Lirik, pastoral, didaktik, epik, satirik ve dramatik şiir türlerine örnek

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde greenmercimek tarafından paylaşıldı.

  1. greenmercimek

    greenmercimek Üye

    Katılım:
    11 Ekim 2012
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0

    LİRİK,RASTORAL,DİDAKTİK,EPİK,SATİRİK VE DRAMATİK ŞİİR TÜRLERİNE ÖRNEK VEREBİLİR MİSİNİZ?(HER ŞİİR TÜRÜNE 1 TANE ÖRNEK EĞER GOOG'dan ARARSANIZ LÜTFEN FARKLI SİTELERDEN OLSUN) ŞİMDİDEN ÇOK TEŞEKKÜRLER VE ELLERİNİZE SAĞLIK :eek::eek::eek::eek::eek::330:

  2. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.222
    Beğenileri:
    4.132
    Ödül Puanları:
    113
    1. LİRİK ŞİİR: İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Her ulusun ilk şairleri yapıtlarını saz eşliğinde söylerlerdi. “Lir” de telli bir saz olduğu için, sonraları içe doğan türlü duyguları anlatan şiirlere lirik denmiştir.
    Örnek:
    ÇOCUKLUĞUM
    Çocukluğum, çocukluğum...
    Uzakta kalan bahçeler,
    O sabahlar, o geceler,
    Gelmez günler çocukluğum.

    Çocukluğum, çocukluğum...
    Gözümde tüten memleket,
    Artık bana sonsuz hasret,
    Sonsuz keder çocukluğum.

    Çocukluğum, çocukluğum...
    Bir çekmecede unutulmuş,
    Senelerle rengi solmuş,
    Bir tek resim çocukluğum.
    Ziyan Osman SABA


    Geceleyin bir ses böler uykumu,
    İçim ürpermeyle dolar: " Nerdesin ? "
    Arıyorum yıllar var ki ben onu
    Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.


    PASTORAL ŞİİR: Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını ve bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. Pastoral sözcüğü “çobanlara ilişkin” demektir.
    Örnek:
    KAR YAĞMIŞ
    Bu gece yine kar yağmış, ne güzel!
    Bembeyaz oluvermiş bahçeler yollar.
    Sanki yerlere serilmiş bulutlar,
    Bir gecede ihtiyarlamış heykel.

    Ne olmuş, çiçek mi açmış ağaçlar?
    Nereye gitmiş bu kadar hayvan?
    Bu ne göz alan beyazlık böyle,
    Basmaya kıyamıyor insan....
    Şükrü Enis REGÜ


    Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı
    Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı
    Uçtuk Mohaç ufkundan görünmek hevesiyle,
    Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle


    3. DİDAKTİK ŞİİR: Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan şiir türüdür. Manzum hikayeler ve fabllar bu türe girer.
    Örnek:
    DİNLE VATANDAŞ
    Kulak ver sözüme, dinle vatandaş
    Uyma lâklak edip gülüşenlere.
    Seni meşgul eder, işinden eğler,
    Karışır tembel perişanlara.

    Adım at ileri, geriye bakma,
    Bir sağlam iş tut da elden bırakma,
    Saçma sapan sözler hep delip takma
    Allah’ın yardımı çalışanlara.
    Âşık Veysel


    Güzel dil Türkçe bize
    Başka dil gece bize
    İstanbul konuşması
    En saf, en ince bize


    4. EPİK ŞİİR: Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi olan ya da tarihsel bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen uzunca şiirlere denir.
    Örnek:
    ZAFER TÜRKÜSÜ
    Yaşamaz ölümü göze almayan,
    Zafer, göz yummadan koşana gider.
    Bayrağına kanının alı çalmayan,
    Gözyaşı boşana boşana gider!

    Kazanmak istersen sen de zaferi,
    Gürleyen sesinle doldur gökleri,
    Zafer dedikleri kahraman peri,
    Susandan kaçar da koşana gider.

    Bu yolda herkes bilir, ey delikanlı,
    Diriler şerefli, ölüler şanlı!
    Yurt için dövüşen başı dumanlı,
    Her zaman bu şandan o şana gider.
    Faruk Nafiz ÇAMLIBEL



    Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı
    Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı
    Uçtuk Mohaç ufkundan görünmek hevesiyle,
    Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle


    5. SATİRİK ŞİİR: Kişilerin ve toplumun aksak yanlarını hicveden, yeren şiir türüne denir.
    Örnek:
    KUYRUKLU ŞİİR
    Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
    Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
    Senin yiyeceğin kalaylı kapta;
    Benimki arslan ağzında,
    Sen aşk rüyası görürsün, bense kemik.

    Ama seninki de kolay değil kardeşim,
    Kolay değil hani,
    Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.
    Orhan Veli KANIK


    6. DRAMATİK ŞİİR: Toplumdaki acıklı olayları dile getiren şiir türüne denir.

    GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ
    Salâ verilirken kalktık kahveden,
    Kızın babası yanımızda, boyu uzun,
    Zayıf, ağzı mırıltılar.
    On köylü, iki subay, bir tezkereci er,
    Sıralandık ahşap mescidin avlusunda,
    Aldık cenazeyi sarsmandan, iğreti
    Ve hafif, gözlerimiz yerde,
    Kayıp bir tayın izini süreriz sanki....
    Melih Cevdet ANDAY


    Alıntı.

    yardımcı olduysam sevinirim :)
    greenmercimek bunu beğendi.
  3. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    522
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    63
    LİRİK ŞİİR
    İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. Divan edebiyatında özellikle gazeller, murabbalar, şarkılar; halk edebiyatında koşmalar, semâiler bu türe örnektir. Yeni Türk edebiyatında ise türlü nazım şekillerinde yazılmıştır.
    NERDESİN?
    Geceleyin bir ses böler uykumu.
    İçim ürpermeyle dolar: – Nerdesin?
    Arıyorum yıllar var ki ben onu,
    Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
    Gün olur sürüyüp beni derbeder,
    Bu ses rüzgarlara karışır gider.
    Gün olur peşimden yürür beraber,
    Ansızın haykırır bana: Nerdesin?
    Bütün sevgileri atıp içimden,
    Varlığımı yalnız ona verdim ben,
    Elverir ki bir gün bana derinden
    Ta derinden bir gün bana “Gel” desin

    KOŞMA
    Yeni mektup aldım gül yüzlü yârdan
    Gözletme yolları gel deyi yazmış
    Sivr’alan Köyü’nden bizim diyârdan
    Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış
    Beserek’te lâle sümbül yürüdü
    Güldede’yi çayır çimen bürüdü
    Karataş’ta kar kalmadı eridi
    Akar gözüm yaşı sel deyi yazmış
    Eylenme gurbette yayla zamanı
    Mevlâ’yı seversen ağlatma beni
    Benek benek mektuptadır nişanı
    Gözyaşım mektupta pul deyi yazmış
    Kokuyor burnuma Sivr’alan Köyü
    Serindir dağları soğuktur suyu
    Yâr mendil göndermiş yâdigâr deyi
    Gözünün yaşını sil deyi yazmış
    Veysel bu gurbetlik kâr etti cana
    Karıştır göçünü ulu kervana
    Gün geçirip fırsat verme zamana
    Sakın uzamasın yol deyi yazmız.
    GAZEL
    Hasılım yok ser-i kuyunda beladan gayrı Garazım yok, reh-i aşkında fenadan gayrı. aa Matla beyti
    Ney-i bezm-i gamem ey ah ne bulsan yele verOda yanmış kuru cismimde hevadan gayrı ba Hüsn-i matla
    Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı sirişk,Ki gözüm görmeye ol mehlikadan gayrı ca
    Yetti bîkesliğim ol gâyete kim çevremde Kimse yok çizgüne girdâb-ı belâdan gayrı da
    Ne yanar kimse mana âteş-i dilden özgeNe açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı ea Beytü’l-gazel
    Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbıb ki bu seylKomadı hiç imaret bu binâdan gayrı fa Hüsn-i makta
    Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyemNe temettu’ bulunur bende sadâdan gayrı ga Makta beyti

    Özellikleri: Aruzun “Fe i lâ tün / Fe i lâ tün / Fe i lâ tün /Fe i lün ” kalıbıyla yazılmıştır.Bütün beyitler güzel olduğu için yek-âvâz, konu bütünlüğü bakımından yek-âhenk bir gazeldir.
    PASTORAL ŞİİR
    Doğa güzelliklerini, orman, yayla, dağ, köy ve çoban hayatını ve bunlara karşı duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür. “Pastoral” kelimesi “çobanlara ait” demektir. Batı edebiyatlarında doğrudan doğruya doğa manzaralarını canlı biçimde anlatan şiirlere idil, konuşma biçiminde yazılan pastoral şiirlere de eglog denir.
    BİNGÖL ÇOBANLARI
    Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
    Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum.
    Bekçileri gibiyiz ebenced buraların,
    Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
    Görmediği gün aynı pınardan doldurup testimizi
    Kırlara açılırız çıngıraklarımızla.
    Okuma yok,yazma yok, bilmeyiz eski yeni,
    Kuzular bize söyler yılların geçtiğini,
    Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
    Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
    Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı.
    Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
    Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;
    Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
    “Suma”mın başka köye gelin gittiği akşam,
    Gün biter, sürü yatar ve sararsan bir ayla,
    Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
    Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
    Diye hıçkırır kaval:
    Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun,
    Daima eğeceksin başkalarına boyun;
    Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,
    Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
    Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an,
    Mademki kara bahtın adını koydu çoban!
    Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
    Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
    Anlattı uzun uzun.
    Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
    Nadir duyabildiği taze bir heyecanla,
    Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
    Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,
    Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına.

    DİDAKTİK ŞİİR
    Belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, ahlâkî bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü zayıf şiir türüdür. Manzum hikâyeler ve fabllar bu türe girer.
    EPİK ŞİİR
    Konusu savaş, kahramanlık, yiğitlik ve yurt sevgisi olan ya da tarihî bir olayı coşkulu bir anlatımla işleyen uzunca şiirlere denir. Aynı anlamda destanî şiir, hamasî şiir ve kahramanlık şiir terimleri de kullanılır.
    FETİH MARŞI

    Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
    Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
    Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

    Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın ?
    Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

    Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden….
    Senin de destanını okuyalım ezberden…
    Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…

    Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın…
    Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

    Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini…
    Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
    Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

    Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
    Fatih’in İstanbulu fethettiği yaştasın.!

    Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
    Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
    Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

    Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
    Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

    Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
    Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan !
    Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan ….

    Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
    Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!

    Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
    Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
    Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın…

    Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın ?
    Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!
    DRAMATİK ŞİİR
    Hayatın trajik, komik, korkunç bir yanını göz önünde canlandırmak ya da tiyatroda oynanmak için yazılan şiir türüdür.
    SATİRİK ŞİİR
    Alay etmek, dalga geçmek veya güldürmek maksadıyla yazılan şiir türüdür.
    greenmercimek bunu beğendi.
  4. greenmercimek

    greenmercimek Üye

    Katılım:
    11 Ekim 2012
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkürler arkadaşlar ellerinize sağlık =)
  5. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.222
    Beğenileri:
    4.132
    Ödül Puanları:
    113
  6. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    522
    Beğenileri:
    363
    Ödül Puanları:
    63
  7. Fener Bahçe..

    Fener Bahçe.. Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    LİRİK ŞİİR[FONT=trebuchet ms,geneva]İçten gelen duyguların coşkun bir dille anlatıldığı şiir türüdür. Lirik şiir, akıldan çok hayal gücüne, duygusallığa hitap eder.[/FONT]
    [FONT=trebuchet ms,geneva]Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiir örnekleridir.[/FONT]
    [FONT=trebuchet ms,geneva]Edebiyatımızda lirik şair olarak Divan şiirinde Fuzûli, Nedim'i, Halk şiirinde Yunus Emre, Karacaoğlan'ı, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'i sayabiliriz.[/FONT]
    [FONT=trebuchet ms,geneva]Örnekler:[/FONT]
    [FONT=trebuchet ms,geneva]Bütün sevgileri atıp içimden,
    Varlığımı yalnız ona verdim ben,
    Elverir ki bir gün bana derinden
    Ta derinden bir gün bana “Gel” desin
    Ahmet Kutsi Tecer[/FONT]



    [FONT=trebuchet ms,geneva][FONT=comic sans ms,sans-serif]PASTORAL ŞİİR[/FONT] [/FONT] [FONT=trebuchet ms,geneva]Kır ve doğa güzelliklerini konu edinen şiirlere denir. Doğa hayatı, çoban hayatı sade, süsten, özentiden uzak bir dille anlatılır.[/FONT]
    [FONT=trebuchet ms,geneva]Örnekler:[/FONT]
    [FONT=trebuchet ms,geneva]Sonbahar geliyor serçe
    Yuvanı ne yapacaksın?
    Ayva çiçek açmadan önce.
    Meyvelerin içi geçecek
    Rüzgâr başka çeşit esecek
    Yağmurlarla ıslanacaksın.
    Cahit Külebi[/FONT]

    Didaktik Şiir:
    Didaktik Şiir belli bir düşünceyi aşılamak veya belli bir konuda öğüt, bilgi vermek, bir ahlak dersi çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan, duygu yönü az olan şiir türüdür. Kısaca öğretici şiirdir. Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig, Aşık Paşa’nın Garibname, Nabi’nin Hayriye bu türün ünlü örnekleridir. Tanzimat’tan sonraki Türk Edebiyatında Ziya Paşa’nın Terkib-i Bend; Tevfik Fikret’in Haluk'un Defteri ve Şermin; Mehmet Akif’in Süleymaniye Kürsüsünde, Asım adlı eserleri de bu tarzda yazılmış ünlü eserler. Fabl türündeki eserler de örnek olarak gösterilebilir. didaktik şiire şöyle bir örnek verebiliriz..


    Güzel dil Türkçe bize
    Başka dil gece bize
    İstanbul konuşması
    En sâf, en ince bize
    Yeni sözler gerekse
    Bunda da uy herkese
    Halkın söz yaratmada
    Yollarını benimse

    (Ziya GÖKALP)
    Epik şiir, kahramanlık, yurt sevgisi gibi liriklik bildiren şiirdir. Epik şiirler "doğal epik" ve "yapay epik" olarak ikiye ayrılır. Aynı anlamda hamasi şiir, kahramanlık şiiri, destani şiir adında da kullanılır.

    Epik Şiir Örneği

    Örnek-1
    Durduk , süngü takmış kafir ayakta
    Bizde süngü yok
    Bir hayret kızıllığı akardı üstümüzden
    Dehşetten daha çok
    Durduk , süngüsü düşmanın pırıl pırıl ,
    Önümüze çıktı bir gündüz,bir gece
    Korku değil haşa
    Bir büyük düşünce .



    F.Hüsnü DAĞLARCA


    Dramatik Şiirler

    Dramatik şiir, Dram türü konuları içeren bir şiir türüdür.
    Acıklı ya da korkunç bir olayı konu alır. Genellikle konuyu okuyucunun gözünde canlandırabilir. Dramatik şiir, opera için yazılan manzum eserlerde de kullanılır. Edebiyatımızda dramatik şiire fazla örnek yoktur.

    GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ

    Salâ verilirken kalktık kahveden
    Kızın babası yanımızda boyu uzun
    Zayıf ağzı mırıltılar.
    On köylü iki subay bir tezkereci er
    Sıralandık ahşap mescidin avlusunda
    Aldık cenazeyi sarsmadan iğreti
    Ve hafif gözlerimiz yerde
    Kayıp bir tayın izini süreriz sanki…

    Melih Cevdet Anday


    Satirik Şiir

    Satirik şiir eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir. Bir kişi, olay veya durum iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirilir. Bunlarda Didaktik şiir özellikleri de görüldüğünden, Didaktik şiirler içinde de incelenebilir. Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğrudur.
    Mebus Dediler

    Kime sordumsa seni dogru cevap vermediler;
    Kimi alcak, kimi hirsiz, kimi deyyus dediler...
    Kunyeni almak icin, partiye ettim telefon:
    Bizdeki kayda gore, simdi o mebus dediler!...

    Neyzen Teyfik

Sayfayı Paylaş