"Kuşak çatışmasında yetişkinler" konulu bir münazara

Konu 'Dil ve Anlatım 9. Sınıf' bölümünde sedoshum tarafından paylaşıldı.

  1. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    261
    Ödül Puanları:
    0

    Kuşak çatışmasında yetişkinler konulu bir münazara var yardımcı olabilir misiniz arkadaşlar şimdiden teşekkürler :)

  2. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    364
    Ödül Puanları:
    63
    Kuşak Çatışması

    6. Kuşak Çatışması Nasıl Ortaya Çıkar? Nedenleri Nelerdir?
    Çocukluk yıllarında ailesi ile sıcak ilişkiler kuran gencin ergenlik döneminde ailesinden uzaklaşmaya başladığı görülür. Gençlik çağına giren birey, yetişkin olduğuna inanmaya başlar. Bu inançla beraber ailesinden ve toplumdan farklı düşünce ve davranış yapısı geliştirir. Ebeveynlerden ve toplumdan aktarılan kalıplaşmış davranışlara karşı çıkabileceği gibi bunları görmezden de gelebilir. Kendine göre farklı düşünce sentezleri davranış kalıpları üretebilir. Özellikle ailesinden beklediği ilgiyi göremeyen gençlerin çoğu başka sosyal gruplara yönelir. Oralarda kendini ifade etmek ister. İfade etme biçimi toplum tarafından benimsenmezse kuşak çatışması başlar. .
    Ergenlik döneminde çocuğun önündeki görevi 'bir yetişkin olarak kendisini tasarlamak' diye tanımlıyoruz. O güne kadar kendisini yoğun bir ilişki içinde düşündüğü kişilerden, yani anne ve babadan ayırt etmesi lazım. Ruhsal olarak onlara yaptığı yatırımın bir kısmını geri çekmesi lazım. Ama çok sevdiğiniz insanlardan yatırımınızı geri çekmeniz sancılı olur. Bunu başarabilmenin onları değersizleştirmek dışında bir yolu yoktur. Örneğin pek çok çocuğun anne ve babalarının giyimine, değerlerine, fikirlerine hayli acımasız eleştirilerde ve saldırılarda bulunmasının arkasında bu vardır. Değersizleştirmenin yanı sıra öfke de yatırımların geri çekilmesini kolaylaştıran bir faktördür. Kuşak çatışması denilen popüler tabir, aslında bu tür durumlardan çıkar.
    Genç bu döneme kadar kendi hem cinsi olan ebeveynini model almış, onun gibi olmayı hedeflemişken; bu dönemde genç kendisine dışarıdan başka modeller bulacaktır. Anne ve babası bir model olarak, genci hayal kırıklığına uğratmıştır çünkü annesi ya da babası çok katı, anlayışsız, eleştirici, sınırlayıcıdır. Bu nedenle genç hem cinsi ebeveyni ile olan ilişkilerinde düşmanca tutum sergileyebilir. Kendi arkadaşları ile oluşturduğu grup onun kimi model olarak söyleyeceğine yardım edecektir. Bu yüzden grup gencin en önemli kıyaslama, başvuru ve destek kaynağıdır. Grup gence toplumsal normları öğrenmesinde ve toplum içinde oynayacağı rolleri benimsemesinde yardımcı olur. Grubun empoze ettiği toplumsal ve cinsel rolleri gencin bizzat benimsemesi ve bu rollere uygun benlik tasarısı geliştirmiş olması gerekir. Çoğu zaman genç, kendinden beklenen rol ile benimsediği veya algıladığı rol arasında uyuşmazlığa düşebilir.
    Jacques Salome’ nin bir kitabında kuşak çatışmasının ortaya çıkışını bir genç şöyle anlatmıştır;
    Çocukken bana o kadar çok ‘neden, niçin’ diye sormuşlardı ki, sonunda büyüklerin çocuklarla aynı fikirde olmadıkları zaman doğal olarak bu yola baş vurduklarına karar verdim; tam olarak kestiremedikleri ya da onlara uygun olmayan her şeyde bu soruyu yapıştırıyorlardı. O kadar kesin, o kadar ortada, açık seçik olan konularda bile bana “neden” diye soruldu ki, sonunda şu yargıya vardım; yetişkinler çocukları hiç anlamıyorlar. Yoksa durup dururken bu kadar çok soru sormazlardı!
    Değişen çevre ve yeni şartlar karşısında yeni davranışlar öğrenme konusunda genç nesiller, bir kuşak öncekilere oranla daha hızlıdırlar. Bu durumda gençler ve yetişkinler yaşadıkları ortak çevreye aynı oranda uyum gösteremez. Bu iki kuşak üyeleri arasında bir çatışmanın ortaya çıkmasına neden olur.
    Gençler ve aile bireyleri arasındaki dünya görüşünde, yaşam felsefesinde, değer yargılarında, meslek seçimi gibi konularda, olumlu iletişim olmayan ortamlarda kuşak çatışmaları ortaya çıkar. Bunun için iletişimi doğru kurmak gerekir. Aile içindeki iletişimde anne babaların çocuğa aynı mesajı vermeleri gerekir. Birinin izin vermediği bir şeye diğerinin izin vermesi gibi zıt görüşler yanlış iletişime ve yanlış sonuçlara neden olur.

    6.1. Kuşak Çatışmasının Nedenleri
    Köknel (1986), kuşak çatışmasının temel nedenini genç ve yetişkin kuşak arasındaki, karşılıklı olarak gönderilen iletilerin çözülüp anlaşılamamasından yani iletişim kopukluğundan kaynaklandığını vurgulamaktadır.
    Köknel, ailenin ve çevrenin gençle kurup sürdürdüğü iletişimde ve verilen iletilerde çelişmelerin olduğunu ortaya koyarak bunu şöyle açıklamaktadır:
    "Aile bu yandan gence, “büyüdüğünü”, “kendi başına karar vermesinin, sorumluluk yüklenmesinin gerekli olduğunu” anlatır, öte yandan“aklın ermez”, “sen daha çocuksun” denilerek tüm davranışları kısıtlanır. Bu çelişkiler gence de yansımakta ve onda da çelişkiler oluşturmaktadır. Genç istediği zaman kendini “koca adam” olarak görmekte, bütün sorunlarını çözecek güçte olduğunu sanmaktadır. İstemediği durumlarda “ben daha çocuğum” aklım ermez düşüncesinden hareketle sorumluluktan kaçmaktadır."
    Çatışma nedenlerini maddeler halinde yazacak olursak;
    Büyüme ile yeni olanaklar edinen ergenin kendini yetişkin olarak kabul ettirme çabası. Ergen bu yolla kişiliğini kabul ettirmeye çalışır. Davranışlarından dolayı kendisine çocuk muamelesi yapılan genç sık sık isyan eder. Bu isyanı bir genç şöyle dile getirmektedir;
    Sevgili defter! Sana burada nokta koymak zorundayım. Bunu hiç istemezdim, ama mecburum telefonlarımı dinleyen bazı meraklı kişiler, yanılmıyorsam artık sana yazdıklarımı da okuyorlar. Bu, utanç verici bir şey, adi ve basit bir hareket, zaten bu evde yaşadığı sürede hiçbir zaman kendime ait özel bir şeyim olmadı. Bu terbiyesizlikler bile beni yıldıramaz, acı çeksem de bağırılıp çağrılsam da, eğer benim üzülmem onları mutlu ediyorsa hayatımın sonuna kadar üzülmezdim. İnada inatsa, bu sürekli sinir ve gerilim savaşını ben kazanacağım.
    1. Çocuklarının yeni statülerine ana babanın uyumda güçlüğe uğramalarıdır. Anne babanın sosyalleştirme kurumu niteliği rehber rollerinden, çocuklarını kısmen kendileri ile eşit statüde görmek şeklindeki rol değişimi bu zorluğu yaratmaktadır.
    2. Eğitimsel farklılaşmalar ya da eğitimler arasındaki çelişkiler, iki kuşağın anlaşmazlıklarını arttırmaktadır.
    3. Gençlerin baba ve geleneksel aile otoritesine bağımlı olmak istememeleri.
    4. Anne babaların yeterli düzeyde öğrenim görmemeleri, Karşı cinsten arkadaş istememeleri ve bu günkü yaşamın gereklerini ayak uyduramamaları.
    5. Gençlerin gelişme aşamasında olmaları nedeni ile değişmelere daha çabuk adapte olmaları, yetişkinlerin ise bu değişime kolay adapte olmamalarıdır.
    7. Büyüme ile yeni olanaklar edinen gencin kendini yetişkin olarak kabul ettirme çabası da çatışma yaratır.

    Kuşak Çatışması

    7. Çatışma Alanları
    Her kuşak için yeni gelebilir ama nesiller-arası çatışmalar, nesiller boyudur sürüyor. Savunmuş, onlardan öncekiler, daha öncekiler de...
    Ankara Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Fatma Alisinanoğlu, 'Lise öğrencilerinin ebeveynleriyle çatışma durumlarının incelenmesi' konulu bir araştırma yaptı. Ankara'daki çeşitli liselere devam eden 240 gençle görüşülerek yapılan araştırma, ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Buna göre, gençlerin anne ve babalarıyla en çok yaşadıkları çatışma alanları şöyle:
    Saç sakal uzatma
    Saç uzatmayı örnek olarak ele alalım. Ana-babalar saçın biçimiyle ilgiliyken, çocuklar için uzun saç çok önemlidir. Saçın kesilmesini istemek, güçlü bir dirençle karşılaşacaktır. Çünkü uzun saç gencin kendi isteğini yapma, kendi hayatını yaşama, kendi inanç ve değerlerini gösterme ifadesidir. Çocuklar davranışlarının ana-babalarını somut olarak etkilediklerini görürlerse, o davranışı değiştirirler. Uzun saçı seviyorlarsa, ana-babaları kısa saçtan hoşlanıyorlar diye saçlarını kesmezler. Şimdi biraz düşünelim: Oğlumun saçının uzun olmasının bana zararları nelerdir? İşimden atılmam, gelirim azalmaz, arkadaş edinmemi etkilemez, mesleğimi yapmamı engellemez. Hiç kimse başkasını incitmediğine inandığı sürece davranışını değiştirmez. Davranışlarını değiştirmek için zorlanırsa, özgürlüklerini korumak için savaşırlar. Uzun saç olayında olduğu gibi, bir şeyi yapmama konusunda baskı gördükçe, o şeyi daha çok yapmak için tepki verirler. Bazıları da ana-babalarından korktukları için, onların baskılarına boyun eğer ama kendilerini değiştirdikleri için de onlara karşı öfke duyarlar.Çocukların, ana-babaları somut olarak etkilemediği davranışları üzerindeki çatışmalarçocukların haklarını gündeme getiriyor. Gençler saçlarını istedikleri boyda uzatmaya, kendi arkadaşlarını seçmeye, istedikleri elbiseleri giymeye hakları olduklarını düşünürler. Çocuklara haklarını ya da özgürlüklerini vermek, onları kendi yaşamları olan bağımsız kişiler olarak kabul etmektir. Çocuklar yetişkinlere karşı gelmez. Onların özgürlüklerini ellerinden alma çabalarına karşı gelirler. Onları değiştirme ya da kendi kafalarındaki kalıba sokma çabalarına, bezdirmelerine, kendi doğru ve yanlışlarına göre davranmaya zorlanmalarına isyan ederler.
    Eve geç gelme
    Farklı giyim kuşam
    Arkadaşlarıyla fazla gezme
    Karşı cinsle arkadaşlık kurma
    Anne ve babaların yeterli düzeyde öğrenim görmemeleri, karşı cinsten arkadaş istememeleri ve bugünkü yaşamın gereklerine ayak uyduramamalarından gençler aileleriyle çatılma içine girmektedirler.
    Gereğince ders çalışmama
    Fazla para harcama
    Boş zamanın kullanımı
    Eş ve meslek seçimi
    Geleneksel normların ihlali
    Beslenme
    Kardeş ilişkileri
    Siyasi ve fikri düşünce farklılıkları
    İletişim biçimi
    Büyüklerde iletişime saygı anlayışı
    Ailenin ekonomik durumu
    Çatışma, gençlerin bağımsızlık elde etme çabasına karşılık, özgürlük sınırlarının keskin biçimde belirlenmiş olması ve ailelerin kontrollerini devam ettirmek istemelerinden kaynaklanıyor.

    8. Kuşak Çatışmasını Azaltmak için Neler Yapılmalıdır?
    Ergeni dinleyin.
    Topluluk içerisinde eleştirmeyin.
    Başkaları ile kıyaslamayın.
    Arkadaşları ile olan ilişkilerini engellemeyin.
    Kardeşler arasında denge kurun.
    21 yaşına gelinceye kadar 7 kişi öldüren bir gencin anlattıkları:
    Küçük yaşlarda annemi kaybettim. Geriye birçok kardeşim ve babam kaldı babam bizi hep ihmal ederdi. Ancak bir kardeşimi hepimizden çok severdi. Şayet babam diğer kardeşimi benden çok sevmeseydi ben hiç kimseyi öldürmezdim. Babam beni sürekli döverdi. Ben ise ondan intikam almayı düşündüm 14 yaşıma geldiğim de intikam almamın vakti geldi onun en çok sevdiği bir şeyi yok edersem ondan intikamımı almış olacaktım bende onun çok sevdiği diğer kardeşimi boğarak öldürdüm ve kör bir kuyuya attım. Babam yine beni sevmiyordu. Yalnızlığı giderecek bir sevgi ailemden görmedim. Onlar beni hiç sevmediler. Bende diğer insanları öldürerek intikam aldım.
    Eve dönüş ve yemek saatlerini birlikte belirleyin.
    9. Anne Babalar Kuşak Çatışmasının Onarılmaz Boyutlara Ulaşmasını Önlemek için Şu İlkelere Dikkat Etmelidirler
    Her şeyden önce genç, artık kendisini bir yetişkin gibi görmektedir, siz de öyle görün ve ona saygı gösterin; “Hadi oradan, daha dünkü çocuğun söylediğine bak” türü yaklaşımlardan kaçının.
    Gençlik çağına ait ruhsal, fiziksel özelliklerin neler olduğunu ve bunun gence olan etkisini öğrenip göz önünde bulundurun.
    Gencin bu dönemde birbiriyle tutarsız olan davranışları karşısında soğukkanlı olun, kırıcı ve yıkıcı tepkiler göstermeyin.
    Konuşma ve tartışmalarda doğru düşündüğü, gerçeği bulup söylediği durumlarda ona hak verip, ona katıldığınızı söylemekten çekinmeyin.
    Tabii ki çatışmalarda gençlerin de üzerine düşen bazı görev ve sorumluluklar vardır. Gençlere şunları öğütleyebiliriz: “Gençler bilse, yaşlılar yapabilse” deyişini unutmayınız.
    Bütün isteklerinizin hemen, tümüyle o anda gerçekleşemeyebileceğini bilin.
    Her yerde ve her zaman yetişkinlerden öğreneceğiniz bilgi ve deneyimler olduğunu kabul edin.
    Konuşma ve tartışmalarda kırıcı ve sert olmayın.
    Engeller ve sorunlar karşısında en büyük destekçinizin anne ve babanız olduğunu unutmayın. Motivasyonun sağlanmasında ailenin olumlu rol oynayabilmesinin ilk şartı, genci anlamaktır. Ne denli zor bir dönem yaşadığının farkında olmak ve bunu da gence yansıtmak gerekmektedir. Bu da ancak aile içinde "Olumlu bir iletişim ortamı" kurulmasıyla olur.


    10. Kültür ve Kuşak Çatışması Nasıl ve Ne Zaman Yaşanmaya Başlar?
    Kültür insan başarılarının tümüdür; bu nedenle de herkesi her bireyi ilgilendiren, etkileyen ortak yaşama alanıdır. Özel, toplumsal, bireysel, kamusal yaşamın öznesi olan birey, aile ortamında sıralanan bu üç alanın ortak paydasında yaşar. Başka deyişle, insan aile ortamında yaşantısını sürdürür. Diğer aile bireyleri ve yakın çevresiyle toplumsallığı yasar. Ayni zamanda da ilişkilerin kurumsal ve hukuksal biçimde çerçevelendirilmesinden dolayı her birey aile içinde kamusal alanda yaşar. Kültür toplumsal, kamusal alanı da belirler, dolayısıyla özel/bireysel alanı da etkiler. Aile içinde ortak değerlerin, ortak davranış biçimlerinin sergilemesinde aksamalar oluştuğunda kültür çatışması da başlamış demektir. Dünyaya aynı ya da benzer kavramlarla bakamayan kişiler arasında kültür çatışması var demektir. Bu aile ortamında çok sık rastlanan olgulardan biridir. Kültür çatışmaları farklı yaş gruplarında olduğunda kuşak çatışmasına dönüşür. Yinelemekte yarar var; kavramlar farklılaştığında, ortak değerler somutlaştırılırken farklı noktalardan hareket edildiğinde, kültür çatışması ve bunun uzantısı olarak da, kuşak çatışması kaçınılmazdır. Toplumsal hareketlenmenin arttığı her ortamda, örneğin göç ortamında bu tür çatışmalar daha yoğunlaşır. Ancak bu türden çatışmaların üstesinden gelmek her zaman mümkündür.
    Ana babadan özellikle davranış, tutum ve ilgiler bakımından bağımsız olmaya girişen ergenler, genellikle, önceden izin almadan ardından da ayrıntılı rapor vermek zorunda kalmadan bir şeyleri ayrı arkadaşları ile birlikte yapmak isterler. Daha çok yerel çöplüğe benzeyen yatak odanızın kapısına “özel mülkiyet”, “uzak durun” levhaları astığınızı belki siz de anımsarsınız. Fakat bağımsızlığın getirdiği özgürlük ile birlikte, ana babaya ve diğer yetişkinlere duyulan sevgi ve saygıyı içeren bir başka boyut daha vardır. Bu boyut vermeyi ve almayı, her iki tarafıca anılmayı gerektirir. Havighurst’ ün (1972) belirttiği gibi, ergenler ana babalar onların üzerinde otorite kurmaya kalkıştığında sık sık baş kaldırırlar, ama ana babalar onları sorunlu yetişkin gibi davranmaya yüreklendirdiğinde bağımlılık göstermeye çalışırlar. Burada kültür önemli bir rol oynuyor görünmektedir.

    11. Kültür ve Kuşak Çatışması Aile İçi İletişimi Nasıl Etkiler?
    Prof. Dr. Betül Çötüksöken şöyle diyor:
    Aile, içinde yaşayan bireyleri en çok etkileyen ortam olduğuna göre, dünyaya benzer ya da aynı kavramlarla bakmayan insanlar topluluğu haline getirildiğinde, artık bütün iletişim kanalları tıkanmış demektir. Böyle bir ortamda iletişim, istenen amaçlanan nitelikte olamayacağı için, işbirliğinden de söz edilemez. Böyle bir ortamda paylaşımda artık ya hiç yoktur ya da sadece içgüdüsel/biyolojik niteliklidir. Kültür çatışması ile bir iletişim ortamı olan aileyi sonunda ortadan kaldıracak boyuta kadar gidilebilir.”
    Aile, içinde yasayan bireyleri en çok etkileyen ortam olduğuna göre, dünyaya benzer ya da ayni kavramlarla bakmayan insanlar topluluğu haline getirildiğinde, artık bütün iletişim kanalları tıkanmış demektir. Böyle bir ortamda iletişim, istenen amaçlanan nitelikte olamayacağı için, işbirliğinden de söz edilemez. Böyle bir ortamda paylaşımda artık ya hiç yoktur ya da sadece içgüdüsel/biyolojik niteliklidir. Kültür çatışması ise bir iletişim ortamı olan aileyi sonunda ortadan kaldıracak boyuta kadar gidilebilir.

    12. Aileler Bu Konuda Ne Yapmalı ve Nasıl Davranmalıdır?
    Bireylerin; günlük yaşamlarını sürdürürken, dünyaya bakarken kendisinden hareket ettikleri, yaralandıkları kavramsal çevrelerin hesabını vermeleri, davranışlarını gerekçelendirmeleri son derece önemlidir. Aile ilişkilerinde açıklık ve açıklığa dayalı diyalog, sorunların çözümünde en iyi aracı ortamlardır. Bu bağlamda çoğunlukla hoşgörüden söz edilir. Ancak hoşgörü zaman zaman sorunların üzerini örtebilir. Çözüm yollarını göz ardı etmeye yol açabilir. Zaman zaman da, aldırışsızlığa neden olabilir. Aldırışsızlıkta, ileride daha büyük ve kültür çatışmalarının hazırlayıcısı olur. Bu nedenle, bireylerin kişilerin açıklık ilkesine dayalı olarak gerçekleştirecekleri diyalog, kültür çatışmalarının ilkin çözümlenmesinde, bertaraf edilmesinde en iyi çare gibi görünmektedir. Ancak açıklık ilkesi her zaman hesaba katılmalıdır. Çatışmalı durumlar ileri boyuta ulaştığında, uzman desteğine başvurmak da son derece önemlidir. Kültür çatışmalarında önemli bir noktada kişilerin kendilerini eğitmeleridir. Aralarında ortak yaşama alanları oluşturmak üzere kişiler kendilerini eğitmeli, kültür çatışmasını ortadan kaldırmalı, insanı ölçü alarak hümanist nitelikle davranışlar geliştirmelidir.

    sedoshum bunu beğendi.
  3. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    261
    Ödül Puanları:
    0
    hangi örnekler mesela
  4. sedoshum

    sedoshum Üye

    Katılım:
    15 Mart 2011
    Mesajlar:
    198
    Beğenileri:
    261
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşlar kuşak çatışmasında ben yetişkinleri savunacağım o yüzden kısa bilgiler lazım hazır cevap vermem lazım :) sağ olun şimdiden
  5. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    364
    Ödül Puanları:
    63
    Genç bu döneme kadar kendi hem cinsi olan ebeveynini model almış, onun gibi olmayı hedeflemişken; bu dönemde genç kendisine dışarıdan başka modeller bulacaktır. Anne ve babası bir model olarak, genci hayal kırıklığına uğratmıştır çünkü annesi ya da babası çok katı, anlayışsız, eleştirici, sınırlayıcıdır. Bu nedenle genç hem cinsi ebeveyni ile olan ilişkilerinde düşmanca tutum sergileyebilir. Kendi arkadaşları ile oluşturduğu grup onun kimi model olarak söyleyeceğine yardım edecektir. Bu yüzden grup gencin en önemli kıyaslama, başvuru ve destek kaynağıdır. Grup gence toplumsal normları öğrenmesinde ve toplum içinde oynayacağı rolleri benimsemesinde yardımcı olur. Grubun empoze ettiği toplumsal ve cinsel rolleri gencin bizzat benimsemesi ve bu rollere uygun benlik tasarısı geliştirmiş olması gerekir. Çoğu zaman genç, kendinden beklenen rol ile benimsediği veya algıladığı rol arasında uyuşmazlığa düşebilir.
    Jacques Salome’ nin bir kitabında kuşak çatışmasının ortaya çıkışını bir genç şöyle anlatmıştır;
    Çocukken bana o kadar çok ‘neden, niçin’ diye sormuşlardı ki, sonunda büyüklerin çocuklarla aynı fikirde olmadıkları zaman doğal olarak bu yola baş vurduklarına karar verdim; tam olarak kestiremedikleri ya da onlara uygun olmayan her şeyde bu soruyu yapıştırıyorlardı. O kadar kesin, o kadar ortada, açık seçik olan konularda bile bana “neden” diye soruldu ki, sonunda şu yargıya vardım; yetişkinler çocukları hiç anlamıyorlar. Yoksa durup dururken bu kadar çok soru sormazlardı!
    Değişen çevre ve yeni şartlar karşısında yeni davranışlar öğrenme konusunda genç nesiller, bir kuşak öncekilere oranla daha hızlıdırlar. Bu durumda gençler ve yetişkinler yaşadıkları ortak çevreye aynı oranda uyum gösteremez. Bu iki kuşak üyeleri arasında bir çatışmanın ortaya çıkmasına neden olur.
    Gençler ve aile bireyleri arasındaki dünya görüşünde, yaşam felsefesinde, değer yargılarında, meslek seçimi gibi konularda, olumlu iletişim olmayan ortamlarda kuşak çatışmaları ortaya çıkar. Bunun için iletişimi doğru kurmak gerekir. Aile içindeki iletişimde anne babaların çocuğa aynı mesajı vermeleri gerekir. Birinin izin vermediği bir şeye diğerinin izin vermesi gibi zıt görüşler yanlış iletişime ve yanlış sonuçlara neden olur.
    sedoshum bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş