Let-Be Allowed To

Konu 'İngilizce 10. Sınıf' bölümünde sultiko tarafından paylaşıldı.

  1. sultiko

    sultiko Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2012
    Mesajlar:
    35
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0

    let- be allowed to konu anlatımını verir misiniz
  2. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38
    LET
    let + PERSON + VERB

    Let : İzin vermek, müsaade etrmek, salmak anl***** gelir. Birisine bir şey yapması için izin vermeyi anlatır.
    to let: bırakmak
    The guard let noone enter the area Muhafız kimseyi alana sokmadı.
    I won’t let anybody drive my new car. Yeni arabamı kimseye kullandırtmam.
    Her father didn’t let her go to the party. Babası partiye gitmesine izin vermedi.
    I let the bird fly. Kuşu uçurdum. Salıverdim
    I will not let them fight. Bırakmayacağım, kavga etsinler.

    Let them swim. Bırak yüzsünler.
    You always speak, let me speak a little. Daima sen konuşursun ,bırak biraz ben konuşayım.

    They didn't let me go with them.
    She let us use her telephone.
    A good boss lets his workers rest from time to time.
    Stop the ball ! Don't let it roll into the street.
    I haven't let my son eat ice cream
    They let me go out and get a drink

    Not: let ‘ten sonra özne gelir

    to be allowed izin verme taşır (yasaklama genelde)

    let ise allow anl***** gelir ama yasaklama felan taşımaz



    BE ALLOWED TO

    to be allowed to : izin verme taşır (yasaklama genelde)

    “Be allowed to” yapılacak olan eylemlere izin verilmesi veya verilmemesi için kullanılır. Şahıs zamirinden sonra “be allowed to ve fiil getirilerek yapılır.

    he was allowed goo the party. (Partiye gitmesine izin verildi.)

    You are not allowed to enter here without an identity card. (Kimlik kartı olmaksızın
    buraya girmenize izin verilmez.)





    Use: to say what you can/can’t do

    We aren’t allowed to smoke in the office. = We can’t smoke in the office

    We are allowed to smoke in the office. = We can smoke in the office


    be allowed to - let fiilinin passive halidir
    Let eylemi eylemi edilgen çatıda yerini allowe bırakır. Bu sözcüklerden sonra ‘to’lu eylem kullanılır.

    * Aktif :They won’t let you do whatever you like.
    Her istediğini yapmana izin vermeyecekler.
    Pasif : You won’t be allowed to do whatever you like.
    Her istediğini yapmana izin verilmeyecek.
    * Aktif : The English teacher didn’t let the children misprounce English words.
    İngilizce hocası çocukların İngilizce kelimeleri yanlış telaffuz etmesine izin vermedi.
    Pasif : The children were not allowed to misprounce English words.
    Çocukların İngilizce kelimeleri yanlış telaffuz etmesine izin verilmedi.

    My father let me go abroad. ( Active) dir.

    I was allowed to go abroad . ( Passive)

    They let us leave early ( active )

    We were allowed to leave early . ( passive )

    They let nobody leave.

    Nobody is allowed to leave



    I am allowed to play football.

    I was allowed to play football.

    I 'll be allowed to play football.

    You are not allowed to smoke on the airplane. (smoke)

    I wish he were allowed to come
    sultiko bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş