küresel ısınma ve asit yağmurları

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde !rmak tarafından paylaşıldı.

  1. !rmak

    !rmak Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2008
    Mesajlar:
    8
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    küresel ısınma ile asit yağmurları birbirlri ile bağlantılı mıdır?
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Küresel Isınma (Sera etkisi – Greenhouse effect)


    Fosil yakıtların yoğun bir şekilde yakılması sonucu başta karbondioksit olmak üzere atmosferde sera gazlarının giderek artması ve buna bağlı olarak dünyamızın ısınması olayı sera etkisi nedeniyle kürsele ısına olarak tanımlanmaktadır. Genelde sera etkisi yapan gazlar arasında karbondioksit :):):):)n karbonmonoksit hidrokarbonlar ve kloroflora karbonları saymak olasıdır. Örneğin CO2 derişimi 19. yy. başlarına kadar 290 ppm basamağında iken yaklaşık 100 yıl içinde 330 ppm basamağına yükselmiştir. CO2 güneşte gelen ve genelde kısa dalga boyunda olan ışınımlar geçirmekte buna karşılık yerden yansıyan uzun dalga boyunda ışınımlar emmektedir. Bu nedenle son yüzyılda artan CO2 derişimi ne koşut olarak dünyamızın ortalama sıcaklığında bir artma olduğu saptanmıştır. Bu artmanın yeryüzüne yakın yerlerde ısınma ve hava kürenin yukarı kısımlarında yaratacağı soğuma nedeniyle yüksek basınç sistemlerinin etkileneceği buna bağlı olarak da aşırı iklim koşullarının görüleceği tahmin edilmektedir.

    Ayrıca sera olayının en büyük etkisinin kutuplardaki buzulların erimesine yol açması ve denizlerin yükselerek bir çok ülkenin sular altında kalması olacağı konusunda değişik senaryolar üretilmektedir. Bu senaryolara göre CO2 derişimi 2050 yılında ikiye katlanmış olacak ve 2100yilinda ise kabul edilebilir sınırların çok ötesinde olacaktır. Bu konuda yapılan çalışmalar fosil yakıt tüketiminin aynı hızla sürmesi sonucunda önümüzdeki 50 yıl içinde dünyamızın sıcaklığının 5 derece artacağını ve bunun da büyük felaketlere yol açacağını göstermektedir. Okyanus yüzeyi sıcaklığının 1 derece artması bile fırtınalardaki en küçük dayanabilirlik basıncını 15-20 milibar arasında azaltmakta ve bu da tayfunların daha sık şiddetli olmasına neden olmaktadır. Günümüzde yaşadıklarımızdan çok daha büyük tayfunlar ve sel felaketlerinin yanı sıra kutuplardaki buzulların erimesi sonucu okyanusların 1.5-2 metre yükselmesi ile bir çok ada ve ülke toprakları sular altında kalacaktır. Bütün bunların sonucu olarak da insan kaybı ve büyük maddi zarar meydana gelmesi beklenmektedir.

    Ayrıca sera etkisi nedeniyle yeryüzü sıcaklığının artması ile denizlerden göllerden ve nehirlerden daha çok buharlaşma olacak dolayısıyla daha fazla yağmur ve doğal sel felaketleri olacaktır. Ayrıca rüzgarların yön değiştirmesi sonucu normalde yağış alan yerlerde aşırı kuraklık görülmesi de olasıdır. Dünyamızda 1980 yıllardan başlayarak günümüze kadar hiç görülmeyen yerlerde aşırı kuraklığa rastlanması da olasıdır. Bütün bu doğal felaketlerin yarattığı tehlikeler ve manevi zarar yanında maddi kayıplar trilyonlarca dolar tutmaktadır. Gelecekte beklenen daha büyük felaketler göz önüne alındığında kayıpların ne olacağını hesaplamak bile son derece ürkütücüdür.




    Asit YağmurLarı

    Özellikle kömür ve petrol gibi fosil yakıtlardan hava ya atılan kükürt dioksit azot oksitler ve karbon gazları yağmur damlaları ile birleştirilerek sırayla sülfürik asit nitrik asit ve karbonik asit oluşturur. Yer yüzünde tarım alanlarına binalara insanlara ve tüm canlılara zarar veren tüm bu asit yağmurları nedeniyle Avrupa Amerika ve daha bir çok ülkede ormanlık alanlar hasar görmüştür. Bu hasarlar 1985 yılın dan sonra hesaplanmaya başlanmış ve fosil yakıtların sosyal maliyeti yani insanlığa verdiği zarar altında toplanmaya başlanmıştır.

    Asit yağmurlarının zararı ormanlarla sınırlı olmayıp canlı varlıkların yanı sıra demir yolları binalar köprüler ve tarihsel kalıntılar üzerinde de etkili olmuştur. Bu etkiler Paris teki Notre Dame Katedralinde ve benzeri bir çok yapıda belirgin olarak görmek mümkündür.

    Türkiye de hava kirliliğinin artması birincil fosil enerji kaynakları kullanımı özellikle linyit tüketiminin artışı ile paralellik göstermektedir. Türk linyitlerinin büyük bir çoğunluğu toplam 8.3 milyar tonluk rezervin %63 gibi önemli bir bölümü düşük kalori değerine sahip olup bunların kükürt kül ve nem içerikleri de oldukça fazladır. Yerli linyit kullanımından dolayı 1986 yılında SO2 salımı1.6 milyon ton olarak hesaplanmış olup toplam SO2 salımı %50 sinden fazlasını oluşturmaktadır.

    Fosil yakıtların yanma reaksiyonu sonucunda atmosferik sera etkisine yol açan CO2 salımı 1990 yılında 0.6 milyar ton/yıl iken özellikle son 40 yılda büyük bir artış göstererek 1998 yılında 5.5 milyar ton/yıl olarak gerçekleşmiştir. Türkiye için sadece fosil yakıt kullanımından dolayı tahmini CO2 salımı 2005 yılında 410 milyar ton 2010 yılı için ise 550 milyon ton olarak hesaplanmıştır. Türkiye deki NOx Salı nı mı ise %50 ulaşım sektöründen %20 si enerji sektöründen gelmektedir. Fosil yakıtlardan kaynaklanan bazı kirleticilerin bir ton eşdeğeri petrol enerji üretmek için havaya attıkları miktarlar kg olarak verilmiştir.

Sayfayı Paylaş