Küçük Ron adlı hikayem.

Konu 'Sizin Yazınız' bölümünde Matthieu tarafından paylaşıldı.

  1. Matthieu

    Matthieu Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    Merhaba arkadaşlar edebiyat öğretmenimin beni soktuğu bir yarışma için kısa bir hikaye yazmıştım burada paylaşmak istedim.

    Küçük Ron

    Bölüm I : Kırmızı Sancak

    Lord Aaron kralın sağ kolu tahta geçme planları yapmaktaydı. Gerek saray muhafızları gerek ülke donanması hepsi Lord Aaron'ın hizmetindeydi.Kral IV.Jeron ülke sorunlarıyla ve iç karışıklıklarla boğuşmaktaydı. Öte yandan Lord Aaron hala onun yanında saf tutmayan lord ve kontları ailelerini kaçırarak kendi tarafına çekiyordu.
    Bir yaz sabahı, güneş tepelerin ardından gözüküyordu. Lord Matthieu ülkenin kuzey sınırındaki bir lorddu. Adamlarına iyi davranması, adaleti ve dürüstlüğü ile tanınıyordu.
    Lord Matthieu'nun 3 oğlu vardı. Bunlar büyükten küçüğe Leon, Jesus ve Ron. Lord Matthieu en küçük oğlu Ron'a okçuluk ve kılıç kullanma eğitimi veriyordu. Küçük Ron bu iş için gerçekten hevesliydi, yayını gerebildiği kadar gerek okunu tıpkı elindeki bir taşmış gibi bırakır, kılıcını havayı kesecek şekilde savururdu.
    Lord Aaron her geçen gün biraz daha sabırsızlanıyordu. Kral Jeron'un sırt sırta savaştığı adam onun tahtına göz dikmişti. Lord Aaron yanına dört bin kadar adam alarak sefere çıktı. Seferin amacı genişletilecek sınırların belirlenmesiydi tabi bu sözde olan bir şeydi asıl amaç kuzey kalesine gidip Lord Matthieu'yu kendi tarafına çekebilmekti.
    Öğlen vakitleriydi, Küçük Ron at sürüyordu. Daha sonra uzaktan gelen Lord Aaron'ı fark etti. Sancağı elinde kılıç olan kırmızı bir aslandı. Kimilerine göre bir aslanın ruhunu taşıdığı için almıştı o sancağı kimilerine göre savaştığı lordları korkutmak için.
    Küçük Ron hemen Kuzey Kalesine döndü ve babasına gördüklerini anlattı. Lord Matthieu ise Lord Aaron'ın planlarından az çok haberdar idi. Lord Aaron'a vereceği cevabı düşünüyordu aklında. Lord Matthieu Lord Aaron'ı kalenin girişinde karşıladı ve akşam misafiri için ziyafet hazırlattı. Lord Aaron'ın adamları halinden memnundu.Yemek yiyip şarap içiyorlar müzik çalıp eğleniyorlardı ancak Lord Aaron için aynısı söylenemezdi.
    Lord Aaron ve Lord Matthieu yalnız olarak konuşuyorlardı. Lord Aaron desteğini alırsa ona sadece kuzeyin kalesini değil tüm kuzeyi vaat ediyordu fakat bu Lord Matthieu'a hiç inandırıcı gelmemişti. Lord Aaron ise Lord Matthieu'nun bu tavrından hoşnut kalmamıştı.

    Bölüm II : Kan ve Kılıç

    Lord Matthieu'nun kendi safına geçmemesine sinirlenen Lord Aaron krallığın şehri Rodesmus'a dönüyordu. Daha önce kendi safına geçmeyen lord ve kontlara iftira atarak, onları hainlikle suçlayarak öldürten Lord Aaron Lord Matthieu içinde planlar yapmaya başlamıştı. Rodesmus'a dönen Lord Aaron Kral Jeron'a sınırları genişletmekten çok krallığın refah düzeyini arttırmaktan bahsediyordu. Lord Aaron: Efendim önce hainleri temizlemeliyiz. Kral Jeron: Haklısın Lord Aaron. Önce hainleri temizlemeliyiz. Bu görevi sen üstlen yanına istediğin kadar adam al ve hainleri sakladıkları delikten çıkarıp kılıcınla kafalarını koparmanı istiyorum. Lord Aaron: Emredersiniz Kralım.
    Kralın desteğinide alan Lord Aaron tekrar Kuzey Kalesinin yerini tuttu. Lord Matthieu tedirgindi, diğer lordlara yaptığı gibi Lord Aaron onada zara verebilirdi fakat bunu ailesine belli etmemeye çalışıcaktı ve onlar için güvenliği sağlaması gerekiyordu. Küçük Ron erken kalkmıştı, eline yayını almış kılıcını kuşanmış atını eyerliyordu. Artık bir şövalye olarak görüyordu kendini. Babası gibi iyi bir şövalya yiğit bir savaşçı. Gün geçtikçe kendini dahada geliştiriyor, kılıç kullanmanın inceliklerini daha iyi kavrıyordu Küçük Ron.
    Lord Aaron Kuzey Kalesine iyice yaklaşmıştı. Onun tarafında olmayan her şehri, her kaleyi, her köyü yıkıp geçiyordu. Kralın tahtına oturma arzusu onu bambaşka bir adam yapmıştı, o bile bazen kendini tanımıyordu. Lord Aaron kumandanlarını çadırında toplamıştı ve sabahın ilk ışıklarında Kuzeyin Kalesine saldırıcaklardı fakat öncesinde bir elçi gönderecekti Lord Matthieu'a. Her ne kadar sevmemiş olsada Lord Matthieu'yu yine de yanında saf tutması işine gelirdi.
    Küçük Ron her zamanki gibi at sürüyor ok at atıyordu. Kalenin ötesinde yine o sancağı taşıyan bir adamı görmüştü. Gördüklerini hemen babasına anlattı. Tedirginleşen Lord Matthieu dostu, yoldaşı ve arkadaşı olan Rohan'a karısı ve çocuklarını güvenli bir yere götürmesini söyledi. Rohan Leydi Katrin ve Jesus'u bulmuştu fakat Küçük Ron ortalıkta yoktu. Elçi Lord Matthieu'ya Lord Aaron'ın isteklerini iletti. Fakat Lord Matthieu mert bir adamdı ve teklifi geri çevirip savaşa hazırlanmaya başladı.
    Rohan ise Küçük Ron'u arayıp duruyordu. Leydi Katrin ve oğlu Jesus kalenin arka tarafında onları bekliyordu. Öte yandan Lord Aaron kalenin kapılarına dayanmış, kılıçların seromonisi her yerden duyuluyordu. Küçük Ron kılıcını kapmış babasının yanında savaşmayı düşünüyordu. Lord Aaron'un adamları kaleyi kuşatmış Kuzey Kalesi savaşçılarını bir bir öldürüyorlardı. Masanın altından çıkıp babasının yanına koşan Küçük Ron ağabeyinin ve babasının Lord Aaron'un kılıcından geçtiğini gördü ve sanki hayat durmuş gibiydi kalbi atmıyor, kulakları duymuyor, gözleri görmüyor gibi. Rohan Küçük Ron'u gördü onu alıp kaleden kaçırmasını başarmıştı.
    Kuzey Kalesinin ötesinde Lord Matthieu'ya sadık bir köye sığındı Rohan ve yanındakiler. Jesus kardeşinin söylediklerine inanmıyor babam ölmedi diye bağırıyordu. Leydi Katrin göz yaşlarına boğulmuş sessizce ağlıyordu. Küçük Ron ise ağabeyi gibi inanmamak istiyordu fakat bu doğruydu babası ölmüştü ve onu Lord Aaron öldürmüştü. Her an her saniye intikam düşünüyordu Küçük Ron. İntikam intikam intikam...

    Bölüm III : Yeni Kral Aaron

    Lord Aaron Lord Matthieu gibi kendisine destek vermeyen diğer lordlarıda öldürmüş kılıçtan geçirmişti. Artık kralın tahtını alması için engel yoktu. Emrindeki bütün adamlarına krallığın şehri Rodesmus'a saldırma emri verdi. Kral Jeron çok fazla direnemedi çünkü Lord Aaron herkezi hizmeti altına almış karşı çıkanlarıda öldürmüştü.Artık Krallığın yeni bir kralı ve sancağı vardı. Halk "Yaşasın Kral Aaron" diye bağırıyordu. Aaron bundan hoşnuttu artık amacına ulaşmıştı şimdi ise kendine yeni amaç arayışındaydı.
    Tabi Aaron'ın kral olmasına herkes sevinmemişti. Aaron krallığın refahı arttırmak için vergileri iki katına çıkarmış vergi vermeyenler ya da geciktirenleri astırmıştı. Krallığı güçlendirmek için Derumus Kralının kızı ile evlenmiş Kral Jordan'ın desteğini kazanmıştı. Şimdi ise önünde yeni hedefler vardı Aaron tüm dünyanın tek hakimi olmak istiyordu.Fakat önünde engeller vardı. Öldürdüğü lordların çocukları kayıptı ve ilerde sorun yaratmasın diye onları öldürme emri verdi.
    Küçük Ron bir çok kez kaçma girişiminde bulundu. Fakat annesi ve Rohan onu engelledi. "Kral Aaron'dan intikam almak istiyorsan sabretmelisin" dediler ona. Öylede oldu taki iki ay sonrasına kadar. Rohan Küçük Ron ve Jesus'a eğitim veriyor onları yetiştiriyordu. Fakat Kral Aaron'un adamları onları buldular önce babası ve ağabeyi şimdi ise annesi ve diğer ağabeyi Küçük Ron'un gözleri önünde katledildi. Fakat Küçük Ron muhafızların elinden kaçmayı başardı.
    Muhafızlar Kral Aaron'a Küçük Ron'un kaçtığını söyleyemezlerdi. Onun için Küçük Ron'un yerine köylü bir çocuğu öldürüp Kral Aaron'a götürdüler. Muhafızlardan kaçan Küçük Ron Rohan'ın ona verdiği dersleri hatırladı ve sabretmeyi bildi. Artık önünde hiç bir sorun yoktu Kral Aaron'un rahatça yaşayabilir kendisi yerine adamlarını gönderip dünyayı feth etme planını gerçekleştirebilirdi.

    Bölüm VI : Kuzeyli Kral

    Üç yıl boyunca saklanan ve kendini Kral Aarondan alıcağı intikama hazırlayan Küçük Ron artık büyümüştü ve kimsede ona Küçük Ron demiyordu onu tanıyan kimse yoktu o artık Ron'du Lord Matthieu'nun oğlu Ron Denor. Ron kendini intikam planına hazırlıyordu. Köy köy, kasaba kasaba gezip adam topluyor onları eğitip kendi gibi bir savaşçı yapıyordu.
    Renton Kralı Felip'i yenip bu krallığa son veren Aaron her geçen gün yeni hedefine dahada yaklaşıyordu. Kırmızı sancak her yerde dalgalanıyordu. Kral Aaron krallığın varisi olan oğlu Juan'ı Krallığın Şehri Rodesmus'ta yetiştiriyordu. En güvendiği komutanlarını savaşa dahi sokmamış oğlunun güvenliği için Rodesmusta tutmuştu. Bütün bunlar ona ne kadar değer verdiğinin göstergesiydi.
    Ron kendine sadık dört adam eğitmişti. Çok geçmeden intikam planıyla yola koyuldu Ron. Kral Aaron'un huzurna çıktı ona hediyeler verdi kendini sevdirdi. Kral Aaron bu yabancıyı çok sevmiş çok güvenmişti üstelik yiğit bir savaşçıydıda oğlunun adına düzenlediği turnuvayı kazanmış Kral Aaron'ın çok güvendiği General Simon'u dahi yenmişti. Kral Aaron bu yabancıya adını sordu. Kral Aaron: Adını kralına bahşedermisin şövalye? Ron: Adım Nevor kralım. Kral Aaron: Benim lordlarımdan biri olmak istermisin Nevor? Ron: Bu benim için bir şereftir kralım.
    Kralın lordlarından biri olan Ron kral adına iki savaşa girip galibiyetle çıkmıştır. Kral Aaron Nevor'a çok güvendiği için oğlu Juan'ı emanet etti ve Güneye doğru bir sefere çıktı. Sefer sırasında Nevor'un ona ihanetini ve aslında Lord Matthieu'nun oğlu Ron olduğunu öğrenince hemen Rodesmus'a döner.
    Ron, Kral Aaron'a adil bir teklif sunar. Oğlunun hiçbir şekilde zarar görmeyeceğini ve onunla adil bir şekilde dövüşmesini ister.Kral Aaron çaresiz bu teklefi kabul eder. Şehir meydanındaki arenada karşılacak olan Ron ve Kral Aaron dövüşe hazırlanmaktadır. Arenayı Ron'un adamları korumakta Kral Aaron'un adamlarını hiçbir şekilde içeri sokmamakla yükümlüdürler.
    Ron ve Kral Aaron arenada dövüşe başlar. Tüm halk onları seyretmektedir. Kral Aaron Rondan gelen kılıç darbesini savurur.ve Ron'un omzuna darbeyi yerleştirir. Sağ kolunu iyi hareket ettiremeyen Ron acı içinde yere düşen kılıcını alır. Halk heyecanla birbirine bakmakta ve acımasız kral karşında Ron'u desteklemektedirler fakat Ron diye bağırdıkları taktirde Kral Aaron dövüşü kazanırsa onları öldürebilir korkusu içlerindedir. Ron kılıcını eline alır ve tüm hayatı gözlerinin önünden geçer. Babası gelir aklına, ağabeyleri ve annesi, Rohan'ı, onun öğrettiklerini düşünür. Yerden kalktığı gibi Aaron'un darbesine karşılık verir. Aaron'u şaşırtarak bir kılıç darbesi vurur. Halk inanamaz gördüklerine arenanın ortasında iki kılıç vardır yerde birde Kral Aaron'un vücüdundan ayrılan kafası.
    Ron, Aaron'ı yendi fakat tahtta hak idda etmedi fakat tahta Juan'ın oturmasınıda engelledi. Tahta Kral Jeron'un kaçak kardeşi Kont Regon geçti. Ron kont Regonla bir anlaşma yaptı. Kont Regon Rodesmus'un kralı olabilir fakat Kuzey'e dokunmayacaktı. Kuzey kendi başına bir krallık olacak bu krallığın başında ise Ron bulunacaktı.
    ZoeyKızılkuş ve sevgi1997 bunu beğendi.
  2. sevgi1997

    sevgi1997 Üye

    Katılım:
    19 Mart 2012
    Mesajlar:
    70
    Beğenileri:
    78
    Ödül Puanları:
    19
    Yer:
    Çankırı
    ;) çok güzel

    :):):p:p:rolleyes::rolleyes::gap::gap:
    ZoeyKızılkuş bunu beğendi.
  3. Matthieu

    Matthieu Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkür ederim yorumunuz için.
    sevgi1997 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş