kütahya eskişehir savaşları

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 11. Sınıf' bölümünde adj+ tarafından paylaşıldı.

  1. adj+

    adj+ Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    216
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    19

    maarif kongresi toplanması
    tekalifmilliye emirleri
    sakarya meydan savaş
  2. Moderatör Bahadır

    Moderatör Bahadır Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    27 Şubat 2012
    Mesajlar:
    535
    Beğenileri:
    159
    Ödül Puanları:
    43
    Yer:
    Adana
    1-Maarif Kongresi ve Önemi - Maarif Kongresi Neden Toplandı -

    Maarif Kongresi’nde Atatürk’ün Konuşması - Maarif Kongresi’nin Toplanma Amacı
    Kurtuluş savaşımızın en sıkıntılı günlerinde, düşmanın 2 Eskişehir’e, Afyon’a saldırdığı dönemde 15-21 Temmuz 1921'de Ankara’da toplanmıştır. Muallimler birliğinin toplandığı kongrede açılış konuşmasını Mustafa Kemal yapmıştır. Genellikle ilk ve ortaöğretim kademelerinin hedefi ve programı hakkında tartışmaların yapıldığı, okul ve öğrenci mevcutlarının tespit edilmeye çalışıldığı,eğitime milli bir ivme kazandırılmak istendiği büyük bir eğitim kongresidir.

    Kongrede Mustafa Kemal, bugün eğitim için harcanan çabaların, gelecekteki eğitimin temellerinin atmaya yetmeyeceğini gerekli vasıtalara sahip oluncaya kadar geçecek olan devrede itina ile çizilmiş bir eğitim programı uygulanıp, eğitim örgütünün en verimli şekilde çalıştırılacağını belirtiyordu. Kongrede öğretimin sadeleştirilmesi, uygulamalı hale getirilmesi ve yörelere göre çeşitlendirilmesi istenmiştir.

    Açılış konuşmasında Mustafa Kemal, savaşa ve bütün maddi imkânların düşmanı kovmak için kullanılması zaruretine rağmen, milli bir eğitimin temellerinin atılması, yapılacak işlerin programa bağlanmasını istemiş, o güne kadar izlenen eğitim usullerinin yol açtığı zararlar anlatmıştır. Savaş ortasındaki bu kongrede Mustafa Kemal’in söylediği bu sözler, kültür ve eğitime verdiği önemin milletine beslediği inancın belirgin bir ifadesidir.

    Mustafa Kemal askeri ve siyasi bir dahi olduğu kadar, milletini eğitimle çağ atlamayı düşünen büyük bir liderdir. Mustafa Kemal'in milli eğitim konusunda yaptıkları bunun en güzel örnekleridir. Maarif Kongresi de bu konuda atılmış en önemli adımdır.Mustafa Kemal bu konuda, “En önemli, en esaslı nokta eğitim meselsidir. Çünkü eğitim bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum halinde yaşatır ya da bir milleti esarete ve sefalete terk eder.” diyerek eğitime verdiği önemi göstermiştir.

    2-Tekalif-i Milliye Emirleri

    Tekalif-i Milliye Emirleri" 7 ve 8 Ağustos 1921 günleri yayımlanmıştır ve on emirden oluşmaktadır. "Tekalif-i Milliye Emirleri" çok kapsamlı olup bir taraftan aynı vergi mahiyetindeki uygulamayı içermekte, diğer taraftan da hizmet vergisi mahiyetindeki uygulamayı öngörmektedir.
    1) Her ilçede kaymakamın başkanlığında malmüdürü ve ilçenin en büyük askeri amiri ile idare meclisi, belediye ve ticaret odalarının seçtikleri üyelerden oluşan Tekalif-i Milliye Komisyonları (Milli Yükümlülükler Komisyonları) Kurulacaktır. Bu komisyonlara o yörenin Müdafaa-i Hukuk Dernekleri merkez kurulundan iki üye ile köylerde imamlar ve muhtarlar tabii üye olarak katılacaklardır.

    Tekalif-i Milliye Komisyonları derhal toplantılara başlayacak ve hiçbir komisyon üyesine hizmetleri karşılığı ücret ödenmeyecektir. Ayrıca her komisyon iki ay süre ile askeri hizmetleri ertelenmek üzere altı memur çalıştıracaktır.

    Tekalif-i Milliye Komisyonları, savaş ekonomisine giren ve Tekalif-i Milliye Emirlerinde belirtilen malları toplayarak kendisine bildirilen cepheye gönderecek, ayrıca bu emirlerin hizmet yükümlülüğüne ilişkin hükümlerini uygulayacaktır. Komisyon üyelerinden görevinde ihmal gösterenler, vatana ihanet suçu işlemiş sayılacak ve ona göre cezalandırılacaktır.
    2) Kentler, kasabalar ve köylerdeki her ev birer kat çamaşır (kilot, fanila veya benzeri iç giyim), birer çorap, birer çift çarık hazırlayacak, belirli süre içinde komisyona teslim edecektir. Ordu ihtiyaçlarında kullanılacak bu giyeceklerin, yöresel özellikler gözönünde tutularak hazırlanmasına dikkat edilecektir.
    3) Tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez, amerikan patiska, yıkanmış veya yıkanmamış yün ve tiftikle, erkek elbisesi yapımına yarayan her türlü yazlık ve kışlık kumaş, kösele, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin sahtiyan mamül veya yarı mamül çarık, fotin, demir kundura çivisi, kundura ve saraç ipliği, nal, nal yapımında kullanılan demir, yem torbası mıh, yular, belleme, kolan, kaşağı, gebre, semer ve urganların yüzde kırkı Tekalif-i Milliye Komisyonlarına teslim edilecektir. Teslim edilen malların bedelleri daha sonra devlet tarafından ödenecektir.
    4) Tüccar ve halkın elinde bulunan mevcut buğday, un, saman, arpa, kuru fasulye, bulgur, nohut, mercimek, koyun, keçi, kasaplık sığır, şeker, gazyağı, pirinç, sabun tereyağı, zeytinyağı, tuz, çay ve mum stoklarının yüzde kırkına ordu adına el konulacaktır. El konulan malların bedelleri daha sonra devlet tarafından ödenecektir.
    5) Ordu içinde alınan taşıt araçlarının dışında halkın elinde kalan her türlü taşıt aracıyla (at arabası, yaylı, öküz arabası, kağnı, at, eşek, katır, deve, kamyon, kamyonet, motorlu tekne, taka) halk ayda bir kez olmak ve yüz kilometreyi aşmamak şartıyla orduya ait malları istenen yere kadar taşıyacaktır. Taşıma hizmetleri parasız yürütülecek, kimseye ücret ödenmeyecektir.
    6) Ülkeyi terk etmiş olanların hazineye geçmiş olan mallarından ordu ihtiyacını karşılamaya yarayacak olanlara el konulacaktır.
    7) Halkın elinde bulunan savaşta yararlanılabilecek her türlü silah ve cephane, en çok üç gün içinde Tekalif-i Milliye Komisyonlarına teslim edilecektir. El konulan silah ve cephane için ücret ödenmeyecektir.
    8) Halkın, tüccarın ve nakliyecilerin elinde bulunan benzin, vakum, gres yağı, makina yağı, don yağı, saatçi ve taban yağları, vazelin, otomobil lastiği, kamyon lastiği, lastik yapıştırıcısı, solüsyon, buji, soğuk tutkal, Fransız tutkalı, telefon makinası, kablo, çıplak tel, pil tecrit edici madde ve bunlara benzer malzeme ile sülfirik asit stoklarının yüzde kırkına ordu adına el konulacaktır. Alınan mal ve malzemenin bedelleri daha sonra devlet tarafından ödenecektir.
    9) Demirci, marangoz, dökümcü, tesviyeci, saraç ve araba yapan esnaf ile imalathaneler tespit edilecek, bunların üretim, onarım ve yapım kapasiteleri hesaplanacaktır. Ayrıca süngü, kılıç, mızrak ve eğer yapabilecek zanaatkarlar da aranıp belirlenecektir. Söz konusu edilen esnaf, imalathane ve zanaatkarlar savaş araç ve gereçleri üretimi, onarım ve yapımı ile görevlendirilecektir. Sürekli görevlendirileceklere geçimlerine yetecek ücret ödenecektir.
    10) Daha önce halka bırakılmış olan dört tekerlekli yaylı araba, dört tekerlekli at ve öküz
    arabalarının bütün donatımları ve hayvanları dahil olmak üzere yüzde yirmisi, binek atı, top çekebilecek hayvanlar, yük taşıma atı, katır, eşek ve develerin yüzde yirmisi ordu adına alınacaktır. Bütün bu alınanların bedeli daha sonraları devlet eliyle ödenecektir.



    3- Sakarya Meydan Savaşı

    Sakarya Meydan Muharebesi (Sakarya Meydan Savaşı)Kütahya Eskişehir Muharebelerinden sonra bir süre duraklayan Yunan ordusu, hazırlıklarını tamamladıktan sonra 23 Ağustos 1921 günü Sakarya Irmağı’nın gerisinde bulunan Türk mevzilerine saldırıya geçtiler. Taraşararasında çok şiddetli çarpışmalar oldu. Yunan saldırıları kıtalarımız tarafından ağır kayıplar verdirilerek durduruldu. Buna rağmen takviyeli Yunan kuvvetleri önemli mevzilerimizi ele geçirerek Polatlı’ya kadar yaklaştılar. Bazı yerlerde Türk savunma hatları yarıldı, birlikler arasında bağlantı koptu. Yunan taarruzu başarılı bir şekilde gelişti. Türk ordusu yer yer geri çekildi.

    Bunun üzerine Başkomutan Mustafa Kemal yeni bir savaş taktiği ile“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla sulanmadıkça, terk olunmaz. (Savunma çizgisi yoktur, savunma alanı vardır. O alan, bütün vatandır.) Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça, bırakılamaz.” diyerek vatanın her karış toprağı için savaşmayı emrediyordu Bu emri alan her birlik, her asker, vatan toprağını sonuna kadar savunmaya başladı. Düşman büyük kayıplara uğratılarak saldırı gücünden yoksun bırakıldı.

    Elde edilen bu üstünlük üzerine Mustafa Kemal saldırıya geçilmesini emretti (10 Eylül 1921). 11 Eylülde bu saldırı bütün cephe boyunca yayılır ve düşman 12 Eylül günü bulunduğu yerlerden sökülüp atılır. Büyük bozguna uğrayan Yunanlılar, perişan bir durumda Sakarya Irmağı’nın batısına çekildiler. 13 Eylül 1921’de Sakarya’nın batısına atılan düşman takip edilerek Eskişehir’e doğru kovalandı. 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi Başkomutan Mustafa Kemal emrinde, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın yönetimindeki Türk Ordusu’nun gayretleriyle ve Türk Milleti’nin varını yoğunu orduya vermesiyle zaferle sonuçlandı (13 Eylül 1921).

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...





Sayfayı Paylaş