzyılda Osmanlı Devletine karşı Rusya ile ittifak yapan Avusturya, Balkan topraklarını ele geçirmeye çalıştı.

    Ancak 1815-teki Viyana Kongresi-nden sonra politikası değişti. Çok uluslu bir devlet olduğundan milliyetçilik hareketlerine karşı çıkmış ve Osmanlı Devleti-ne karşı çıkan Yunan isyanını desteklememiştir.
    Rusya-nın Balkanlara yayılmasına karşı çıkan Avusturya, Bosna - Hersek-i topraklarına kattı (1908). Avusturya, 1. Dünya Savaşı-nda Osmanlı Devleti ile aynı blokta yer aldı.
    Almanya-nın Osmanlı Politikası
    Almanya, İngiltere-nin sömürgelerine giden yolları ele geçirmek ve İngiltere-nin pazarlarına sahip olmak için Osmanlı Devleti-yle yakınlaştı.
    İngiltere 1878-den sonra Osmanlı toprak bütünlüğünden vazgeçtiğinden dolayı, Osmanlı Devleti Almanya-ya yakınlık duydu.

    Almanya bu sayede çeşitli siyasi ve ekonomik çıkarlar elde etti. Örneğin, Bağdat demiryolunu Almanlar yaptı. Osmanlı Devletinde Alman uzmanlar görev aldı.
    OSMANLI DEVLETİ-NİN AVRUPA POLİTİKASI
    Haklarını veya topraklarını dışarıdan gelen saldırılara karşı koruyamayan devletlerin başka devletlerin yardımıyla varlığını sürdürme politikasına -DENGE POLİTİKASI- denir.

    Osmanlı Devleti, ilk kez XVIII. yüzyılın sonunda Mısır-ı işgal eden Fransa-ya karşı İngiltere ve Rusya-nın desteğini alarak denge politikası izlemeye başlamıştır.
    Osmanlı Devleti, 1798-den sonraki süreçte Avrupalı devletlerin çıkar çatışmalarından yararlanarak bu politika ile varlığını devam ettirmeye çalışmıştır.
    TANZİMAT DÖNEMİ (1839 - 1876)
    Tanzimat Fermanı-nın ilanından (1839) 1. Meşrutiyet-in ilanına (1876) kadar geçen süreye Tanzimat Dönemi denir.
    Yenilik taraftarı Abdülmecit-in padişah olduğu bu dönemde Tanzimat ve Islahat Fermanları yayınlaşmıştır.

    Osmanlı Devleti-nde yapılan ıslahatlar iki döneme ayrılır. Birinci dönem ıslahat hareketlerinde, Osmanlı Devleti-nin kendi tarih ve kültürünün;
    ikinci dönem ıslahat hareketlerinde ise, Avrupa kültürünün etkisi görülür. II. Mahmut, Tanzimat ve Meşrutiyet dönemleri, ikinci dönem ıslahat hareketleri arasında yer alır.
    Tanzimat Fermanı (1839)
    Tanzimat Fermanı, dönemin Dışişleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmıştır.
    Bu fermanın hazırlanmasında etkili olan unsurlar;
    1-Fransız İhtilali-nden etkilenen Osmanlı Devlet adamları ve aydınlarının, Avrupa ülkelerindeki yönetim anlayışını ve vatandaşlık haklarını örnek alarak yenilik yapmak istemeleri
    2-Osmanlı Devleti-nin varlığını kendi kuvvetiyle koruyamayacağını anlamasından sonra Avrupalı devletlerin desteğini sağlamak istemesi
    3-Rusya-nın Hıristiyan halka yeni haklar verilmesi için yaptığı baskıların önlenmek istenmesi
    4-Mısır meselesinde Avrupa Devletlerinin desteğini almak istemesi.
    3 Kasım 1839da ilan edilen Tanzimat Fermanı-nda başlıca şu esaslar yer almıştır:
    1. Müslüman ve Hıristiyan bütün halkın ırz, namus, can ve mal güvenliği devletin güvencesi altında olacaktır.
    2. Vergiler herkesin gelirine göre düzenli bir şekilde toplanacaktır.
    3. Askerlik işleri düzene konulacak, askere alma ve terhis işlemleri sağlam esaslara bağlanacaktır.
    4. Mahkemeler açık olarak yapılacak ve hiç kimse haksız yere idam edilmeyecektir.
    5. Herkes mal ve mülküne sahip olacak, miras bırakabilecek ve müsadere kaldırılacaktır.
    6. Rüşvet ve iltimas kaldırılacaktır.
    7. Herkes kanun önünde eşit olacaktır.
    8. Başta padişah olmak üzere herkes fermanın hükümlerine uymakla yükümlüdür.
    9-Bundan sonra çıkarılacak kanunlar Tanzimat Fermanı-na aykırı olmayacaktır.

    TANZİMAT FERMANININ ÖNEMİ
    1-Padişah, bu fermanı kabul ederek ilk kez kendi yetkilerini sınırlandırmıştır.
    2-Tanzimat Fermanı, Osmanlı-da anayasal düzene geçişin ilk aşaması kabul edilir.
    3-Tanzimat Fermanı, halkın isteğiyle değil, padişahın isteği ile ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ferman halk arasında fazla anlaşılamadı. Fermanın anlaşılması için Anadolu ve Rumeli-ye memurlar gönderildi.
    Bu dönemdeki gelişmelerin etkisiyle ilk Osmanlı aydın kadrosu yetişmiştir.

    Avrupa-nın desteğini almak için çıkarılan Tanzimat Fermanı istenilen amaca ulaşmadı.
    Mısır Meselesi Avrupa-nın istediği gibi çözümlendi.
    Ayrıca Avrupalılar yine azınlıkları bahane ederek Osmanlı-nın iç işlerine karışmaya devam ettiler.
    Tanzimat Döneminde Şer-iye mahkemelerinin yanı sıra, azınlıkların Cemaat mahkemeleri, Konsolosluk mahkemeleri, Ticaret mahkemeleri ve Nizamiye mahkemeleri faaliyet göstermişlerdir. Bu mahkemelerde birbirinden farklı kuralların uygulanması hukuk birliğini bozmuştur.
    1853 - 1856 KIRIM SAVAŞI-NIN SEBEPLERİ
    1-RUSYA-NIN, BOĞAZLARDAKİ ETKİNLİĞİNİ TEKRAR ARTIRMAK VE SICAK DENİZLERE İNMEK İSTEMESİ.
    2-RUSYA-NIN KUTSAL YERLER (KUDÜS) SORUNUNU ORTAYA ÇIKARARAK OSMANLI ÜZERİNDE YAPTIRIM UYGULAMAK İSTEMESİ. (OSMANLI-NIN AVRUPA İLE İYİ İLİŞKİLER KURMAMASI İÇİN BASKI ALTINA ALMAK İSTEMESİ)
    3-RUS PRENSİ MENÇİKOF-UN İSTANBUL-DA KÜSTAHÇA VE PROTOKOL DIŞI OSMANLI-YI KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ DAVRANIŞLARDA BULUNMASI


    Rusya-nın tahrik edici tutumu,
    Macar mültecilerine karşı Osmanlı-nın insani davranışları,
    Rusya-nın boğazları tehdit edebileceği, düşüncesi ile İngiltere ve Fransa Osmanlı-nın yanında yer aldı. Donanmalarını Çanakkale Boğazı-na demirleyerek gelişmeleri yakından takip etmeye başladılar.

    1853-de Rusya-nın Eflak ve Boğdan-a girmesi ile KIRIM SAVAŞI başladı. İngiliz ve Fransız donanmaları İstanbul Boğazı-na geldi.
    Rusya buna Sinop-ta ki Osmanlı donanmasını yakarak karşılık verdi. (Sinop Baskını)
    Sinop baskınıyla Rusya;
    Karadeniz-de güçlenmiştir.
    Boğazlar ile İstanbul-daki İngiliz ve Fransız donanmalarını tehdit etmeye başlamıştır.
    İngiltere ve Fransa-nın Osmanlı Devleti yanında savaşa girmesine neden olmuştur.
    İngiltere ve Fransa Sinop baskınından sonra Osmanlı Devleti ile bir ittifak antlaşması imzalayarak Rusya-ya savaş ilan etmişlerdir (1854).

    Osmanlı Devleti, Kırım Savaşı sırasında bazı başarılar elde etmişse de Rusların Tuna nehrini geçmesini engelleyememiştir. Rusların Tuna-nın güneyine inmesi Avusturya-nın tepkisine neden olmuştur.
    Avusturya, Rusya-dan Eflak ve Boğdan-ın boşaltılmasını isteyince yeni düşmanlar kazanmak istemeyen Rusya, Eflak ve Boğdan-ı boşaltmıştır.
    Avusturya, Osmanlı Devleti-yle anlaşarak geçici olarak Eflak ve Boğdan-ı işgal etmiş, bu durum savaşın seyrini ve cephesini değiştirmiştir. Böylece Balkanlardaki savaş sona ermiş ve müttefikler Kırım-a asker çıkarmışlardır.

    Müttefikler (Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa) Kırım-a asker çıkarmakla Rusya-yı barışa zorlamayı ve Rusya-nın Kırım-daki deniz ve kara kuvvetleri ile tersanesini tahrip etmeyi amaçlamışlardır.
    Kırım Savaşı sırasında Piyemonte Hükümeti (Sardunya) de savaşa girerek Kırım-a asker göndermiştir. Piyemonte-nin amacı İtalyan birliğini kurmak için İngiltere ve Fransa-nın desteğini almaktı.

    Müttefikler Kırım-da Sivastopol-u ele geçirdiler. Savaş sırasında Mençikof ve 1. Nikola-nın ölümünden sonra yeni çar barış istemek zorunda kaldı.
    Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Fransa, Piyemonte, Avusturya ve Prusya-nın (Prusya Kırım Savaşı-na katılmadığı halde Paris Antlaşması-nda yer almıştır.) katıldığı Paris Barış Kongresi toplandı.
    Yapılan görüşmeler sonucunda Paris Antlaşması imzalandı (1856).
    Paris Antlaşması
    1. Osmanlı Devleti Avrupa devleti sayılacak, devletler genel hukukundan yararlanacak ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altında olacaktır.
    2. Karadeniz tarafsız hale getirilecek, sadece ticaret gemilerine açık olacak; Osmanlı Devleti ve Rusya, Karadeniz-de savaş gemisi bulunduramayacak ve tersane kuramayacaklardır.
    3. iki taraf savaşta aldıkları yerleri geri verecektir.
    4.Boğazlar konusunda 1841 Boğazlar sözleşmesi geçerli olacaktır.
    5.Eflak ve Boğdan-ın hak ve ayrıcalıları genişletilecek ve Avrupa-nın garantisi altında olacaktır.
    6.Osmanlı-nın ilan ettiği “1856 Islahat Fermanı- dikkate alınacak ve bunun uygulanmasında Osmanlı-nın iç işlerine karışılmayacaktır.
    KIRIM SAVAŞI VE SONRASINDA İMZALANAN PARİS ANTLAŞMASININ OSMANLI İÇİN ÖNEMİ
    1-OSMANLI, KIRIM SAVAŞI İÇİN TARİHİNDE İLK DEFA AVRUPA-DAN (İNGİLTERE) BORÇ PARA ALDI.
    2-ANLAŞMA İLE OSMANLI BİR AVRUPA DEVLETİ OLARAK KABUL EDİLDİ.
    3-OSMANLI AVRUPA-NIN TORAK GARANTİSİ İLE KENDİNİ KORUYAMADIĞINI KABUL ETMİŞTİR.
    4-SAVAŞI KAZANAN TARAFTA OLMASINA RAĞMEN BOĞAZLAR VE KARADENİZ KONUSUNDA RUSYA İLE AYNI MUAMELEYİ GÖRDÜ.
    5-OSMANLI, ISLAHAT FERMANI İLE AVRUPANIN İÇİŞLERİNE KARIŞMASINA FIRSAT VERMİŞTİR.
    Islahat Fermanı (1856)
    Tanzimat Fermanı-nın bir devamı ve Tanzimat ile başlayan ıslahatların bir aşaması olan Islahat Fermanı, İngiltere ve Fransa-nın Osmanlı Devletine baskısı sonucu ilan edilmiştir.
    Islahat Fermanı-nın esasları Viyana-da yapılan toplantı sonunda Avusturya, İngiltere ve Fransa tarafından belirlenmiştir. Viyana görüşmeleri sırasında Müslüman ve Hıristiyan halk arasındaki farklılıkların padişahın fermanıyla ortadan kaldırılması kararlaştırılmıştır.
    Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin baskıları sonucunda içişlerine karışılmasını önlemek amacıyla Islahat Fermanı-nı hazırladı. Bu ferman Paris Antlaşması-nda yer almıştır.
    1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı-nın başlıca maddeleri şunlardır:
    1. Din ve mezhep özgürlüğü sağlanacak, okul, kilise ve hastane gibi binalar tamir ve yeniden inşaa edilebilecektir.
    2. Hıristiyan ve Musevilere karşı küçük düşürücü sözler ve deyimler kullanılmayacaktır.
    3. Hıristiyan ve Museviler devlet memuru olabilecek, çeşitli okullara girebilecektir.
    4. işkence, dayak ve angarya kaldırılacaktır.
    5. Vergiler herkesin gelirine göre toplanacak ve İltizam usulü kaldırılacaktır.
    6. Askerlik için nakdi bedel kabul edilecektir.

    7. Hıristiyanlar İl meclislerine üye alabileceklerdir.
    8. Yapılacak antlaşmalarla yabancı uyruklular vergilerini ödemek şartıyla mal ve mülk sahibi olabilecektir.
    9. Mahkemeler açık yapılacak, herkes kendi dinine göre yemin edecektir.
    10. Patrikhanede yeni meclisler kurulacak, bu meclislerin aldığı kararlar Babıali tarafından tasdik edildikten sonra yürürlüğe girecektir.
    11. Tarım ve ticaret işleri düzenlenecek. Herkes şirket ve banka gibi ticari nitelikli kurumlar açabilecektir.

    Islahat Fermanı-nın Sonucu
    1-Avrupa-nın iç işlerine karışmasını önlemek için çıkarılan ferman bunu sağlayamadığı gibi Osmanlı-nın iç işlerine karışılması niçin yeni fırsatlar ortaya çıkardı.
    2-Osmanlı, Gayr-i Müslim-leri elde tutabilmek için yeni haklar verdi. Onlarda iyice güçlendiler ve bağımsızlık için devamlı Osmanlı-dan yeni isteklerde bulundular.


    Tanzimat ve Islahat Fermanları ile gayrimüslimlerin isyanlarının önlenmesi ve Müslüman Hıristiyan çatışmasının ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Hıristiyanlarla Müslümanlar arasındaki en önemli ayrılıklar giderilmiştir. Osmanlıcılık düşüncesi ile yapılan bu hareketler dağılmayı önleyememiştir.

    DAĞILMA BAŞLIYOR
    PANİSLAVİZM VE BALKANLAR-DA AYAKLANMALAR
    PANİSLAVİZM
    BALKANLARDAKİ SLAV IRKINDAN OLAN MİLLETLERİ GÜÇLENDİRMEK VE RUSYA LİDERLİĞİNDE BİRLEŞTİRMEKTİR.
    (SLAV ASILLI MİLLETLER RUS, SIRP, HIRVAT, SLOVAK, LEH, ÇEK, BULGAR, UKRAYNA VE SOLVENLER)

    Rusya-ya göre, Avusturya ve Osmanlı devletleri yıkılmalı, yerine Rusya-nın liderliğinde Slav devletleri birliği kurulmalıydı.
    Nitekim XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rusya bu düşüncelerini hayata geçirmek amacıyla, Balkanlarda yaşayan Slav ve Ortodoksları Osmanlı Devletine karşı kışkırtmaya başladı.

    Rusya, 1870lerden sonra Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için çalışmalara girişti.
    Balkanlarda Slav ırkından olan milletleri birleştirmeye yönelik Panslavizm politikasını izlemeye başladı.
    Bu sırada sadrazamlık görevindeki Mahmut Nedim Paşa-nın Rus yanlısı politikasından faydalanan Rusya, Bulgar kilisesinin muhtariyeti (özerkliği) konusunu Osmanlı Devleti-ne kabul ettirdi.
    Bulgarların Fener Patrikhanesi-nden ayrılarak milli bir kilise kurmalarının kabul edilmesi, Bulgaristan-ın siyasi bağımsızlığına da yol açmıştır.

    1875ten itibaren Balkanlarda çıkan isyanların arkasında Rusya-nın desteği ve Panslavizm politikasının etkisi vardır. Rusya-nın kışkırtmaları sonucunda ilk isyan Hersek-te çıkmıştır (1875).

    Osmanlı Devleti-nin Hersek isyanını bastıramaması diğer Balkan uluslarını da cesaretlendirdi.
    Bunun sonucunda Sırbistan ve Bulgaristan-da isyanlar çıktı (1876). Bu gelişmelere Balkan Bunalımı denir.

    Bulgaristan-daki isyan bastırıldı. Ancak daha sonra Selanik-te de isyan başladı. İsyanların giderek yayılması üzerine Almanya, Avusturya ve Rusya aralarında bir görüşme yaparak Osmanlı Devleti-ne muhtıra verdiler.
    Osmanlı Devleti-nin egemenlik haklarıyla bağdaşmayan bu muhtırayı Fransa ve İtalya kabul etmişlerse de İngiltere kabul etmemiştir.
    Osmanlı Devleti bu muhtırayı kabul etmeyince Karadağlılar ve Sırplar savaş açtılar.

    Osmanlı orduları Sırpları ve Karadağlıları yenilgiye uğratınca Sırp Prensi, Avrupa-dan yardım istedi. Rusya, Osmanlı Devletinden barış yapılmasını istedi.
    Yeni bir savaş çıkmasını istemeyen Avrupa devletleri, durumu görüşmek amacıyla İstanbul-da bir konferans toplamaya karar verdiler.

    İSTANBUL KONFERANSI VE 1.MEŞRUTİYET

    İstanbul Konferansı-na Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya, Almanya ve İtalya devletleri katılmıştır.
    Bu sırada 2. Abdülhamit-in isteğiyle bir komisyon kurulmuş ve Kanun-i Esasi (anayasa) hazırlanmıştır.
    İstanbul Konferansı-nın çalışmalara başladığı sırada Osmanlı Devleti I. Meşrutiyeti ilan etti (23 Aralık 1876).
    Böylece din farkı gözetmeksizin bütün Osmanlı halkı yönetime katılma hakkı elde etmiştir.
    Meşrutiyet;
    ülke yönetiminde kral ya da padişahın yanında, seçimle belirlenen bir meclisin bulunduğu yönetim şeklidir.
    Meşrutiyet-in İlan Edilmesinin Nedenleri
    1-İstanbul Konferansı-nda Osmanlı Devleti-nin
    aleyhinde olabilecek kararlar alınmasını engelleme
    düşüncesi.
    2-Azınlıklara yönetim alanında haklar tanıyıp
    dağılmayı önlemeye çalışmak
    3-Balkan Bunalımı-nı sona erdirme düşüncesi.
    4- Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti-nin içişlerine karışmalarının engellenmek istenmesi.
    5- Genç Osmanlılar (Jön Türkler)-in çalışmaları
    1. Meşrutiyet Dönemi-nde meclisin çalışma şekli ve padişahın yetkileri, Kanun-ı Esasi (Anayasa) ile belirlenmiştir. Kanun-ı Esasi, Prusya ve Belçika Anayasaları-nın incelenmesi sonucunda hazırlanmıştır.

    --Kanun-ı Esasi- Türk tarihinin ilk anayasası olmuştur.
    - Osmanlı halkı ilk kez seçme - seçilme hakkını kullanmış ve Osmanlı Devleti-nde ilk kez halk padişahın yanında yönetime ortak olmuştur.

    Osmanlı Devleti, 1. Meşrutiyeti ilan ederek Kanun-i Esasi-yi yürürlüğe koymakla, Avrupalı devletlerin içişlerine karışmasını önlemeyi ve konferansın toplanma nedenlerini ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.
    Ancak Avrupa devletlerinin delegeleri, bu gelişmeyi dikkate almadan çalışmalarını sürdürdüler ve Osmanlı Devleti-nden bazı isteklerde bulundular.

    1-Sırbistan ve Karadağ-da ki Osmanlı kuvvetleri çekilecektir.
    2-Bosna-Hersek ve Bulgaristan-a özerklik verilecektir.
    Osmanlı bu kararları kabul etmedi. Avrupalılar bir kez de Londra-da toplanarak aynı kararları tekrarladılar. Osmanlı yine kabul etmeyince Rusya savaş hazırlıklarına başladı.
    Bu Arada Osmanlı-da İlk Meclis-te Toplandı 20 ŞUBAT 1877
    İLK MECLİS BAŞKANI AHMET VEFİK PAŞA OLDU. 119 MİLLETVEKİLİ VE 26 AYAN VARDI.
    MİLLETVEKİLLERİ: 71-MÜSLÜMAN, 44-HRİSTİYAN,
    4-YAHUDİ
    AYANLARIN: 21-İ MÜSLÜMAN, 5-İ HRİSTİYANDI.
    1877-1878 OSMANLI- RUS SAVAŞI
    (93 HARBİ)
    1877-1878 OSMANLI - RUS SAVAŞININ (93 HARBİ) SEBEBİ
    OSMANLININ İSTANBUL TERSANE KONFERANSINDA VE LONDRA-DA ALINAN ISLAHAT KARARLARINI KABUL ETMEMESİ

    Rusların savaş açmaları üzerine Osmanlı Devleti, Paris Antlaşması-nın bozulduğunu ileri sürerek İngiltere-nin yardımını istedi.
    Ancak İngiltere, Rusya-dan İstanbul-a, Boğazlar-a ve Süveyş Kanalı-na saldırılmayacağı güvencesini aldığından bu savaşa müdahale etmedi.

    Savaş Balkanlar ve Kafkaslarda oldu.
    Doğudan ilerleyen Ruslar Erzurum-a kadar geldiler.
    Nene Hatun-un da aralarında bulunduğu Erzurum halkı Rusları Aziziye tabyalarında durdurarak geri püskürttü.

    Balkanlarda Tuna-yı geçen Ruslar Plevne-yi kuşattılar.
    Gazi Osman Paşa beş ay süreyle burayı savundu. Plevne-yi alan Ruslar, Edirne-yi ele geçirip Çatalca-ya kadar geldiler.
    Rusların İstanbul-a yaklaşması üzerine padişah 2. Abdülhamit barış istemek zorunda kaldı.
    İki devlet arasında Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması imzalandı (1878).
    Bu antlaşmaya göre:
    1. Büyük bir Bulgaristan Krallığı kurulacak, Doğu Rumeli ve asıl Bulgaristan bu krallığa bağlanacaktı.
    2. Sırbistan, Karadağ ve Romanya (Eflak ve Boğdan) bağımsız olacaktı.
    3. Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Bayezit Rusya-ya bırakılacaktı.
    4. Bosna - Hersek-e muhtariyet verilecekti.
    5. Girit-te ve doğuda Ermenilerin bulunduğu yerlerde ıslahatlar yapılacaktı.
    6. Osmanlı Devleti, Rusya-ya savaş tazminatı ödeyecekti.

    1-Bosna-Hersek, 2-Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ 3- Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Bayezit
    Ayastefanos Antlaşması ile,
    1-Rusya Panslavizm politikasında başarılı olmuş ve Bulgaristan üzerinden sıcak denizlere ulaşma imkanı elde etmiştir.
    2-Osmanlı tarihinde ilk kez Ermeni sorunu gündeme gelmiştir.

    BERLİN KONGRESİ VE SONRASI
    Berlin Konferansı (1878)
    Rusya-nın Ayastefanos Antlaşması-yla çok güçlenmesi çıkarlarına ters düşen İngiltere-yi harekete geçirdi.
    Avusturya, Balkanlara yayılmayı amaçladığından dolayı antlaşmaya tepki gösterdi.
    Almanya da bu devletlere katılınca Ayastefanos Antlaşması uygulanmadı.
    Rusya, yeni bir savaşı göze alamadığından Berlin-de bir konferans toplanmasını kabul etti.

    Bu sırada İngiltere Kıbrıs-ın üs olarak yönetiminin kendisine verilmesi halinde, konferansta Osmanlı Devleti-nin haklarını korumayı vaat etti.
    Kıbrıs adasını işgal etme tehdidinde bulunan İngiltere-nin isteği kabul edildi (4 Haziran 1878).

    Berlin Konferansı-na; Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Avusturya, Fransa, İtalya ve Almanya katıldı.
    Yapılan görüşmeler sonunda Ayastefanos Antlaşmasını ortadan kaldıran Berlin Antlaşması imzalandı (13 Temmuz 1878).
    Bu antlaşmaya göre:
    1. Bulgaristan üçe ayrılmıştır:
    -Asıl Bulgaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir prenslik olacaktır.
    -Makedonya, ıslahat yapılması şartıyla Osmanlı Devleti-ne bırakılacaktır.
    -Rumeli-ye muhtariyet verilecektir.
    2. Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacaktır.
    3. Kars, Ardahan, Batum Rusya-ya, Doğu Beyazıt Osmanlı Devleti-ne bırakılacaktır.
    4. Bosna - Hersek, Osmanlı Devleti-nin topraklarından sayılacak, fakat geçici olarak yönetimi Avusturya-ya bırakılacaktır.
    5. Osmanlı Devleti, Rusya-ya savaş tazminatı ödeyecektir.
    6. Girit-te ve Ermenilerin oturdukları yerlerde ıslahat yapılacaktı.

    Böylece Ermeni sorunu uluslararası politika konusu haline gelmiştir. Rusya, İngiltere ve Fransa bu yolla Osmanlı Devleti-nin parçalanmasını amaçlamışlardır.
    Özerklik ve bağımsızlık elde etmek isteyen Ermeniler, 1889 yılından itibaren Doğu Anadolu-da isyanlar çıkarmış, 2. Abdülhamit-e bir suikast düzenlemişlerdir.
    Osmanlı Devleti bütün bu olayları önlemiş, ancak 1. Dünya Savaşı-na kadar hep karşısında İngiltere-yi bulmuştur.
    Berlin Konferansı-yla,

    -Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin hedefi haline gelmiş, bunun sonucunda konferans Osmanlı Devletini paylaşma pazarlığına dönüşmüştür.
    -Osmanlı Devleti-nin dağılması hızlanmıştır.
    -İngiltere de Osmanlı Devleti-nin parçalanması
    girişimlerine katılmıştır.
    -Berlin Konferansı-ndan sonra Osmanlı denge politikasında İngiltere-nin yerini Almanya almıştır.
    1878de Osmanlı - Rus savaşı sonrasında 2. Abdülhamit, Kanun-ı Esası-nın verdiği yetkilere dayanarak 1. Meşrutiyet yönetimine son verdi.
    Ancak, Kanun-ı Esasi-nin meclisin işleme şekliyle ilgili maddelerinin dışındaki hükümler yürürlükte kaldı.
    2.ABDÜLHAMİT MEŞRUTİYET MECLİSİNİ KAPATMA NEDENİ (14 şubat 1878)
    1-ÇEŞİTLİ MİLLETLERE AİT MİLLETVEKİLLERİNİN KENDİ B**GELERİ VE FİKİRLERİ DOĞRULTUSUNDA HAREKET ETMELERİ
    2-1877-1878 OSMANLI-RUS SAVAŞI SIRASINDA MECLİSİN GEREKLİ KARARLARI ALAMAMASI
    ERMENİ MESELESİ-NİN ORTAYA ÇIKIŞI
    Türkler Anadolu-ya egemen olduktan sonra Ermeniler Türklerle birlikte yaşamaya başladılar.

    Yükseliş Dönemi-nde Osmanlı yönetimine giren Ermeniler, XIX. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı Devleti-ne bağlılıklarını sürdürdüler.
    Fatih zamanında İstanbul-da Ermeni patrikhanesi kurulmuştur (dini liderlerine katolikos denilir.).

    Diğer milletler ayaklanırken Ermeniler bu ayaklanmalara katılmadılar. Bundan dolayı Osmanlı tarihinde Ermeniler için -Millet-i Sadıka- denilmiştir.
    Hatta bazı Ermeniler çok önemli görevlere dahi getirilmişlerdir.


    Tanzimat döneminde Fransızlar Katoliklerin; İngilizler Protestanların koruyuculuğunu yaparken; Ruslar da Ortodoksların ve Ermenilerin koruyuculuğunu yapıyordu.
    Osmanlı, Ermenilere, devlete bağlılıklarından dolayı millet-i sadıka diyordu.
    XIX. yüzyılda bir çok ayaklanma olurken (Sırp, Yunan, Eflak, Boğdan, Bulgar); Ermeniler bu ayaklanmalardan pek etkilenmemiştir.
    XIX yüzyıl ortalarından itibaren Rusya ve İngiltere-nin çıkar çatışmaları Ermeni sorununun ortaya çıkmasına neden oldu.
    Ermeni sorununun ortaya çıkmasının sebepleri:
    1-Rusya ve İngiltere-nin, Ermenileri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istemeleri
    2-Rus ordusunda bulunan Ermeni asıllı askerlerin Osmanlı topraklarındaki Ermenilerle ilişki kurmaları ve onlara destek vaadinde bulunmaları
    3-Balkanlardaki Hıristiyan toplulukların bağımsızlıklarını elde etmelerinin Ermeniler üzerinde etkili olması
    4-Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasında yapılan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması ve Berlin Antlaşması-nın Ermenilerle ilgili maddeleriyle konunun uluslararası sorun haline gelmesi

    XIX. yüzyılın sonlarından itibaren Rusya ve İngiltere, Ermenileri Osmanlı yönetimine karşı kışkırtmaya başladılar.
    İki devlet de Ermenileri kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyordu.

    Rusya; Doğu Anadolu ve Çukurova-da yaşayan Ermenilerin kendi himayesi altında bir devlet kurmasını sağlamayı ve bu yolla İskenderun körfezine ulaşarak Akdeniz-e çıkmayı hedefliyordu.

    İngiltere-nin düşüncesi ise Kafkasya ve Doğu Anadolu-da tam bağımsız bir Ermenistan Devleti-nin kurulmasıydı.
    İngiltere bu yolla Rusların Akdeniz-e ve Basra körfezine ulaşmasını engellemeyi amaçlıyordu.

    Rusya ve İngiltere-nin kışkırtmaları XIX. yüzyıl sonlarında meyvelerini vermeye başladı.
    Bağımsız bir devlet kurma hevesine kapılan Ermeniler, ihtilalci komiteler kurdular.
    Bu komitelerin en önemlileri 1887-de İsviçre-de kurulan Hınçak Komitesi ile 1890-da Tiflis-te kurulan Taşnak Komitesi idi.
    Ermeni komitelerinin amaçları.
    1-Ermeni milliyetçiliğini yaymak.
    2-Ermenileri silahlandırmak.
    3-Doğu Anadolu-daki Ermenilerin bağımsızlığını sağlamak.

    Ermeniler XX. yüzyılın başlarında Osmanlı Bankasını bastılar,
    1904-de Sason isyanını;
    1914-de Zeytun İsyanını çıkardılar.
    II. Abdülhamit-e suikast düzenlediler.
    Kıbrıs-ın Kaybedilmesi (1878)
    İngiltere, Berlin Konferansı-nın toplanması ve burada Osmanlı Devleti-nin yanında yer alma karşılığında Kıbrıs-ın kendisine üs olarak verilmesi talebinde bulunmuştur.
    İngiltere Kıbrıs-ı üs yapmakla Rusların Akdeniz-e inmesini engellemeyi, Doğu Akdeniz ve Süveyş kanalını kontrol etmeyi amaçlamıştır.

    Osmanlı Devleti 4 Haziran 1878-de yapılan bir antlaşma ile Kıbrıs-ı üs olarak İngiltere-ye bırakılmıştır.
    İngiltere, Osmanlı Devleti-nin 1. Dünya Savaşı-na girmesi üzerine adayı topraklarına kattığını açıklamıştır.
    Tunus-un İşgal Edilmesi (1881)
    Fransa, Cezayir-den sonra Tunus-a göz dikti.
    Fransızlar, Cezayir ile Tunus arasındaki bazı sınır olaylarını bahane ederek Tunus-u işgal ettiler (1881).

    Osmanlı Devleti, Avrupa devletlerine Berlin Antlaşması-nın ihlal edildiğini bildirdiyse de Fransa; bu konuda İngiltere ve Almanya-nın önceden desteğini aldığından bir sonuç elde edilemedi.
    Mısır-ın İşgal Edilmesi (1882)
    İngiltere, Mısır-ı doğudaki sömürgeleri için önemli bir üs olarak görmekteydi. 1869 yılında Fransızlar tarafından Süveyş kanalının açılmasıyla Mısır-ın siyasi ve ekonomik önemi daha da artmıştır.
    Mısır hıdivleri İngiltere ve Fransa-ya çok borçlandılar. Maliye bozuldu.

    Krizi aşmak için satılan Süveyş kanalı hisselerini İngilizler Fransızlar aldı. Maliye bakanı İngiliz, Bayındırlık bakanı Fransız oldu.
    Mısır-da yaşanan mali bunalımlar Fransa ile İngiltere arasındaki rekabeti artırdı.

    Hıdiv İsmail Paşa döneminde Mısır maliyesinin kontrolünün yabancıların eline geçmesi, milliyetçilik hareketlerini güçlendirdi.
    Ahmet Arabi Paşa önderliğinde isyan çıktı. Bunun üzerine karışıklıkları bahane eden İngiltere, Mısır-ı işgal etti (1882).
    Osmanlı Devleti bu durumu kabul etmediyse de bir şey yapamadı.
    DOĞU RUMELİ MESELESİ
    Berlin Antlaşması-nda Doğu Rumeli ıslahat yapılmak şartıyla Osmanlı Devleti-ne bırakılmıştı.
    Doğu Rumeli, Berlin Antlaşması ile kurulan Bulgar Prensliği-ne 1885-te çıkan isyan sonunda bağlandığını açıkladı.
    Osmanlı Devleti Kırcaali ve Rodop-un kendisine bırakılması şartıyla bu durumu kabul etti (1886).
    Bulgaristan İkinci Meşrutiyet-in ilanı sırasındaki karışıklıklardan yararlanarak bağımsızlığını ilan etmiştir (1908).
    Girit Sorunu ve Osmanlı - Yunan Savaşı
    Yunanistan bağımsız olduktan sonra Rumların oturduğu bütün yerleri kendisine bağlamayı amaçladı.
    1866 yılında Girit Rumlarını, Osmanlı Devletine karşı isyan ettirdi. Girit Rumları, Yunanistan-a bağlanmak istediklerini bildirdiler. Avrupalı devletlerin olaya karışma ihtimali karşısında Osmanlı Devleti Halepa Fermanı-nı ilan ederek Giritli Rumlara yeni imtiyazlar verdi.
    Etniki Eterya Derneği-nin çalışmaları sonucunda 1896da Girit isyanı yeniden başladı. Bu durumdan yararlanmak isteyen Yunanistan Girit-i ele geçirmek isteyince Osmanlı - Yunan Savaşı başladı (1897).

    Dömeke Meydan Muharebesi-nde Yunanlılar büyük bir yenilgiye uğradı.
    Osmanlı Devleti-nin kazandığı bu zafer Avrupalı devletlerin savaşa müdahalelerine neden oldu. İki devlet arasında İstanbul Antlaşması imzalandı (1897).
    Bu antlaşmaya göre;
    1. Yunanistan, Girit-teki askerlerini geri çekecekti.
    2. Girit-e özerklik verilecek, Yunan krallık soyundan bir prens adaya vali olacaktı.

    Yunanistan İkinci Meşrutiyet-in ilanı sırasında Girit-i topraklarına kattığını açıklamıştır.
    Osmanlı Devleti Balkan Savaşlarından sonra Girit-in Yunanistan-a ait olduğunu kabul etmiştir (1913).
    Avusturya-nın Bosna - Hersek-i Topraklarına Katması (1909)
    Berlin Antlaşması-yla Bosna - Hersek-in yönetimi geçici olarak Avusturya-ya bırakılmıştı.
    Avusturya burayı bir daha Osmanlı Devletine geri vermediği gibi, İkinci Meşrutiyet-in ilanı sırasında topraklarına kattığını açıkladı.
    Osmanlı Devleti, Yenipazar Sancağı kendisinde kalmak şartı ile bu durumu tanımak zorunda kaldı (1909).
    2. Meşrutiyet-in ilanı (1908)
    2. Abdülhamit, l. Meşrutiyet-i kaldırıp mebusan meclisini kapatması üzerine; meşrutiyet yanlısı aydınlar, meşrutiyetin tekrar ilan edilmesi için çalışmalara başladılar.
    Önceleri Jön Türk sonraları da İttihat ve Terakki Fırkasını kurdular.

    Rus çarı ile İngiltere kralının Reval-de bir araya gelerek Boğazlar sorununu görüşmeleri ve Makedonya-da ıslahat yapılmasını istemeleri üzerine;
    Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti-nin içişlerine karışmasını engellemek ve
    imparatorluğun çok uluslu yapısını korumak isteyen ittihatçı subaylardan Enver Bey Selanik-te, Resneli Ahmet Niyazi Bey Manastır-da kendilerine bağlı birliklerle ayaklandılar.

    Rumeli-de Meşrutiyet isteğiyle gösterilerin artması sonucunda 2. Abdülhamit meşrutiyetin yürürlüğe girdiğini ilan etmek zorunda kaldı (23 Temmuz 1908).
    Meşrutiyet yönetiminin ilk günlerinde iktidar boşluğu ve geçiş döneminin kargaşası bazı devletlerin işine yaradı:
    Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.
    Avusturya - Macaristan Berlin Antlaşması-na göre yönetimi altında tuttuğu Bosna - Hersek-i topraklarına kattı.
    Girit Yunanistan-a bağlanma kararı aldı.
    31 MART OLAYI – 13 NİSAN 1909
    Üst üste gelen toprak kayıpları ve meşrutiyeti istemeyenlerin ağır eleştirileri sonunda İstanbul-da Meşrutiyet-e karşı isyan çıktı.
    Buna 31 Mart ayaklanması denir. (13 nisan 1909)
    İSYANIN SONA ERDİRİLMESİ
    31 Mart Vak-ası denen bu isyan, Selanik-ten gelen Hareket Ordusu tarafından bastırılmıştır.
    Bu ordunun başkanı Mahmut Şevket Paşa idi. Kurmay Başkan ise M.Kemal-di.
    31 MART AYAKLANMASI SONUNDA
    1- 2. Abdülhamit tahttan indirilmiş ve yerine V. Mehmet-i padişah yapılmıştır,
    2-Kanun-ı Esasi-de değişiklikler yapılmıştır. (Meclisi açma kapama, sürgün, savaş ve barışa karar verme yetkileri padişahtan alınıp meclise verilmiştir.
    Trablusgarp Savaşı



    ÜÇLÜ İTTİFAK
    1-ALMANYA

    2-AVUSTURYA

    3-İTALYA


    ÜÇLÜ İTİLAF
    1-İNGİLTERE

    2-RUSYA

    3-FRANSA

    Savaşın Sebepleri
    Avrupalı Devletler, Osmanlı topraklarında yeni sömürgeler elde ettiler.
    İngiltere Mısır-ı
    Fransa Tunus ve Cezayir-i
    Sömürgecilik yarışında geç kalan İtalya, Osmanlı Devleti-nden Trablusgarp-ı istedi.
    İtalya Trablusgarp

    Siyasi Birliğini geç kuran İtalya-nın ham madde ve pazar (Sömürge) aradığını bilen Avrupa devletleri onu yanlarına çekmek için hiç ses çıkarmadılar.
    OSMANLI DEVLETİ TRABLUSGARB-A ASKER GÖNDEREMEDİ
    2- OSMANLI DONANMASI DA YARDIM İÇİN YETERLİ DEĞİLDİ.

    1- MISIR İNGİLİZ İŞGALİNDE OLDUĞU İÇİN TRABLUSGARP İLE KARA BAĞLANTISI YOKTU.

    Osmanlı bölgeyi savunabilecek durumda olmadığından dolayı bir grup vatansever subay(M. Kemal, Enver Paşa, Nuri Conker, Ali Çetinkaya, Fethi Okyar), halkı teşkilatlandırmak için Trablusgarp-a gitti.

    DERNE
    TOBRUK
    BİNGAZİ
    TRABLUS-DA İTALYA-YA KARŞI BÜYÜK BAŞARILAR KAZANDILAR.
    İTALYA TRABLUS-GARB-A GİREMEDİ.
    İtalya Osmanlı-yı Sıkıştırmak ve Barışa Zorlamak İçin:
    1-Rodos-u işgal ettiler.
    2-Oniki Ada-ya asker çıkardılar.
    3-Çanakkale Boğazı-nı bombaladılar.
    Bunların üzerine Balkan Savaşı-da çıkınca Osmanlı İtalya-dan Anlaşma istedi.
    UŞİ (OUCHİ) ANTLAŞMASI
    1- TRABLUSGARP İTALYA-YA BIRAKILACAK.
    2- ONİKİ ADA VE RODOS BALKAN SAVAŞI SONUNA KADAR İTALYA- YA VERİLECEK.
    3- OSMANLININ BORÇLARI İÇİN İTALYA YARDIMCI OLACAK
    4-TRABLUSGARP HALKI DİNİ OLARAK OSMANLIYA BAĞLI KALACAK.

    Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika-daki son toprak parçasını da böylece kaybetmiş oldu.
    I. BALKAN SAVAŞI (1912–1913)
    A-Savaşın Nedenleri
    RUSLARIN KIŞKIRTMASI İLE BALKAN DEVLETLERİ OSMANLI-YI RUMELİ-DEN ATMAK İÇİN HAREKETE GEÇTİLER.
    TRABLUSGARP SAVAŞININ SÜRMESİ VE OSMANLI DEVLETİ-NİN GÜÇSÜZLÜĞÜ DE BALKAN DEVLETLERİNİ CESARETLENDİRMİŞTİR.

    B-Katılan Devletler ve Savaşın sonucu
    1-Karadağ, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan Osmanlı Devleti-ne karşı savaştılar
    (Bu devletlerin Bulgaristan önderliğinde birleşip; Osmanlı-ya saldırmasında Rusya etkili oldu. Savaş 8Ekim 1912-de Karadağ-ın Osmanlı topraklarına saldırması ile başladı.
    Bulgarlar Çatalca-ya kadar gelmeyi başarırken; Rauf Orbay-ın Hamidiye Kruvazörü ile yaptığı başarılı mücadelelere rağmen Yunanlılar Ege Adalarını işgal etmeyi başarmıştır.)
    2-Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenilerek Çatalca-ya kadar geriledi

    C-Osmanlı-nın Başarısızlığının Nedenleri
    GENİŞ BİR COĞRAFYADA DÖRT AYRI DEVLETLE SAVAŞAN OSMANLI BAŞARISIZ OLDU.
    SAVAŞTAN HEMEN ÖNCE BALKANLARDA ASKER TERHİSİ YAPILMASI
    OSMANLI SUBAYLARI ARASINDAKİ SİYASİ FİKİR AYRILIKLARI DA YENİLGİYE SEBEP OLDU.

    D-Londra Antlaşması (30 Mayıs 1913)
    1-Midye-Enez çizgisinin batısındaki topraklar Balkan devletlerine bırakıldı(Osmanlı, Gelibolu Yarımadası hariç olmak üzere, Doğu Trakya ve Balkan topraklarının tamamını kaybetti.)
    2-Ege adalarının durumu ve Arnavutluğun sınır durumu büyük devletlerin kararına bırakıldı
    Açıklama: Ege Adaları fiilen elden çıkmıştır. I. Dünya Savaşı başlayınca; Ege Adaları meselesi askıya alınmış; Lozan Antlaşması ile Ege Adaları resmen Yunanistan-a verilmiştir.

    E-I. Balkan Savaşının Sonuçları
    1-Osmanlı Devleti-nin Balkanlar-daki varlığı tamamen sona erdi.
    2-Edirne ve Kırklareli Bulgaristan-a bırakıldı
    3-Gökçe Ada ve Bozca Ada hariç, Ege Adaları fiilen elden çıktı
    4-28 Kasım 1912-de, Arnavutluk, bağımsızlığını ilan etti. (Osmanlı Devleti-nden ayrılan son Balkan devleti Arnavutluktur.)
    5-İttihat ve Terakki Partisi, 23 Ocak 1913-de düzenlediği Bab-ı Âli Baskını sonucunda hükümeti tam olarak ele geçirdi. (Bu partinin resmî iktidar dönemi başladı.)
    7-Bulgaristan Ege Denizi-ne ulaşmıştır.
    9-Balkanlar-dan Anadolu-ya göç başladı
    8-Balkan devletleri arasındaki anlaşmazlık sonucunda II. Balkan Savaşı çıkmıştır.
    II. BALKAN SAVAŞI
    1-Bulgaristan-ın I. Balkan Savaşı sonucunda en büyük payı alması (Özellikle Makedonya üzerindeki anlaşmazlıklar)
    2-Bulgaristan-ın Ege Denizine ulaşmasından dolayı Yunanistan-la anlaşmazlığa düşmesi.
    A-Savaşın Nedenleri

    II. Balkan Savaşı sonucunda Bulgaristan yenildi.

    Yunanistan-ın çalışmaları sonucunda Sırbistan, Karadağ ve Romanya Bulgaristan-a karşı birleşmiştir.
    Bulgaristan-ın zor durumda olduğunu gören Enver Paşa harekete geçerek, Edirne ve Kırklareli-ni Bulgarlardan almıştır.
    C-II. Balkan Savaşının Sonuçları
    1-Balkanlar-da azınlık durumuna düşen Türklerin hakları imzalanan antlaşmalarla güvence altına alındı
    2-Edirne ve Kırklareli Bulgaristan-dan geri alındı.
    3-Bulgaristan malubiyetini telafi etmek için I. Dünya Savaşına girdi.
    Açıklamalar:
    1-Türk ordusu II. Balkan Savaşında sadece Bulgaristan ile savaşmıştır
    2-II. Balkan Savaşı esnasında Avrupalı devletlerin tepkisinden çekindiği için Osmanlı ordusu Meriç-in batısına geçmemiştir
    3-Arnavutluk Balkan Savaşlarına katılmamıştır
    4-Balkan Savaşları Osmanlı-nın I. Dünya Savaşına girmesinde etkili olmuştur.
    5-Balkan Savaşlarından sonra Balkanlarda Rusya, Osmanlı yerine Avusturya ile karşı karşıya geldi
    2.BALKAN SAVAŞI SONUNDA YAPILAN ANTLAŞMALAR
    BULGARİSTAN İLE SIRBİSTAN- KARADAĞ- YUNANİSTAN VE ROMANYA ARASINDA BÜKREŞ ANTLAŞMASI
    OSMANLI, BULGARİSTAN İLE İSTANBUL ANTLAŞMASINI, YUNANİSTAN İLE DE ATİNA ANLAŞMASINI İMZALADI.
    DAĞILMAYI ÖNLEME ÇABALARI İLE ORTAYA ÇIKAN FİKİR AKIMLARI
    1-OSMANLICILIK
    2-İSLÂMCILIK
    3-TURANCILIK
    4-TÜRKÇÜLÜK
    5-BATICILIK
    OSMANLICILIK
    OSMANLICILIK FİKRİNİ SAVUNANLAR; IRK, DİN, DİL VE MEZHEP FARKI GÖZETİLMEKSİZİN TÜM HALKI DEVLET İÇİNDE EŞİT DURUMA GETİRMEK İSTEMİŞLERDİR.
    AMAÇ; DEVLETİ DAĞILMAKTAN KURTARMAK VE MEVCUT SINIRLARI KORUMAKTIR.
    BU FİKRİ EN ÇOK SAVUNANLAR -GENÇ OSMANLILAR- (JÖN TÜRK) ADINDA BİR CEMİYET KURDULAR.

    BALKANLARDA Kİ İSYANLAR VE ERMENİ OLAYLARI BU FİKRİN GERÇEKLEŞMESİNİN İMKANSIZ OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR.
    İSLÂM BİRLİĞİ - İSLÂMCILIK
    HRİSTİYANLARIN BİR KISMININ OSMANLIDAN AYRILMASI, BİR KISMININ DA AYRILMAK İÇİN İSYAN ETMESİ ÜZERİNE BU FİKİR ORTAYA ATILDI.
    AMAÇ; BÜTÜN MÜSLÜMANLARI BİRLEŞTİREREK BİR İSLÂM BİRLİĞİ KURMAKTI.

    BALKAN SAVAŞLARINDA ARNAVUTLARIN, 1.DÜNYA SAVAŞINDA DA ARAPLARIN OSMANLI-YA SALDIRIP AYRILMALARI BUNUN UYGULANAMAYACAĞINI GÖSTERMİŞTİR.
    TURANCILIK -TÜRK BİRLİĞİ
    BU FİKRİN AMACI BÜTÜN TÜRKLERİ OSMANLI ÇATISINDA BİRLEŞTİRMEK VE TURAN DEVLETİ KURMAKTI.
    ÖZELLİKLE İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİ BUNU UYGULAMAYA ÇALIŞMIŞTIR.

    ZİYA GÖKALP
    -VATAN NE TÜRKİYE-DİR TÜRKLERE NE TÜRKSTAN,
    VATAN BÜYÜK VE MÜEBBET BİR ÜLKEDİR TURAN-
    DİYEREK FİKRİN LİDERİ OLDU.
    ENVER PAŞA-NIN RUSYA İLE MÜCADELESİ BU FİKİR YÜZÜNDENDİR. 1.DÜNYA SAVAŞININ KAYBEDİLMESİ İLE BU FİKRİDEN DE VAZGEÇİLMİŞTİR.

    TÜRKÇÜLÜK
    HIRİSTİYANLARIN VE TÜRK OLMAYAN MÜSLÜMANLARIN AYRILMA ÇABALARI SONUCU TÜRKLERİN KENDİ DEVLETLERİNE SAHİP ÇIKMALARI GEREKTİĞİNİ SAVUNDULAR.
    TÜRK DERNEĞİ, TÜRK YURDU, TÜRK OCAKLARI GİBİ DERNEKLER KURDULAR.
    BUNLARIN DA AMACI TÜRKLERİN SESİNİ YÜKSELTMEKTİ.

    ZİYA GÖKALP, AĞAOĞLU AHMED, AKÇURAOĞLU YUSUF, ÖMER SEYFETTİN, ALİ CANİP YÖNTEM, MEHMET EMİN YURDAKUL ÖNDE GELEN SAVUNUCULARIYDI.
    KURTULUŞ SAVAŞINDA VE TÜRKİYE-NİN KURULMASINDA BU FİKİR ÖNEMİNİ GÖSTERMİŞTİR

    BU FİKRİ ATATÜRK, DEVLETİ BİR ARADA TUTABİLME ESASINA DAYANDIĞI İÇİN İLKELERİ ARASINA EKLEMİŞTİR.
    BATICILIK
    OSMANLI-NIN KURTULMASI İÇİN SOSYAL, HUKUK, EKONOMİK VE KÜLTÜREL ALANDA BATIYI ÖRNEK ALMAK GEREKTİĞİNE İNANMAKTAYDILAR.
    ULAŞILMAK İSTENEN HEDEFLERİN BATIDA OLMASI BU FİKRİ ORTAYA ÇIKARMIŞTIR.
    HİÇBİR FİKİR AKIMI OSMANLI-YI DAĞILMAKTAN VE YIKILMAKTAN KURTARAMADI.
    1.DÜNYA SAVAŞI - 1914 -
    BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI
    İNGİLTERE
    1.Dünya Savaşı-nın Sebepleri
    1-Sanayi İnkılâbı sonucunda gelişen sanayi, beraberinde hammadde ve Pazar ihtiyacını da ortaya çıkarmıştı. Hammadde ve Pazar ihtiyacı ise sömürgeci devletleri karşı karşıya getirdi.
    2-Almanya ve İtalya-nın siyasi birliklerini kurmaları sonucunda Avrupa-nın siyasi dengesinin bozulması
    3-Boğazları ele geçirip sıcak denizlere inmek isteyen Rusya-nın Almanya ve Avusturya–Macaristan-ı etkisiz hale getirme düşüncesi.
    4-Bloklar arası silahlanma yarışının hızlanması
    5-Fransa-nın Sedan Savaşı sonucunda Almanya-ya kaptırdığı Alses Loren bölgesini geri almak istemesi



    İTİLAF DEVLETLERİ
    4-İtalya
    5-Japonya
    6-Sırbistan
    7-Romanya
    8-Belçika
    9-Karadağ
    10-Portekiz
    11-Brezilya
    12-ABD
    13-Yunanistan
    İTTİFAK DEVLETLERİ
    3-Osmanlı Devleti
    4-Bulgaristan

    F-Almanya-nın Osmanlı Devletini yanına çekmek istemesinin nedenleri
    Osmanlı Devleti-nin jeopolitik konumundan faydalanarak;
    1-Savaşı Orta Doğuya kaydırarak Avrupa-da ra*hatlamak
    2-Rusya-nın dikkatini Avrupa dışına çekmek
    3-İngilizlerin sömürge yollarını kesmek(Süveyş Kanalı...)
    4-Rusya ile İtilaf devletlerinin bağlantılarını kes*mek(Boğazlar...)
    Osmanlı-nın halifelik gücünden faydalanarak;
    1-Sömürgelerdeki Müslümanları İngiltere ve Fransa-ya karşı kışkırtmak
    2-Rus hâkimiyeti altında yaşayan Müslüman Türk*leri Rusya-ya karşı kışkırtmak
    İtilaf Grubunun Osmanlı-nın Savaşa Girmesini İstememe Nedenleri
    1-Savaşın alanının genişleyecek olması.
    2-İngiliz sömürge yollarının tehlikeye girecek olması.
    3-Rusya ile İtilaf devletlerinin bağlantılarının kesilecek olması
    4-Şark meselesinin karışık bir ortama gelecek ol*ması
    5-Sömürgelerdeki Müslümanların İngiltere ve Fransa-ya isyan etme ihtimalinin olması.
    H-Osmanlı Devletinin Savaşa Giriş Nedenleri
    1-Son dönemlerde kaybettiği toprakları geri almak.
    2-Siyasi yalnızlıktan kurtulmak
    3-İttihat ve Terakki Partisinin; Alman desteğiyle ülkenin kalkınabileceği düşüncesi
    4-Kapitülasyonlar ve dış borçlar nedeniyle artan İngiliz ve Fransız baskısından kurtulmak.
    5-Turan imparatorluğu kurma fikri (Enver Paşa)
    6-Yunan -megali idea-sını sonuçsuz bırakmak
    7-Rus, İngiliz ve Fransız sömürgelerindeki Türk ve İslam ülkelerinin istiklale kavuşturulacağı düşüncesi


    CEPHELER
    1-Kafkasya: Rus
    2-Kanal Cephesi:İngiliz
    3-Irak-Musul: İngiliz
    4-Suriye-Filistin: İngiliz
    5-Yemen: İngiliz-Arap
    6-Hicaz: İngiliz-Arap
    7-Çanakkale:Kim yok ki
    Galiçya, Romanya, Make-donya Cephelerinde Müttefiklerimize yardım için savaştık.
    1-Kafkas cephesi:
    1a-Cephenin Açılma Sebepleri:
    1-Başlamış olan Rus taarruzunu durdurmak
    2-Bakü petrol bölgelerini el geçirme düşüncesi
    3-Orta Asya Türk dünyası ile irtibatlaşarak Rusya-yı zor duruma düşürmek
    4-Enver Paşanın Turan imparatorluğu kurma fikri

    1 Kasımda harekete geçmiş olan Rus birliklerine karşı Osmanlı 22 Aralıkta harekete geçti.
    Osmanlı-nın Ruslar karşısında Azapköy ve Köprüköy savaşlarında kazandığı başarılar geçici oldu.
    Bölgeye yazlık elbiselerle gönderilen ve yardım getiren geminin Ruslar tarafından batırılmasından dolayı desteksiz kalan Osmanlı askeri Rusya-nın teknik üstünlüğü ve bölgenin ağır kış şartları karşısında büyük bir malubiyet aldı.
    Erzurum, Erzincan, Bitlis, Muş, Van ve Trabzon Rusların eline geçti.

    Çanakkale savaşlarından sonra Kafkas cephesine atanan Mustafa Kemal Paşa 1916-da Muş ve Bitlis-i Ruslardan geri aldı.
    Rusya-da Bolşevik ihtilalinin başlaması (Ekim 1917) Kafkas Cephesinde Osmanlı lehine sonuçlar ortaya çıkarmış; Ruslarla Osmanlı arasında 15 Aralık 1917-de Erzincan Mütarekesi; Ruslar ile İttifak devletleri ve Osmanlı arasında 3 Mart 1918 ise Brest-Litowsk Antlaşması imzalanmıştır.
    Brest Litovsk Antlaşması(3 Aralık 1918)
    Rusya Kafkas cephesini terk ederek Kars, Ardahan ve Batum-u Osmanlı-ya geri verdi.
    2-BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI-NDA ERMENİ MESELESİ
    I. Dünya Savaşı esnasında Ruslar tarafından kullanılan Ermeniler yıllarca birlikte yaşadıkları Türklere saldırmaktan çekinmediler.

    17 Ağustos 1914-de ayaklanan Ermenilere Maraş-ta ki soydaşları da katıldı. Ermenilerin isyan ve katliamları Osmanlı Devleti-nin Ruslarla Savaşı-nı çok zorlaştırmaktaydı.

    Ayrıca, Osmanlı Devleti Doğu Anadolu-da Türklerle Ermeniler arasında olayların çıkmamasını istiyordu. Bu yüzden Ermenileri 14 Mayıs 1915-de çıkardığı -TEHCİR KANUNU- ile Suriye bölgesine göç ettirdi.

    TEHCİR YOLLARI VE B**GELERİ

    Doğu Anadolu-dan Suriye-ye göç sırasında, Ermenilerin bir kısmı tabiat şartları ve asayişsizlikten dolayı hayatlarını kaybettiler.
    Bu durum bazı Avrupa devletlerinin ve Ermenilerin Türk Milleti-ni suçlamasına neden olmuştur.
    Halbuki aynı tarihlerde benzer nedenlerden dolayı Sarıkamış-ta 90 bin askerimiz şehit olmuştu.
    Bundan dolayı göç sırasında Ermenilerin hayatını kaybetmesinden Türk Milleti-ni sorumlu tutmak yanlış olur.

    TEHCİR SIRASINDA ERMENİ KAYIPLARI

    Rusya-nın Brest-Litowsk Antlaşması-nı (3 Mart 1918) imzalayıp savaştan çekilmesinden sonra Batum, Kars ve Ardahan Osmanlı Devletine geri verilmiş ve Türk ordusunun ilerlemesi üzerine bölgedeki Ermenilerin bir kısmı Kafkasya-ya göç etmişlerdir.
    İngilizler Batum petrol bölgesinde etkili olabilmek ve Osmanlı ile Rusya arasında tampon bölge oluşturmak için Gümrü civarında Ermenilere devlet kurdurdu. (28 Mayıs 1918)

    Paris Konferansında, Doğu Anadolu-da, Ermeni devletinin kurulması kabul edildi. MONDROS MÜTAREKESİNİN İngilizce metninde Doğu illerine (Vilayet-i Sitte) Ermeni vilayetleri denmesi de İngilizlerin Ermenilerle ilgili düşüncesini, daha Paris Konferansından önce ortaya koyuyordu.
    3-KURTULUŞ SAVAŞI-NDA ERMENİ MESELESİ
    Mondros Ateşkes Anlaşması-nın (24.Madde) sağladığı olanaklardan yararlanan Ermeniler, Wilson İlkelerini de kendilerine göre yorumlayıp Doğu Anadolu-nun kendilerine verilmesini istediler.

    İtilaf Devletleri tarafından da desteklenen Ermeni kuvvetleri Kars, Iğdır ve Sarıkamış-ı işgal edip Erzurum üzerine yürümek için hazırlık yapmaya başladılar.
    Türk ve Müslüman halkın yaşadığı yerlerde geniş çaplı yağma ve katliamlara giriştiler.



    2-Kanal Cephesi:
    Cephenin Açılma Sebepleri:
    1-İngiltere-nin Hint sömürge yolarını kontrol altına almak.
    2-Mısır-ı İngiltere-den geri almak.
    3-İslam alemini İngilizlere karşı harekete geçirmek. Cemal Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu İngilizler karşısında tutunamayarak Filistin-e çekilmiştir
    3-Irak cephesi:
    Açılış Sebepleri:
    1-İngilizler, Hint Deniz yolunun güvenliğini sağlayarak bölgedeki Alman tehlikesini ortadan kaldırmak istemiştir.
    2-İngilizler Musul-Kerkük petrollerini ele geçirmek ve Kuzeye çıkarak Rusya-ya yardım etmek istemiştir.
    Cephenin Özellikleri:
    1-İngilizler 24 Kasım 1915-de Ktesifon; 29 Nisan 1916-da Kutülamare-de Türklere mağlub olmuş ve İngiliz general Towsend Türklere esir olmuştur.
    2-İngilizler 17 Mart 1917-de Bağdat-a girmeyi başarmıştır.
    Çanakkale Cephesinin Açılma nedenleri:
    1-İstanbul ve boğazları ele geçirerek Osmanlı Devleti-ni saf dışı bırakmak
    2-Rusya-ya askeri ve ekonomik yardım götürmek
    3-Savaşı kısa zamanda sonuçlandırmak
    4-Osmanlı ordularının Kafkas ve Kanal cephelerinden çekilmesini sağlamak



    Çanakkale Savaşlarının Sonuçları
    1-I. Dünya Savaşı uzadı.
    2-Rusya-ya yardım götürülemediğinden dolayı Rusya-da artan ekonomik kriz Bolşevik ihtilaline zemin hazırlandı.
    3-İngiltere ve Fransa itibar kaybetti ve büyük zarar gördü.
    4-İttifak devletleri safında Sırbistan ve Yunanistan-a karşı savaşa giren Bulgaristan Osmanlı ile Almanya arasında kara bağlantısı kurdu. (Bulgaristan Rusya-nın başarılı olarak Balkanlar-a inmesini de istemiyordu.)
    5-19.Tümen komutanı Mustafa kemal Paşa bu cephede kazandığı başarılarla tanın*mış, generalliğe terfi etmiş ve Milli Mücadelede önder olarak kabul edilmiştir.
    6-Sömürge altındaki milletler cesaretlenmiştir

    5-Hicaz ve Yemen cephesi:
    Osmanlı Devleti; bu cephede kutsal yerleri korumak için savaşmış; ancak Arapların İngilizlerle beraber hareket etmesinden dolayı başarılı olamamıştır. İngilizlerin 1917-de Akabe-yi ele geçirmeleri sonucunda bölgedeki Osmanlı hakimiyeti sona ermiştir.
    5a-Cephenin Özellikleri:
    1-Araplar arasında milliyetçiliğin güçlendiği ve İslamcılığın iflas ettiği görülmüştür.
    6-Filistin ve Suriye cephesi:
    Kanal harekatının başarısız olması üzerine karşı taarruza geçen İngilizler Kudüs-ü Osmanlı-dan almıştır. İngiliz ilerleyişi Mustafa Kemal Paşa tarafından Halep-in kuzeyinde durdurulmuştur.
    Cephenin genel komutanı Alman Liman Von Sanders idi. Mondros Mütarekesi imzalanınca; Yıldırım Orduları Komutanlığı Liman Von Sanders-ten alınarak Mustafa Kemal-e verilmiştir. Mustafa Kemal, bundan sonra bölgede savunma tedbirleri almaya başladıysa da; İstanbul-a geri çağrılmıştır.
    7-Galiçya-Makedonya-Romanya Cephesi:
    Osmanlı Devleti bu cephelerde müttefiklerine yardım etmek ve Makedonya üzerinden geçen ve Almanya ile kara bağlantısını sağlayan demir yolunun güvenliğini sağlamak için savaşmıştır.
    Osmanlı bu cephelerde Rus, Sırp, Romen ve Fransız güçlerine karşı savaşmıştır. Brest Litowsk Antlaşması ile bu cephe kapanmıştır. Bu cephe Os*manlı-nın toprakları dışında savaştığı tek cephedir.
    İngiltere-ye silah götüren gemilerinin Almanya tarafından batırılması üzerine ABD Almanya-ya savaş ilan etti.
    Osmanlı-nın Savaşı Bırakması
    Savaşı Bitiren Ateşkes Antlaşmaları
    1-Bulgaristan : (Selanik–29 Eylül 1918)
    2-Osmanlı: (Mondros–30 Ekim 1918)
    3-Avusturya: (Villa gusti–3 Kasım 1918)
    4-Almanya:(Redhondes-11Kasım 1918 )
    1.DÜNYA SAVAŞI-NI BİTİREN BARIŞ ANLAŞMALARI
    ALMANYA - VERSAY
    MACARİSTAN - TRİYANON
    AVUSTURYA – SEN JERMEN
    BULGARİSTAN – NÖYYİ (NEULLY)
    OSMANLI - SEVR
    1.DÜNYA SAVAŞININ SONUÇLARI
    1-OSMANLI, AVUSTURYA MACARİSTAN, ALMANYA, RUSYA PARÇALANDI.
    2-İNGİLTERE DÜNYADA Kİ ÜSTÜNLÜĞÜNÜ SÜRDÜRDÜ.
    3-POLONYA, ÇEKOSLOVAKYA, YUGOSLAVYA UKRAYNA, LİTVANYA, MACARİSTAN VE TÜRKİYE KURULDU.
    4-MİLLETLER CEMİYETİ KURULDU.
    5-AĞIR ANLAŞMALAR YENİ BİR SAVAŞA ZEMİN HAZIRLADI.
  3. İNFAZCI

    İNFAZCI Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    1
    wala yazdıkça yazmışşın brawo

Sayfayı Paylaş