Kuran'da Aklın Önemi ve Tutarlılık

Konu 'Kur'an-ı Kerim' bölümünde Berkay VARANGEL tarafından paylaşıldı.

  1. Berkay VARANGEL

    Berkay VARANGEL Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    425
    Beğenileri:
    78
    Ödül Puanları:
    29

    Kuran’ın Allah’ın vahyi olup
    olmadığı Müslümanlarla Müslüman olmayanlar arasındaki temel tartışmadır.
    Kuran’ın Allah’ın sözü olup olmadığı gerek Kuran ayetlerinin mantıkla, bilimsel
    ve tarihsel verilerle uyumluluğu gerekse Kuran ayetlerinin kendi içindeki
    tutarlılığı açısından değerlendirilmektedir. Kuran ayetlerinin akılla
    uyumluluğu, modern bilimsel verilerle çelişmemesi dahası son yüz yıllarda ortaya
    konan bir takım bilimsel verilere 14 yüzyıl önceden değinmiş olması çeşitli
    araştırmacılarca vurgulanmıştır.

    Yukarıda belirttiğimiz Kuran
    ayetlerinin akılla, mantıkla ve modern bilimle uyumluluğu kadar çeşitli Kuran
    ayetlerinde aklın, düşünmenin, insanın aklını kullanmasının öneminin
    vurgulanması, Kuran’ın çelişkisiz biçimde indirilmesinin vurgulanması da son
    derece önemlidir. Aşağıdaki ayet buna güzel örneklerden biridir;

    1. Hamt
    o Allah`a ki, kuluna Kitap`ı, kendisinde hiçbir eğiklik ve çelişme yapmaksızın
    indirdi.
    2. Katından dosdoğru gelen açık bir söz olarak indirdi onu. Ki,
    zorlu bir iş ve oluş konusunda uyarsın ve barışa yönelik hayırlı ameller
    sergileyen müminlere, kendileri için güzel bir ödül öngörüldüğünü muştulasın...

    18 - Kehf Suresi

    Yukarıdaki ayeti Kuran’ın indirildiği Arap
    toplumunun durumu ile beraber değerlendirmekte fayda vardır. O günkü Arap
    toplumu aklın, bilimin, düşünmenin ön planda olmadığı felsefi düşünce tarzının
    gelişmediği bir toplumdur. Milattan önce 6. yüzyılda Eski Yunan’da gelişmeye
    başlayan felsefi düşüncenin herhangi bir benzeri ya da etkisi Kuran’ın
    indirilmeye başladığı dönemde Arap toplumunda kesinlikle söz konusu değildir.
    Kuran’ın bu şartlar altında aklı kullanmaya önem vermesi dahası insanlara bunu
    emretmesi ve yukarıdaki ayetlerde belirtildiği gibi Kuran’da hiçbir çelişkinin
    olmadığını vurgulaması da çok manidardır. Dahası Kuran’ın indirilmesinin
    tamamlanmasını takip eden yüz yıllarda İslam coğrafyasında gerek felsefi
    düşüncede gerekse bilimsel çalışmalarda önemli sıçrama olduğu aşikârdır.


    Müslümanların bu dünyada da ahirette de mutlu olmaları kendilerine
    yakışır biçimde yaşamaları ancak Kuran’ı rehber edinmekle mümkündür. Kuran bize
    dinde tek kaynak olarak kendisini gösterirken diğer yandan sıkça da aklını
    kullanan insanlar olmamızı emreder. Allah bizlerin Kuran’da emrettiği gibi
    Kuran’ı rehber edinen ve aklını kullanan kullardan olmamızı nasip eder inşallah.

Sayfayı Paylaş