Küresel Isınma nedir? Küresel ısınmaya yol açan sebepler nelerdir?

Konu 'Coğrafya (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    Küresel ısınma, atmosferde ve okyanuslarda yaşanan ısı artışı ve bunun yol açtığı iklim değişikliklerinin tümü anlamına gelmektedir. Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir.

    Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

    Dünyanın yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.

    Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.

    En tehlikeli durum ise, ısınmanın artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılması konusunda. Hiçbir önlem alınmazsa bu yüzyıl sonunda küresel sıcaklığın ortalama 2 derece artacağı tahmin ediliyor.

    2007’nin de dünya genelinde kayıtların tutulmaya başlandığı son 150 yıllık dönem içinde en sıcak yıl olabileceği öngörüsü var.

    Peki bu sıcaklık artışı yani küresel ısınma nelere yol açıyor, hayatımızı nasıl etkiliyor?



    Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor.

    Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor.Örneğin 1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde yüzde 10’luk bir azalma oldu. 20’inci yüzyıl boyunca deniz seviyelerinde de 10-25 cm arasında bir artış olduğu saptandı.

    Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor. Kışın sıcaklıklar artıyor, ilk bahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Yani iklimler değişiyor.

    İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri de ya azalıyor ya da tamamen yok oluyor.

    Küresel ısınma insan sağlını da doğrudan etkiliyor. Bilimadamları, iklim değişikliklerinin kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve bazı diğer hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde.

    Neler Yapılabilir?



    Pek çok ülke, çevreye son derece zararlı olmasına karşın, özellikle kömür gibi fosil yakıtları kullanmaktadır.Kyoto protokolü sera gazı emisyonlarını azaltmaları için OECD ülkelerine çağrıda bulunmaktadır. Kyoto'da 2008-12 yılları arasında toplam sera gazı emisyonlarının 1990 yılı seviyesinin %5.4 altına çekilmesi hedeflenmiştir. ürünleri seçin.WF, dünya çapında yürüttüğü Po**rswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını WF, dünya çapında yürüttüğü Po**rswitch! kampanyasıyla, hükümetler ve iş dünyasını yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konusunda sorumluluk almaya davet ediyor. Kampanya kapsamında, kömür, petrol, doğal gaz gibi fosil yakıtlar ve nükleer enerji yerine su, jeotermal, biyokütle ve güneş enerjisinin kullanılması teşvik ediliyor.

    Ulusal enerji stratejileri en az 30 yıllık bir süreyi öngörür şekilde hazırlanmalıdır. Diğer enerji kaynaklarının geliştirilmesine ve güvenli kullanımına yönelik politikalar belirlenilmelidir. Ulusal enerji politikasının oluşumuna sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın katılması sağlanmalıdır.

    Çevresel Etki Değerlendirmesi yapılmak koşuluyla, yerel ölçekte rüzgar ve güneş gibi alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmalıdır.

    Tarım, amonyak ve metan gibi değişik emisyonların atmosfere karışmasına neden olmaktadır. Avrupa amonyak emisyonunun %90'ı çiftlik hayvanları ve kimyasal gübrelerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal gübre kullanımı, bir sera gazı olan azotdioksit emisyonunu da artırır. Azot ve fosfor içeren gübrelerin kullanımı azaltılmalıdır.

    Biz neler yapabiliriz?

    *Enerji dostu elektrikli araçlar (ampul, buzdolabı, fırın, çamaşır makinası vb) kullanılmalı.
    *Kullanılmayan aletler (televizyon, müzik seti vb) bekleme konumunda bırakılmamalı.
    *Doğru ışıklandırma kullanılmalı, gereğinden fazla enerji harcayan halojen türü labmalar kullanılmamalı.
    *Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
    *Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
    *Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.

    Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.

    *Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
    *Daha az su tüketen klozetler kullanılmalı.
    *Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
    *Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
    *Akan tesisatlar onarılmalı.
    *Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
    *Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

    Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor. Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.

    *Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.
    *Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
    *Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
    *Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
    *Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.

    Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor.
    Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.

    *Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.
    *Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
    *Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
    *Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
    *Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
    *Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
    *Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.

    Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.

    *Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
    *Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
    *Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
    *Kullanılmayan bilgisayarlar sokaklar yerine, buna uygun yerlere atılmalı.

Sayfayı Paylaş